Ziyaretçi

Selam ziyaretçi, Rina Roleplay forumuna hoş geldin. Rina Roleplay, Grand Theft Auto: San Andreasın multiplayer istemcisi "SAMP"ın, Türkiyedeki en büyük sunucusudur ve en büyük roleplay platformudur. Eğer Rina Roleplay forum üyeliğin varsa lütfen Giriş Yap veya üyeliğin yoksa hemen Kayıt Ol.

Unorganized Intelligence Groups — The Alienating Faces of Judiciary


Başlatan rami, 07 Haziran 2023, 00:55:20
Okunma sayısı 7235 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı rami

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 29 Ocak 2025, 04:23
Toplam oynama: 76 gün, 11 saat
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 29 Ağustos 2022, 22:47
Toplam oynama: 1 gün, 6 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 25 Ağustos 2022, 13:04
Toplam oynama: 0 gün, 0 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 21 Temmuz 2022, 16:59
Toplam oynama: 0 gün, 0 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Kadın
Köken:
Son giriş: 00/00/0000
Toplam oynama: 0 gün, 0 saat
Birlik: (Yok)
KİRLİ YAŞAMLARIN PARLAK YÜZÜ: AMERİKAN RÜYASI

Amerikan Rüyası, Amerika Birleşik Devletleri'nin ulusal etosudur ve temsilî demokrasi, haklar, özgürlük ve eşitlik gibi idealleri içeren bir dizi kavramdır. Özgürlük, kişisel refah ve başarı için fırsat olarak yorumlanır ve bireyin kendisi ve çocukları için yükselme olanaklarını, az engelle karşılaşarak kapitalist bir toplumda sıkı çalışma yoluyla elde etmesini içerir.

"Amerikan Rüyası" terimi, James Truslow Adams tarafından 1931 yılında ortaya atılmıştır ve toplumsal sınıf veya doğum koşulları gözetmeksizin "herkes için hayatın daha iyi, daha zengin ve daha dolu olması gerektiği, yetenek veya başarıya dayalı olarak herkese fırsat sunulması" fikrini ifade etmektedir. Amerikan Rüyası'nın savunucuları genellikle prensiplerinin Amerika Birleşik Devletleri Bağımsızlık Bildirgesi'nden kaynaklandığını iddia ederler. Bağımsızlık Bildirgesi, "tüm insanların eşit yaratıldığı" ve "yaşam, özgürlük ve mutluluğu arama" haklarına sahip olduğunu belirtir. Aynı şekilde, ABD Anayasası'nın önsöz kısmı da benzer şekilde kullanılır. Anayasa, amaçlarından biri olarak "Özgürlük nimetlerini kendimize ve gelecek kuşaklarımıza sağlamak" ifadesine yer vermektedir.

Amerikan Milliyetçiliği, Amerikan İstisnacılığı ve Trumpizm

Milliyetçilik ve Amerikancılık, modern Amerika Birleşik Devletleri'nde konular olmaya devam ediyor. Örneğin siyaset bilimci Paul McCartney, bir inanç ve misyon duygusuyla tanımlanan bir ulus olarak Amerikalıların çıkarlarını insanlığın çıkarlarıyla eşitleme eğiliminde olduklarını ve bunun da küresel duruşlarını şekillendirdiğini savunuyor.Bazı durumlarda, bir tür etnosentrizm ve Amerikan istisnacılığı olarak kabul edilebilir.

Amerikan siyasetinde tarih boyunca yer alan kendine özgü koşullar nedeniyle, milliyetçiliği hem bir dizi liberal, evrensel siyasi ideale bağlılık hem de bu ilkeleri küresel olarak yaymak için algılanan bir sorumluluk açısından gelişmiştir. Amerika Birleşik Devletleri'nin liberal değişimi yaymaktan ve demokrasiyi dünya siyaseti ve yönetişimi boyunca teşvik etmekten sorumlu olduğu anlayışını kabul etmek, neredeyse tüm Amerikan dış politikasını tanımladı. Bu nedenle, demokrasinin desteklenmesi sadece dış politikanın başka bir ölçüsü değil, daha çok ulusal kimliklerinin ve siyasi kararlılıklarının temel özelliğidir.

2001'deki 11 Eylül saldırıları, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir milliyetçi ifade dalgasına yol açtı. Buna, yalnızca düşük gelirli Amerikalıları değil, aynı zamanda
orta sınıf ve üst sınıf vatandaşları da içeren askere almada bir artış eşlik etti.

Amerikan istisnacılığı birbiri ile ilintili üç düşünceden biridir. Birincisi Amerika Birleşik Devletleri tarihi doğal olarak diğer milletlerinkinden farklıdır. Bu bakış açısında, Amerikan istisnacılığı Amerikan Devriminden köken almaktadır, bu şekilde siyasal bilimci Seymour Martin Lipset'in "ilk yeni millet" olarak adlandırdığı oluşuma yol açmış ve özgürlük, siyasal ve sosyal eşitlik, bireycilik, cumhuriyetçilik, demokrasi ve serbest girişimcilik değerleri üzerinde Amerikanizm adıyla, özgün bir Amerikan ideolojisi gelişmiştir.

İkinci düşünce ABD'nin dünyayı dönüştürmek için benzersiz bir misyonu olduğudur. Abraham Lincoln'un Gettysburg konuşmasında(1863) ifade ettiği gibi, Amerikalılar "Tanrı'nın şahitliğindeki bu ülkenin yeni bir özgürlük doğuşu yaşamasını sağlayalım ve halkın, halk tarafından halk için yönetimi olduğu bu devlet yeryüzünden silinmesin." ifadesini gerçekleştirmekle görevlendirilmişlerdir. Üçüncü düşünceye göre tarihi ve misyonu Amerika Birleşik Devletleri'ne diğer uluslara göre bir üstünlük sunmaktadır.

Alman profesör Sieglinde Lemke şunları söylemektedir: "Özgürlük Heykeli kendisini istisnai bir ulus olarak görme duygusunun ABD'nin doğal genişlemesini hak gören içselleştirilmiş misyonunu belirtir."

  Ancak geçtiğimiz yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nin kültürel tarihine etki edebilecek düzeyde bir profil Amerika'nın
  siyasetinde yükseliş gösterdi. Başkanlık hırslarıyla genellikle dikkate alınmayan Donald Trump bu sefer çok üst düzey bir
  seçim kampanyası yürüterek seçimi kazandı. Belki de uzun bir dönem boyunca gündemde kalacak Trumpizm ideolojisi
  onunla birlikte yükselecekti. Başkan Donald Trump bir milliyetçi olarak tanımlandı ve bu terimi kendisi benimsedi. Eski
  Beyaz Saray Baş Stratejisti Steve Bannon, Başkan Stephen Miller'ın Kıdemli Danışmanı, Ulusal Ticaret Konseyi Direktörü
  Peter Navarro, Başkan Sebastian Gorka'nın eski Yardımcısı, Başkan'ın Özel Yardımcısı Julia Hahn, eski Stratejik İletişim
  Başkan Yardımcısı Yardımcısı Michael Anton, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Ticaret Bakanı Wilbur Ross, Ticaret Temsilcisi
  Robert Lighthizer, eski Ulusal İstihbarat Direktör Vekili Richard Grenell, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John R. Bolton
  ve eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn, federal hükûmet içinde bir "milliyetçi kanadı" temsil etmekte olduğu
  tanımlandı.

