Hayatımın baharını hastanelerde sürünerek geçiriyorum. Babam borç batağında olduğu için aylardır beni idare edecek bir bilgisayar dahi alamadım. Derslerim gittikçe kötüye gidiyor. Okuldaki kendini beğenmiş zevksiz gece mahsülleri ile içki, sigara, uyuşturucu kullanmadığım için asosyal ve süt çocuğu damgası yedim. Sürekli üzerime geliyorlar ve en ufak tartışmada bile sözde ağır abilerine mevzu var diye haber yolluyorlar. En sonunda birisinin canını alacak gibiyim. Cinnet geçirmeme ramak kaldı ve hala durumu aileme izah edemiyorum. Ya sabır diyorum ve hayatımın kaymaması için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Pek mümkün olmayacak gibi ama yinede hayırlısı artık kaderimiz böyleymiş.
Ayrıca sakın ortamı düzgün olmayan bir okula gitmeyin. Tercih öncesinde okulun kitlesini bir araştırın. Bu tarz bir olay yaşayıp ailenize anlatmaya kalkınca senin onlarla ne alakan var okul okuldur git adam gibi dediklerinde kalırsınız s*k gibi. En sonunda hayatınız tamamen kayacaktır. Yıllar sonra kafanızı duvarlara vurmamanız için bu önerimi dikkate alın derim.
Biraz daha devam edeyim bari tam dökeyim içimi.
Bağışıklık sistemim aşırı zayıf ve en ufak şeyde hasta oluyorum. Hastaların müşteri olarak görüldüğü ve tek seferde asla gerekli tedavi yapılmayan bir hastaneye gitmek zorunda kaldığımız için babam küçüklüğümde yaklaşık 40.000 TL harcamış. Hangi doktora sorarsak soralım gittiğimiz doktora yönlendiriyor. Türkiye de alanında uzman tek kişi olduğu içinde işi resmen ticarete dökmüş doktor beyimiz. Belkide harcadığı miktar daha fazladır bana söylediği o sadece. Üstüne amcamın işinden çıkartılması ve işsiz olduğu halde evlenmesiyle bütün masraflar babama yıkılıyor ve yaklaşık 100.000 TL gibi bir rakamla karşı karşıya kalıyor. Sözde babaannem ve dedem yardım edecekken 2 ay sonrasında konusunu dahi açmıyor ve susuyorlar. Babamda arayı bozmamak için susuyor ve altından kalkmaya çalışıyor. Sonrasında dedemin abisi habersiz bir şekilde köydeki evleri arsaları satıp kumara yatırıyor ve batıyor.

Belki evler arsalar satılmasaydı şu anda sadece birini satıp tüm ailenin borçlarını rahatlıkla kapatabilirdik. Ama gel görelim ki sözde çok saygılı ailemiz büyüktür istediğini yapar mantığında hareket edip hakkını aramadığı için bu haldeyiz.
Bilgisayarımın bozulduğunu söylemiştim, aylar geçti ve hala yenisini alamadık. Babamda kuruş yok, evi zor geçindiriyor. Ama alamayacağını asla söylemiyor. Şu anda tek bahanesi okula gidiyor olmam. Derslerime çalışayım diye bilgisayar almadığını söylüyor. Aslında parası yok ama babalık gururu işte, gururuna yediremiyor. Çocuklarının ihtiyacını karşılayamadığı ve ailecek yaptıkları hataların sonuçlarını yaşadığı için resmen utanıyor. Babamın evden işyerine yürüme mesafesi ortalama 50-60 dakika, sırf cebimizde 2 kuruş para olsun diye o yolu yürüyerek gidip geldiğini hatırlıyorum. Minibüse vereceği parayı bile bizim cebimize sıkıştırırdı.
Özet olarak okul, sevgili, ortam falan boş işler. Elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın, sözünüzün eri olun ve hangi işi yaparsanız hakkını verin. Rızkınız bir yerden mutlaka geliyor. Hayat şartları beni erken olgunlaştırdı, şımarık ergenin teki olsam belki de şu anda burada babamla dalga geçiyor olacaktım. Son olarak emin olun 4 sene su gibi akıp geçecek. Sonrası sizin hayatınızı değiştirecek. Hayatınız ya kararacak ya da aydınlanacak. Basit şeyleri kafaya takmayın ve büyüklerinizin hatalarından ders çıkarmaya bakın.