Dayı oğlu şimdi benim bildiğim kadarıyla İslam dininde fetih savaşlarına müsade edilmiyor, sadece müslümanlar saldırıya uğradığında savunma amaçlı yapılıyor. Bu savaşlarda da belli başlı kurallara uyulması gerekiyor. Örneğin savaş açanla savaşmak, aşırıya gitmemek gibi.
Şimdi İslam dininde fetih savaşlarına müsade edilmiyorken peygamber böyle bir şey söylemiş olabilir mi? Sonuçta bu bir savunma savaşı değildi. Her konu hakkında bir fikrin, bir açıklaman var. Bu hadisin gerçekliği ve İslam dininde fetih savaşlarının yeri hakkında beni aydınlatırsan sevinirim.
Ey iman edenler, kafirlerden size en yakın (yerde) olanlarla savaşın. Onlar sizde bir sertlik (güç ve caydırıcılık) görsünler. Ve bilin ki Allah muttakilerle (takva sahibleriyle) beraberdir."(9-Tevbe 123)
Bu ayet şunu ifade eder; saldırıda bulunan kafirlerle değil, saldırıda bulunmamalarına rağmen batıl hakimiyetleriyle hem kendi insanlarına zulmeden, hem de yarınlar için Müslümanları tehdit edebilecek olan en yakın coğrafyadaki kafirlerle savaşılması emredilmektedir ki bu savaş fetih savaşıdır.
Şimdi İstanbul'un alınması için birçok neden vardır, Bizans'ın şehzadeleri kışkırtıp taht kavgaları neden olması, Anadolu'daki beylikleri kışkırtıp Türk birliğini bozmaya çalışması, devletimizin Rumeli'deki ilerlemesine engel olmaları, ticaret yolları ve askeri geçiş v.s v.s.
Hadis-i Şerife gelirsek Kütüb-ü Sitte'de bulunmuyor diye bu hadisin sahih olmadığına karar veremeyiz.
Öyle ki hadisler hangi kitapta bulunduğuna göre değil, onu nakleden kişinin/kişilerin haline bakılarak tayin ve tesbit edilir.
Şimdiden söylüyorum, kavga çıkarmaya çalışmayın. Ben sizleri her zaman uyarıyorum lakin siz inkar etmekte devam ediyorsunuz, sizin seçiminiz. Leküm diniküm veliye din diyeceğim ama, sizin bir dininiz bile yok.
Sizlerle daha fazla uğraşmak istemiyorum. Geçenlerde arkadaş eşcinsel olduğu için saygı bekliyordu, Din haricinde konuşayım, bir erkeğin bir erkekle olması şahsen iğrenç bir şeydir.
Kör topal ilerliyorsunuz, kaynak delil istiyorsunuz Yüce Kur'an-ı Kerim'de asırlar önce olacaklar söylenmiş, siz bunları ya görmüyorsunuz, ya da görmek istemiyorsunuz.