Ziyaretçi

Selam ziyaretçi, Rina Roleplay forumuna hoş geldin. Rina Roleplay, Grand Theft Auto: San Andreasın multiplayer istemcisi "SAMP"ın, Türkiyedeki en büyük sunucusudur ve en büyük roleplay platformudur. Eğer Rina Roleplay forum üyeliğin varsa lütfen Giriş Yap veya üyeliğin yoksa hemen Kayıt Ol.

Catherine Davidson "Cat" | Eski Paralı Asker


Başlatan Catherine, 19 Mart 2019, 10:18:42
Okunma sayısı 1607 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Catherine

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: İngiliz
Son giriş: 04 Şubat 2022, 10:08
Toplam oynama: 29 gün, 11 saat
Birlik: (Yok)
Catherine Davidson "Cat" | Eski Paralı Asker
« : 19 Mart 2019, 10:18:42 »

Genel Bilgiler
Yaş: 35
Doğum Yeri: İngitere
Baba: Alman
Anne: İngiliz
Dini: Hristiyan
Kilo:58
Boy:170
 


Spoiler:
Dikiz aynasından baktığımda arkamda yanıp sönen kırmızı-mavi ışıkları görünce kaskatı kesildim. Kamyonetimin arkasın­da sakladığım şeyi açıklamamın hiçbir yolu yoktu. Kenara çektim ve polis camıma yaklaşırken nefesimi tuttum. Cam kolunu çevirerek camı sonuna kadar açtım. “Selam. Bir sorun mu var?” Ses tonumdan saf masumiyet akıyordu. Bu sırada içim­den, gözlerimde hiçbir gariplik olmaması için dua ediyor­dum. Kendini kontrol et. Kendini kontrol et. Sinirlenince ne olduğunu biliyorsun. “Stop lambanız patlamış. Ehliyet ve ruhsat lütfen. ”Kahretsin! Kamyoneti yüklerken kırılmış olmalı. O anda önemli olan tek şey hızlı olmaktı, nazik davranacak halim yoktu. Polise gerçek ehliyetimi uzattım, sahte olanı değil. El fe­nerini önce ehliyetime, sonra yüzüme doğrulttu.




 Bana bakarak “Catherine Davidson. Sen, Justina Davidson’un kızı de­ğil misin? Brown Kiraz Bahçesi’nden?” ‘Evet efendim.” Kibar, neredeyse neşeli bir sesle konu­şuyordum. Hiçbir tasam yokmuş gibi. “Peki Catherine, saat neredeyse sabahın dördü. Bu saat­te dışarıda ne yapıyorsun?” Ona gerçekte ne yaptığımı anlatabilirdim; eğer başımı belaya sokmak isteseydim. Ayrıca, bir tımarhaneye kapa­tılmak, kendime zarar vermeyeyim diye duvarları yumu­şak bir malzemeyle kaplanmış bir hücrede yıllar geçirmekde istemiyordum. “Uyuyamadım, biraz gezeyim dedim.” Korktuğum başıma geldi, sallana sallana kamyonetin arka tarafına doğru yürüdü ve fenerini doğrulttu. “Arkada ne var?” Hiç. Garip bir şey yok. Birkaç çuvalın altında bir ceset ve bir balta, hepsi bu. “Büyükbabamların bahçesinden toplanan birkaç çuval kiraz.” Öyle mi?” Çuvallardan birini el feneriyle dürttü. “Birtanesi akmış galiba.” “Hiç önemli değil.” Sesim cırtlak bir fareninki gibi çıkı­yordu. Tanrım, “Hep akarlar. O yüzden onları bu eski kamyonette taşıyorum. Arka tarafın zeminini kıpkırmızı yaptılar. Yeni bir kamyoneti mahvetmek istemem. ”Polis incelemesini bitirip yanıma döndüğünde içimi bü­yük bir rahatlama kapladı.

