Babası: Luca Henderson
Annesi: Luna Henderson
Kendisi: Adam Henderson
İlk Kardeşi: John Henderson
İkinci ve Üçüncü İkiz Kardeşleri: Drew Henderson – Denise Henderson
Amcası: Ricco Henderson
Amcasının Eşi: Carbella Henderson
Amcasının Oğulları: Markov Henderson – Steven Henderson
Amcasının Kızı: Francesca Henderson
_______________________________________________________________________________________
Henderson, soyadı kaynağının İskoçya’nın Highlands bölgesinden geldiği söylenilen fakat netliği olmayan bir bilgidir. Soyadını taşıyan kişilerin yıllar içerisinde Yeni Zelanda, Avustralya, ABD ve Dominik Cumhuriyeti gibi yerlere yaptığı göçler sebebiyle genişlemiş ve tam kültür başlangıcını kaybetmiş durumdadır. İtalya’da ki Henderson ailesinin yıllar içerisinde soyağacının büyümesiyle birlikte İtalyan kültürlerini benimsemiş ve onun üzerinde ilerlemişlerdir.
Luca ve Luna Henderson zamanlarının getirdiği şartlara rağmen büyük bir aşkla, genç yaşlarında ve hiçbir güce sahip olmadan evlenmeye karar vermişlerdi. Evliliklerinden kısa bir süre sonra ilk oğulları Adam Henderson 25 Haziran 1991 yılında Kuzey İtalya'nın Lombardiya bölgesinde bulunan Milano şehrinde dünyaya gelmiştir.
1991 yıllarında İtalya’nın enflasyon olarak rekor seviyeye çıkması üzerine geçimlerini ucu ucuna, zor zahmet geçiren aile ek işler içerisine girmekteydi. 1995 yılında kardeşi John’un doğduğu dönemlerde durumları bir nebzede olsa düzelmişti. Adam babasının peşine takıldığı bazı günler marangoz dükkanlarında duruyor, onu izliyor ve yaşına rağmen yaşadıkları zor zamanların getirisiyle babasına yardımcı olmaya çalışıyordu. Annesi de örgü işleriyle eve destek oluyor ve o sürede de Adam vaktini kardeşi John ile geçiriyordu. Durumları biraz daha toparlanan ve hafif bolluğa geçen Henderson ailesi kendilerine bir araç almış ve refah içerisine girişmeye başlamışlardır. 1998 sıralarında tekrardan hamile olduğunu öğrenen ve mayıs ayında doğum yapan Luna’nın ikiz çocukları dünyaya gelmişti. Drew ve Denise ailenin maddi durumunun yeterli olduğu zamanlarda dünyaya geldikleri için zor bir çocukluk geçirmemişlerdi .
2000'li yıllarda Luca ve Luna bir aile ziyareti için araçlarıyla evden çıktıklarında John, Drew ve Denise evdeydi ve Adam’a emanetti. Adam’ın ödevlerini yaptığı ve kardeşlerinin oyun oynadığı sırada evin kapısı çaldı. Ödevine ara verip kapıyı açtığında karşısında amcası Ricco’yu gördü. Sert görünüşe sahip Ricco’nun ilk defa yumuşak ve kızarmış gözlerine şahit oldu. Amcası Ricco, bu zamana kadar yaptığı en zor konuşmayı yapacak olup, kardeşinin ölümünü onun en büyük oğluna anlatacaktı. Adam yaşı gereği acısının büyüklüğünün farkında değildi. Ricco onun omuzunu sıvazlayarak “Artık ailenin en büyüğü sensin ve kardeşlerine sen sahip çıkacaksın.” dedi. Ricco amca Adam’ı kardeşleriyle birlikte yanına aldı fakat Adam eve destek olmak ve kardeşlerine bakmak için okulda olmadığı sıralarda da babasının atölyesinde onun işlerini tamamladı, onun için çocukluk anıları olan marangoz artık bir sorumluluk haline gelmişti, buna gerek olmasa bile o marangoza gidip çalışmak istiyordu. Omuzlarındaki yük doğduğu günden beri lanetli ve ağırdı. Ricco’nun o dönemdeki durumlarının iyi olmasıyla Adam’ı fazla çalıştırmak istemediğinden sadece okuluyla ilgilenmesi konusunda yönlendirdi. Bilgisayar döneminin yeni yeni başlamasıyla yükselebileceğini düşündüğü bir iş kolu olarak gördüğü bu mesleği öğrenmek için Valensiya Üniversitesi’nde bilgisayar programcılığı okudu. Bir dönem McDonald’s da kısa bir süre çalışan Adam tekrarında ailesinin yanına geri döndü. 2012 yıllarında üniversitesini bitirmiş bir şekilde yeni yeni açılan fakat tam iş yapmayan bilgisayarcıların yanında hem işi öğrenmek hem de eline para geçmesi için vakit harcadı.
