MASHRIQI AL MADAD - HATMİYYE "SAUDI ARABIA - USA ALFANAR BAĞLANTI KOLU"DİNİN VE TARİKATLARIN KULLANILARAK ŞİRKETLERİN İÇİNE GİREREK; KAZANÇ SAĞLAYAN FİRMALARIN ÇIKIŞI:Alfanar öncelikle geniş bir Alçak, Orta ve Yüksek Gerilim elektrik yapı ürünleri yelpazesi, geleneksel ve yenilenebilir enerji santralleri için EPC çözümleri, yardımcı mühendislik hizmetleri ve tasarım mühendisliği üretimiyle ilgilenmektedir. Orta Doğu, Asya, Afrika ve Avrupa'nın büyük bölümünde uluslararası bir varlık oluşturdular. Amerikayada temsilciler yollayarak, oradaki petrol ve enerji rezerv rafinelerinin hisselerini satın almaya başladı hacim haznelerine gelirler getiren firma, dünya çapında sıralamanın yukarısında kendini benimsetmek istiyor. Daha iyi olmak için elinden gelenini yapmaya çalışıyor. Türkiye "İstanbul", Bulgaristan "Sofya", Yunanistan "Selanik,Atina", İtalya "Milano,Roma,Cagliari",Fransa "Marsilya, Paris, Bordeaux" Alfanarın katıldığı bir kaç fuar yerleri, kendini dünya çapında benimsetmek için fuarlarda standlarını kurarak reklamlarını ve yenilenebilir enerji ile enerji kaynaklarının tasarrufu ile ilgili yaptıkları çalışmaları gösterip fuar önündeki insanların gözlerinin önüne seriyor, buralarda yeni iş görüşmeleri yaparak yeni anlaşmalara ortak oluyor.
“MÜKEMMELLİĞİN GÜCÜ”
Yaptığımız her şeye mükemmellik ruhu kattığımıza inanıyoruz.
Alanımızda en iyisi olmak için sürekli çaba göstererek, dünya çapında artan enerji talebini karşılarken, elektrik teknolojisinin en ileri noktasında kalıyoruz.
--Kendi sloganlarını oluştararak, ilerleyişini her daim belirlediler. Suudi arabistanda bulunan dinin işlevsel noktalarını kullandılar. Bu benim tabikide kendi görüşüm. Yönetim kurulunda bulunan ailelerin tarikatlarla bağlantıları vardı. Dinini benimseyen insanlar olması özellikle dini Alfanarın içine doğru sürükledi.. Babadan oğula uzanan sistemler ortaya çıktı. Veraset sistemi gibi, herkes birbirinin yerini oğullarıyla doldurma çabasındaydı. Çocuklarını tarikata sokarak saygınlık kazandırıp kazanılan saygınlıklarlada Alfanarın yönetim kurulu üyelerine doğru sürüklenen bir ağaç gibi ilerliyorlardı, kurul yetkililerinin dinle ilgili paylaşımları bağlantıları yanında iyi şeyler kazanç para reklam gibi bir sürü yapı taşı getirsede. Dini kullanarak zararları elbette olacaktı. Tarikatların örgütlerle ve siyasete dinle giren adamlarla işbirliklerinin, Örgütlerin tarikatların içinde bulunan insanlara iyi bir algı yaratarak. Tarikattaki üyeleri etkilemiştir. Bu etkileme ile birlikte Tarikat üyelerinin kafasında örgütlere destek verilerek. Dini yayma amaçları gibi söylemler ile alınan sözler sebebiyle tarikatların örgütlere desteği arttı, Alfanarın yetkililerinin serveti ve zenginlikleride tarikat içindeki destek sayesinde örgütlere destek arttı. Siyasete giren Alfanar yetkililerine peki ne oldu? Hiç bir şey, Para Reklam Mülk. Her şeyden daha önemliydi. Gün gittikçe örgütlere artan destek ise Alfanar için kazançı artıya getirdi peki ne gibi destekler oldu? Araç,silah, petrol. Uluslararası basına peki neden böyle bir söylemler çıkmadı? Alfanar yetkililerinin yaptığı ticaret kendi firmalarının adını verdirmeden işe girdiler. Tarikatları için yapılan destekler onları Tarikat içinde saygın bir insan yaptı.
Alfanarın kara yüzünün ortaya çıktığı yerler peki neresi hiç düşünüldü mü? Hangi örgütlere destek verildi, nerelere kimlere verildi bu destek. Bu desteği verenler kim?