Şubat 2017'de The Atlantic'te yayınlanan bir makalesinde gazeteci Uri Friedman, "popülist ekonomik milliyetçiyi", Trump'ın Cumhuriyetçi Ulusal Parti'ye yaptığı açıklamalarda tanıtılan "19. yüzyıl ABD Başkanı Andrew Jackson'ın "popülizmini" örnek alan yeni bir milliyetçi hareket olarak tanımladı. Stephen Miller ve Steve Bannon tarafından yazılan bir konuşmada Kongre. Miller, yardımcısı olarak çalışırken Senatör Jeff Sessions'ın "ulus-devlet popülizmi" biçimini benimsemişti. Eylül 2017'ye kadar, Washington Post gazetecisi Greg Sargent, Bannon, Breitbart, Miller tarafından "tanımlanan" "Trump'ın milliyetçiliğinin" ve "Trump çevresindeki "popülist ekonomik milliyetçi" birliğin geri kalanının" Trump seçmenleri arasında titrek bir desteğe sahip olmaya başladığını gözlemledi.

Alıntı
Vetodaki Radikal Demokrat Pasajlar — Andrew Jackson

Asıl etkiyi 1838 yılında bankanın imtiyazının uzatılmasıyla ilgili yasaya karşı koyduğu vetoda yer alan radikal demokratik pasajlar sayesinde uyandırdı. Zenginler ve güçlüler hükûmet uygulamalarını haddinden fazla kendi çıkarları için suistimal etmişlerdi. İnsanlar tarafından yaratılan kurumlar belki yeteneklerde, tahsilde ve refahta eşitlik sağlayamazlardı. Ama yasalar bu doğal ve adil avantajlara unvan, imtiyaz ve özel
ayrıcalık sağlayarak ve zenginleri daha zengin, güçlüleri daha güçlü ederek suni ayırmalar eklerse; O zaman toplumun sade üyelerinin hükûmetlerinin adaletsizliğini şikayet etmeleri hakkıdır.

O zamana dek hiçbir Amerikan başkanı, Amerikan ihtilalinin cumhuriyetçi ve radikal demokratik potansiyelinin hükûmetin ahlaki vazifesi olduğunu daha güçlü ifade etmemişti.
Ayrıca Jackson'ın resmi 20 ABD dolarının ön yüzünde bulunmaktadır.


Amerikan Milliyetçiliği ve 'Irk Savaşı': Trump’ın Azil Sürecinin Ardındaki Tehlike

Yazar: John Taylor
Yayım Tarihi: 25 Ekim 2019

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın eski kampanya direktörü ve günümüz “Sağ-popülist Enternasyonali”nin manevî babası sayılan Steve Bannon, geçtiğimiz günlerde New York Post’a verdiği özel röportajda Trump’ın “6 hafta içerisinde” azledilebileceğini iddia etti.

Söz konusu iddia, beraberinde Trump’ın 30 Eylül 2019 tarihinde rahip Robert Jeffress’in sözlerini alıntılayarak paylaştığı, “Eğer Demokratlar Başkan’ı azletmeyi başarırlarsa, bu durum ülkede iç savaşa benzeyen bir kırılmayı tetikler” mesajını yeniden gündeme taşıdı. ABD’de Trump’ın iktidarının yolunu büyük ölçüde adına “derin Amerika” diyebileceğimiz WASP (“White Anglo-Saxon Protestant” - Beyaz, Anglosakson ve Protestan) kesiminin açtığı bir sır değil. Bu grup, ABD’nin tarihteki “ulusal” etnik ve dinî kimliğinin inşasında önemli roller oynamış ve sorumluluklar üstlenmiştir.

Başlangıçta ve özellikle de 19.yüzyılda WASP kesimler güçlü bir Papa karşıtlığı (Katolikliğin reddi) ve İrlandalı göçüne yapılan şiddetli itirazlarla hareket etti. Akabinde Meksikalı ve Çinli göç dalgalarıyla yüzleşen WASP’lar kendi politik örgütlenmelerini kurdular. Meşhur Ku Klux Klan (KKK) işte böylesi bir tepki ortamında 1865 yılında doğdu. Elbette tasvir edilen eksendeki “tek” teşkilat olmasa da, bir süreliğine en tayin edici olanı olmayı başarmıştır. 20. yüzyılın ilk yıllarına kadar nispeten gizlilik esasına dayanarak davranan örgüt, 1920’li yıllara gelindiğinde ise müthiş bir kitleselleşme tecrübe etti.

KKK: Amerikan Milliyetçiliğinin Modern Nüvesi

Gerçekten de 1920’li yılların ortalarında KKK, ABD’de 4,5 milyon üyeye ulaşmıştır. Meksikalıların, Çinlilerin ve siyahîlerin yanı sıra KKK Katoliklere, Yahudilere ve komünistlere karşı da bayrak açtı. Katoliklerin Vatikan’ın, Yahudilerin diasporanın ve komünistlerin Moskova’nın hizmetinde olduğu görüşünü serdeden grup, aynı zamanda eğitim müfredatındaki Darwinist kuramı da kıyasıya eleştiriyordu.

1944 yılında tasfiye edilen KKK, çeşitli baskılara rağmen bir “marka” olarak varlığını muhtelif şekillerde sürdürmeyi başardı. Öyle ki, 1980’li yıllara gelindiğinde grubun hâlâ 10 bine yakın üye sayısı mevcuttu. Zaman ilerledikçe marjinalleşen örgütün üye deposu artık 3 bin sınırının dâhi altına inmiş durumda. Ancak hâl böyle olsa bile, KKK içinden pek çok “beyaz ırkçı” ve “köktenci-ırkçı Hristiyan” oluşumlar zuhur etmiş ve mesafe kat etmiştir. KKK, Amerikan ırkçı-Hristiyanî milliyetçilik formatında ağırlığı yadsınamayacak bir nüve teşkil ediyor.

Her ne kadar İkinci Dünya Savaşı’nı müteakip ABD’deki Hristiyanî örgütlenmeler büyük ölçüde Siyonist akımın ablukasına alınmışsa da, çekirdek yukarıda bahsini ettiğim 1920’li yıllar sürecinde oluşmuştur.

Peki, bu tarihsel perspektifin bugüne dair etkileri ve izdüşümleri nelerdir?

Amerikan Milliyetçiliğinin “İç Tehdit” Algısının İnşası

Trump, esasen WASP oylarıyla iktidara geldi. Bunu biliyoruz. Keza Trump, ABD’de WASP’ların Birinci Dünya Savaşı öncesinde geliştirdikleri milliyetçi pozisyonların bir bölümünü de bugün itibariyle ete kemiğe büründürüyor.

1914-1918 aralığı evvelinde Amerikan (WASP) milliyetçiliği ABD’nin dünya meselelerine dair bir bakış geliştirmesinin zaman kaybı olduğuna inanıyordu. WASP’lar kuşatıcı bir eskatoloji idrakiyle beslenen dinî inançları gereği, o yıllarda dünyanın sonunun yakın olduğunu düşünüyorlardı. Dolayısıyla dünya işlerine dair olağanüstü bir kayıtsızlık sergiliyorlardı. Birinci Dünya Savaşı sonrasında yine nispeten içe dönük-kapalı bir tarz benimseyen Amerikan milliyetçilerinin odağında iç bünyedeki “zararlı” ve “sakıncalı” unsurlar bulunuyordu.

Kabul edilen ideolojik tutum gereği “Amerikalılık” kimliği bunlardan arındırılmalı ve saflaştırılmalıydı. 1920’ler işte tam da bu yüzden Amerikan milliyetçiliği özelinde seçkin bir laboratuvar işlevi görmüştür. İlginçtir, Donald Trump’ın babası Fred Trump, tam da o yıllarda, 1927’de, New York kentinde vuku bulan bir KKK eylemi esnasında gözaltına alınmıştı.

