Ziyaretçi

Selam ziyaretçi, Rina Roleplay forumuna hoş geldin. Rina Roleplay, Grand Theft Auto: San Andreasın multiplayer istemcisi "SAMP"ın, Türkiyedeki en büyük sunucusudur ve en büyük roleplay platformudur. Eğer Rina Roleplay forum üyeliğin varsa lütfen Giriş Yap veya üyeliğin yoksa hemen Kayıt Ol.

Project D.


Başlatan tesisatcifizz, 07 Ocak 2019, 03:11:08
Okunma sayısı 2089 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı tesisatcifizz

Bağışçı
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Koito Nosomi Lv.27
Cinsiyet: Kadın
Köken: Japon
Son giriş: 06 Mart 2022, 19:49
Toplam oynama: 149 gün, 15 saat
Birlik: ***met
Zia Myeye Lv.27
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 27 Şubat 2022, 06:22
Toplam oynama: 0 gün, 11 saat
Birlik: (Yok)
Project D.
« : 07 Ocak 2019, 03:11:08 »
Japonya, bir çok filme ve diziye konu olmuş bu drift şehri her yarışçının hayalidir. Çılgınlar gibi yarışmak, frenin yokmuşcasına gaza basmak ve köşeyi kaçırmamak için yaptığın o ani dönüş. Japonya'nın bunlarla ne alakası var dediğinizi duyar gibiyim. İnanın bana hepsinin değer ve anlam kazandığı yer orası. Elbette size satır satır Japonya'yı anlatmayacağım, Çokta uzatmadan en iyisi gelin size buradan çıkmış bir kızın ve arkadaşlarının hikayesini anlatayım.
tanıtım müziğini dinlemek istersen burada kanka
Chapter 1 Meeting (Naara/Naomi)
Saat: 07.40
Yer: Japonya/Tokyo

Naomi her zamanki gibi 120 saniye süren ve okuluna çoğunlukla geç kalmasını sağlayan "Mejiro Dori" caddesindeki o yaya düşkünü saygı değer trafik lambasında bekliyordu. Evden ne kadar erken çıkarsa çıksın bu caddedeki kırmızıya yakalanmayı beceriyor ve anlam veremiyordu. Gidiş yolunu değiştirmeye çalıştı fakat okula gitmesini sağlayacak tek caddenin o olduğunu fark edince biraz canı sıkılmıştı. Yeşil yanmasını beklerken arkadan gelen siren seslerinin ardından dikiz aynasından ambulansı görünce keyfi birazcık yerine geldi. Bu dört yol ağzındaki tüm arabalar bir anda durdu ve ambulansın olduğu şeritteki arabalar kırmızı lamba yanmasına rağmen yarışırcasına gaza asıldı. İçlerinden yarısı yaralı birisinin söz konusu olmasına üzülürken yarısı da kırmızıyı beklemediği için mutluydu. Naomi'de keyiflenen kişiler arasında yer alıyordu tabii ki de. Okula geldi ve arabasını iki yanı da boş olan park yerine park etti. Arabadan inmeden önce saatine baktı ve 8.15'de olan dersinin başlamasına 10 dakika vardı. Arka koltukta birisi olsaydı iç aynadan yüzündeki sırıtışı çok rahat görebilirdi. Yan koltuktan çantasını aldı ve sınıfına doğru ağır adımlarla yürüdü.

Saat: 08.55
Yer: Japonya/Tokyo, Yokohama Design Koleji

Tokyo Koleji , Japonya'daki öncü araştırma kolejlerinden biridir. Kolej 10 fakülte ve 29.995 öğrenciye sahiptir. Kolej gerek şehire yakınlığı, gerek fakülte bolluğundan dolayı tercih edilen kolejler arasındadır. Öyle ki Naomi daha ilk dersteyken 5 öğrenci daha koleje kaydını yapmış, rehber öğretmenler eşliğinde okul tanıtımına tabi tutuluyorlardı. 5 Öğrenciye okulda yabancılık çekmesin yeni oldukları anlaşılsın ve diğer öğrenciler tarafından biraz daha sıcak, samimi davranılsın diye yeni olduklarını belirten bir yaka kartı verilmişti. Naomi zilin çalmasıyla arkadaşları ile birlikte dersten çıktı ve koridorda yürüyerek sohbet ediyorlardı. Sırt çantasının omuzlarına yaptığı baskı yüzünden ağrımaya başladığını fark edince gruptan ayrıldı ve dolabına doğru yürüdü. Dolabın şifresini girdi ve kapağını açtı sırt çantasından lazım olmayan kitapları dolabına koydu ve kapağını kapattı. Dolabın kapağını kapatırken gözüne hemen sol yanında bulunan dolabına kitaplarını yerleştiren kız çarptı. Naomi bunu biraz garipsedi çünkü uzun süreden beri dolabının her iki yanınında sahibi yoktu. Sanki başka biriyle odasını paylaşırmış gibi bir hisse kapıldı. Kendi kendine hafifçe gülümsedi. Yan taraftaki kız kitaplarını yerleştirdi ve dolabının kapağını kapattı. Elindeki beyaz kağıda baktı ve bakışlarını etrafta gezdirdi. Bunu yaklaşık 3 defa yapınca Naomi yaka kartına bakmadan daha yeni olduğunu anladı ve kıza doğru yaklaştı. Birbirlerine bir süre hiç ses etmeden bakıştılar. Naomi kızın japonca bilip bilmediğini yada ingilizce anlayabilecek mi diye düşünürken kız, Naomi'den çekindiği için onun bir şey demesini bekliyordu. En sonunda Naomi sessizliği bozdu ve kafasının karışmasından dolayı ağzından japonca ingilizce karışık bir cümle çıktı. Kızın yüz ifadesinden hiçbir şey anlamadığı belliydi. Naomi sağ eliyle saçını kaşıdı ve gözlerini kapatarak rezilliğine gülümsedi. Kız'da Naomi'nin gülümsemesine karşılık hafifçe tebessüm etti. Naomi gözlerini açtı ve kızın yakasında bulunan karta baktı. Tekrar kızın gözlerinin içine bakarak "Selam Naara" diyebilmeyi başardı. Kız gayet düzgün bir ingilizceyle Selam dedi. Ardından gülümseyerek japonca selam dedi. Naomi hafifçe gülümsedi, "Demek ikisinde biliyorsun, boşuna ter dökmüşüm" dedi. İkisi birden karşılıklı gülmeye başladılar. Sohbet tam da sarmışken zilin sesiyle ikisi birden irkildi. Naomi Naara'nın yanına niye geldiğini hatırladı ve neyi aradığını sordu. Naara; Sınıfımı arıyorum yardımcı olursan çok iyi olur dedi. Naomi kağıda baktı ardından Naara'nın gözlerinin içine tekrar odaklandı. "İyi haber, güzergahımız aynı." Karşılıklı ufak bir gülümsemeden sonra sınıflarına doğru sohbet ederek yola koyuldular.