-- gibi gibi aklınızda soruların olduğunu biliyorum. Arap News gibi bir sürü haber kanallarının içinde bırakılan araştırma dosyalarından çıkan, bir kaç gazeteciyi para karşı susturdukları ve Firma adının kötülenmemesi için, bu konuyu alttan alttan davalardan yürütüldüğü hatta Suudi Arabistan yönetiminin bile firmalarına destek verildiği görülüyor. Nerelere destek verildiği hakkında söylemlerimide açıklayayım isterseniz. Bu tanıtımımda ise size bunları ilerleyen zamanlarda desteklere daha çok kimlerin yaptığını ve neler yaptığını açıklayacağım şuan alttan olarak geçiyorum. Nerelere destek yapıldığının.

Arap baharı Alfanarın yükselişi diyebilir miyiz? Tabi ki de evet Libyadaki,Tunustaki ve sırasıyla Demokrasiye karşı yükselen Dinci örgütler özellikle Suriye ve Lübnan buralara Alfanar yetkililerin tarikatta bulunması, bulunduğu tarikatınında kime desteği verdiyse Alfanarın içinde bulunan o tarikat yetkiliside o örgüte destek veriyordu." Peki karşılığında ne oluyor? Alfanarın enerji kaynaklarına müşteri çıkıyor, deneme sahaları, reklam, müşteri hoşnutluğu, ve para. Ayrıyetten bu destekleri sağlayan aracılara ise Tarikat saygınlık gösterip tepelerine çıkarıyor. Örgütlerle iş birliği yapan bu işbirlikçileri "Arayıcılar." Terör örgütleriyle işbirliğini yakından sağlayıp kendi gruplaşmalarını oluşturdular. Bu çok tehlikeli bir durum.
Oluşturulan bu gruplaşmalar, daha sonra kendi içlerinde büyümelere yol açacak. Kendi çıkarlarına çalışmaya devam edicek ve tamamen teröre bağlanacaktı. Alfanar bu durumdan bir kaç örnek gördü, rahatsız konumada düştü. Suudi Arabistan gündemine düştü, yoğun baskılar sebebiyle göz altı kararları alındı, bu durumdan yakalanan 55 kişi var. Cezaları verilerek. Gündemden tamamen yok oldu. Sonrasında hala bir kayıt yok kişilerin adına, yüksek ihtimalle kendi fikrime göre serbest bırakılıp. Şirketlerin örgütlere destek vererek Arap şirketlerin değerleşmesine destek çıktılar. İnsanların ağzını kapatmak için göz altına alınan 55 kişiyide kimliğini değiştiler diye düşünüyorum. Bu konu hakkında daha açık konuşacağım.
Ebu Houssam Al-Fadhli
 Alfanar, yönetim kurulu üyesi Hatmiyye Tarikatına bağlı, 41 yaşında. Suriye iç savaşındaki örgütlere destek verdiği için göz altına alındı. | | Alfanar içindeki tarikat üyelerinin bulunan kurul üyeleriyle birlikte: -Örgütün yakıt ihtiyaçlarını karşıladılar para karşılığında. -Toyata Hilux model araçları pazarladılar ve birkaç araç desteği yapıldı. -Tarikat evlerinde Darul Hümeyyede bu konunun ciddi olduğundan bahsetti, üzerinde durdu. -İnsanları Galeyana getirerek desteği arttırdı. -Suriyede yaşanan örgüt mensuplarından değerli eşyalar karşısında takasa girdiler. -Afyon gibi rahatlatıcı maddelerin esrar gibi uyuşturucu maddelerinin ticaretini Suudi Arabistana soktular. Zehir tacirliği yaparak. Dini destekleyecek, Demokrasi karşıtı militanlığını konuşturdu. -Halkın ve prostestolar sebebiyle Suudi Arabistan yönetiminin ciddiyetine bakılarak göz altına alındı daha sonra ne oldu bilinmiyor.
Yanında yakalanıp göz altına alınan, Örgüt destekçileri: Imad Nassar, Rushdi el-Kaiser, Jaasim el-Mourad, Uthmaa N al-Rehmann, Uthmaa N al-Rehmann, Rajaa al-Shehata, Ali al-Wahba, Wajeeb el-Reza, Rifaah al-Fares, Munsif el-Harron, Izzaddeen al-Ayoub, Aatif el-Reza, Husni el-Farhat, Bishr el-Mostafa, Ammaar al-Salim, Muaaid al-Bashir, Raakaan al-Kazi Munsif al-Shad, Haani al-Akhter |
ALFANARIN MARKA DEĞERİ ZEDELENDİ Mİ? ALFANARIN GELECEK PLANI NE OLACAK? 2015'te Alfanar Haber basınlarıyla dava ile yüzleşti. Terör mensuplarına destek suçunu yalanladıMahkemelerde para karşılığı ile davaları üstlendi ve kazandılar. Haber basınlarıda Alfanarı Gümdenden düşürmek zorunda aldılar, bu marka değerini zedelesede Alfanar Davayı kazandıklarını basına duyurarak Marka değerinin Haksız bir biçimde sallandığını dile getirdi rakip firmalar ve Alfanar mevzusunu yakından takip eden halk, bu konuya şaşkınlıkla baktı. İş düzeylerinde işe alımlarda eskisi gibi talep arttı. Hatta ve hatta Alfanar davalardan yüklü miktarlada para kazandı. Devlet desteği ile ve para karşılığında ise davaları kazanarak insanların gözünü boyadı Tarikatlarında kalbine su serpti diyebiliriz. Alfanardaki yönetim kurulu üyeleri veya çalışanlar artık daha tedbirli olmalıydı bu yüzden adli ve polis kurumlarına sızarak yaptıkları anlaşmaları gizlediler, herhangi bir sorun olursa ise el altından sesizce ilerlettiler.