Yine not edilmelidir ki, Trump’ın 2016 kampanyasına en büyük desteği verenlerden biri David Duke idi. Bilindiği üzere Duke, 1976 yılında KKK Şövalyeleri’nin (“Knights of the Ku Klux Klan – KKK) liderliğini yapan ve “beyaz ırkın üstünlüğü” safsatalarını bulunduğu her yerde alabildiğine yayan tartışmalı bir figür. Bu ve benzeri “tesadüfler” silsilesi elbette meselenin özünü, esansını yakalamamıza olanak vermiyor.

Somut veriler ışığında ilerlendiğinde ise bilhassa bir araştırma Trump’ın niçin halktan bu denli büyük bir destek aldığını da gözler önüne seriyor. 2018 yılında Andrew L. Whitehead, Samuel Perry ve Joseph Baker adlı araştırmacıların imzasıyla Sociology of Religion dergisinde yayımlanan bir makalede, Trump’a oy verenlerin kahir ekseriyetinin “Hristiyan milliyetçiliği” faktöründen etkilendikleri ortaya çıktı. Araştırmada federal hükûmetin ABD’nin bir “Hristiyan ulus” olduğunu ilân etmesi gerektiğini, ABD’nin başarısının bir “ilâhî plan” çerçevesinde anlam kazandığını, devlet-Kilise bütünlüğünün tesis edilmesi gerektiğini vb. düşünen söz konusu kitlenin, bu uğurda çaba sarf edeceğine kani olduğu için Trump’a oy verdiği aktarılıyor.

ABD merkezli Pew Research Institute, Brookings Institution ve Public Religion Research gibi kuruluşlar ABD’de beyaz nüfusun 2044 yılından itibaren azınlık statüsüne geçeceğini ifade ediyor. Dolayısıyla bu noktada Trump’ın kampanyasında kullandığı “Make America Great Again” (Amerika’yı Yeniden Harika Yap) sloganının işaret ettiği gerçeklik daha da berraklaşıyor.



“Milliyetçi Nebula” ve Ufuktaki “Irk Savaşı”

KKK’nın bugün itibariyle somut ve keskin bir yaşayışı yok belki, doğrudur. Ancak KKK, ardında 2019 yılına değin uzanan bir “milliyetçi nebula” miras bıraktı. Köktenci Hristiyanların, beyaz ırkçıların ve diğer bilumum milliyetçi blokların ahenk içinde koordine olduğu/edildiği bir siyasî düzlemden bahsetmek mümkündür. National Alliance (Ulusal Birlik), Atomwaffen Division (Atom Bombası Bölüğü) ve Nationalist Front (Milliyetçi Cephe) vb. milliyetçi grupların faaliyette bulunduğu ABD’de özellikle 2000’li yılların başlarından itibaren internet forumları oldukça belirleyiciydi.

Bugün irili-ufaklı müstakil kiliselerin periferisinde yahut doğrudan milliyetçi örgütler bünyesinde bir araya gelen bir Amerikan milliyetçiliği olgusu var. Başka bir deyişle WASP, demografik anlamda Amerika’yı “başkalarına” terk etmek, bırakmak istemiyor. İstemediği için de hem legal hem de illegal tarzlarda örgütleniyor. Southern Poverty Law Center adlı kuruluşun kamuoyuyla paylaştığı istatistiklere göre 2014 yılından bu yana ABD’de “radikal sağ” ideolojilerden ilham alınarak gerçekleştirilen şiddet eylemlerinde bugüne kadar 81 kişi hayatını kaybetmiş.

Söz konusu kayıpların yaklaşık 40’ı ise sadece 2018 yılında kaydedilmiş.   

12 Ağustos 2017 tarihindeki Charlottesville olayları ve 3 Ağustos 2019 tarihindeki El Paso saldırısı bu anlamda Amerikan milliyetçiliğinin hem bireysel hem de kolektif biçimde eyleme geçebileceğini, dahası eyleme geçmeye hazır olduğunu ispat etti.


Alıntı
ABD'nin Charlottesville kentindeki olaylar: Açıklamasında ırkçılardan bahsetmeyen Donald Trump'a tepki

ABD Başkanı Donald Trump, Virginia Eyaleti'ne bağlı Charlottesville kentinde, beyazların üstünlüğünü savunanların gösterileri sonrası ortaya çıkan şiddet olaylarının ardından yaptığı açıklama nedeniyle eleştirildi. Peşpeşe gelen mesajlar sonrası Beyaz Saray bir açıklama yayınladı ve bu açıklamada ABD'de beyaz ırkın üstünlüğüne inananlar (white supremacists)
ve neo-nazi ifadeleri yer aldı. Trump'ın açıklamasında ırkçı gruplardan isimleriyle bahsetmemesi bazı senatörlerin tepkisine neden olmuş, Colorado'dam Senatör Cory Gardner,
"Başkan şeytan'a ismiyle hitap etmeli" demişti.

Donald Trump'ın kızı Ivanka Trump da Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Toplumda ırkçılığa hiçbir şekilde geçit verilmemeli, white supremacists ve neo-nazi'ler" yazdı.
Charlottesville kentinde çıkan olaylarda bir kişi öldü, yaklaşık 30'dan fazla kişi yaralandı.

Amerikan Rüyası'nın Toy İşbirlikçisi — Amerikan Özgürlükçüleri Derneği

Amerikan Özgürlükçüleri Derneği, yeni nesil Amerikan milliyetçiliğini savunan yüzlerden oluşan zümreyi temsil eder. Milliyetçi Nebula mirasçılarını besleyen ve onları maşa eden derneğin radikal sağ ideolojilerinden ilham alınarak gerçekleştirilen şiddet eylemlerinde fitili ateşleyen unsurlardan birisi olduğu yakın süreçte ortaya atılan iddialar arasında bulunuyordu. Ancak dernek yetkililerinin ve mensuplarının söylemlerine bakıldığında bu iddiaların tam tersini öne sürdüklerini ve milliyetçi ideolojilerini insan haklarını göz önünde bulundurarak barış ortamını esas alarak yönettikleri fark ediliyor.

Derneği söylemleriyle örgütleştirmeye çalışan köşe yazarları ve gazetecilerin iddialarının kesinlik kazanmamasıyla birlikte derneğin misyon ve vizyonunun ırk kardeşliğini savunmak, kültürel değerleri yükseltmek, kültürel aşınmayı önlemek, göçmen haklarını savunmak (?) olduğu fark edilebilir. Ayrıca dernek üyelerinin Trump yanlılığı ve ırkçı söylemleri derneğin misyon ve vizyonuyla ters düşmesine sebebiyet veriyor.

