Ziyaretçi

Selam ziyaretçi, Rina Roleplay forumuna hoş geldin. Rina Roleplay, Grand Theft Auto: San Andreasın multiplayer istemcisi "SAMP"ın, Türkiyedeki en büyük sunucusudur ve en büyük roleplay platformudur. Eğer Rina Roleplay forum üyeliğin varsa lütfen Giriş Yap veya üyeliğin yoksa hemen Kayıt Ol.

🇮🇹 Vincenzo"ITALIAN"Pellegrini 🇮🇹|♣️'O BİR MASON, LOS SANTOS ONU SEVECEK'♣️


Başlatan benimbeyin, 04 Temmuz 2019, 10:01:38
Okunma sayısı 697 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı benimbeyin

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Gadget Tadic Lv.15
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 09 Ağustos 2023, 02:23
Toplam oynama: 0 gün, 17 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Slav
Son giriş: 04 Ağustos 2023, 22:14
Toplam oynama: 47 gün, 23 saat
Birlik: (Yok)

Ad: Vincenzo  Soyad: Pellegrini Doğum Tarihi: 14.02.1989 Doğum Yeri: İtalya/Floransa
Uyruk: Italian  Anne / Baba / Kardeş: Glaide Pellegrini,  Vice Pellegrini, Radovan PellegriniTen Rengi: Beyaz Göz Rengi: Kehribar Saç: Kahverengi



Sonbahar denildiğinde insanın aklına ilk olarak, kışı müjdeleyen sarı yaprakların ağaçların dallarından yavaşça kendilerini bırakması gelir.
Gözünüzü bir sabah açtığınızda o yaprakların ilk olarak bahçenize döküldüğünü görüp içinize dolan huzurun tadını çıkarırsınız.
Köpeğiniz varsa bilirsiniz... Bahçenizde topladığınız yaprakları dağıtacak bir canavar yanınızdadır ama ona bir türlü kızamazsınız. Belki ona ayak uydurup sizde onunla beraber dağıtırsınız.
Bulutların gökyüzünü kapatarak su damlalarını yeryüzüne bıraktığı anlar...
Göçmen kuşların doğanın dansına katılması,
Balkonda içilen kahvenin dumanı da rüzgarın dansına eşlik ediyordu.
Coğrafi şartlara ayak uyduran tüm yaratılmışlar artık kendilerinin üzerine düşen görevi yapmak için hazırlanıyorlardır.
Çoğu ağacın artık uykuya yatma zamanı gelmiş, karıncaların yaz boyunca uğruna çalıştıkları kış artık müjdelenmiştir.
Sonbaharın müjdelediği o yıla özel olarak sadece kış değildi... Ekim ayında o güzel gözlerini dünyaya açacak olan Vincenzo idi.
Kim bilebilirdi ki bu mevsim onun tüm yaşantısının simgesi olabileceğini.
Glaide... çiçeği burnunda gelecek zamanın harika annesi. Saatleri, günleri büyük bir hevesle sayarak o günü bekliyor, küçük oğlunu kucağına alarak  mutlu bir aile tablosu oluşturacaktı. Görüp görebileceğiniz hayallerine en sadık insan olabilir.
14 Şubat tarihinde Glaide'nin sancıları çoğalırken, heyecanlı çift arabalarına binerek hastanenin yolunu tuttular. Glaide'yi içeri aldıklarında Vice yerinde duramamaya başladı.. Koridor boyunca düşünceleriyle boğuşarak eşinin ve doğacak olan çocuğunu bekledi.
Dakikaların sonunda Glaide kucağında ufak bir bebekle odasına götürülmüştü. Evet, Pellegrini ailesinin  en mutlu tablosunun bir görüntüsü aslında. Pek bilinmez bu mevsimde kar yağdığı, Dışarıda yağan aheste kar Glaide'nin göz ucuna çarpmış olacak ki yakışıklı oğluna hangi ismi vereceğine karar vermişti. Kar gibi beyaz, kar gibi dayanıklı anlamına gelen Vincenzo ismi yeni bir ruhun içinde canlanacak, annesiyle güzel vakitler geçirip, babasıyla işten geldiğinde oyun oynayacak bu çocuğa ne güzelde yakışmıştı. Tabi ki bu ailenin üyeleri bu kadar kalmayacak! Üç yıl sonra Ufaklık Radovan ailenin en küçük ve  sonuncu üyesi olarak katıldı. Ne mevsimler geldi, geçti. Bu ailenin düzeni hep aynı devam etti, sonbahar da yapraklar toplanır, kışın evin önünü kapatan kar temizlenirdi. İlkbahar ve yaz mı? Vincenzo doğayla buluşarak rüzgarın ninnisini hissetmeye bayılır, düzenli yürüyüş yapardı. İki kardeş büyümüş, Glaide ile Vice hayatlarının orta çağlarına geldiler. Saint Florans Üniversitesin de eğitim gören Vincenzo sağlık üzerine mezun oldu. Vincenzo doğayı sevdiği kadar gezip görmeyi de seven birisi. Tatil günlerine anneannesi ve dedesinin yanına İtalya San Marino'ya gidip gelirdi. Buraları yeterince biliyordu artık. Bu durum aklına farklı fikirler getirerek, Kuzey ışıklarının hayranı olarak Norveç'e gitme kararı aldı.
Göçmen kuşlar gibi oradan Kanadaya ve hayatını değiştirecek olan Santos durağına gitmişti. Bir aylık süreçte burayı kendisine yakın hissetti. Bir yandan burada kalmak istedi, tabi bu duygusunun önüne geçerek İtalya'ya geri döndü. Çektiği fotoğrafları, yaşadığı anıları ailesine anlatmıştı. Santos'a taşınma fikrini ailesine sunmuştu, onların desteğiyle öz güveni yerine geldi. Taşınmadan önce kardeşiyle vakit geçirmek istedi, ikisinin de boş olduğu bir gün Lunaparka gittiler. Çocukların mutluluğuyla hız trenine bakarak birbirlerine baktılar, binmek için yol aldılar. Trene binmişler, kollarını havaya kaldırarak suratlarına vuran rüzgara karşılık kahkaha atmaya başladılar. İşte bu his, onun en sevdiği şeydi. Rüzgarın saçlarını, suratını okşadığı hissi. Güneş kendini bulutlara bırakmış, hava kapanmaya başlamıştı. Yağmur damlaları gökyüzünden yere düşmeye başladığı anda beraber dönme dolaba binmeye karar verdiler.