Alfanar için yeni bir zaman, yönetim kurulu Türkiyede ve İtalyadaki fuarların yükselişi hakkında konuştu. Petrol ve enerji elektrik kaynaklarını Amerikadaki iş birliği yaparak Karını ve Hazine hacmini arttırmak istiyor. Bu konu hakkında 3 ay sonra bir görüşme ayarlayacağı hakkında konuştu. Bir kaç Amerikan firmaları ile anlaşma konusunda göz göze geldiler. Los Angeles Tarafında Rafineri için göz attı, oralardada fuarlara katılıp gelirini çıkarmak istiyor ve ayrıyetten yönetim kurulu üyesi olan insanlar ise kendi çıkarı hakkında düşünüyorlardı.
düşündükleri konu kendi tarikatının oradaki Darul "Evini" açıp dini anlamda eğitim verip, orada cemaat ortamı yaratıp o bölgede dinsel üstünlük sağlayıp dış piyasadaki varlığını konuşturtmaktı.
Bu konu hakkında yukarıda paragraflarca yazı yazdım, Biden ve Obama döneminde ise Amerikada bu tarikatlar konusunda ciddi bir yaptırım var halk bu konuda rahatsız.
Konu islam karşıtlığı kesinlikle değil, İslam üzerinden prim kasıp tarikatların yükselişiyle eylemler.
Prostestolar falan fistan 11 Eylül zamanındada büyük bir olay olmuştu başında İslam destekçisi insanlar vardı, aynı şekilde bu olay Amerikada tek olmuyor. İslam destekçi terör örgütleri Fransada Almanyadada örgütleşip tarikat topluluğu oluşturup Eylem yapıyor. Alfanar bu konu hakkında biraz tedbirli olmak isteyecek midir bilmiyoruz. İçinde çok köstebek dolu. Bu konu hakkında yaptırım gördüler ama akıllandıları mı bilinmez.
ALFANARDA EN ÇOK ÜYESİ OLAN TARİKAT; HATMİYYE
Hatmiyye tarikatından kısaca bahsedeyim.Hatmiyye Seyyid Muhammed Osman el-Mirghani el-Hatim tarafından kurulan bir sufi tarikatıdır.
Hatmiyye, Sudan, Eritre ve Etiyopya'daki en büyük sufi tarikatıdır. Mısır, Çad, Suudi Arabistan, Somali, Uganda, Yemen ve Hindistan'da da takipçileri vardır.
Mekke'deki Haram camisinin imamı ve müftü olan Seyyid Abdullah el-Mirghani el-Mahcub'un torunu Seyyid Muhammed Osman el-Mirghani el-Hatim tarafından kurulmuştur.Hatmiyye beş diğer tarikatın sentezi olarak kurulmuştur: Nakşibendilik, Kadirîlik, Şazaliyye, Cunaidiyye ve Mirghaniyye. Mirghaniyye de zaten es-Seyyid veya Abdullahi el-Mirghani el-Mahcub tarafından kurulmuştur.
Seyyid el-Hatim Hicaz'daki Taif'te doğdu ve Mekke'de gömüldü. el-Hatim, Seyyid Ahmed bin İdris el-Fasi'nin de aralarında bulunduğu Mekke'de zamanının önde gelen İslam âlimlerinden eğitimini aldıktan sonra yirmi beş yaşında seyahatlerine başladı. Onun soyu, el-Cabarti'nin ünlü Acayib el-Athar kitabında belirtildiği gibi,torunu Hüseyin aracılığıyla İslam peygamberi Muhammed'e kadar uzanır .
el-Hatim,yerel topluluklarla birlikte yaşadığı Sudan, Eritre, Mısır ve Etiyopya'da önemli miktarda zaman geçirmiş, Arap dilinin ve İslam dininin öğretilerinin bu bölgelerdeki insanlara organize bir yapı içinde tanıtılmasında önemli bir rol oynamıştır.
