Chapter 1 MiamiBurası berbat bir yer, her gün para harcamaktan başka birşey yapmıyoruz. Bir tekiz! Bizden büyüğü yok! Böyle triplere girmeyi sevmeyen bir kafa yapım var. Ya Rolfo? Benim küçük ve baş belası kardeşim Rolfo.. Birkaç poker taşı yüzünden mekanda sorun çıkarttığı için, yaka paça dışarıya atmışlar. Buda kendine yediremeyip güvenlik şefini göğsünden iki kere vuruyor. Ne yapmaya çalışıyor bu Rolfo? Kendini kanıtlamaya çalışıyorsa eğer, herşeyi başardı sayılır. Kısa bir süre sonra, işlettiğimiz Restaurant'lardan birine birkaç ekip aracı polis geldi. Rolfo'ı aldılar ve çıkıp gittiler. Sadece 1-2 şahit, mekanın güvenlik kameraları silinmişti. Kimin sildiği hakkında en ufak bir fikrim bile yok. 1-2 saat geçmeden, Rolfo mekana geri geldi. Martini'yi yudumlarken, mekanı bir anda adamlar bastı. Ne olduğunun farkında değildim, yaka paça yere yatırıldık ve kafamıza silah dayandı. Gözlerimi kapattım, bir köpek gibi korkuyordum ama asla belli edemezdim. Eğer ki yalvarmaya başlasaydım, ayağa kalktığımda yanımdaki adamların suratına bakamaz hale gelirdim. Ne olduğunu sorarken, karşıma beyaz takımlı bir adam oturdu. Rolfo'nun cezası birlikte çekiyorduk anlaşılan... Bu sefer zarlarıda kaybetmiştik...
O kara günden sonra elimizde kaç tane mekan, araba varsa yağmalayıp ortada bıraktılar. Terk edilmiş hamile bir hatun gibi ortada dolanır hale gelmiştik. Bankada kalan 75.000$ ile kendimize birşeyler yapmaya çalışıyorduk. Elimizde birde büyük babamızın evi kalmıştı. Miami artık bizim için mezarlıktan başka birşey değildi. Miami'de sona gelmiştik, bizim için mezarlık olan bir yere noktayı koyuyoruz. Büyük babamızın yanına, San Francisco'ya gitmek için eşyalarımızı hazırladık. Oradaki garajı-ufak galeriyi aktif hale getirip elimizdeki son parayı buraya yığacaktık.
San Francisco'da ki çevremiz daha genişti aslında, daha rahat iş yapabileceğimiz bir bölgeydi San Francisco. Şehirdeki Silah ve Uyuşturucu trafiğini eline alan adamlar, daha önceden büyük babamın iş yaptığı adamlardı. Yanlarına bir şekilde sokulabilirsek, Miami'de ki piçlerin sonunu getirebilirdik.Ne olacağı hakkında bir fikrim yoktu,ama oldukça tehlikeli şeylere adım atıyoruz. Kafamızdaki tek plan, San Francisco'da ki galeriyi devam ettirip bir şekilde masaya oturabilmekti. Masaya oturabilmek için, para gerekiyordu. Birazda büyük babamızın yardımıyla, işlere direkt olarak giriş sağlayabilirdik. Aslında işlere hemen atılırsak, torpil gibi gözüküp masadaki herkesi karşımıza alma gibi bir durumumuzda vardı. Ama elimize sağlam bir koz alırsak, herkes ağzını kapatıp işini yapmak zorunda kalacaktı,eh.. Piemonte ailesi küllerinden doğuyor gibiydi, Son çare SAN FRANCISCO...