O günün sonunda yorgun şekilde odasına gitmiş, onun için özel olacak bu anı hatırlamak istemişti. El emeğiyle yaptığı günlüğünü alarak kalemini kavradı.
"Bugün önceden yaşamış olduğum anıları iyisiyle kötüsüyle burada bırakıyorum. Sonuç olarak hayatıma açtığımı yeni sayfada bunlara ihtiyacım olmayacak. Yeni kişilerle tanışmayı seviyorum. Ne kadar insanla tanışırsam, insanları o kadar iyi tanıyacağımı düşünüyorum çünkü. Farklı ülkeleri gezip, ayrı kültürdeki insanlarla konuşmak hoşuma gitmiştir her zaman. Şu zamana kadar yaptığım gezmeler en çok bunun içindi... Tabi ki doğada bunun bir parçası."
 
Bu yazdıklarının bir kısmıydı sadece. Dışarıda usulca ilkbahar yağmuru yağıyor, Vincenzo Santosa kalkacak olan uçağına yetişmek için yürüyordu. Birkaç saat sonra tamamen yeni hayatına başlayacak olması onu mutlu ediyordu. Yanına pek eşya almamış, eksiklerini oraya gittiğinde tamamlamayı düşünmüştü. Bavulunda kıyafetlerinden daha çok okuduğu kitaplarını, taşlarını, divit tüylü kalemini bulabilirsiniz. Bunlara çok önem veriyor olmasının bir sebebi var, zamanla belli edecektir. Uçak kalktığı zaman kafasını cama yaslamış, karanlığın çökmesiyle şehrin ışıklarının etrafı nasıl canlı gösterdiğini seyrediyordu. En sevdiğin şey nedir diye sorsanız kesinlikle vereceği ilk cevaplar arasına girer. Manzaraları izlemeyi, onların kendisine kattığı enerjiye büyük bir haz duyuyor. Kamp yaparak doğayla bir araya gelmeyi neredeyse her hafta sonu yapıyordu.  Bunları genelde tek başına yapardı, çünkü inancına saygı duymayan insanların olabileceğini düşünüyordu. Yeni yaşamında kendine yoldaş olacak birisini bulacaktı belkide.
Uçaktan inmiş ve bir otele yerleşmişti. Çantasına özel günlüğü ve kalemini alarak yürümeye çıktı. Etrafa göz atacak, hoşuna gideceği yerleri öğrenecekti. Santa Maria sahiline doğru yürüyor, yolu kaybetmemek için telefonundan haritaya bakıyordu. Sahili gördüğünde gözleri parlıyordu sanki. Kumsalın kıyısına doğru oturarak çantasından günlüğünü almıştı.
"Yürümek mi... Her zaman yürümem, yürümenin birçok gayesi vardır. Bir yere ulaşmak için yürüyorsanız bu yürümek değil, amacınıza ulaşmanın adımıdır. Kimi zaman yürürüm, kuşlar uçuşur, balıklarda yüzer; eğer dalgalar güzelse. Şu güzel ağaçlarda yürüseydi keşke, ne çok isterdim. İnsanların en güzel yoldaşları olurlardı. Yine de yoldaşlar aslında, oldukları yerde, siz aklınızdan geçiriyorsunuz belki ama onlar hissediyor. Kimi zaman görüyorum yaşadığı yerleri sevmeyen insanları. Aslında o kadar güzeldir ki, öyle anlatılmaz güzeldir; sadece bizler görememişizdir."
Yazdığı birkaç satırdan sonra günlüğünü çantasına koyarak yoluna devam etti.