Çevrimdışı rami

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 29 Ocak 2025, 04:23
Toplam oynama: 76 gün, 11 saat
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 29 Ağustos 2022, 22:47
Toplam oynama: 1 gün, 6 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 25 Ağustos 2022, 13:04
Toplam oynama: 0 gün, 0 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 21 Temmuz 2022, 16:59
Toplam oynama: 0 gün, 0 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Kadın
Köken:
Son giriş: 00/00/0000
Toplam oynama: 0 gün, 0 saat
Birlik: (Yok)
rezerve kısmı

Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 29 Nisan 2024, 00:39
Toplam oynama: 12 gün, 17 saat
Hank Newman Lv.26
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 13 Mayıs 2024, 22:26
Toplam oynama: 120 gün, 7 saat
Alıntı
OLUŞUMUN ROL GİDİŞATI BOYUNCA YOL GÖSTERİCİ OLACAK İLGİLİ REHBERLER AŞAĞIDA LİSTELENMİŞTİR:

— NASIL KARAKTERLER YÖNETMELİSİNİZ? — FİNANSAL FİGÜRLER
— DERİN DEVLET: AMERİKA'DA KOMPLOCU DÖNÜŞ — JOSEF BURTON

dahası ilerleyen günlerde eklenecek...
Alıntı
NASIL KARAKTERLER YÖNETMELİSİNİZ? — FİNANSAL FİGÜRLER

Suç örgütlerinin hayatta kalıp varlığını sürdürebilmeleri için finansal anlamda doğru adımlar atmaları gerekir. Finansal faaliyetlerin düzenlenmesi için bu konuda özel eğitim almış insanlar bulunur. Bu insanlar türlü yöntemlerle örgütün kara parasının sisteme aktarılmasına ön ayak olur. Kıyı bankacılığı, şirinler (smurfing) yöntemi, parçalama (structuring) yöntemi, vergi cennetleri (off-shore), paravan veya hayali şirketler, fonların fiziken yurtdışına çıkartılması, oto-finans borç yöntemi (loan-back), döviz büroları ve kumarhaneler, sahte fatura (hayali ihracat), internet bankacılığı ve elektronik para yöntemleri kara paranın sisteme aktarılması sırasında kullanılan yöntemlere örnek olarak gösterilebilir.

Finansal Danışman (Financial Advisor)

Her örgütte finansal danışmanların olması zorunlu olmasa da kara paranın aklanması evresinde tecrübeli ve bilgili bir kişiye mutlaka ihtiyaç duyulur. Bu isimler kara para aklanırken kusursuz davranmalıdır. Örgütün kasasına geçen kara paranın büyüklüğüne göre ideali yöntem değişiklik gösterebilir. Bu noktada finansal direktör kara parayı aklıyorken ideal yöntemi bulma noktasında titiz davranır. Burada amaç devletin bu parayı nereden buldun sorusuna karşın resmi kanallar üzerinden cevap yaratabilmektir.

Bu tarz karakterleri canlandırıyorken özgeçmişiniz tamamen sizin isteğinize bağlı olarak değişir. İsterseniz eğitimli bir karakter yönetirsiniz isterseniz de eğitim almamış ancak çalışma özverisiyle tecrübe kazanmış bir karakter yönetebilirsiniz. Finansal danışman, örgütün temiz yüzü niteliğindedir ve buna uygun rol sergilenmelidir.

GENELGEÇER KARA PARA AKLAMA YÖNTEMLERİ

Kıyı Bankacılığı (off-shore)

Kıyı bankacılığı diğer adıyla “off-shore banking”, ülke dışında sağlanan fonların yine ülke dışında kullandırılmasını amaçlayan ve sektörle ilgili her türlü yasa ve yönetmeliklerin dışında kalan serbest bankacılık olarak tanımlanmaktadır. Özellikle 1960’lardan sonra gelişen kıyı bankacılığı merkezleri dünya finansal merkezleri için büyük birer fon kaynağı, uluslararası fonlar için ise bir ara geçiş olmaktadır. Bunlar arasında başlıcaları, Uzak Doğu’da, Hong-Kong, Singapur, Asya dolarlarının merkezidir. Ortadoğu’da Bahreyn, Pasifik adaları içerisinde Cayman Adaları ve Bahama son derece önemli finans merkezleridir.

Uluslararası Kıyı Ötesi Mali Merkezler, “Vergi Cennetleri” olarak da bilinmektedir. Kıyı Bankacılığı ve Vergi Cennetlerinin ilgili ülke, karşı ülke, bankalar ve yatırımcılar açısından çeşitli avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Genel olarak Off-shore sistemi ve vergi cennetlerinin bankalar ve yatırımcılara sağladığı avantajlar ve kayıplar şöyle sıralanabilir:

Avantajlar,

•    Yatırımcılar mevduatları karşılığında, merkez bankasına sıfır faizle karşılık yatırmaktan kurtulurlar.

•    Tasarruf mevduat sigorta fonuna prim ödemezler.

•    Bu tür bankalar daha yüksek faiz vadettikleri için mevduat çekerler.

•    Hesaplar yurtdışında gösterildiğinden, resmi denetimden kaçarlar ancak parayı ülke içinde kullanabilirler.

•    Yükümlülükleri az olduğu için de bilanço karlarını arttırırlar.

Buna karşılık milli devletler kıyı bankalarına yatırılan fonlar için büyük kayıplarla karşılaşmaktadırlar. Bu kayıpları da şu şekilde sıralamak mümkündür:

•    Ülke vergi kaybı ile karşılaşır.

•    Merkez bankası kanuni karşılık toplayamaz, tasarruf mevduatı sigorta fonuna prim alamaz, bunun sonucunda da para politikası araçları etkisizleşerek istenilen sonuçları veremez hale gelir.

•    Merkez bankası otoritesini ve güvenini, denetim organları denetim imkanlarını, hazine de tam rekabeti sağlayamadığı için hem etkinliğini hem de denetim yollarını kaybeder.

Kumarhane ve Gazino Merkezlerinin Kullanılması

Bu yöntemde sistem şöyle işlemektedir. Gazinodan veya kumarhaneden eldeki nakit kara para ile fiş satın alınır ve hiç kumar oynanmadan belli bir süre sonra tekrar gazino veya kumarhaneye gidilerek eldeki fişleri verip karşılığında çek alınır ve bu çekler bankaya yatırıldıktan sonra emlak gibi herhangi bir mal alımında kullanılır. Bazen fiş almaya da gerek olmayabilir. Eldeki bütün kara para kumarhaneye verilir ve kumarhane belli bir komisyon aldıktan sonra karşılığında çek verebilir. Aklayıcıya paranın kaynağı sorulduğunda da kumar kazancı diye makul bir cevap verilecektir.

Paravan Şirketler Kullanılması

Gerçekte ticari bir faaliyeti olmayan bir şirketin ticaret yaparak gelir elde etmiş gibi gösterilmesi ve kara paranın bu şirkete aktarılması sonucu ortaklarının yasal gelir elde etmiş gibi kamu otoritelerine beyanda bulunmaları yöntemidir. Aklayıcılar birden fazla paravan şirkete sahip olabilirler ve finansal kuruluşlarda yapıldığı gibi iz kaybetmek için fonları bir şirketten diğer şirkete sürekli aktarabilirler.

Parçalama Yöntemi (Structering)

Kara para ile ilgili olarak bütün yasal düzenlemeleri yapan ülkelerde, finansal sektörde faaliyet gösteren kuruluşlara yatırılacak belli bir miktarın üzerindeki paralar kara para ile mücadele eden ilgili kuruma finansal kuruluşça bildirilmesi gerekmekte, yürürlükteki kanunlar mucibince. Böyle olunca aklayıcılar belirtilen miktarın biraz altında bir miktarı finansal kuruluşta açmış oldukları hesap veya hesaplara yatırmak suretiyle bildirim zorunluluğundan kurtulmaktadırlar. Örneğin bir ülkede bu miktar 10.000$ ise, bu yöntemi kullanacak olan kara para aklayıcısı işlemlerini 10.000$’ın altında bir rakamla yapacaktır.