Saat 09.35
Yer: Japonya/Tokyo, Yokohama Design Koleji otoparkı

Naomi ve Naara dersten birlikte çıktılar. Yönlerini otoparka çevirdiler ve ağır adımlarla sohbet ederek otoparka yürüdüler. Naara Naomi'ye sohbet arasında arabasının markasını sorunca Naomi Naara'nın arabalara ilgisi olduğunu düşündü ve hoşuna gitti.
-Naara; Bu arada araban var mı?
-Naomi; *Gülümser ve alaycı bir tavırla* Japonya'dayız lütfeen...
-Naara; *Sırıtır* Ne kullanıyorsun?
-Naomi; Nissan Skyline
-Naara; R32'de dersen bana bir tur borçlusun. *Kahkaha atar*.
-Naomi; Hafifçe sırıtarak Naara'ya bir şey söylemeden bakar.
Naomi'nin çevresinde genellikle tipik sevgili triplerine giren, ortamcı, uyuşturucu ve sex bağımlısı, şımarık züppe tipler olurdu. Naara farklıydı. Kafasında arabaları seven ve ilgi duyan bir karakter yarattı Naara için. Yanılmıyordu da otoparka geldiler ve Naomi'nin arabasının arkasında durdular. Naara arabayı gördü ve ağzından sadece üç kelime çıktı. *İşte bu bebeğim...*
Naomi birazda gururlanarak hafifçe sırıttı. "Sıra sende tatlım?" Diye eklemeyide unutmadı tabi.
Naara hemen Nissan Skyline'ın yanında park halinde bulunan Dodge Viper'ı işaret etti. Naomi kendi arabasının hizasından ayrıldı ve Viper'ın hizasına geçti.
-Naomi; Bir de bana soruyorsun araban var mı diye?
-Naara; *Hafifçe gülümseyerek* Japonya'dayız tatlım...
-Naomi; *Gülümser* Akşama işin var mı?
-Naara; Evi süpürüp sileceğim, yemek yapmam lazım ve buzdolabını doldurmam gerek... Hayır yok ne için çağırıyorsan varım.
-Naomi; *Sesli bir şekilde kahkaha atar* Harika, akşam 7.30'da okulun önünde buluşuruz sana bir şey göstermem gerek.
-Naara; Tamamdır, kendine iyi bak canım.
-Naomi ve Naara birbirlerine sarılırlar ve arabalarına binip uzaklaşırlar. İkisinin düşünceleride, fikirleride aynıdır. "Çok iyi anlaşacağız."

Saat 19.30
Yer: Japonya/Tokyo Koleji

Naara kolejin ışıklarının camına yansımasıyla birlikte hızını düşürür ve girişe yakın bir yere arabasını park eder. Koltuğunu hafifçe geriye doğru ittirir ve dizlerini direksiyona dayayarak geriye doğru yaslanır. Bir süre bekledikten sonra telefonla aramayı düşünür fakat telefon numarasını almadığı aklına gelince bu işten vazgeçer. Sol panelden camını hafifçe açar ve açmasıyla birlikte çığlık sesine benzer bir ses duyar. Naara sese odaklanır ve bakışlarını hemen önünde bulunan viraja çevirir. Ses kesildikten 2 saniye sonra Naomi'nin arabası gözüne çarpar. Arabaları birbirlerine karşılıklı bir vaziyetteyken Naomi iki defa selektör yapınca Naara takip etmesi gerektiğini anlar ve arabasını çalıştırır. Anladım dercesine bir kez selektör yapar ve kendisini birden Naomi'nin arkasında bulur.