Adam hayatını yavaştan da olsa yoluna koyduğu sıralarda 2015 senesinde gençliğinin verdiği acı bir şekilde edindiği âşk tecrübesiyle birlikte kendisini spora adadı. Kendini kaybetmişçesine yaşayan Adam bir süre sonra kendini toplamıştı fakat dış dünyaya geri döndüğünde içi Adam olsa da dışı artık eski Adam değildi.
Kardeşleri de büyümüş ve okul dönemlerindeydi. Drew’in Christoper Raslow ile tanışmasıyla aileler arasında ki bağ buradan filizlendi. Raslow ailesi çok farklı bir izlenime sahiplerken Henderson ailesi ise kendi hâllerinde insanlar olarak bilinmekteydi. Bu iki ailenin arasındaki bağın güçlenmesi, Henderson ailesini de yavaştan suç dünyasına itmeye başlamıştı. Düne kadar tek derdi ailesini geçindirmek ve spor yapmak olan Adam bir anda beline silah takan ve ailesini korumaya çalışan bir insana dönüşmüştü. Drew’in yakınlığı Christoper’la iken fakat Adam, Salvatore’nin yaş grubunda olduğu için sohbetini ve işlerini onunla ilerletmekte idi. Kendisine İtalyan beyefendiliğini Salvatore’den takınmış ve illegal olan hayatını normal bir legal görünüme maskelemeyi ondan öğrenmişti. Silah alım-satım işlerinden ev, araç ve iş yeri alım-satımına dönen iş hayatında İtalya’da açtığı fabrika ile bir anda yükselmişti.. En azından İtalya halkı ve devlet böyle biliyordu.. Raslow ailesi ve Henderson ailesi o dönemlerde devletin bile kanıtlandıramadığı bir oluşum kurulumunda ve kendi içlerinde bir topluluk oluşturma yollarındaydılar. Henderson ve Raslow ailesinin zenginliği resmî kayıtlara göre alım-satım ve fabrika haricinde borsayla döndüğü geçmekte olup, fakat arka planını kimse bilmemektedir. Adam kendini daha da legal bir görünüme sokmak adına, kendisine hobiler edinmiş ve Twitch platformu üzerinde kendince yayınlar açmaya başlamıştı. Platformun da kendisine ün kazandırdığını gören Adam bu görünüm ile hayatına devam etti. Ün ve parayı yönetmek ve kabullenmek herkesin yapabileceği bir iş değildi, zorlu bir çocukluk Adam'a her şeye göğüs germeyi öğretmişti, onu sorumlu bir adam hâline getirmişti.
Ailesi üzerinde olan sorumluluklarının üstüne iş hayatı ve kariyerine karşı olan sorumlulukları da eklenince Adam kısa bir süreliğine kendisini iyi hissetmedi. Hayatı boyunca hiç giymediği takım elbise, plaza kelimeleri, birbirinin konumuna yükselmeye çalışan şirket çalışanları gibi olumsuzluklar karşısında bunalıma girdi. Daha önce hiç gitmediği ve yanından bile geçmediği bir bara gitmek ve ilk defa alkol tüketmek istedi. Mekan fazlasıyla kalabalık ve şaşaalı idi. İlk defa deneyeceği alkol olarak biraya karar vermiş ve hazırlanmasını beklediği sırada karşıdan onu izleyen bir adam vardı. Adam’ın huzursuz ve ilk defa oraya geldiğini fark eden o kişi.. Adam’ın yanına geldi ve kendisini tanıttı. İsmi Ray Ruddic’di. Mekanın sahibi olduğunu söyledi ve bu zenginlik yolunda insanlar tarafından dikkat çekecek ilk alkolün viski olduğunu ve Adam’a viski kadehinin yakışacağını söyledi. Adam ise Ray’in kendisine olan dostane ilgisi karşısında kendisini ona karşı açtı ve durumları anlattı. Ray kendisini anladığını ve Adam’a yakın bir hikayeden bu yollara geçtiğini aktardı. O günden itibaren Ray, Adam’a bu yolda yardım etti ve Adam, Ray’ı örnek aldı. Aralarında bir dostluk köprüleri inşa etti.
İşlerinin ve hayatını tam yolunda olduğu bir anda biricik kardeşi Denise’nin bir gece kulübünü çok istediğini fakat sahibinin gece kulübünü satmama konusunda ısrarcı olduğunu öğrendi. Adam için kardeşleri en değerli şeydi ve sahip olduğu şeylere rağmen onların isteklerini yerine getirememek onun duygularını zora sokacaktı. Gece kulübünün sahibini bulma umuduyla mekana gidecekti, gece kulübünün sahibine en yüksek parayı teklif etmeye bile râzı durumdaydı. Mekanın içerisinde gördüğü ve iş yerinin sahibi olduğunu öğrendiği o kadın... O kadının geçmişteki acılarını, gelecekte ise daha önce hiç tatmadığı duyguları yaşatacağını ve Adam’ı her şeyden çok sevdiğine inandıracağını nereden bilebilirdi ki?
