Haftaya başlarım, kış çıksın başlarım, pazartesi gelsin başlarım bahanelerini bir kenara atıp ilk direncini bu şekilde "yarın başlayacağım" diyerek kıracaksın. Sonrasında spor maceranı başlatıp ne olmak istediğini belirleyeceksin. Powerlifter mı yoksa bodybuilder mı olmak istiyorum? Estetiğe mi, formda kalmaya yönelik mi yoksa güce dayalı mı antrenman yapacağım? Bu soruları kendine sorduktan sonra sıra beslenme, uyku, disiplin ve devamlılığa kalıyor. Öncelikle antrenman listeni yapacaksın ama bunu kesinlikle ya tanıdığın yakınına sorarak ayarlayacaksın yada bir şekilde araştırıp kendine göre ayarlayacaksın. Yani saçma sapan, fitness hocalarının herkese verdiği listelere uymaya kendi bünyeni zorlamayacaksın. Listen hazır mı? Hazırladığına göre zaten tamamen bu işin içindesin demektir. Asıl olay şimdi başlıyor. Daha güzel geri dönüşler için kaslarını dinlendireceksin yani düzenli bir uykuya sahip olacaksın. Ardından sağlıklı bir beslenme, sağlam irade ve en önemlisi devamlılığa sahip olacaksın. Bunların hepsinin kolaylığı bana kalırsa kendini zorlamamaya dayanıyor. Elbette salonda sınırlarını zorlayacaksın fakat kendini bıktırmayacaksın. Devamlılık istiyorsan çok fazla canını sıkmadan sporunu yapacaksın. Sonuçta sen profesyonel olupta yarışmaya hazırlanan birisi değilsin ki kendini bu kadar sıkıyorsun, öyle değil mi? Sen zaten devamlılığı sağlarsan yavaş yavaş istediğin vücuda kavuşursun. Fitness'a başlama üşengeçliğin bu aşamaları yaparken zaten kırılıp hevese dönüşecektir. Beni yakın çevrem bilir, yeri geliyor oyuna girmeye üşenip hesabımı arkadaşlarıma vererek iş gördürdürdüğüm bile oluyor ama şimdi? Tamam açık konuşayım yine üşengeçlik var ama eskiye göre ciddi oranda azaldı. Artık spor bir süreden sonra sana rutin gibi geldiği için kendini salona gitmeye mecbur gibi görüyorsun ve ortada üşengeçlik falan kalmıyor. En kötü ihtimal kalsa bile eskiye oranla kat kat azalıyor.
Sormak istediğin bir şey olursa özelden sorabilirsin.