Chapter 2 San FranciscoSan Francisco.. sıfırdan bir sayfa yerine başka lekeli bir deftere geçmiştik. Kabullenilecek şeyler değildi, ama mecburduk. San Francisco'ya, büyük babamızın yanına yerleşmiştik. Galerideki işlere başladık, Rolfo kendini bu işlere layık görmüyordu. Ama büyümek istiyorsak, şu üzerimizdeki şımarık tavırları bi kenara bırakıp, işlere bir an önce başlamamız gerekiyordu. İlk önce galeriye birkaç eleman alarak başladık, nereden baksak 5-6 ay içerisinde işleri düzene sokmuş gibiydik.2-3 ay daha kendimizi toparlayıp, galeriye üst model arabalar almaya başladık. Büyük babam bu sırada bize elinden geldiğince destek çıkıyordu istese daha fazla çıkabilirdi ama alışmamızı istemiyor gibiydi.
Sıradan bir gün, yüzümüze sert bir şekilde rüzgar vuruyor.Hava buz gibi, bahsettiğim masanın başında duran adam.. büyük babamı ziyarete gelmişti. Bay Pazzini, herkes ismini duyduğunda zorunlu olarak tebessüm ediyordu sanki. Büyük babamla gülerek ve sevimli bir şekilde konuşurken, aniden bize baktığında kaşlarını çattı. Herneyse içeriye geçip bir süre konuştuk. Rolfo ve benimle tanıştı. Yakınlarda, caddeye yakın olan bir Gece Kulübü olduğundan bahsetti. Şuanda tadilatta, kısa sürede çıkacağından. Orayı işletmemizi istiyordu, hem galeri hem gece kulübü. Rolfo ile dağılabilirdik, ama bu konuda kendine güvenmiyordu. Bende haliyle ona güvenmiyordum.
Galeride işler gayet iyi gidiyor, cebimize ve kasaya fazlasıyla para giriyordu. Kulübün açılışı yapıldı, tüm taşağı ağır basan adamlar, kalabalık bir şekilde eğlenmeye gelmişlerdi. Pazzini'nin işini yaptığımızı öğrenen birççok iş adamı bizimle tanışmak istiyordu. Adeta sıraya girmiş gibiydiler. Sanırım ismimizi biraz fazla hızlı duyuruyorduk. Ofise geçip o gece onlarca kişiyle görüştük. Kafam biraz sallanıyordu, fazla kaçırmıştım. Yarın sabah kiminle ne iş yapacağımı unutabilirdim bile. Gece uzun! Tokuşturalım bardakları ehh! SALUTE! Gerçekten muhteşem ve büyük bir adım atmamızı sağlayan bir geceydi. Hergün kulübe ve Galeriye adamlar gidip geliyor, birçok kez sohbet ediyorduk.
Artık masaya oturmuştuk, sokaklarda ve çoğu bölgede tanınıyorduk. istediğimiz basamakları hızlı bir şekilde tırmanıyorduk, şuanlık bir sıkınt yoktu ama bu olmayacak anlamına gelmezdi. Masaya Rolfo ile birlikte oturduk. Masadakiler Pazzini'nin işlerini yaptığımız için sike sike selam veriyorlardı. Şuanda kimseyle bir sorunumuz yoktu, ama kel kafalı Rugero ile aramız pek iyi sayılmazdı. Şehirde galeri işini yapıyor, benim işlerimden dolayı işleri biraz zayıflar hala gelmişti. Masada galeri işini açarsa, ne cevap vereceğim hakkında bir fikrim yoktu. Şimdiden düşünmeye başlamıştım.
Birkaç masa toplantısından sonra, Pazzini'nin istekleri üzerine silah işine girdim. Bölgeye ve çoğu gruplara silahı dağıtıyor, ayak işlerini yaptırıyordum. Piemonte ailesi zaman geçtikçe daha ismini yayıyor, İtalya'ya kadar uzanıyordu. Ama en ufak kötü bir hamlede, diplere kadar inebilirdik. Bu sebepten dolayı küçük kardeşim Rolfo'yu bu işlerden biraz uzak tutuyordum. Her zaman yaptığı gibi sabahtan akşama kadar, sürtüklerle sevişip içiyordu. Amaaaan! Bırak içsin yeterki işlerime o pis burnunu sokmasın. İşler her geçen gün büyüdükçe, çalışan sayısı artıyor ve sahiplenme duygum biraz daha kademe atlıyordu. Şuan için herhangi bir kızla ilişkiye girmem ne kadar doğru olmasada, Pazzini'nin yeğeni olan Roselia'ya kafam gitmiyor değildi. Pazzini ile ilişkilerimi daha sağlama alabilirdim Rosalia sayesinde. Ama tamamiyle tersine de çevirebilirdim bu durumu. Ne yapacağım hakkında bir fikrim yok, zamanla göreceğiz.