Sahte veya Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Faturalar

Fatura üzerinde yazan miktarın gerçeğinden düşük ya da fazla yazılması suretiyle kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde kara para aklayıcısı aklama amaçlı kurmuş olduğu bir paravan şirkete ya da normal faaliyet gösteren bir şirkete elinde bulunan bir malı olduğundan çok yüksek bir fiyata satmış gibi göstermek suretiyle fatura düzenleyerek aradaki fark kadar parayı aklar. Örneğin 50 dolar değerindeki bir mal için 100 dolarlık fatura keserek aradaki 50 dolarlık farkı aklamış olur. Bu yöntem genellikle ihracat ve ithalat yapmak suretiyle kullanılır. Gerek ithalat gerekse ihracat faturalarının olduğundan daha fazla veya daha düşük olarak gösterilmesi neticesi aradaki fark kadar kara para aklamaya dayanan bir yöntemdir. Değeri normal olan bir mal çok nitelikli ve değerliymiş gibi yüksek bir fiyatla yurtdışına gönderilerek fatura düzenlenir ve aradaki fark konu aklamada kullanılır. Olası bir denetimde yakayı ele vermemek için aklanan kara parayı ihracatın yapıldığı şirket gönderiyormuş gibi hareket edilir. Bu şirket gerçekten faaliyet gösteren bir şirket olabileceği gibi, paravan bir şirket de olabilir. Aynı şekilde yurt dışından mal alımlarında da alınan ucuz bir mal yurt içinde malum şirketlere çok pahalıya satılıyormuş gibi gösterilir ve aradaki fark kara para aklamada kullanılır.
Alıntı
DERİN DEVLET: AMERİKA'DA KOMPLOCU DÖNÜŞ — JOSEF BURTON

Siyasette, hayaller eyleme geçmek için merkezi bir motivasyon kaynağı olabilir. Bu durum 6 Ocak 2021'de Amerika Birleşik Devletleri Kongresi'ne saldıran kalabalık için de geçerliydi. Bu karışık grup, 2020 seçiminin çalındığına ve birkaç vatanseverin harekete geçebilmesi halinde belirsiz anayasal prosedürlerle seçimin iptal edilebileceğine inanıyordu. Bu hemen hedefin ötesinde, çoğunluğun bir dereceye kadar QAnon'a inanç duyduğu belirtilmelidir. QAnon, Donald Trump'ı medya elitleri, Washington iç çevreleri ve bürokratların oluşturduğu şeytani, çocuk kurban eden bir "Derin Devlet"e karşı bir haçlı savaşçısı olarak gören belirsiz, kahinvari siyasi inançların bir dizi olduğunu iddia eder.

Anonim 4Chan gönderilerine dayanarak, iddia edilen bir yönetim içerisindeki kişinin "Q" kod adıyla bilindiği QAnon taraftarları, John McCain'in gerçekte doğal sebeplerle ölmediğine, ancak gizlice ihanet suçu nedeniyle idam edildiğine inanmaktadır. Bazıları, Başkan Kennedy'nin oğlu JFK Jr.'ın hala hayatta olduğuna, gizli bir siyasi operatif olduğuna ve kendisini Trump'ın yeni başkan yardımcısı olarak ortaya çıkacağına inanmaktadır. Diğerleri, Robert Mueller'ın, başkanı bir oyalama operasyonu olarak soruşturan gizli bir Trump müttefiki olduğunu iddia etmektedir. Saldırganların mücadele ettiği hayalî varlıklar, saldırganlar kadar saçma ve değişken tanımlarla belirsiz sınırlara sahipti. Resimlerde mavi boyalı ve kürklü "QAnon Şamanı" olarak bilinen Jake Angeli, 6 Ocak'tan önce, boynuzlu bir başlık takarak alışveriş merkezlerine giren ve banyoların dışındaki dekoratif karoların, Derin Devlet tarafından çocuk ticareti yapan pedofillerin gizli çeteleri için şifreli sinyaller olduğu ve çocukları beyinlerinden kimyasal adrenokromu toplamak için bir mağara ağına kaçırmak amacıyla bağırdığı canlı yayınlarıyla daha çok tanınmaktaydı. QAnon takipçilerinin bir alt kümesi, Hillary Clinton ve yardımcısı Huma Abedin'in bir bebeği törensel olarak kurban ettiği ve ardından yediği iddia edilen "frazzledrip kaseti"nin varlığına inanmaktadır. Bu şeytani imgelerle dolu kaotik bir kabus, daha prosaik düşmanlar olan elit diplomatlar, memnuniyetsiz Washington iç çevreleri ve
Trump'ın kişisel düşman listesi ile karışarak, Derin Devlet denilen değişken bulutu oluşturur. Paranoid öfke tamamen Amerikan kaynaklıdır, ancak terim dışarıdan ithal edilmiştir.

Derin Devlet, Türk dilinin siyaset bilimine olan büyük katkısıdır. Türkçeden yapılan çeviri - "derin devlet" - kelimesel ve doğrudandır. Varolan ve içeride olan bir devlet. Ancak Türkçe terim, politik dünyayı görme biçimi olarak Amerikan terimi "komplo teorisi" gibi ana akımın dışında bir ortamı ima etmez veya aynı rolü üstlenmez. Türkçe'de "Derin Devlet", hayal gücünün ürünü veya alternatif bir inanç değildir; aksine, belirli bir zamanda ve yerde belirli bir tarihsel aktörler kümesini tanımlar. Terimle neyin kastedildiği elbette tartışmaya açıktır, çünkü Derin Devlet tanım gereği gizlidir, ancak terim, resmi siyasi liderlikten bağımsız olarak faaliyet gösteren yetkisiz ve bilinmeyen güç ağlarını tanımlar. Türk Derin Devleti belirsiz sınırlara sahiptir ve devlete bağlı mafya figürlerini, sanayicileri ve muhafazakar ekonomik elitleri içerir, ancak bu, durumun mevcut güç yapılarının veya hegemonik kurumların kapsayıcı bir terimi değildir. Derin Devlet, görülebilen açık bir güç yapısı değil, gölgeli bir paralel güç sistemidir.

Türkiye'deki bu gizli güç ağlarının bazılarının, Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde modernleşen Türk milliyetçisi subaylar arasında gizli siyasi örgütlenmelere kadar uzanan 19. yüzyıla dayanan inandırıcı kanıtları bulunmaktadır. Bu tarih, Derin Devlet'in Türkiye'nin ulusal kaderinin başlangıcından beri gizli el olmadığı anlamına gelmez, ancak kriz zamanlarında paralel güç yapılarının oluştuğu daha makul bir gerçeğe işaret eder. Türkiye'deki bu krizlerin tam da bu dönemlerinde, Derin Devlet adı verilen ve siyasi yaşamda gözlemlenen bir şey haline geldi. 1970'ler ve 80'lerin sol-sağ siyasi şiddeti, bir dizi zalim askeri darbeye yol açan bir dönem olarak yaygın gizli devlet şiddeti ve Derin Devlet faaliyetiyle birlikte yaşandı. Solcular ve öğrenciler ortadan kayboldu ve 1977'de İstanbul'un Taksim Meydanı'nda düzinelerce sendikacı, kimlikleri ve motivasyonları bugüne kadar bilinmeyen silahlı saldırganlar tarafından öldürüldü. 1990'larda, Türk devletinin PKK'ya karşı mücadelesi sırasında - daha geniş bir şekilde Kürt sivil toplumuna yönelik bir devlet saldırısına dönüşen bir mücadele - Derin Devlet yeniden derinliklerden sıyrıldı ve sokaklara çıktı. Şaşırtıcı 1996 "Susurluk olayı", bir BMW'nin, para, silah, uyuşturucu ve bir ünlü mafya uyuşturucu baronu ile bir polis generalinin birlikte nasıl arabada bulunduğu bir kaza sonucu ortaya çıktı. Susurluk, Türk güvenlik hizmetleri ile PKK'ya karşı sağcı organize suç unsurları arasındaki bağlantının derinliğini ortaya koydu.