 Ama bu soru durumu biraz bozdu “Uyuyamadığın için mi bu geç saatte arabay­la geziyorsun?” Adamın ağzının kenarında çokbilmiş bir kıvrım oluşmuştu. Dar bluzuma ve dağılmış saçlarıma bak­tı. “Buna inanacağımı mı sanıyorsun?” Ne demek istediği açıktı. Birileriyle kırıştırdığımı dü­şünüyordu. Dile getirilmemiş bir suçlama havada asılı kaldı. Neredeyse yirmi üç yıldır bir kenarda hazır duran bir suçlama. Tıpkı annen gibisin, değil mi? Küçük bir ka­sabada gayrimeşru bir çocuk olmak kolay değildi. İnsan­lar size, bu sizin suçunuzmuş gibi davranıyordu. Bugü­nün dünyasında bunun artık çok da önemli olmadığını düşünebilirsiniz. Ama her şehrin kasabası­nın kendi kuralları vardı. Bir kaç saniye sonra alt dudağımı ıslatıp  "Bu mesele ikimizin aramızda kalabilir mi Memur Bey?" Saf bir kız gibi gözlerimi kırpıştırdım. Bu taktik arkadaki ölü adam üzerinde işe yaramıştı en azından. “Söz veriyo­rum, bir daha olmayacak.” Elini kemerine koyup durumu değerlendirdi. Büyük göbeği gömleğini iyice germişti. Kocaman göbeği ve adam­dan yükselen bira kokusu hakkında yorum yapmadım. So­nunda, yamuk ön dişlerini göstererek gülümsedi. “Evine dön Catherine Davidson ve ilk fırsatta stop lam­banı tamir ettir.” “Pekala efendim.”

Cezadan yırtmanın verdiği mutlulukla kamyoneti bi­rinci vitese taktım ve yola çıktım. Kıl payı kurtulmuştum.




Baba hayatta önem taşayan, güvenebilceğin bir insan olmalı filmlerdeki gibi ailesini koruyan ama çoğu zaman öyle olmuyor. İnsanlar daima ortalıkta cenaze gibi dolaşan babalarından şikayet eder. Bu benim için kelimenin tam anlamıyla doğ­ru.  Bu sırrı bilen diğer tek insan annemdi ve bunu benden on altı yaşıma kadar sakladı.  Anneme babam hakkında so­rular sorduğumda bana çok kızardı ve bu konudan bahset­mememi söylerdi. Böylece bazı şeyleri kendime saklama­yı ve farklılıklarımı göstermemeyi öğrendim. Diğer herke­se göre, ben sadece gariptim. Arkadaşsız. Yalnız. Tuhaf saat­lerde dolaşmayı seven. Acayip soluk tenli. Büyükbabam ve büyükannem bile benim içimde ne olduğunu bilmiyordu. Şansıma, ölen kız kardeşimin intikamı için öldürdüğüm kişilerden 2 tanesi bunu anlamıyordu. Diğer ikisi başka bir yerde yaşıyordu.  Artık haftasonlarımın bir düzeni vardı. Biraz hareket için, arabayla en az üç saat uzaktaki kulüplerden birine gi­diyordum.



Kardeşimi öldüren iki kişi hala dışarıda gezip eğleniyordu. Eh, annem kin gütmekte sonuna kadar haklıydı. Ama keşke babama olan bu kini bana da bulaşmış olmasaydı. İçeri girdiğimde, kulübün içindeki gürültülü müzik bir dalga gibi yüzüme vurdu ve nabzımı kendi ritmine çekti. Kalabalığın arasında yürürken o kolayca tanınan hissi arı­yordum. Mekan tıklım tıklımdı. Tipik bir cuma gecesi. Bir saat kadar dolaştıktan sonra hayalkırıklığının ilk belirtileri­ni hissetmeye başladım. Bu gece burada sadece insanlar var gibiydi. Derin bir iç çekmeyle bara oturdum ve bir cin to­nik ısmarladım. Beni öldürmeye çalışan ilk adam, o gece bana bir cin tonik ısmarlamıştı. O günden beri içki terci­him buydu. Kim demiş duygusal değilim diye? Barda oturduğum sürece, yanıma birkaç erkek geldi ta­bii. Yalnız ve genç bir kadın gördüler mi, “Düzün beni,” diye bir çığlık duymuş gibi oluyorlar. Israr düzeylerine göre kimini kibarca, bazısını pek de kibar sayılmayacak bir şe­kilde geri çevirdim. Buraya geliş sebebim birileriyle çıkmak değildi. İlk erkek arkadaşım Danny’den bu yana çıkmak is­tediğim biri olmadı. Bahsedecek bir aşk hayatım olmamasına şaşmamalı.  Üç cin tonikten sonra kulüpte bir tur daha atmaya ka­rar verdim. Bar taburesine tünemiş bir yem’ olarak bu gece şansım pek yaver gitmemişti. Neredeyse geceyarısı olmuştu ve şu ana kadar alkol, uyuşturucu ve dans dışında bir şey­le karşılaşmamıştım. Kulübün diğer ucundaki localara doğru yürüdüm. Bi­rinin önünden geçerken evden çıkmadan önce fotoğraflardaki kişilerden birini gördüm. Olduğum yerde durdum ve yavaşça kendi etrafımda dönerek yerini belirlemeye ça­lıştım.


