04/21/2020 Gwen Taewoo'nun günlüğünden bir yazı:Yine sendeyim, günlük. Sanırım bu anlatıcaklarımı senden başka iyi dinleyen bir dinleyici yok. Bugün barda Joe adında, otuzlu yaşlarının ortasında, bir o kadar da üzgün gibi görünen yakışıklı bir adam ile ile tanıştım. Onun üstündeki lüks birkaç aksesuardan oldukça etkilendim. Pahalı bir parfümün kokusunu alıyor gibiydim. Zaten bara gitmeden önce böyle bir ön sezi ile karşılaştığım için kendime yakışacak bir kombin ayarlamıştım. Tahmin ettiğin gibi; o favori eteğimi ve bol dekolteli askılığımı giymiştim, abartı makyaj yapmamaya dikkat ettim. O adamın yanında güzel ve sıcak bir sohbet kurduktan sonra ev davetini kabul ettim. Olaylar hızlı gelişti. Seksten sonra biraz daha alkol almak için ikimiz de ayağa kalktık ve dolaptan bir Black Lamel çıkarıp ikram etti. Kendime üç parmak kadar doldurduktan sonra viskinin boğazımdan sıcak inişini zevkle hissettim. Uzun zamandır viski içmiyordum. Joe bardağına dokunmamıştı, bir şey düşünüyor gibiydi. Tuvalete kadar gitmek üzere rica da bulundu. Evet günlük, düşündüğün şeyi yaptım. Çantamdan uyku hapını çıkarttım ve onun bardağına bir tane uyku hapı attım. Hapın bardağa inişini mahcup ve utangaç bir şekilde izledim. O sırada biraz kendime lanetler okudum. Bunun sebebini biliyorsun. Alçaklığım resmen ruhumu bir yorgan gibi örtmüş. Zaten asıl amaç bu değil miydi? Viskisini bitirince oldukça fazla uykusu geldi; uyumak istediğini, benim de burada kalabileceğimi söyledi. Güler yüzle teşekkür ettikten sonra uyumasını bekledim. Ona iyi geceler dileklerimi bulunduktan sonra uyumasını seyrettim.
Joe dava sonucu resmen boşanmış. Sanırım kendisi kötü bir eş seçimi yapmış. Ona üzüldüm ve diğerlerinin ki gibi onun da lüks saatini ve yüzüğünü çalmak istemedim; fakat asıl zor durumda olan bendim. O mışıl mışıl uyurken onun U.S. Polo gümüş saatini alıp çantama attım. Birkaç tane taktığı yüzüğü de aynı şekilde çantama attıktan sonra ona biraz baktım. Bana güvendiğine eminim, fakat kendimi buna zorunlu gibi hissediyorum ve Tanrı'dan af diliyorum.
Biliyor musun, kendi vicdanımı yenmişim. İçimdeki şeytan vicdanımı ele geçirmiş. Belki şu kasiyerlik işinden kovulmasaydım, böyle şeyler yapmazdım. İnanmıyorsun ama yapmazdım işte!
Cheshire kedisi gibi onun yüzüne baktım. Gülümsedim ve o evden kayboldum. Benden bu kadar. Saat sabah altıya geliyor, bu yazıyı sonlandırmam gerek yol arkadaşım. Belki sonlandıracağım bir günlükten fazlası olur.
Gwen Taewoo yirmi üç yaşında, genellikle yaptığı birkaç alçaklıklar sayesinde geçimini sağlamaya çalışıyor. Kasiyerlik işinden şutlanmış, ailesinin fazla dırdırını çekemediğinden dolayı tek başına yaşamını sürdürmeye devam ediyor.