Saat 20.10
Yer: Osaka dağı

Naomi'nin hızını büyük ölçüde kestiğini fark eden Naara aynı şekilde hızını azaltır ve arabasının hizasına geçer. Naomi'nin camını açtığını gören Naara Aynı şekilde camını açar ve daha cümlesini kurmadan kendisi hemen soru sorar;
-Naara; Neredeyiz?
-Naomi; *Başıyla hemen önlerinde bulunan C şeklinde uzun yolu işaret eder* İzle.
Naara önce önlerinde bulunan yola sonra kendilerinin bulundukları viraja bakar. Yolun yapısından dolayı drift için kullanıldığını anlar ve arkasına yaslanır. Naomi kol saatine bakar ve gülümseyerek bakışlarını tekrar yola çevirir.
-Naomi; Daha önce hiç canlı gördün mü bilmiyorum ama görmediysen kesinlikle görmelisin tatlım.
-Naara; İlgi alanının drift olduğunu bilmiyordum. *Hafifçe sırıtır*.
-Naomi; Bende arabalara ilgi duyduğunu. *Gülümser*.
Birbirlerine bakışırken ikisininde dikkatini gelen kuvvetli çığlık ve motor sesleri çekti. Çığlık sesleri zaman zaman geliyor, motor sesleri ise gittikçe artıyordu. Naara'nın dikkatini ise seslerden çok bu seslerin senkronizasyonlu ve birbirini aynı süre içerisinde takip etmesi çekti. Çok geçmeden yaklaşık 15 tane birbirinden farklı renkte ve markada araba tamda önlerinde bulunan C şeklinde yoldan drift atarak geçtiler. Arabalar ne birbirini geçiyor, ne de çarpıyordu. Hepsi mesafelerini koruyor, aynı şekilde ve pozisyonda yan vererek yolu tamamlıyorlardı. Naomi arabalara bakarken bakışlarını Naara'ya çevirdi. Naara'nın da ona baktığını ve gülümsediğini fark etti. Bu gülümseme önlerinde uzun sürecek bir dostluğun ve anlatılmaya değecek bir hikayenin olacağının habercisiydi...


Chapter 2 Meeting (Alanis/Melissa)
Gün: Perşembe
Saat 23.40
Yer: Amerika/Los Santos

Los Santos Polis Departmanı'nın düzenli olarak her perşembe  saat 23:00 ile 03.00 arası El Corona ve Willowfield'a yaptığı detaylı baskın, fırsata çevirmek için harika bir zamandı. Elbette bunun her dakikasını kullanan Los Santos gençleri yine bir perşembe gecesi şehrin doğusundaki sahilde yerlerini almış, bu beş saatlik zaman dilimini dolu dolu kullanıyorlardı. East Beach'in özel olarak seçilmesinin iki nedeni vardı. Birincisi yaklaşık beş kilometrelik düz bir yoldan oluşması ve polis departmanının menziline uzak olmalarıydı. Bir birinden farklı modifiyeleri ve kendilerine has özellikli arabalar yolun kenarına diziliyorlar, uzun süreden beri DJ'lik yapan Hdog, DFT-30 marka arabasıyla gelip hepsini coşturuyordu. Hdog'un bu iş için özellikle seçilmesinin sebebi arabasının arkasındaki uzun düzlükte 8+1 bass sistemi bulunması ve kendi çalma listesinde ki "Gangsta" şarkılarıydı.Ortamda göze çarpan şeyleri sıralamak gerekirse; İçki, sigara, esrar, uyuşturucu ve bahisler. Kafile kendi arasında eğlenirken, uzaktan gelen 2 arabaya dikkat kesildiler. Önce suratları gergin ve tedirgin bir hale bürünse de çok geçmeden bunu ıslık ve coşkulu bağırma sesleri bastırdı. İki araba topluluğa yaklaşırken hızlarını azalttı ve yolun ortasındaki yarı silik beyaz çizginin gerisinde durdular.  Hdog araçların yaklaşmasıyla şarkıyı değiştirdi ve arabasından inerek kalabalığın arasına girdi. Mazda rx7 ile Honda Crx çizginin gerisinde ara gaz vererek birbirlerinin gözünü korkutmaya çalışırken kalabalıktan gelen ıslık sesleri bunu bastırıyordu. Motorlar daha fazla ısınmadan kalçalarını gösteren kırmızı mini etekli ve göğüslerinin üzerinde "Just Drive" yazan siyah askılı atletli sarışın kız arabaların ortasına geçti. Hdog'un arabasından gelen yüksek sesli müzik sonuna doğru geldiği için yavaş yavaş azalmaktaydı. Sarışın kız çizgideki arabalara arkasını döndü, kalabalığa seslenirken Hdog'un arabasındaki müzik sonlandı. Çalma listesi otomatik olarak yeni şarkıya geçmeden önce kafilede tek bir ses yankılandı "Drag yarışları başlasın"...
Kız önce sağ elinin işaret parmağıyla Honda Crx'i işaret etti. "Hızlı sür". arından sol eliyle Mazda'yı "Hızlı kal". İki elini birden aşağıya indirirken yere doğru dizlerini bükerek eğildi ve ağzından çıkan kelimelerinden sonra Hdog'un arabasından "Mick Kastenholt &  Checka In" parçası çalmaya başladı.

"HIZ KESME"