Karanlığın ve gölgelerin altında biraz aralarda, öne doğru eğilmiş bir adamın başı­nın üstünü gördüm. Periyodik olarak kafasına vuran ku­lüp ışıkları altında saçları neredeyse bembeyaz görünüyor­du ama teninde tek bir çizgi bile yoktu. Girintiler ve çı­kıntılar yavaş yavaş yüz hatlarına dönüştü ve adam başınıkaldırıp beni ona bakarken gördü. Saçları beyaz değil açıksarıydı, kaşlarıysa saçından bariz bir şekilde daha koyuy­du. Koyu renk gözleri, bir bakışta rengini tahmin edemeye­ceğim kadar derindi. Elmacık kemikleri mermerden oyul­muş gibiydi ve gömleğinin altından pürüzsüz, elmas pırıl­tılı krem rengi teni görünüyordu.Tombala.Yüzüme sahte bir gülümseme yapıştırıp sarhoş gibi abartılı bir yürüyüşle yanma yaklaştım ve karşısındaki san­dalyeye oturdum.“Selam yakışıklı,” dedim en cilveli sesimle. “Şimdi olmaz.” Heceleri yutarak telaffuz ediyordu, bariz bir İngiliz ak­sam vardı. Aptal gibi gözlerimi kırpıştırdım ve belki de ger­çekten fazla içtiğimi, onu yanlış anladığımı düşündüm. “Efendim?” “İşim var.” Sesi sabırsızdı ve rahatsız olmuş gibiydi. Kafam karıştı. Yanılmış olabilir miydim? Emin olmak için uzanıp bir parmağımı hafifçe elinin üzerinde gezdir­dim.

Damarları neredeyse teninden taşıyordu öldüreceğim kişinin son zamanları olmak gibi güzel bir şey yoktu. Kelimelerin üzerinden tökezleyerek ayartıcı bir cümle bulmaya çalıştım. "Merak ettim, yalnızca, şeey..."  İşin ger­çeği, daha önce böyle bir şey hiç başıma gelmemişti. Nasıl davranmam gerektiğini, gerçek bir profesyonelin böyle bir durumda ne yapacağını bilmiyordum. "Düzüşmek ister misin?" Kelimeler ağzımdan dökülüvermişti. İşi olduğunu söyledikten sonra başını çevirmişti, bu son cümlem üzerine tekrar bana döndü. Yüzünde, eğlendiği­ni gösteren hafif bir gülümseme vardı. O koyu renk gözler, değer biçer gibi beni baştan aşağı süzdü. “Yanlış zaman tatlım. Beklemen gerek. Şimdi iyi bir kuş ol ve uç, ben seni bulurum.”Elinin bir hareketiyle beni savuşturdu. Şaşkın bir şekil­de sandalyeden kalkıp uzaklaşırken olanlara bir türlü ina­namıyor, kafamı hayretle iki yana sallayıp duruyordum.Şimdi onu nasıl öldürecektim?Sersemlemiştim, kendime bir göz atmak için hemen tu­valete gittim. Saçım iyi görünüyordu; elbette her zaman­ki gibi göz alıcı bir sarıydı ama fena değildi. Ve üstümde şanslı bluzum vardı. Son iki herifi haklamamda bu bluzun bana bayağı yardımı olmuştu. Dudaklarımı aralayıp dişle­rimi kontrol ettim. Aralarına bir şey sıkışmamıştı.