Chapter 3 Pietro'nun ölümüDev gibi! Büyük, koca aile PIEMONTE! Evet, kulağa hoş geliyor. Birçok şebekeyi kontrol etmek, şehirdeki Silah trafiğini elimize almak için bir fırsattı bu. Pazzini'nin silah işlerini ufaktan ele almaya başlamıştık. İlişkilerimiz büyük baba Pietro sayeside gayet iyi durumdaydı zaten. Sokakta tanıdığımız adamlar bize fazlasıyla gelir sağlıyordu. Her geçen gün kasada ki para birikiyor, yeni adalara değilde, yeni okyanuslara açılır hale gelmiştik.
Rosalia PIEMONTE, Kulağa hoş gelmiyor mu? Rosalia Pazzini.. Büyük Pazzini'nin tek çocuğu ve meleği. Herşeyin güzel olacağından emin gibiydik. Pietro, bu Rosalia konusunu Pazzini'ye açmıştı. Pazzini'nin o soğuk bakışları altında esir durumdaydım. Hareket bile edemez hale gemiştim, şuana kadar korkmayan Orazio, bir kız için.. Eh herneyse.
Pazzini'nin bilgisi dahilinde Rosalia ile birkaç kez yemeğe çıktık, oda beni seviyordu. Farklı birşeydi bizimki, kulağa komik gelebilir ama MAFYA aşkı derler ya. Aklıma takılan birkaç soru vardı, bu işlerle uğraştımız sürece her zaman karşımızda küçük büyük adamlar olacaktı. Zarar görmesinden korkar hale gelmiştim. Kız veya erkek çocuklarım olabilirdi, soy isimleri Piemonte olduğu sürece hem saygı hem sevgisizlik görebilirlerdi. Bu işlerle uğraşırken, aile kurmak çok büyük cesaret istiyordu.
Pazzini şehirdeki tüm herkesi bir araya getirdi. Pazzini'nin yanındaki sandalyelerde kardeşim Rolfo ve ben oturuyorduk. Masada silah konusu açıldığında, soldaki kapı aralandı. Miami'de ki bize sorun yaratan piç kuruları masaya gelmişti. Ama burası Miami değil, SAN FRANCISCO.. Bu masada en büyük 2. adam benim, ben! Tabii yine ne olacağı belli olmazdı. Pietro, Pazzini'ye Raguso'da ki olan olaylardan bahsetmiş, benim daha sonra haberim oluyor. Bir süre konuşulduktan sonra, Pazzini silahını masaya koydu. Silahın namlusu Pellegrini'ye dönüktü. Bana doğru baktı, kısa süreliğine silaha bakıp Pellegrini'ye döndü.
- Pazzini: Her hatanın bir bedeli vardır Pellegrini, ve sen bu hatayı ödemeye mahkumsun.
- Pellegrini: Bay Pazzini? Anlamadım?
- * Orazio Piemonte masadaki silahı aldı, ayağa kalkarak Pellegrini'ye şarjördeki tüm mermileri boşalttı. *
- Orazio Piemonte: Başka işime burnunu sokmak isteyen olursa, şimdi bu masada konuşabilir.