İki araba birden ince bir çığlık sesi eşliğinde çizgiyi geride bıraktı. Aynı hizada kafa kafaya bakışlarını yaklaşık 3 kilometre ilerideki benzinliğin biraz gerisindeki parlak kırmızı bayrağa çevirmişlerdi. Mazda başarılı bir vites atışıyla öne geçti. Dikiz aynasından Honda'ya bakarak sırıtıyordu. Honda sanki bunu görmüşcesine gaza asıldı. Fakat vitesi erken atmasıyla birlikte yaptığı eylem onu başarısızlığa sürükledi. Fark biraz daha açıldı Mazda gazı biraz bıraktı ve yetişmesi için ona avans verdi. Kendine güveniyordu. Honda Mazda'nın hata yaptığını düşündü ve fırsata çevirmek için dikkat kesildi. Gaza daha fazla asıldı ve mükemmel bir vites geçişi ile farkı kapattı. İki araba tekrar kafa kafaya gidiyorlardı. Kırmızı bayrağa yaklaşık 600 metre kalmıştı. Arabaların hız göstergelerindeki ibre 145'in üzerindeydi. Honda'nın sürücüsü son vitesteydi. hafifçe sağına bir bakış attı ve Mazda'yı sürenin yüzündeki rahatlığı ve hafif gülümsemeyi gördü. Mazda bitiş çizgisine bakıyordu. Çizgiye 400 metre kala Mazda son vitesine geçti ve gözle görülür bir farkla öne geçti. Arabaların motorlarından patlamaya yakın bir ses çıkmaktaydı. Son 100 metre kala Honda gaza daha fazla asıldı ve takırtı seslerinin eşliğinde ön camını beyaz dumanlar kapladı. Korku ve endişeyle hızını azalttı ve çizgiden saate 160 kilometre hızla geçen Mazda'ya bakakaldı. Mazda'nın şoförü dikiz aynasından Honda'ya baktı ve yüzünü sadece hafif bi sırıtış kapladı. Mazda hızını azalttı ve u dönüşü atarak geri gelmeye başladı. Honda'nın yanında durdu ve camını açtı;
-Mazda'nın sürücüsü; Hey, iyi misin?
-Honda'nın sürücüsü; Yaşıyorum problem yok. *Sırıtır*
-Mazda; *Hafifçe gülümser* Çalışır durumda mı?
-Honda; Sanmıyorum.
Mazda'nın sürücüsü kol saatine bakar. Saat 3.20'yi göstermekteydi. Bakışlarını tekrar sanki sigara içermişçesine duman çıkartan Honda'ya çevirdi.
"Saati geçtik bile burdan ayrılsak iyi olucak, kalsın burada yarın hallederiz."
Honda'nın sürücü hafifçe homurdanarak iç çeker ve arabadan iner. Kapısını kapatmasıyla birlikte Mazda'nın dikiz aynalarından kırmızı mavi bir
görsel şölen belirir. Mazda'nın sürücüsü bakışlarını dikiz aynasına çevirir ve derin bir nefes alarak;
"Hay aksi..."
Mazda son hız East Beach'den güneye doğru ilerlemektedir. Arkalarındaki polis cruiseri ise farkı kapatmaya çalışmaktadır. Mazda'nın yan koltuğundan gelen ses sürücünün irkilmesini sağlar;
"Siktir kızım siktir, farkı kapatıyor."
Mazda'nın sürücüsü iç dikiz aynasından arkasındaki cruisere baktı, içerisinde ne olup bittiği gözükmesede birazdan arkalarında beşten fazla cruiser olacağını biliyordu. Yan koltuktakiyle konuşmaya çalışırken bir yandanda az sonra döneceği virajı kaçırmamak için yola bakıyordu.
"İyi bi zamanlama değil ama, adını öğrensem fena olmayacak."
Yan koltukta oturan kız çatık kaşlarla dikiz aynasından polis cruiserine bakarken ismini söyledi.
"Yakalanınca öğrenmeyecek miyiz zaten? *Hafifçe sırıtır*
-Mazdanın sürücüsü; Ben erken davranmak istedim. *Gülümser.*
-Yan koltukta oturan kız; Melissa
Mazda'nın sürücüsü ani bir dönüşle Ocean docks tarafından kamyon park alanının önündeki caddeye geçer. Geçerken kamyonları yavaşlatmak adına koyulan rampalar hızlarından dolayı bir trambolin edasıyla onları zıplatır.
-Mazda'nın sürücüsü; Daha iyi bir zamanda tanışsak fena olmazdı Melissa, Alanis memnun oldum. *Gülümser.*
-Melissa; Daha kötüleri de oldu. *Sırıtır*
-Alanis; Biraları çekip sohbet etmeyi çok isterim tatlım, fakat önce arkamızdaki kurtlardan kurtulmalıyız.
Alanis Ganton bölgesine çıktı ve yol ayrımında duraksadı. Idlewood bölgesine geçmeyi düşündü fakat kalabalıkta sıkışma düşüncesi onu vazgeçirmeye yetti.  Kuzeye doğru köprüden devam etti. Köprünün üstüne geldiğinde East Los Santos tarafından gelen iki polis cruiserini görünce, suratı düştü. Kaçıcak yer ararken hemen ilk soldaki sokaktan dönüş yaptı. Arabanın içine de üç polis cruiserinin ışıkları birleşmiş ve güçlü bir ışık şöleni oluşturmuşlardı. Şehir içinde olduğu için hızını koruyan Alanis etrafını daha iyi ayırt edebilmekteydi. Bundan dolayı olsa gerek soldaki parlak ışıklarla donatılmış büyük harflerle GAS yazsını görünce istemsizce bakışları benzin ibresine gitmişti.
-Alanis; Telaşlandırmak istemem ama yaklaşık 4 dakika içerisinde bileğimizde kelepçe olabilir.
Melissa bakışlarını etrafta gezdirince hemen yanından geçtikleri benzinliği görünce gözlerini kapatarak derin bir nefes verir. Alanis benzinlikten sola doğru köprüden ve ani bir dönüş ile sağa döndü. Binco'nun hemen önünden geçerken istemsizce üç gün önce dar geldiği için değiştirmek üzere binco'ya getirdiği kazağı sadece bir kez giydiği için değişim yapmayan kasadaki banal kıyafetli çirkin hint kızı aklına geldi ve suratı biraz daha düştü. Arkasındaki polis cruiserlerinin birleştirdiği o ses cümbüşü onu kendisine getirmiş olsa gerek ki ani bir dönüşle tren yolunun üzerinden güneye doğru döndü ve El Corona Train Station'a doğru yönünü çevirdi. Demir raylardan dolayı tekerleklerinden çıkan o takır tukur sesler Alanis'in içini tekerleklerin patlama korkusuyla dolmasına sebebiyet verdi. Melissa bakışlarını etrafta gezdirdi ve raylardan çıkışın sadece ileriye veya geriye giderek olduğunu gördü. Alanis'e doğru cevap bekler gözlerle baktı. Alanis de aynı şeyi düşündüğünden dolayı Melissa'yı fark etmeyerek bakışlarını yoldan ayırmadı.  Havalaanına giden cadde rayların üzerinde adeta yukarıdan bir ışık tutulmuş gibi parlak geldi Alanise. Hafifçe sırıtarak gaza iyice asıldı ve el frenini çekerek caddenin güneyine doğru dönüş yaptı. Tekrar hız kazanmaya çalışırken Melissa arkasına baktı polis cruiserleri ile aralarındaki mesafenin açılmasına sevinirken kendi araçlarının yavaşlamasını fark etmesi bu sevincin kısa sürmesine sebebiyet verdi. Eski konumuna döndü ve Alanis'in gözlerinin içine baktı.
-Alanis; "4 Dakikamız doldu...".


