Tüm bu çılgınlık...
"Kahramanım olur musun?" ...dudaklarından dökerken gözlerimin içine baktığı bu çılgınlık, 66. Rota kadar uzun ve boş geçen yalnız yılların sonunu getirecek, ilgisizlik boşluğunda; uzayın hafif parlayan o milyonlarca ışıltısının bir karşılık olarak arkasında bıraktığı karanlıkta kaybolmuş bir kozmonot gibi süzülen beni kurtarıp, bu karanlık patikada zihnime despot bir ışık tutarak tek çizgim ve tek kurtuluşum olacak bu kaotik, fakat pembe kadar tatlı çılgınlık...
Tom için zihninde gezen yalnızlığın ve kaybolmuşluğun sonunu getirerek Tom'u, olması gerektiği mutluluğa kavuşturan insan Bonny Weiner karakteri ile tanışmasının özel bir postuna hoş geldiniz. Tüm post Tom - Bonny ilişkisini ele almamla beraber gerektiği yerde ekran görüntüleri, gerektiği yerde ufak yazılar ve şarkılar ile hikâyeyi destekleyeceğim.

Tom, Bonny ile nihayet baş başa kaldıktan sonra birkaç geçmiş olaydan bahsederek ilişkileri için sağlıklı bir ortam hazırlamaya çalışıyor. Bonny ile arasında geçen diyaloglardan sonra Bonny'i Jefferson Motel içerisinde bulunan odasına bırakıp evine dönecekken kucağında uyuyan kalan Bonny'nin, uyumadan önce Tom'un elini tutarken Tom'un parmaklarına kenetlediği parmaklarını bırakmadığını görünce Bonny'i kucaklayarak odasına kadar çıkarıyor ve onu yalnız bırakmak istemeyerek başında uyuya kalıyor.
Gözlerimi açtığımda hissettiğim bu yabancılık nedir? Neredeyim ben? Çevreme bakınırken gördüğüm tek detay tüm o samimiyetsizliği zihnimden sildi. Bu kadar tatlı uyuyabilir miydi bir insan? Onu istiyorum... Onu gerçekten isti-... Lanet olsun, saat 11 oluyor. Tomorrow'un görevinin başına dönme zamanı!