O an aklıma tek bir mantıklı açıklama gelmişti. Adam gay olabilir miydi? Bunu biraz düşündüm. Her şey mümkündü. Bunun en açık kanıtı da bendim sonuçta. Belki de onu izleme­liydim. Kadın ya da erkek, birini tavladığında onu takip ederdim. Bir karara varmış olmanın özgüveniyle kulübe geri döndüm. Gitmişti. Üzerine eğildiği masa boştu ve havada on­dan hiç iz kalmamıştı. Gözlerim aceleyle barı, dans pisti­ni ve ayrılmış bölmeleri taradı. Hiçbir yerde yoktu. Tuva­lette çok zaman geçirmiş olmalıydım. Kendime küfrederek bara döndüm ve yeni bir içki söyledim. Alkol, duyularımı köreltmeyi beceremese de bir şeyler içmek hiç yoktan iyiy­di. Bu gece kendimi işe yaramaz hissediyordum. “Güzel bir kadın asla yalnız içki içmemeli,” dedi hemen yanımda bir ses. Karşılık vermek için döndüğümde, adamın fotoraftaki arkadaşı olduğunu gördüm. Elimden kaçırdığım önceki kişiden dört ton kadar daha koyu kahverengi saçlar, turkuvaz rengi gözler. Vay be, anlaşılan bu benim şanslı gecemdi. “Yalnız içmeyi hiç sevmem aslında.” Güzel dişlerini göstererek gülümsedi.  “Yalnız mısın?” “Yalnız olmamı mı istersin?” Cilveli bir şekilde gözleri­mi kırpıştırdım. Bu seferkinin hiç kurtuluşu yoktu. “Hem de çok isterim.” Sesi bir fısıltıya dönüşmüş, gü­lümsemesi derinleşmişti. Tanrım, hepsinin de diksiyonu ne  kadar güzeldi. Seks hatlarında çalışsalar büyük rağbet gö­rürlerdi. “Yalnızdım. Ama şimdi seninleyim.”Başımı flört edercesine bir yana devirdim, böylece boy­numu açıkta bırakmış oldum. Gözleriyle hareketimi izledi ve dudaklarını yaladı. Ah güzel, acıkmış bu. "İsmin ne, güzel bayan?”
“Cat.” Cat, Catherine’in kısaltmasıydı. Gülümsemesi daha da genişledi. “Ne kadar değişik bir isim.” Adamın ismi Kevin’dı. Yirmi sekiz yaşındaydı ve mimar­ dı ya da en azından öyle olduğunu iddia ediyordu. Kısa süre önce nişanlanmış ama nişanlısı onu terketmiş. Tek is­teği, tatlı bir kız bulmak ve onunla mutlu bir yuva kurmak­mış. Bunları dinlerken o kadar eğlendim ki neredeyse içki­mi adamın üstüne püskürtecektim. Bir yığın saçmalık. Bi­razdan beyaz çitli bir evin fotoğraflarını çıkarıp gösterecek­ti. Tabii ki bir taksi çağırmama gerek yoktu. Beni burada yalnız başıma bırakıp giden hayali arkadaşlarım ne kadarda düşüncesizdi. Beni arabayla eve bırakmayı teklif etme­si büyük incelikti. Ah, elbette bu arada bana göstermek is­tediği bir şey olacaktı. Eh, benim de ona göstermek istedi­ğim bir şey vardı. İçinde birinin öldürülmediği bir arabayı ortadan kal­dırmanın daha kolay olduğu tecrübeyle sabitti. Bu yüzden üzerime hamle yaptığı anda, Volksvvagen’in yolcu kapısım açıp çok korkmuş gibi çığlıklar atarak kaçmaya başla­dım. Issız bir yer seçmişti. Çoğu böyle yapardı. Bu yüzden iyi niyetli birinin çığlıklarımı duyup yardıma koşması ih­timali yoktu. Beni kontrollü adımlarla takip etti, yalpalayarak yürü­mem onu hoşnut etmişti. Ayağım takılmış gibi yaptım ve gelip tepemde durduğunda ağlar gibi sesler çıkardım. Yüzü artık gerçek doğasını yansıtıyordu. Suratına yayılan kötü
niyetli gülümse, pis kişiliğini ortaya çıkarıyordu. Olduğum yerde debelenirken bir yandan da cebime soktuğum elimi gizliyordum. “Canımı yakma!” Eğildi, boynumun arkasını tuttu. “Sadece bir an için acıyacak.” Tam o anda vuruşumu yaptım. Elim yılların tecrübesiy­le harekete geçti ve tuttuğum silah, adamın kalbini deşti. Göz kapakları hareketsiz kalıp  çenesi düşene kadar elimdeki bıçağı göğsünde tekrar tekrar çevirdim. Sonunda onu geri ittim ve kanlı ellerimi pantolonuma sildim. “Haklıydın.” Nefes nefese kalmıştım. “Bak, acın sadece bir saniye sürdü. ”Çok sonra, sabaha karşı hayli geç bir saatte evime döndü­ğümde ıslık çalıyordum. Ortada hiç bir delil yoktu, eldivenlerim ellerimdeydi.