Chapter 3 Legal racer (?)
Gün: Cuma
Saat: 08.05
Yer: Amerika/Los Santos/Los Santos Polis Departmanı

Sorgu odasında asılı duran saat 08.05'i gösteriyordu.  Alanis geceden kalma yorgunluktan dolayı uykusu iyice gelmiş, afallamış bir vaziyette saate dalmıştı. Bir anlık boşluğunda saçını düzeltmek için elini kaldırdığında bileğindeki sandalyeye bağlı kelepçe onu engellemişti. Kelepçeye bir süre bakındıktan elini hafif hafif çekmeye çalıştı. Başarısızlığına daha fazla tahammül etmemek için vazgeçmeyi seçti. Orta yaşlarda bıyıklı bir polis memuru bir elinde plastik bardaktaki suyu diğer elinde pembe renkli kişisel dosyayla odaya girdi. Alanis Polis memurunun  gelmesiyle gayet sakince oturduğu sandalyede kendini aşağıya kaydırarak biraz gevşedi. Polis memuru Alanis'e bakarak hafifçe gülümsedi ve karşısındaki sandalyeye oturdu. Elindeki dosyayı kendi önüne bıraktı ve bardaktaki suyu Alanis'e uzatarak içip içmeyeceğini sordu. Alanis başını iki yana yavaşça sallayarak istemediğini belirtti. Memur, Alanis'in yorgunluktan vasat bir vaziyette olduğunu odaya girer girmez anlamıştı. Kahve getirip getirmemekte kararsız kaldı sonra çokta fazla iyi davranmaması fikrine kapılarak bu işten vazgeçti. Polis memuru bardaktaki suyunu kafasına dikti ve plastik bardağı masaya nazikçe koydu. Alanis'e bir bakış attı ve önündeki dosyayı eline aldı, arkasına doğru yaslandı ve odadaki sessizlik bozuldu.
-Polis memuru; Alanis, ya da yarışlarda kullandığın başka bir isim varsa hangisini tercih ediyorsun?
-Alanis; *Kaşlarını yukarıya doğru kaldırarak* Sadece Alanis.
Alanis memura adını söylerken gözü yakasındaki rozete takıldı ve biraz daha dikkatli bakınca adını ve soyadını çıkarabildi.
-M. Fredy; Bir bayana göre iyi araba kullanıyorsun, hakkını vermeliyim açıkçası. *Sırıtır*
-Alanis; *Sakin bir ses tonu ile* Ne bu şimdi? Feministliğim üstümde değil şanslısın. *Küçümsercesine bir bakış atar*
-M. Fredy; Anladım, *gülümser* Arabandaki modifiyeler, yarışı düzenleyenler, yanındaki kız... Hangisinden başlamamı istersin bayan feminist?
-Alanis; Melissa nerede?
-M. Fredy; Yan odada oda merak etme iyi.
-Alanis; Arabamı mı incelediniz?
-M. Fredy; *Gülümseyerek* Uzaktan bakarak bile anlaşılıyordu aslında, fakat sanırım itiraf ettin gerek kalmadı incelemeye. *Kahkaha patlatır*
-Alanis; * Derin bir nefes alarak göz devirir*
-M. Fredy; Dinliyorum.
Alanis tam konuşacakken avukat isteme hakkının olduğunu hatırlar ve yorgunluktan bitik bir halde olan suratını hafif bir gülümseme kaplar.
-Alanis; Aslında avukatım daha bilgili bu konularda. Onunla konuşmayı denediniz mi? *Gülümser*
-M. Fredy; Pekii... Bir avukatın var mı?
Alanis biraz düşünür tam suratı düşecekken aklına gelen düşünce buna engel olur.
-Alanis; Yanlış hatırlamıyorsam devlet bir tane atıyordu. Bi içeriye bakmak ister misin? *Gülümser.*
M. Fredy hafifçe gülümseyerek dosyayı kapatır ve ayağa kalkar. dosyayı masanın üstüne döndürerek yavaşça atar ve dosya Alanis'in önüne gelir. Boş olan plastik bardağını masadan alır ve odadan çıkmak üzere kapıya doğru yönelir.