Bu toplulukların çoğu o dönemlerde büyük ölçüde izole ve organize eğitimden yoksundu.Başarıları arasında Afrika Boynuzu'ndaki kadınların eğitimi için ilk okulu kurma önceliği vardı.
] Alimleri tarafından övüldüğü gibi hem şeriat hem de hakikat ilimlerinin yanı sıra İbrahimi dinler hakkında geniş bir bilgi birikimine, (bazıları Etiyopya ve Mısır'a geldiğinde zaten uygulanıyordu) olağanüstü bir dil yeteneği ve bilgisi olan bir adamdı. Bu yetenekler onun 30'dan fazla kitap ve makale yazmasına izin verdi. Yazıları, Tac el-Tefsir kitabında Kuran ayetlerinin bir açıklamasını, peygamber Muhammed'in doğum hikâyesinin özlü ve kusursuz bir açıklamasını ve peygamber Muhammed'in niteliklerini ve övgülerini anlatan 112'den fazla edebi şiir içeriyordu. Hatmiyye tarikatı kısaca böyle, Alfanarda bu tarikata bağlı kalanların sayısı çok fazla.
| Kurul tarafından onaylanır, Amerika Birleşik Devletinde Los Angeles'ta Alfanarın Enerji firması açılır. , Başına birisini göndermeleri şart tabi ki yönetim kurulu tarafından açıklanan sonuç sonrasında Madad Ailesinin gönderilmesi söylenir.
Madad ailesinin babası Mecid Al Madad bu duruma yaşından dolayı pek hoşnut bakmaz babadan oğula yer doldurma muhabbetinin döndüğünü söylemiştim Ebu Mecid "Baba Mecidde" Oğlu Malikin gitmesini ister. Malik Al Madad Hatmiyye tarikatının önemli kişiliklerinden biridir. Babasının yerini dolduracak potansiyeli sahip Alfanarda 12 yıllık kariyere sahip. Kurul tarafından bu karar görüşülür. | 
Hatmiyye tarikatının kullandığı bayrak. |
BAŞARIDAN BAŞARIYA ALFANAR
Son zamanlarda başarıdan başarıya koşan Alfanarın kazandığı bir kaç ödülü burada belirtmek isterim. Amerikada ki Rafineri ve birkaç enerji firmaların hisselerinin almasınıda bence gayet hakediyorlar. İçi kirli olsada çok ilerlemiş, mükkemmelliyetçiliği hedef olarak görmüş bir firma, başarıdan başarıya koşmaya devam ediyor. Aldıkları başarılarda aşağıda göründüğü gibidir;
"Suudi Arabistan Enerji kapsamında İhracat Başarısı Ödüllendirildi" "AR-GE Çalışmasıyla İnovasyon Ödülünü Kucakladı" "İstanbul Marketing Awards’tan Enerji zirvesi ödülü" "Klima Santralleri Ödüllendirildi" "İhracat Başarısı Ödüllendirildi" "2017 Yılı En İyi Satış Destek Özel Takdir Ödülü"
|
AmerikaYakası
| Malik Al Madad, bu Amerika yakası görevinde yönetim kurulu tarafından onaylandı. Babası sayesinde veraset sistemi gibi Babasının yerine geçti. Malik Amerikada kendi ekibini kuracak ve Hatmiyye tarikatını oradada yansıtmak için Darul Madad kurmak için Tarikat tarafından destek verilerek yönetim kurulu tarafından seçildi.
Aslında Hatmiyye tarikatı sayesinde yönetim kurulu tarafından onaylandı, peki Malik kim kısaca hikayesinden bahsedeyim onun için ayrıntılı bir başlık açacağım zaten. Malik Al Madad Alfanar cephesinde 10 yılı geçmiş bir şekilde çalışıp çocuk yaşlarından beride Hatmiyye tarikatında eğitim görüyordu. Mecid Al Madad Oğlunun tarikata sokma amacı Alfanara saygın bir şekilde girmek istemeseydi Tarikata giren Malik orada eğitim alıp saygınlık kazanır, ve Alfanara girer. Örgüt mensuplarıyla uğraşmaz, işini hakkıyla yapar fakat teröre destek verenlere ise göz yumdu. Malikin kendi ortamı ise Onunla birlikte Amerika yakasına gelmesi için karar verildi. Orada ki Rafineri yönetiminden sorumlu olacak.
ve ayrıca Oradaki rafineleri kendi gelirlerini alarak, Alfanarın Amerikadaki rafineri sayısını yükseltmek için çalışmasıyla görevlendirildi Ne kadar çok ticaret anlaşması, Rafineri anlaşması. Azim ve çalışmak Malikin saygınlığını arttırır babasını gururlandırılır. Peki Malik Al Madad kimdir?
 |