                                                                                                                                                                                                           

Vincenzo hayatına yeni bir sayfa açalı birkaç ay olmuştu. Hayatındaki her şey yolunda ve istediği şekilde ilerlemeye başlamıştı. Bu durum onun enerjisini ve mutluluğunu sağlıyordu tabi. Santos'da aradığı ortamı bulmasıyla beraber çalışma arkadaşlarıyla kaynaşmış, her geçen gün yeni insanlar tanıyordu. Kendine ev arkadaşı bile edindi! Giancarlo ile şehrin sakin taraflarında ev alarak yaşamaya başladılar. Aralarında farklı bir şeyin olduğunu düşünmek yanlış olur, zamanla birbirlerini kardeşleri olarak görmeye başlıyorlar. Gece yarısı hastaneye gittiği gün aklının ucundan geçmeyecek görüntüyle karşılaştı. Kapıdan çıktığında etraf insan kaynıyor, birisi kucağında ölü bir çocukla ona yaklaşmıştı. Kanlar içerisinde olan ufaklığı onun kollarına doğru vermişti. O sırada ne olduğunu kim anlayabilirdi? Hayatında en çok sorgulayacağı anlardan olmuştu. Neden bir çocuk? İki yaşındaki çocuğun suçu ne olabilirdi? Mutluluk, sevinç yaymak mı? O günü hafızasından silemiyordu, hastane çalışanının kişilere yaptığı saygısızlıkta dahil. Vincenzo için kurallar varsa vardır, tekrarı geçilemez. O günün sabahında Lara ile olayı konuşuyorlardı, tekrar beraber sorguladılar. Nasıl iki yaşındaki bir çocuğu öldürmeye göze alabilirler? Başkalarına acı çektirecek olsalar bile bunun yemi o çocuk mu olmalıydı? Etrafındaki her şeyden habersiz, sadece masum bir melek. Tüm gün bu soruları akıllarında dolandırarak hayatı ve evreni sorguladılar. Günler geçiyordu, hastanedeki rutin çalışması devam ediyordu. Bir yandan Lara ile olan arkadaşlık bağları oldukça güçleniyordu. Yeni arkadaşlar edinmişlerdi aslında. Clementine ile Katherine! Harika bir dörtlü olmuşlardı diyebilirim. Katherine ile araştırdıkları konular birbirine çok yakındı. Pentagram kolyesini görmüştü onda. O sıra ona sorular sorarak ne için taktığını öğrendi. İşte o zaman Wiccalık hakkına konuşmaya başladılar, beraber bir şeyler yapabileceklerini biliyorlardı. Mesai sonlarında beraber takılıyorlar, etrafı geziyorlardı.