(2.ODA)

-Melissa; *Sinirli bir ses tonu ile* Sana bir şey yapmadığımı söyledim, sadece yan koltukta oturuyordum.
-M. Thomson; *Gıcık bir gülümsemeyle* Tatlım, kahvaltıyı sağlam yaptım ve diyetimde yalana yer yok. Şimdi tekrar soruyorum, Ne işin vardı orada?
Melissa kelepçeli olmayan elini yüzüne doğru götürür ve derin bir nefes verir.
-M. Thomson; Hadi ama, sicilin yok tertemizsin, söyle gitsin en fazla seni tutacakları dört saat o da mahkemede. Sonra elini kolunu sallayarak yan verirsin arabanla. *Sırıtır*
Melissa tam tekrar bir şey yapmadığını söyleyecekken  duraksar.
-M. Thomson sağ kaşını hafifçe kaldırarak gülümser "Sanırım geliyor?"
Melissa Alanis'i o geceki kendisine yaptığı yardımdan sonra tek bırakma fikrine içten içe pek sıcak bakmadı. Bakışlarını masadaki dosyasına doğru çevirdi ve düşünmeye başladı. Alanis'in sadece ismini biliyordu, yarışı da kaybettiği için biraz gıcıktı. Ama yinede İçten içe bir sempati duyuyordu. Nede olsa ona kendi canı pahasına yardım etmişti. Öteki yandan bakıldığında ise tertemiz sicilinin tanışalı bir gün olmadığı birisi için kirlenecek olması canını bir haylı sıkıyordu. İkilem arasında kalmıştı.
M. Thomson sırıtarak Melissa'ya bakıyordu.
Melissa bakışlarını masadaki dosyasından kaldırdı ve Thomson'a doğru çevirerek konuşmaya başladı...

(1.ODA)

M. Fredy odaya girdi. Sağ eliyle kapıyı biraz daha ittirdi ve geri kapatmadan Alanis'e doğru yaklaştı. Memur Fredy'nin arkasından  içeriye elinde siyah bir çanta olan kız girdi. Alanis Memur Fredy'e ve içeriye giren avukat olduğunu tahmin ettiği kıza bakındı. Gelen kız kapının hemen yan tarafına geçip beklemeye başladı. Gayet hoş ve tatlı bir kıza benziyordu. Alanis ile bir ara göz göze geldiler ve kız Alanis'e gayet samimi ve sıcak bir gülüşle karşılık verdi.
-M. Fredy; *Gülümseyerek* Şanslısın.
Alanis alaycı bir tavırla Memur Fredy'e baktı.
Memur Fredy Alanis'e arkasını döndü ve kapıdaki kızla göz göze geldi.
-M Fredy; *Gülümseyerek* 30 Dakika yeterli olacak mı bayan Sandy?
-Sandy; *Gülümseyerek* Yeterli bir süre evet teşekkür ederim.
Memur Fredy odanın kapısını kapatarak odadan çıktı.
Sandy masaya doğru yaklaştı ve Alanis'in karşısındaki sandalyeye oturdu. Birbirlerine bir süre baktıktan sonra sessizliği bozan bu kez Alanis oldu.
-Alanis; Avukat için biraz fazla şirin değil misiniz? *Hafifçe gülümser.*
-Sandy; *Gülümseyerek* Teşekkür ederim, iş başka günlük yaşam başka...
-Alanis; *Alaycı bir tavırla* Striptizci falan mısın yani?
-Sandy; Yakından uzaktan alakası yok. *Gülümser*
-Alanis; Bilmece oynamaya devam mı edeceğiz yoksa söylemeyi mi tercih edeceksiniz..
-Sandy; Niye bu sandalyeye kelepçelisin?
-Alanis; Sanırım saygı değer Los Santos polisini oyaladığım için.
-Sandy; Hayır, hayır gerçekten. Neden buradasın?
Alanis uzun bir süre Sandy'e anlamsız bir şekilde baktı. Sokaklarda yarıştığı için bu odada olduğunu biliyordu fakat bunun Memur Fredy'nin bir zarfı olup olmadığını düşündü. Sandy Alanis'e gereğinden fazla sıcak ve samimi davranıyordu. Şüphelenmesi için yeterliydi bu. Sessizlik Sandy tarafından bozuldu.
-Sandy; *Hafifçe sırıtarak* Neden buradasın Alanis?
-*Alanis gözlerini kırpıştırarak başını sağa ve sola hızlıca salladı.* Sandy'nin gözlerinin içine bakarak sakin bir şekilde cümlesini kurdu. "Yarıştığım için."
-Sandy; *hafifçe gülümsedi.* "Sanırım hukuk okumasaydım bu masada yer değiştirmiş bile olabilirdik ha, ne dersin?
-Alanis alaycı bir tavırla Sandy'e baktı. Sandy'nin gayet ciddi olduğu yüzünden belliydi.
-Alanis; Bilmeceyi bitirdiğimize göre yarışçısın yani?
-Sandy; Dım. Yarışçıydım. Tabi nasıl bu masanın diğer tarafında oturduğumu merak ediyorsundur...
-Alanis; Bir taktiği varsa duymak isterim tabi. *Hafifçe sırıtır*
-Sandy; *Hafifçe gülümseyerek göz kırpar* Bir ara anlatırım.

Gün: Cuma
Saat: 10.15
Yer: Los Santos/Los Santos Polis Departmanı

Alanis departmanın dış kapılarını açtığında ne onu tutan bir polis memuru vardı, ne de arkasından kovalayan bir polis cruiseri. Tekrar dışarıya çıkmak onu birazcık rahatlatmıştı. Dışarıya çıktığında gözüne çarpan tek şey karşı banklarda oturmuş sigara içen Melissa'ydı. Şaşırmış bir şekilde Melissa'nın yanına doğru yaklaşırken onu fark eden Melissa ayağa kalktıktan sonra sigarasından son bir nefes çekerek sigarasını yere atmıştı. Birbirleriyle karşı karşıya gelen dün geceki adlarıyla iki şüpheli bir süre sessizce bakıştılar.
-Alanis; Erkencisin. *Sırıtır*
-Melissa; Çok olmadı, on bilemedin on beş dakika.
-Alanis; *Anlamsız bir bakış ile hafifçe gülümser* Niye bekledin?
-Melissa; *Aynı yüz ifadesi ile* Niye yardım ettin?
-Alanis; Yarışçılık ruhu diyelim, sadece polisleri geride bırakırız.
-Melissa; *Gülümseyerek* Benim ki de ondan işte.
Alanis ile Melissa birbirlerine gülümseyerek uzun bi süre bakarlar. Ardından Melissa istifini bozarak devam eder.
-Melissa; Nasıl geçti içerisi?
Alanis başını omuzunun üzerinden arkasına çevirir ve departmana bakar. Ardından sağ elini cebine atarak minik beyaz bir kart çıkarır. Bakışlarını karta çevirir, ardından tekrar departmana bakarak; "Sanırım ufak bi dost iyiliği"...