- * Orazio Piemonte Pazzini'yi başıyla selamladı ve silahı onun önüne bıraktı. *
Bu olaylar yaşandıktan sonra, Pellegrini'nin sağ kolu olan Ruggero, büyük baba Pietro'ya silahlı bir saldırıda bulunmuştu. Büyük babamız yaralandı, haftalarca hastanede gözetim altında tutuldu. Pietro, 10 Ruggero hatta 10 Pellegrini'ye bedel birisiydi. PIEMONTE ailesinin buralara gelmesini sağlayan tek insan, Pietro. Hayatımdaki koca bir devir kapanıyordu.. evet, Pietro ölmüştü. Pazzini biraz uzaklaşmamızı istiyordu, bu yüzden aklında birşeyler dönüyordu ama tam olarak bende emin değildim.
Chapter 4 Los SantosSan Francisco'da yapacak pek bir işimiz kalmamıştı. Pazzini'de bunun farkındaydı. Şebeke nin ve Silah trafiğinin önünde biz vardık. Herşey avucumuzdan geçiyordu. Pietro'nun ölümü bizi çok üzsede, onu asla unutmayacağız. Pazzini buralardan uzaklaşmamızı istiyordu. Los Santos konusunu açtı bir kere. Eskiden birkaç kez gitmiştim, ama tam emin değilim.
Pazzini Santos konusunda çok ikna edici konuşmalar yaptı. Oradaki şebekenin başına geçmemizi, buradaki gibi restaurant işletmemizi istiyordu. **** Restaurant, kulağa oldukça hoş geliyor. Evi ve çalışacağımzı yerleri ayarlayacağını söyledi.Rolfo'ya da değişiklik olurdu, Santos'ta oldukça takılacak mekan olduğunu biliyordu. Yeni bir savaşa giriyor gibiydik, uçak biletlerimizi aldık.
Santos ve Rosalia, ikisi arasında seçim yapmak zorundaydım. Ama Pazzini, işleri düzene soktuktan sonra Rosalia'nın da geleceği haberini verdi. Bu bir nevi, evleneceksiniz gibi bir cümle olmuştu.
Eşyalarıızı toparladık, işlerin başında durması için birkaç adam ayarladık ve masadaki adamlarla son birkaç kez görüştük. San Francisco'da ki işler devam edecekti, diğer yandan Pellegrini'nin ölümüyle birlikte Miami'i sahiplenmeye başlamıştık. Yakılan ve yıkılan harabe yerler sıfırdan tadilat yapılıyor, Piemonte bünyesinde çalışmak için hazırlanılıyordu. Bu birkaç seneyi alsada, bize oldukça getirileri olacak. Bunun herkes farkındaydı.
Özel bir uçakla, gece saatlerinde Los Santos'a iniş sağladık. Pazzini'nin adamları tarafından karşılandık ve geceyi geçirmek için eve getirildik. Muholland adı veriliyordu buraya. Gerçekten şunu söyleyebilirim ki, güzel bir evdi. Geceyi geçirdik, dışarıdaki adamlarla tanıştıktan sonra şehirde kısa bir tura çıktık. Daha sonrasında iş yapacağımız işyerine geçtik. Miami'de ki gibi olmasa da, değer verilebilecek bir mekandı.

IC KatılımRol içinde aileye katılmak isteyenlerin çoğu "iş bakıyorum" diyerek mafya olmaya çalışıyor. Ancak bu olay kesinlikle yanlıştır. Gerçek hayatta mafyaya katılmak isteyen biri zaten kirli işlere bulaşmıştır ve sadece arkasını kollayacak birilerini arıyordur. O yüzden aileye katılmak istiyorsanız yapmanız gereken şey basittir. Aileden bir arkadaş edinin ve onunla takılmaya başlayıp ortamına girin. Eğer ailedeki adamla dost olursanız ona bu işlere girmek istediğinizi gerek hareketlerinizle, gerekse sözlerinizle belirtebilirsiniz. O da size güveniyorsa Capo'suna tanıştıracaktır.
OOC KatılımEkibin yavaştan toparlanması için kısa bir süre ooc alımları aktif etmiş bulunuyoruz. Katılmak isteyen arkadaşlar discord özelden veya forumdan mesaj atabilir.