Vincenzo için kötü haberlerin vakti çok yaklaşmıştı. Rondell ile bazı geceler kafa dinleyebilecekleri bir yere gidip sohbet ediyorlardı. Ona karşı güven besliyordu aslında. Birçok kişiden daha fazla belkide. Ne yazık ki ona olan güveninin yıkılacağı bir an gelmişti, Rondell'i vurulmuş şekilde hastaneye teslim ettiler. Onun ameliyatına girdiğinde kötü bir şey olmaması için tanrı ve tanrıçasına dua ediyordu. Ameliyat güzel bitti mi bitti, peki ya sonrası... Dinlenme odasına onu kontrol etmişler, polislere bırakmıştılar. Çıkarken duyduğu bir cümle, sadece bir cümle tüm gününün yıkılmasına yetecekti. "Rondell Skyller, öldürmeye teşebbüs'den tutuklusunuz." Dili kaçmış herhalde, konuşamıyor denilir ya... İşte aynısı o an Vincenzo'ya oldu. Gerçekten ne diyeceğini, aklından ne geçtiğini bile bilmeden arkasına dönerek odaya baktı. Konuşan tek şey bakışlarıydı, anlamasını bilene. Bir saat geçmeden double kötü haber vakti gelmişti... Lara'nın yanına gittiğinde gece kaçırıldığını duydu. Vincenzo'nun delirdiğini mi görmek istiyorsunuz... Arkadaşlarına zarar geldiğinde yanında olmanız gerek. O günden sonra bir daha onun yanından ayrılmadı, kaçıp gitse bile onu bulmak için her şeyi yapabilirdi...





                                                                                                                                                                                                           

Çevrimdışı benimbeyin

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Gadget Tadic Lv.15
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 09 Ağustos 2023, 02:23
Toplam oynama: 0 gün, 17 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Slav
Son giriş: 04 Ağustos 2023, 22:14
Toplam oynama: 47 gün, 23 saat
Birlik: (Yok)

Çevrimdışı benimbeyin

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Gadget Tadic Lv.15
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 09 Ağustos 2023, 02:23
Toplam oynama: 0 gün, 17 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Slav
Son giriş: 04 Ağustos 2023, 22:14
Toplam oynama: 47 gün, 23 saat
Birlik: (Yok)

Çevrimdışı benimbeyin

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Gadget Tadic Lv.15
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 09 Ağustos 2023, 02:23
Toplam oynama: 0 gün, 17 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Slav
Son giriş: 04 Ağustos 2023, 22:14
Toplam oynama: 47 gün, 23 saat
Birlik: (Yok)
Bir İtalyan Klasiği...

Çevrimdışı Drusus

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Jaime Clarke Lv.18
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 21 Nisan 2022, 04:58
Toplam oynama: 86 gün, 13 saat
Birlik: (Yok)
G A R D A Ç C I M   S A N A D A   B A Ş A R I L A R   D İ L E R İ M

Çevrimdışı benimbeyin

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Gadget Tadic Lv.15
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 09 Ağustos 2023, 02:23
Toplam oynama: 0 gün, 17 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Slav
Son giriş: 04 Ağustos 2023, 22:14
Toplam oynama: 47 gün, 23 saat
Birlik: (Yok)
G A R D A Ç C I M   S A N A D A   B A Ş A R I L A R   D İ L E R İ M

MR. Pellegrini teşekkürlerini sunuyor...

Çevrimdışı LastShot

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 14 Temmuz 2022, 21:52
Toplam oynama: 173 gün, 10 saat
Birlik: (Yok)
Rez degerlenir

Çevrimdışı Plaguebearer

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: Japon
Son giriş: 12 Temmuz 2019, 17:05
Toplam oynama: 7 gün, 9 saat
Birlik: (Yok)
Hikâyenizi beğendim.

Çevrimdışı benimbeyin

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Gadget Tadic Lv.15
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 09 Ağustos 2023, 02:23
Toplam oynama: 0 gün, 17 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Slav
Son giriş: 04 Ağustos 2023, 22:14
Toplam oynama: 47 gün, 23 saat
Birlik: (Yok)
Hikâyenizi beğendim.

MR. Pellegrini teşekkürlerini iletiyor, sizinle bir fincan kahve içmek istiyor.

Çevrimdışı benimbeyin

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Gadget Tadic Lv.15
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 09 Ağustos 2023, 02:23
Toplam oynama: 0 gün, 17 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Slav
Son giriş: 04 Ağustos 2023, 22:14
Toplam oynama: 47 gün, 23 saat
Birlik: (Yok)
Alıntı yapılan: I T A L I A N
Alıntı yapılan: LastShot
Rez degerlenir

Buraları değerlendiren sizlersiniz efendiler...