Derin Devlet, bir hayal ürünü komplo teorisi değil, somut ve gerçek bir şeydir. Türkiye'de 2000'li yılların başındaki parlamento soruşturmaları, seçilmiş hükümetin bile varlığından haberdar olmadığı bütün askeri birimlerin ve istihbarat bürolarının varlığını doğruladı. Ulusal jandarmanın gizli istihbarat birimi JİTEM gibi bazı Derin Devlet yapıları tamamen açığa çıkarıldı. Diğerleri ise hâlâ gizemini koruyor. Türkiye'nin ABD eğitimli kontrgerilla birimi, çeşitli şekillerde Bilgi Savaşları Dairesi veya Taktik Seferberlik Grubu olarak bilinir ve Türkiye'nin Soğuk Savaş dönemindeki komünizm karşıtı şiddetinde etkili oldu. Bu birimin Türk hükümet yetkisi altında mı çalıştığı belirsizdir; çünkü bazı eski üyeler, sadece NATO'ya yanıt verdiklerini iddia ederken, aynı zamanda işkenceye ve İstanbul'daki 1955 anti-Yunan pogromlarının kışkırtılmasına da istekli bir şekilde itiraf etmektedir.

Türkiye'deki Derin Devlet, gizli bir ağa atıfta bulunsa da aslında çok iyi belgelenmiş ve kanıtlanmıştır. Derin Devlet terimi, Türk tarihinden çıkarak küresel siyasi tartışmalara girmiştir, çünkü gerçekten meydana gelen belirli devlet ve paradişi devlet şiddeti şekillerini tanımlamak için kullanışlı ve doğru bir araçtır. Bu kavram, Türkiye veya Orta Doğu'ya özgü değildir. İtalya ve Belçika'da yapılan suç soruşturmaları, Avrupa'da Gladyo Operasyonu kod adı altında benzer Soğuk Savaş dönemi ağlarını ortaya çıkarmıştır.

2016'dan sonra Amerikan siyasetinde "Derin Devlet" teriminin açıkça Trumpçü bir terim olarak ortaya çıkmasına çok şaşırdım. Bağlamdan yoksun olarak, Trump yönetimi yetkilileri terimi başlangıçta Barack Obama'nın "blok" terimini icat ettiği şekilde kullanıyorlar - Washington kuruluşunun fikir birliği için bir kısaltma olarak. "Derin Devlet" için yapılan Google aramaları, Trump yönetimi başladıktan kısa bir süre sonra Nisan 2017'de artış gösterdi. Ekim 2017'de, "Q Clearance Patriot" adlı kullanıcının 4chan'da ilk kez yayınlanmasıyla QAnon efsanesi hareketlenmeye başladı. Derin Devlet için yapılan aramalar tekrar arttı ve zamanla terim daha tehditkar ve suçlayıcı bir hal aldı.

"Derin Devlet" teriminin Trump dünyasına nasıl girdiğini ve anlamının nasıl değiştiğini takip etmek kolay olabilir. Beyaz Saray'a terimi getiren bir aday bile var: Genel Mike Flynn, Trump'ın ulusal güvenlik danışmanı olarak sadece 22 gün kalan ve Türk siyasetiyle derin ve muhtemelen yasa dışı bağlantıları olan bir isim.

Flynn, başlangıçta ABD askeri ve Savunma İstihbarat Dairesi'nde (DIA) radikal İslamcılığın tehdidine takıntılı bir şekilde kendini ispatladı. Karmaşık ve saldırgan yönetim tarzı nedeniyle 2014'te DIA'dan kovulmadan önce Flynn, sık sık Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı gizli bir cihatçı ve Batı için bir tehdit olarak suçluyordu. 2016'da Flynn, başarısız olan Türk darbe girişimini (varsaydığı gibi) laikliği savunma girişimi olarak övdü.

Mike Flynn'ın tavrı hızla değişti, çünkü danışmanlık şirketini kurdu ve hızla Washington'da Türk hükümetine en yüksek derecede destek veren lobicilerden biri haline geldi. Flynn, karanlık ve gizemli güçlerin kukla ustası olarak din adamı ve Erdoğan'ın rakibi olan Fethullah Gülen'i kınayan editöryaller yayınladı. Flynn'ın dönüşü, oldukça kararlı ve ani oldu. Türk hükümeti sonunda general Flynn'e Gülen'i (bir ABD daimi ikamet edeni) kaçırması ve bu darbe girişimini başlatmakla suçladığı bu gizemli din adamını Türkiye'ye götürerek yargılanmak üzere teslim etmesi için 15 milyon dolar nakit teklif etti. İnanılmaz bir şekilde, yabancı bir hükümetten bir kaçırma planı için nakit para kabul etmek aslında Flynn'in istifa etmek zorunda kalma nedeni değildi. Flynn'in Trump Beyaz Sarayı'ndaki süresi kısaydı, ancak bu kısa süreden sonra yönetim Derin Devlet terimini kullanmaya başladı.

Bu, düzgün ve kullanışlı bir hikaye olabilirdi: Bir komplo meraklısı görevli Erdoğan'ın etrafında döner ve gizli kuruluş aktörlerinin demokrasiye karşı düzenlediği karanlık bir komplo hakkında çok politik olarak kullanışlı bir anlatıyı benimser. Ancak Flynn genç ve masum değildi ve Türk hükümetinin büyük isimleriyle samimi ilişkiler kurmak, Derin Devlet fikrine girişi değildi. "Danışman" olmadan önce ve DIA'nın yardımcı direktörü olmadan önce, Flynn genç bir personel subayı olarak kariyer yapmıştı ve o zamanlar küçük ve sıkı bağlantılı olan ABD özel savaş topluluğunda görev almıştı. 1980'lerde Fort Bragg'deki John F. Kennedy Özel Savaş Merkezi'nde eğitim aldı ve planlar yaptı. Merkez önceden Amerikan Gizli Görevlerini Gerçekleştirme Enstitüsü olarak biliniyordu ve genç Flynn'i eğiten nesil, komünizme karşı savaşmak için Amerikan gizli çabalarının onlarca veteranıydı - Güney Vietnam'da Phoenix Projesi ölüm mangalarını yöneten ve Tayland, İran, İtalya, Yunanistan, Guatemala ve Türkiye dahil olmak üzere onlarca ülkede anti-komünist gizli polis ve komandolara eğitim veren erkeklerdi.

Türk Özel Harp Dairesi ve daha büyük karşı gerilla programı, 1950'ler ve 1960'larda açık bir şekilde faaliyet gösterdiklerinde, Amerikan özel harp topluluğu tarafından ABD askeri yardım misyonu aracılığıyla doğrudan desteklenmiş ve düzenlenmiştir. İstanbul pogromlarını başlatan ve 1971'de Zivirbey Köşkü'nde muhalifleri işkenceye tabi tutan Türk operatifleri eğiten Yeşil Bereliler, kariyerlerinin son dönemlerinde Kennedy Özel Harp Merkezi'ne dönerek gelecek nesil Amerikan gizli savaşçılarına eğitim vermiştir - Flynn gibi adamlar. Komplolar ve Derin Devlet şüphesi çılgınlığı, Flynn'in Türkiye'den bazı Doğu hastalığı gibi bir şey kapmadığı, ancak gerçek mevcut komplolar içinde şekillendirildiği ve biçimlendirildiği bir şeydir. Derin devletler, inşa etmek ve desteklemek için eğitildiğinizde fantastik değillerdir.

