Andrew Hathaway - OG
Rylee Johannes, küçük bir kasabanın sakin bir köşesinde yaşayan genç bir müzisyendi. Saçları rüzgarla dans edercesine dalgalı, gözleri ise sonsuz bir denizin derinliklerini andırıyordu. Müziğe olan tutkusu, hayatının her anını şekillendiriyordu. Gün doğarken yatağından kalkar kalkmaz gitarını alır, kasabanın sokaklarında dolaşır ve insanların yüreklerine dokunan melodilerle onları büyülerdi.
Ancak Rylee'nin müzik tutkusu, içinde bir yerde hüzünlü bir notaya sahipti. Babası, Rylee daha çok küçükken hayatını kaybetmişti. Onun en değerli mirası, ailesine bıraktığı eski ve ihtişamlı bir piyanoydu. Rylee, babasının piyanosunu her gün çalarak, onun hatırasını yaşatıyordu.
Bir gün, kasabanın ünlü bir müzik yarışması duyuruldu. Birincilik ödülü, bir kayıt sözleşmesi ve dünya çapında tanınma fırsatıydı. Rylee için bu bir kaderin çağrısı gibiydi. Ancak yarışmaya katılmak için bir grup kurması gerekiyordu. Neyse ki, kasabada yetenekli müzisyenler vardı ve Rylee, en iyi arkadaşları olan Liam ve Ava'yı yanına almayı başardı.
Yarışma için gün geldiğinde, Rylee ve ekibi sahneye çıktı. Rylee'nin zenci olması burada problem çıkartmışt, jurilerin beyaz olması Rylee'ye karşı bi tık ge+rideydi, jurinin Rylee'nin zenci olmasına karşı sonunca olarak yarışı bitirdiler ve Rylee artık beyazlara hakkını vermek için sokağa atılır. |  |
Darius Hathaway - YAŞLI KURT
 | Darius Hathaway, eski ve gizemli bir malikanenin sahibi olan yaşlı bir sanat tüccarıydı. O, geçmişe dair sırlarla dolu bu malikaneyi, yıllardır kimsenin adımını atmadığı bir adaya inşa etmişti. Etrafındaki sıkıntılı sessizlik, Darius'un ruhunu da sarıyordu.
Malikanenin odaları, duvarlarındaki eski tablolar ve antikalarla doluydu. Ancak en ilgi çekici parça, malikanenin en üst katında bulunan devasa bir kitaplık ve içindeki eski, tozlu kitaplardı. Darius, her bir kitabın sayfalarında geçmişe dair kayıtların, efsanelerin ve gizemlerin saklı olduğunu biliyordu.
Bir gün, Darius'un kapısı, uzun zamandır görmediği bir yüz tarafından çalındı. Gelen kişi, genç ve maceracı bir arkeolog olan Evelyn Gray'di. Evelyn, adanın geçmişini araştırmak için buraya gelmişti ve Darius'un malikanesindeki antikaların ona ışık tutabileceğini düşünüyordu.
Darius, genç kadının coşkusu ve merakına hayranlıkla karşılık verdi. Birlikte, malikanenin tozlu koridorlarında dolaştılar, eski eserler hakkında sohbet ettiler ve tarihle ilgili derin tartışmalar yaptılar. Aralarında kısa sürede sıkı bir dostluk doğdu.
Ancak bir gece, malikanede garip olaylar yaşandı. Kitaplığın ortasından tuhaf ışıklar yayılmaya başladı ve duvarlar, eski haritalar ve sembollerle kaplandı. Darius ve Evelyn, gizemli bir mirasın izini sürmek için bu işaretleri takip etmeye karar verdiler bu durumdada Andrew ile tanışırlar ve zencilere karşı birlik olmaya sokağa atılırlar. |
|
|