Evet, kardeşimin bir katilini daha hakladım! Hem de hırpalanmadan ve yolda polis ta­rafından durdurulmadan. İnsan başka ne ister?




Bir hafta sonra kulüpten eve bir kere daha döndükten sonra, evin yanmakta olan halini gördüm. Eve zar zor girdiğimde ise annemin ölü bedenini yanarken gördüm. Barda karşılaştığım beni tersleyen kişide ölü haldeydi. Polisler eve geldiler olayı çözemedikten sonra dosyayı kapattılar. Karşılıklı cinayet olarak gösterdiler.



Bir ekibe katıldım, para karşılığı insan öldürüyorduk. İl-legal bir iş olduğu için kötü insanları vuran kişiler oluyorduk. Kendimi avutma şeklim o yöndeydi.


 
İşler gittikçe daha büyük rakamlara ulaşıyordu, bazen ise kolay işler oluyordu.





Çapkın bir kadın gibi davranarak hedefin aracına binmek daha kolay oluyordu. Bu işin sonu gelmiyordu ben gittikçe yorulmaya başladım.



Bir ay sonra yeni bir hayat için kirli ruhların dolu olduğu Los Santos şehrine uçakla gittim. Şehire alışmaya çalışıyorum.





Arkadaşımın bağlantısı olduğu kişiyle görüşmek için bana verdiği numarayı aradım. Beni gelip alacaklarını, ardından görüşmeye götüreceklerini söylediler. İki tarafımda ve ön taraftaki adamlar gayet ciddi görünümlü kişilerdi. Gözlerini kırpmadan önlerine bakan tipler. Mekana geldiğimizde aşağıya inip, benim araçtan inmemi beklediler araçtan indiğimde ise yavaş adımlarla onları takip ederek içeriye doğru yürüdüm.


 
 Beni karşılayan kişinin kim olduğunu bilmiyordum, lakin anlamadıydım zengin ve bu kadar adamı olan birisi neden beni karşılasınki. Bu benim düşünce olarak yaptığım hatalardan birisi oldu, konu üzerinde çok düşünen takıntı yapan biriyim. Mükemmelliyeti severim, o yüzden cinayetlerim her zaman temiz bir şekilde sonuçlanmıştır. Ofise hızlı adımlarla ilerledim. Bana verilecek paketi teslim aldım, mekandan ayrıldıktan sonra otelden bir oda kiraladım. Şehirde tek başımayım, bir şekilde illegal olayların içerisine gireceğimden eminim.