Derin Devlet hakkındaki Amerikan ve Türk konuşmalarında her şey tersine dönmüştür. Amerika'da gerçek ve belirli Derin Devlet ajanları - ünlüler, siyasetçiler, kurumlar - iddia edildiğine göre soyut kurbanlar üzerinde korkunç işkenceler yaparlar (vatanseverler, çocuklar vb.), ancak bunlar özel olarak adlandırılamaz veya görülemez. 2020 seçimlerinde oy hırsızlığı başarıyla kanıtlanmamıştır. Soros'un elit adrenokrom hasadının hayatta kalan hiçbir çocuğu ortaya çıkmamıştır.

Öte yandan, Türk Derin Devletinin kurbanları hayali veya efsanevi değillerdir. 1970'lerden itibaren çoğunlukla solcu ve azınlıklara mensup yüzlerce insan, devlet veya para-devlet çeteleri tarafından öldürülmüştür. Gerçek bir Derin Devlet ile karşılaşıldığında soru asla yaşananların gerçek olup olmadığı değil, hangi ölçüde zarar vereceğidir. Maskeli adamlar, bir Kürt kitabevine el bombası atanlar, gizli askerler miydi yoksa aşırı sağ mafya çetesi miydi? Ya da ayrılıkçıları bastırmak için parayla ve silahlarla donatılmış muhafazakar bir Kürt klanından mıydılar? Bilinmeyen bir suçlunun yarattığı korku ve şüphe, Derin Devlet şiddetinin önemli bir parçasıdır. Sadece kurbanlar gerçektir: Bir arkadaşın cesedi sendika binası dışına atılır; yağmurlu bir meydanda silahla vurulan protestocular ölür; bir gazeteci bir gün sadece eve dönmez. Çocuk istismarıyla ilgili yeraltı tünel ağlarının varlığını ileri sürmek için cenaze törenlerine katılmanıza gerek yoktur.

Neredeyse günümüzdeki birçok komplo teorisinin saçmalığı ve inandırıcılığının farkına varmış gibi görünüyorlar. 6 Ocak/QAnon dünyasında, fantastiklere daha az eğilimli olan ve daha somut (ancak tamamen temelsiz) iddialarda bulunan bir grup bulunmaktadır. İddia ettikleri olaylar, hikayelerine inandırıcılık katan jargonları ve sıklıkla komplo teorisyenleri kendilerini ABD askeri veya güvenlik hizmetleriyle ilişkilendirmektedir.

6 Ocak'tan bir ay önce, Capitol'deki isyanı organize eden Telegram kanalları ve henüz yasaklanmamış Facebook grupları arasında dedikodular dolaşıyordu. Örneğin, 305. Askeri İstihbarat Taburu adlı belirli bir askeri birimin, Frankfurt, Almanya'da gizli bir yeraltı sunucu çiftliğine baskın düzenlediği bildirildi. Hikaye şöyle devam ediyordu: CIA'nın, 2020 seçimlerinin Donald Trump'tan çalındığına dair kesin kanıtlar içeren bir sunucu çiftliğini gizlice sakladığı yer burasıydı. Çatışmalarda kayıplar olmuştu, ancak baskın başarılı olmuştu. 305. Tabur, CIA Direktörü Gina Haspell'i ele geçirmiş ve onu Guantánamo Körfezi'ne götürmüş ve yüksek ihanetten dolayı infaz etmişti. Gerçek taburun gerçek kamu ilişkileri subayı, Arizona merkezli analist biriminin 2020 seçimini devirmekle görevli gizli bir şok birliği olmadığını ve CIA ile Almanya'da yer altında savaşmadığını açıklayan bir açıklama taslağı hazırlarken, emekli bir tümgeneral olan Thomas McInerney, ciddi bir şekilde 305. Taburun ağır kayıplar verdiğini iddia ediyordu. Bir ay sonra, QAnon Şamanı, Temsilciler Meclisi odasındaki konuşmacının tribününde boynuzlu bir başlıkla çıplak göğüsle dururken, Larry Rendall Brock, taktik plaka taşıyıcısı ve kaskla Temsilciler Meclisi salonunda diğer isyancılara talimatlar veriyordu. Brock, eski bir Hava Kuvvetleri albayı olarak, gözaltına alınacak kişileri kontrol altına almak için kullanılan plastik kelepçelerin bir demetini yeleğine tıkamıştı. (Tutuklandıktan sonra, aslında gözaltına alma hedefleri olmadığını iddia etti, ancak kelepçeleri polise vermek istemişti.)

Amerikalıların yüzde yedisi asker kökenlidir, ancak 6 Ocak isyanında yer alanların yaklaşık yüzde 20'si askerlik yapmıştır. Güney Amerika işlerinden sorumlu orta düzey bir Devlet Bakanlığı yetkilisi, isyan sırasında bir polis memuruna saldırı suçlamasıyla suçlanmıştır. Dolayısıyla, 6 Ocak'taki bu saldırı, herhangi bir varsayımsal Derin Devletten genel halka göre demografik olarak daha yakındır. Bu hayali dünyada tüm Amerikan güvenlik kurumları kötü değildir.

Guantánamo Körfezi, QAnon'un hayallerinde özellikle büyük bir yer tutar. Bu, Derin Devlet'in çocuk istismarıyla ilgili ana akım medya küreselcilerine karşı gerçekleşecek idamların, yargılamaların, yasadışı işkencenin ve cezalandırmanın mekânı olacak. Hillary Clinton ve George Soros burada asılarak cezalandırılacak. "The Storm" adı verilen ve Trump'ın vatansever müttefiklerinin Derin Devlet'i yendiği QAnon yargı gününde intikam ve işkenceye dair iğrenç hayallerin tamamı Gitmo'da gerçekleşiyor: Amerika'daki herkes, Gitmo'nun ABD'nin gerçekten insanları yasadışı olarak işkence gönderdiği yer olduğunu bilir. Burada tutulan erkekler köpek kaplarından beslenir. Başlarına kapüşon geçirilip duyusal yoksunluk içinde tutulurlar. Cinsel tacize maruz kalırlar, yıllarca hücre hapsinde tek başlarına tutulur ve yargılanmadan onlarca yıl alıkonulurlar. Guantánamo Körfezi'nin QAnon mitolojisindeki yeri, gerçek Amerikan Derin Devleti hakkında çok önemli bir şey söyler. Bu Derin Devlet, Kabil'in dışında bir işkence kampını yönetmiştir ve şimdi Google haritalarda (bir yıldızlı bir yorumu vardır) kalıntılarını bulabilirsiniz. Ayrıca, bu makaleyi okumak için kullandığınız cihazdan meta verilerini toplayan gerçek gizli istihbarat servislerinin mevcut olduğunu da gösterir. Gerçekten de, 11 Eylül'den bu yana, ABD'deki Derin Devlet artık derin değildir. Gizem veya gizleme olmadan, Google haritalarda bulabileceğiniz yerlerde açıktan ve cesurca faaliyet gösterir. Eski Ordu subayları Brock ve McInerney, düşmanlarını oraya göndermek istiyorlar.