Chapter 4 Feed FOR AMERICA
Saat 16.40
Yer Japonya/Tokyo/Naomi'nin evi

Naara ile Naomi ilgi alanlarından ve kendi karakteristik özelliklerinden dolayı birbirleri ile olan bağını arttırmışlardı. Liseyi bitiren bu ikili üniversite için yer arıyorlardı kendilerine. Naomi Japonya'da kalmak istiyordu. Doğduğu ve büyüdüğü yerden ayrılmak onu biraz korkutuyordu. Naara ise başka ülkelerde okumak istiyordu. Yeni yerleri görmek ve keşfetmek onun için muazzam bir hazdı. Uzun bir süredir bu konu onlar için gündemdeydi. Her görüştüklerinde yaklaşık olarak bir saat bu konuyu tartışıyorlardı. En sonunda bu gün bu konuyu masaya son defa yatırıp karar vermeyi amaçlıyorlardı. Aralarında geçen hararetli konuşma en sonunda sonlanmıştı...
-Naomi; Yapma ama Naara, Amerika gerçekten çok kötü.
-Naara; Nasıl olur ya? Tamamen metropolitan bir ülke
-Naomi; *Alaycı bir tavırla* Ney ülke?
-Naara; *Hafifçe sırıtarak* Metropolitan.
-Naomi; *Kahkaha atarak* Bak üniversite arayışını bırak ve kelime anlamları üzerinde çalış.
-Naara; *Suratını ekşiterek Naomi'nin taklidini yapar*
-Naomi; Hayatım, Japonya'yı bırakmak beni biraz ürkütüyor ya.
Naara ile Naomi kanepenin iki ucunda birbirlerine dönük bir şekilde oturmaktaydılar. Naara Naomi'nin bu cümlesinden sonra hafifçe gülümseyerek kanepede Naomi'ye doğru yaklaştı.
-Naara; Bak Naomi, yeni bir ülke, yeni bir şehir, yeni insanlar, *Hafife sırıtarak* yeni arabalaaar...
 *Naomi hafifçe sırıtır.* kısacası yeni bir hayat... İstemez miydin?
-Naomi; Ya elbette yenilik cazip geliyor ama bir o kadarda ürkütücü..
-Naara; Ürkütücü falan değil. Ben yanındayım Naomi *Sol elini Naomi'nin bacağına koyar* hep birlikte olacağız. Hep yanında olacağım söz veriyorum.
-Naomi Sıcak ve samimi bir gülümseme ile Naara'nın gözlerinin içine bakar.
-Naomi; Niye bu kadar istiyorsun bu ülkeyi?
-Naara; *Masumane bir yüz ifadesi ile* Japonya'ya çok alışamadım Naomi, burada tek arkadaşım sensin ve ben zor arkadaş edinen birisiyim. Anlaşamıyorum kimseyle. Seni çok seviyorum, seninle olmak istiyorum. Amerika'dan tek geldim, seninle dönmek istiyorum.
-Naomi; *Sağ elini hafifçe Naara'nın başına doğru atar ve kendisine doğru çekerek yaslar. Hafifçe saçlarını okşayarak;* Yapma Naara...
-Naara; Hadi Naomi, kır şu zincirlerini. Özgür ol.
-Naomi yavaş bir şekilde Naara'nın başından tutarak kaldırır ve yüzünü kendisine doğru çevirir. Bir eliyle Naara'nın yüzüne düşen saçını geriye atarken, diğer eliyle yanağını sever.
-Naomi; *Hafifçe gülümseyerek* Umarım amerikan yarışçıları yeteneklidir, boşa gitmek istemiyorum.
-Naara coşku ve sevinç dolu gözlerle Naomi'nin gözlerinin içine bakar ve kuvvetlice sarılır.


Chapter 5 Beginning
Yer: Amerika/Los Santos

Naara ve Naomi ülkeye giriş yapalı neredeyse bir sene olmuştu. Naara hala Naomi ile birlikte Amerika'da olmanın sevincini yaşarken, Naomi Amerika'ya iyice alışmış hatta Naara'nın ara sıra dalgasına sorduğu "Acaba Japonya'ya geri mi gitsek?" cümlesine karşı çıkıyordu. Japonya'da kullandıkları arabaları gelmeden önce satıp burada sıfırlarını temin etmeyi başarabilmişlerdi. Tabi bu işte Naara'nın galerici arkadaşının parmağıda vardı. Kendilerine yetecek kadar bir ev ve canlarından çok sevdikleri arabaları onların yaşaması için gereken temel unsurlardan bazılarıydı. Amerika'ya geldiklerinden bu yana bir çok yarışa katılmışlardı. İkisinin adıda sıkça geçiyordu. Fakat Naomi daha fazla şeyin peşindeydi. Japonya'nın gerek nüfusu gerek ise yarışlara olan ilgilerinden dolayı yükselmesi biraz daha zahmetliydi. Fakat Amerika öyle değildi, nüfusu biraz daha azdı ve yarışlar Japonya'ya göre biraz daha pasifti. Naomi'nin aklına yatmıştı bu fikir. Naara ile paylaştıktan sonra istediği tepkiyi alması onu harekete geçirmeye yetti.

