The Furious Créw
CHAPTER I - GLEN PARK

"The Furious Créw" efsanesi.. Kai ve Lucy tarafından kurulan bu topluluk, belki de çoğu insanın hayallerine ulaşmasına vesile olmuştu-gerek manevi , gerek maddi destekleri sayesinde-.. Kai ve Lucy açtığı bu toplulukla Los Santos'da adını duyurarak, kirli işlere bulaşıp para kazanmak istiyorlardı, fazla para.. Fakat bu maddiyata bağlanan önem, bu hırs onların hoşuna gitse de beraberinde büyük tehlikeler doğuruyordu. Bu ikilinin sonları, babalarından bile kötü olabilirdi.. Furious Créw, kazandığı itibar ile bir yerlere gelmişti sonunda. Her gece düzenledikleri kumar geceleriyle, kasa olarak güzel paralar kazanıyorlardı, şansları her defasında yaver gitmese de, günü zararda kapattıkları nadir günler oluyordu tabii.. Bu kazancı kıskanan diğer Los Santos çeteleri ve mafyaları, onların bu hayata mutlu devam etmesini istemiyor gibi görünüyordu. Bir gün Furious Créw'in dost bildiği diğer birlikler, onlara bir kumpas düzenlemek için aynı masaya oturdular. Genelde asıl parayı kasanın kazandığını herkes biliyordu, bunun için hainler, Furious Créw'e bu seferliğine kasanın kendileri olmasını istedi. Kai ve Lucy de dostlarına güvendiği ve sevdiği için, bu sefer onlar düzenleyecekti kumar gecesini, Créw de oynayacaktı. O gün, minimum bahis 500.000 dolardan başlamıştı, masaya oturan kişilerin de oynaması zorunluydu. Kai, çok şanslı bir şekilde, yapacakları hileye rağmen kazanaraka başlamıştı. Git gide bahisler büyüdü ve minimum bahis 2 katına çıkartıldı. Birden bire her şey tersine dönmüştü, kazanamıyordu, hatta o kadar üst üste kaybetmişti ki, 2 aylık yaptığı kârını 1 gecede kaybediyordu. Hile yaptıkları çok barizdi, Kai itiraz etti, yine de aklına hile yapacakları gelmemişti fakat bir yere kadar. Bir %50-%50 şans ile 34 kere üst üste kaybederek zararını 17.000.000 dolara çıkartmıştı. Para hırsından gözleri kararan Kai, Lucy'nin geri çekilme isteklerini saatlerdir duymuyordu bile.. En sonunda sabrı taştı fakat ona rağmen, masada söylediği tek şey, "Acaba bir sıkıntı mı var, bu kadar kaybetmek istatistiksel olarak imkansız?" demişti. Kasa zaten onların bir açığını aradığı için böyle bir an bekliyordu ve yakaladı, aniden silahlar patlamaya başladı, Kai ve Lucy arka kapıdan kendilerini dışarı attı, İnfernus'a binerek oradan kaçmaya çalıştı. Fakat tüm bu yapılanlar önceden hesaplı olduğu için 4 adet Turismo'lu adam peşlerine düşmüştü, Lucy de aracın arka koltuğundaki Kalashnikov ile onları kovalayanlara ateş etse de, fayda gelmedi. Büyük bir kaza oldu ve 3 araba uçurumdan yuvarlandı, o arabalardan biri de Kai'nin İnfernus'uydu. Bu kazadan sonra sadece Lucy hayatta kalabilmişti fakat, onu da aracın enkazından çıkamadan silahlar ile, acı içinde öldürdüler.
CHAPTER II - TEMPLE

Dwayne ve Lena.. Lena, Kai'nin kardeşi, Dwayne de Lucy'nin evlatlık kardeşi. Dwayne, zamanında devşirme usulüyle Fransız varlıklı bir siyahi, Japonya'da ailesi tarafından terk edilmiş, yanında kimliği bile bulunamamış, kendi adını kendi belirlemiş bir siyahi. Bu dörtlü arasındaki bağı kimsenin koparmasına imkan yoktu. Aynı şehirde yaşadığı dönemlerde, kardeşlikten öte, birbirlerine hem baba, hem anne, hem abi, hem de çok iyi bir dost olmuşlardı. Kai ve Lucy'nin Los Santos'a gelmesiyle ayrıldılar, bu öyle bir ayrılıktı ki, Kai ve Lucy hariç kimse birbiriyle bir daha görüşememişti. Bu ayrılıktan sonra bir daha birleşemeyecekleri hiç birinin aklının ucundan bile geçmezdi. Lena ve Dwayne, Japonya'da yaşamaya devam ederken, Kai ve Lucy'nin başına gelenlerden haberleri yoktu. Ölümlerinden nerdeyse tüm akrabalarının haberleri olmuştu, Lena ve Dwayne bunu en son öğrenen ikiliydi. Kai ve Lucy'nin ölümüyle koca bir Furious Créw ailesi dağılmanın eşiğine gelmişti. Artık onları bir arada tutabilecek kimse yoktu, dağıldı da.. Lena'nın bundan haberi olduğunda üzgün bir şekilde Dwayne'e ulaşmaya çalıştı. Bu olayları araştırdıklarında ise olan biten her şeyden az çok haberleri olmuştu. Furious Créw efsanesi bu şekilde bitemezdi. Oturup düşündüklerinde, Kai ve Lucy'nin yerlerine geçebileceklerine karar verdiler ve aniden oradaki tüm mal varlıklarını satarak Los Santos'a yerleştiler.