Biz olamayacağımız için biz olsaydık nasıl düzeltirdik kısmını tartışmamızın bir gereği yok. Sadece yeni gelen kişinin neler yapabileceğini, neler yapması gerektiğini yazacağım. Tabii ki fikir olarak size uymayan olabilir, saygı çerçevesinde gelirsiniz tartışırız.
Şimdi ilk olarak ülkenin güncel durumda en büyük sorunu mülteci sorunu ve ekonomik sorun tabii ki, bu ikisi de birbiriyle bağlantılı zaten. Mülteci sorunu için yasal olarak kabul ettiğin, vatandaşlık verdiğin, senin vatandaşınla evlenip çocuk yapan hiçbir insanı ülkeden atamazsın maalesef. Kaçak olarak girenleri ise tespit eder ülkeden atarsın fakat ben bu tespit kısmında da büyük sorunların yaşanacağını düşünüyorum çünkü sınır tellerini açtılar giren girdi, saçma sapan yerlerden bir sürü mülteci geldi fakat orası devletin bileceği iş burada en önemli nokta yukarıda saydığım özellikte olan kişilerin bu ülkeden gönderilemeyecek olması.
İlerleyen süreçte bu mültecilerin çoğalıp mecliste kendilerine yeni parti açacak olmasını da kabul etmen gerekir, nasıl ki 70-80lerde kürt sorunu şu anda kürtleri mecliste temsilen bir parti bulundurma noktasına kadar geldiyse bu sorun da aynı şekilde oraya gidecek. Vermem de diyemezsin, adamlar çoğalır ve söz hakkı isterlerse sen de vermezsen onlar da söz hakkını almak için şiddete başvururlar iç karışıklık çıkar bunu istemiyorsan mecliste temsilen bir parti bulundurmalarına izin vermelisin.
Ekonomi içinse malum şahsın gitmesi bile kısa vadede piyasaları rahatlatacak ve döviz girmesini sağlayacak, bir süre ekonomide rahatlama olacak fakat bundan sonrası ise yeni gelen iktidarın yapacaklarına bağlı. Ilımlı ve düzgün bir politika izleyip, ekonomiyi bağımsız hale getirirlerse yatırımcı daha çok gelmeye başlayacaktır ülkeye.
Bir totaliteri, islamcıyı ve ırkçıyı götürüp yenisini getiremezsin o yüzden Ümit Özdağ gibi adaylar hayalden öteye geçmez maalesef. Türk insanındaki despot lider sevdasını hala anlamadım, adam akıllı uzlaşmacı ve ılımlı bir lider varken saçma salak bir lider seçmek milli intihardan başka bir şey değildir.
Bundan sonraki en önemli şey eğitim ve yargı kısmı. Aslında eğitim doğrudan genele bakılınca en önemli şeydir de güncel olarak acilen çözülmesi gereken iki sorun yukarıda bahsettiğim mülteci ve ekonomi sorunudur zaten. Şimdi birincisi Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala gibi isimler önce bir çıkarılmalı bulundukları yerden çünkü bizi bağlayıcı AİHM kararları var, hukuksuz bir şekilde içeride tutuluyorlar ve bu sebepten dolayı da dış politikada yargımız bağımsız olarak görünmüyor ki görünmesine gerek yok düpedüz bağımlı bir yargı şekli var ülkede. Sonrasında yargı bağımsız hale getirilir ve dileyen savcı soruşturmayı başlatarak hem Selahattin Demirtaş'ı hem de Osman Kavala'yı yargılar, suçlu bulunurlarsa hapise atılırlar. Burada altın nokta şu: bu adamlar hakim ve savcı kararlarıyla hapse atılmalı, ülke başkanının kararıyla değil.
Eğitim kısmında ise artık çocukları at yarışındaki birer at olarak gördükleri ve ezberci sistemi aşıladıkları bi sistemden çıkmaları gerekiyor. Lise süresine oranla içerdiği konular çok az, 9-10'un konusu olan TYT kısmını bir insan oturup 3 ayda rahatça bitirebilir. 10-11 ise yine aynı şekilde 3-4 ayda rahatça bitebilir. Ee biz 8-9 aylık bir süreci neden 4 yılda işliyoruz?
Son olarak da şunu diyeyim: internetteki aklı evvellerin sözüne bakarak ben oy vermeyeceğim ya hepsi aynı zaten deme. Sen de vereceksin, sağındaki de verecek solundaki de verecek ben de vereceğim. Başka Türkiye Cumhuriyeti yok, göndermemiz gereken başka Cumhuriyet düşmanı insanlar da yok bu ülkede. Cumhuriyet rejimini seviyorsan, Ata'nı seviyorsan ve bu ülkenin temellerinde bulunan Altı Ok'a sahip çıkmak istiyorsan sandığa gidip görevini yapacaksın.