Chapter 6 Project D(rift)?(ream)
Yer: Amerika/Los Santos

Naomi ile Naara her zamanki gibi Verdant Bluff'ın ordaki Burger Shottan hamburgerlerini almış yiyorlardı. Arabaları Burger Shot'un otoparkına çekmişler birbirleri ile sohbet ederek yemeklerinin tadını çıkarıyorlardı. Naomi hamburgerinin ortalarına doğru geldiğinde ağzına turşu tadının geldiğini fark etti. Yüzün hafifçe buruşturarak camdan dışarıya tükürdü. Naara Naomi'ye doğru bakışlarını çevirdi ve kahkaha attı.
-Naara; Turşu gazabı *Kahkaha atar*
-Naomi; Çok komik, bekle burada geliyorum.
Naomi arabasından indi ve Burger Shottan içeriye girdi. Naara ise hamburgerinin tadını çıkartıyordu hala. Boşta olan elini radyoya götürdü ve Classic Pop tarzında bir müziğe denk geldi. Müzikle beraber yemek yemek zevkini ikiye katlamasına yetti. Naomi 10 dakika sonra içeriden yeni bir hamburger ile çıktı tam aracına yönelmiş yürürken kulaklarındaki ince çığlık sesi irkilmesine sebebiyet verdi. Çok geçmeden Burger Shotın hemen yanından iki Skyline bir tane Mazda hızla arka arkaya geçti. Yaklaşık 10 saniye sonra gündüz olmasına rağmen Verdant Bluffı mavi kırmızı ışıklar ve siren sesleri yükselerek kaplamaya başlamıştı. Otoparkın hemen yan tarafındaki yoldan 8 polis cruiseri arka arkaya anonslar eşliğinde hızla geçti. Naomi bakışlarını yoldan Naara'ya doğru çevirdi. Naara motorunu çalıştırmış sırıtarak Naomi'ye bakıyordu. Naomi karşılık olarak Naara'ya sırıttı. Hamburgerinden son bir ısırık aldı ve kenara doğru fırlattı.

İŞLEYİŞ:
Öncelikle herkese selam arkadaşlar. Şunu en başta belirtmek istiyorum ki sadece şehirde araba sürüp sokaklarda yan vermek birincil hedefimiz değil. İlk hedefimiz aktif rol ortamları oluşturmak. Genellike rol yapacağımız yer Santa Maria Beach bölgesi olucak. Santa Maria Beachi elimizden geldiğince aktif tutmaya çalışacağız. İlerliyen zamanlarda kişi sayımızın artması ile birlikte rol ortamını taşıyabilir ya da arttırabiliriz. Birliğimize kesinlikle kemik kadro haric OOC alımı olmayacak, sadece IC üzerinden alım olacaktır.
1

Çevrimdışı tesisatcifizz

Bağışçı
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Koito Nosomi Lv.27
Cinsiyet: Kadın
Köken: Japon
Son giriş: 06 Mart 2022, 19:49
Toplam oynama: 149 gün, 15 saat
Birlik: ***met
Zia Myeye Lv.27
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 27 Şubat 2022, 06:22
Toplam oynama: 0 gün, 11 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Project D.
« Yanıtla #1 : 07 Ocak 2019, 03:11:16 »
*rez

Çevrimdışı tesisatcifizz

Bağışçı
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Koito Nosomi Lv.27
Cinsiyet: Kadın
Köken: Japon
Son giriş: 06 Mart 2022, 19:49
Toplam oynama: 149 gün, 15 saat
Birlik: ***met
Zia Myeye Lv.27
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 27 Şubat 2022, 06:22
Toplam oynama: 0 gün, 11 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Project D.
« Yanıtla #2 : 07 Ocak 2019, 03:11:24 »
**multimedia**

Çevrimdışı Chanceuz

VIP
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 12 Ekim 2023, 23:30
Toplam oynama: 64 gün, 23 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Project D.
« Yanıtla #3 : 07 Ocak 2019, 03:11:48 »
Umarım istediğimiz gibi olur her şey

Çevrimdışı Patatez

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Rennie Alei Lv.24
Cinsiyet: Kadın
Köken: Amerikan
Son giriş: 30 Temmuz 2023, 12:59
Toplam oynama: 156 gün, 3 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Project D.
« Yanıtla #4 : 07 Ocak 2019, 07:44:23 »
Umarım istediğimiz gibi olur her şey

Çevrimdışı cervantes

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Ynt: Project D.
« Yanıtla #5 : 07 Ocak 2019, 07:50:15 »
Birazdaha görsellik olsum, ama güzel.

Çevrimdışı Sandy_Wilfred

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: İngiliz
Son giriş: 20 Mart 2020, 16:18
Toplam oynama: 79 gün, 1 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Project D.
« Yanıtla #6 : 07 Ocak 2019, 08:11:43 »
Tutcaaaak minik Naomi’mim

Çevrimdışı Chanceuz

VIP
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 12 Ekim 2023, 23:30
Toplam oynama: 64 gün, 23 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Project D.
« Yanıtla #7 : 07 Ocak 2019, 10:23:26 »
Birazdaha görsellik olsum, ama güzel.

Gazetedeki haber değil bu kanka, rol, toplanma hikayesi. Üşenmeden okuman lazım  ;D

Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 18 Ekim 2020, 17:37
Toplam oynama: 66 gün, 16 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Project D.
« Yanıtla #8 : 07 Ocak 2019, 13:07:40 »
darkness squad vs Project Dream desenize, ehehehe. başarılar.

Çevrimdışı Hill

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: Amerikan
Son giriş: 05 Nisan 2023, 21:22
Toplam oynama: 94 gün, 13 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Project D.
« Yanıtla #9 : 07 Ocak 2019, 13:09:50 »
Drift cleosu hissettm gibi, başarılar güzel