Çevrimdışı Catherine

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: İngiliz
Son giriş: 04 Şubat 2022, 10:08
Toplam oynama: 29 gün, 11 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Catherine Davidson "Cat"
« Yanıtla #1 : 19 Mart 2019, 10:19:04 »


10.02.2018 Kilise papazı olan Nikolai, GMG mağazalarının sahibi olan Marty Anderson'ın eşi olan Emily ile birlikte şehrin ünlü STARX Otelde sabah saatlerinde ölü olarak bulundu. Otel dairesinde bulunan camlarda iki adet mermi deliği bulunmaktadır. Kurbanların ikisininde başından isabet alınmıştır. Olay yeri incelenmiştir, menzil alınan bina ve etrafındaki kameralar sistemine giriş yapılarak iptal edilmiştir. Polisin elinde  mermiden başka bir şey yoktur.  Bu cinayetleri işleyenin kim olduğu bilinmiyor, işlenen cinayetlerin ne kadarı biliniyor onuda bilmiyoruz. Los Santos güvenli değil, PD ne kadar güven versede birileri karar veriyor.




 Yukarıda haberde, polisler öldürülen kişinin kafatasının içinden geçen mermide kazılmış olan "cat" yazısını gizlilik içerisinde bırakmıştır. Öldürülen Andre White bağımsız olarak uyuşturucu işinde olan zengin bir kişi. Geceleri takıldığı lüks barlardan evine kadar takip edilerek evine ulaşıldı. Ölüm emri verilen herkes ölür. Öldürdüğünü kanıtlaman bir haber sayesinde olabilir, ya da fotoğrafını çekebilirsin. Bazen cesetleri temizlemek yani yemeği yedikten sonra masayı toplaman gerekir. Girilen işlerin bazıları kişisel değil, iş içinde olabilir.

Çevrimdışı turtle

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 16 Mayıs 2023, 19:26
Toplam oynama: 317 gün, 10 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 16 Mayıs 2023, 19:25
Toplam oynama: 2 gün, 17 saat
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 16 Mayıs 2023, 19:17
Toplam oynama: 12 gün, 10 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 02 Nisan 2023, 18:21
Toplam oynama: 0 gün, 1 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Catherine Davidson "Cat"
« Yanıtla #2 : 19 Mart 2019, 10:44:18 »
Bomba tanıtım
Başarılar

Çevrimdışı Catherine

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: İngiliz
Son giriş: 04 Şubat 2022, 10:08
Toplam oynama: 29 gün, 11 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Catherine Davidson "Cat"
« Yanıtla #3 : 19 Mart 2019, 10:49:42 »
Bomba tanıtım
Başarılar
Teşekkürler.

Çevrimdışı Catherine

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: İngiliz
Son giriş: 04 Şubat 2022, 10:08
Toplam oynama: 29 gün, 11 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Catherine Davidson "Cat"
« Yanıtla #4 : 19 Mart 2019, 10:55:03 »

Çevrimdışı Catherine

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: İngiliz
Son giriş: 04 Şubat 2022, 10:08
Toplam oynama: 29 gün, 11 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Catherine Davidson "Cat"
« Yanıtla #5 : 19 Mart 2019, 11:00:28 »

Çevrimdışı Catherine

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: İngiliz
Son giriş: 04 Şubat 2022, 10:08
Toplam oynama: 29 gün, 11 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Catherine Davidson "Cat"
« Yanıtla #6 : 19 Mart 2019, 11:00:46 »

Çevrimdışı Catherine

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: İngiliz
Son giriş: 04 Şubat 2022, 10:08
Toplam oynama: 29 gün, 11 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Catherine Davidson "Cat"
« Yanıtla #7 : 19 Mart 2019, 11:01:10 »

Çevrimdışı Catherine

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: İngiliz
Son giriş: 04 Şubat 2022, 10:08
Toplam oynama: 29 gün, 11 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Catherine Davidson "Cat"
« Yanıtla #8 : 19 Mart 2019, 11:01:28 »

Çevrimdışı Catherine

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: İngiliz
Son giriş: 04 Şubat 2022, 10:08
Toplam oynama: 29 gün, 11 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Catherine Davidson "Cat"
« Yanıtla #9 : 19 Mart 2019, 11:01:47 »