Evrime inanan var inanmayan var demişsiniz de, evrim bir inanç meselesi değildir. Evrim bir argümandır, teoridir ve yanlışlanabilirliği de mevcuttur. Kabul edilen bir olgudur. Ama inanç meselesi değildir. İnanç argümana ihtiyaç duymaz.
Ayrıca din bilimsel olarak tamamen anlaşılır diye bir kaide de yoktur. Allah bizde esas olarak iradeyi kabul etmiştir. Akıl da önemlidir ancak, iradenizle Allah'a yaklaşırsınız. Aksi takdirde aptallar cehenneme akıllılar cennete giderdi. Ama günümüzde en akıllıya kurnaz, en aptala da deli deniyor ve ikisinde de irade ve tercih hakkı iç dünyasında aynı şekilde seçebilme imkanı sunuluyor. Bu da Allah'ın adaletidir. Beklediği şeyi seçmenin zor olduğunun bir ispatıdır.
Bir şeyi anlayacaksanız önce inançla bilimselliğin alakasız şeyler olduğunu anlamanız lazım. Bilimsellik dediğiniz şey Orta Çağ Avrupası'nda belirli sınırlarla çizilmiş, bir bilgi üretme yöntemidir. Bu amaçla evreni, kozmiği esas alır ve döngüsüne göre doğanın yasaları diye uydurduğu bir kabule insanları davet eder. Özünde bir büyüdür ve hakiki bir bilgiyi yansıtmaz. Doğanın yasaları kavramları da özünde Protestan-Yahudilik geleneğinden çıkan ortak kabullere dayanan yasalardır. İslamiyet böyle bir şeye ihtiyaç duymamıştır, çünkü diğer dinlerdeki sapkınlıklar, dünya ve ahiret hayatı tamamen ayrılmamış birbirinden bağ koparılmamıştır. Diğer gelenek buradaki hayatın kurallarını ayrı belirlemek için uydurulan üretilen bir şeydir. Ayrıca inançlar dünya yaratıldığından bu yana vardır, bilimsellik metodu içine hapsedilemeyecek kadar da geniş bir kavramdır. Çünkü bir olgudan öte insanın iç hesaplaşmasını yansıtır inanç. Olgu kafada oturur, rasyonelleştirilir. Aa mantıklıymış dersiniz. İnanç, akıl çerçevenizin üstünde olduğu için ara sıra kafanıza da yatmayabilir, o yüzden bir tercih meselesidir. İnanç, ömür boyu içinizi kemiren ve sizi her zaman ümitle korku arasında tutacak asla emin olamayacağınız, uzaklaştığınızda da kendinizi kaybedeceğiniz kadar büyük bir şeydir.
Bilimselliği inanç sananlara ithafen söylüyorum, etik denilen şey de budur aslında. İnsanın içindeki iyilik kavramları falan. İnsan ahlakı da kaliteli insan olmayı da erdemli olmayı da dinlerden önce öğrenmiş olamaz. Bu hakiki bilgi ancak dinler tarafından verilir. Eğer ormanda doğmuş olsaydınız ensest ilişkiye girdiğinizde bunun size yanlış olduğunu biri söylemiyorsa bunun ahlâksızlık olduğunu asla anlamayacaktınız. Bilimde ahlaksızlık olmaz, tutarsızlık olur. Tekrar söylüyorum, kavramları doğru kullanmazsanız beyniniz sürekli yanmaya devam eder. Ama bu iyi bişey, düşünmek güzeldir