6 Ocak'tan sonra, tüm ABD askeri, kendi saflarındaki aşırılıkçı sızmalara çözüm bulmakla görevlendirildi. Pentagon'daki Genelkurmay Başkanları kapalı kapılar ardında bir araya gelerek anayasal iktidar devri konusundaki taahhütlerini gizlice yeniden teyit etti. QAnon gibi komplo teorileri ve 6 Ocak isyanına katılan Oath Keepers gibi milislerin, kolluk kuvvetleri ve askerlik içinde verimli bir şekilde yer bulduğu açıkça ortaya çıktı. Hatta, aşırı sağcı iç tehditleri soruştururken FBI, yerel polis departmanlarıyla şüpheli bilgilerini artık paylaşmıyor ve yerel polis memurları arasında bir sempati düzeyi varsayıyor. ABD Başkanı Joe Biden, on binlerce askerin çevresinde yemin ederken, bu askerlerin bireysel bağlılıkları tam olarak belirsizdi.

Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'nde görev yaptığım dönemde, görevim çoğunlukla binlerce İranlı aday üzerinde uygulanan Trump dönemi Müslüman yasağına ilişkin işlemleri yönetmekti. Açıkça karşı çıktığım iğrenç, önyargılı bir politikaydı. Yeni göreve başlayan patronum, Farsça konuştuğunu unuttuğum şekilde, hemen yasakladığım bir aileye karşı çok sempatik davrandığımı duydu. Gözetmenim beni bir kenara çekti. "Başvuruların önünde çöp konuşma politikası yok." O da bu yasağa karşıydı. "Eğer Derin Devletçi olacaksan, bunu gizlice yap." Komplo teorileri dışındaki gerçek anlamıyla, Amerika'da Derin Devlet dediğimiz şey budur. Engelleyici içeriden gelen itirazlar. J. Crew takımlarıyla "The Blob"dan iki dilli bürokratın Trump'a karşı olan muhalefetlerini biraz nazik bir şekilde örtbas etmeye çalışması.

Masamdan kalkıp eski elçilik arazisine doğru yürüdüm, Türk-Amerikan ilişkilerinde kendi meseleleri üzerine düşünen nesiller boyunca Amerikan yetkililerinin oturduğu kafeterya bahçesindeki olayı hafife aldım. Bu, 1980 Türk darbesinden sonra — Türkiye'deki Derin Devlet gücünün doruğunda — on binlerce kişiyi bir gecede tutuklayarak ve solu bir nesil boyunca ezerek kutlamalar yapılan aynı bahçeydi. Bu, efsanevi Radyo Özgür Avrupa psikolojik operasyon uzmanı ve kendini CIA yetkilisi olarak tanımlayan Paul Henze'nin, Ankara'daki Soğuk Savaş görevi sırasında muhtemelen dinlenmek için oturduğu yerdi. Ankara'daki görevi tamamlandıktan sonra, Henze, Amerikan eğitimi alan subayların 1980 yılında seçilmiş bir hükümeti devirmelerini izlerken Jimmy Carter'a eğlenceyle "Ankara'daki adamlar bunu başardı!" diye bağırabilen adam olacaktı.

Kendimi bulduğum durum, Türkiye ve ABD arasında Derin Devlet kavramını çevirmenin tam olarak ne kadar zor olduğunu gösteren bir örnektir. Şimdi iki versiyonu var: biri korkunç bir gerçeği tanımlayan Türk versiyonu, diğeri ise kasvetli bürokratik rahatsızlık ya da rengarenk hayal gücü anlamına geliyor. Bu çeviri açığı bir dil yetersizliği değildir. Aslında, bu merkezi bir gerçeği örter: Türk Derin Devleti Amerika tarafından desteklenen bir projeydi. ABD'deki Derin Devlet komplo teorilerinin en tehlikeli, yetenekli ve tutkulu taraftarları, Türkiye'deki Derin Devleti destekleyen aynı askeri ve güvenlik kurumlarının ürünleridir. Gerçek var olan Türk Derin Devleti'nin hedefleri ile kurgusal bir Derin Devletle mücadele ettiğini düşünen Amerikalılar aynıdır. Bunlar demokrasi, azınlık hakları ve sol harekettir.

Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'nde, herhangi bir Amerikan binasıyla ilişkisi olan Türk Derin Devleti ile bağlantılı bir yerde dururken, bize gururla Derin Devletçiler diyen bir denetçi tarafından yarı azarlanırken, Amerikalıların bu terimi ciddiye almamaları açısından bir örneği gösterir. Çeviri sırasında dolaşırken, Derin Devlet kullanışlı anlamını yitirir ve uçuk ve çılgın kişilerin alanı haline gelir. Eğer bu böyle devam ederse, son korkunç bir ironiyi gözden kaçıracağız: Amerika'da askeriye ve güvenlik servislerine sızarak, demokratik süreçlere duyulan tepki ve politik şiddeti kullanma isteğiyle, Derin Devlet karşıtı komplo teorisyenleri, Derin Devlet teriminin tanımlamak için türetildiği yetkisiz ve bilinmeyen güç ağlarını oluşturma yolunda ilerliyorlar.

Ankara'dan yıllar sonra, başka bir diplomatik göreve gitmek için yoldayken, 6 Ocak'ı telefonumda izledim. Ayaklanmacılar, bir yabancı ülkede Soğuk Savaş dönemi bir seçimi devirme konusunda herhangi bir ABD eğitimli subayın sergileyebileceği aynı coşkuyla Capitol merdivenlerine yüklendi. Amerika'nın demokrasi karşıtı şiddete olan desteği sonunda evine döndü. Capitol kapılarını aştığında Paul Henze'yi düşünüyorum. Gerçekten de adamlar bunu başardı.

Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 29 Nisan 2024, 00:39
Toplam oynama: 12 gün, 17 saat
Hank Newman Lv.26
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 13 Mayıs 2024, 22:26
Toplam oynama: 120 gün, 7 saat
Organize olmayan ve kendi gündem ve hedeflerinin peşinden koşan güç ağlarını canlandıracağız. Amerikan Özgürlükçüleri Derneği çoklu fraksiyonlardan ve bağımsız istihbarat kollarından oluşuyor. Bu fraksiyonlar hiçbir şartta ve koşulda toplu olarak pragmatik olmayan gayelere hizmet etmeyecek. Oluşumun rol ilerleyişi boyunca hedefinden ve devlet aklından uzaklaşan mensuplara rastlayabileceğiniz gibi şehrin sosyal hayatının dengelerini değiştirebilecek senaryolar ile de karşı karşıya kalacaksınız.

Oluşuma oyun dışı alımlar ne yazık ki kapalı olacak. Konsept gerekliliği fraksiyon üyelerinin benzer çizgide rol yapması ve konseptinden gerekliliklerden uzaklaşmaması gerekiyor. Bu nedenle oyun dışı alımları açarak fraksiyon dengelerinin bozulmasını istemiyoruz.

Oluşum, konsept, rol ilerleyişi ve rehberler ile ilgili herhangi bir sorunuz bulunuyorsa kagyol#6202 ve ramichain the god#8369 discord hesaplarına ulaşabilirsiniz.

Çevrimdışı Exca

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Andre Elroy Lv.25
Cinsiyet: Erkek
Köken: Fransız
Son giriş: 28 Ocak 2025, 17:25
Toplam oynama: 36 gün, 19 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 29 Nisan 2024, 03:08
Toplam oynama: 130 gün, 19 saat
Birlik: (Yok)
1

Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Meksikan
Son giriş: 19 Ocak 2024, 12:23
Toplam oynama: 253 gün, 10 saat
Birlik: *JNG
Cinsiyet: Kadın
Köken: İtalyan
Son giriş: 18 Ocak 2024, 12:14
Toplam oynama: 16 gün, 17 saat
Birlik: *JNG
Arrigo Leone Lv.33
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 18 Ocak 2024, 12:12
Toplam oynama: 0 gün, 17 saat
Birlik: *JNG
Cinsiyet: Erkek
Köken: İngiliz
Son giriş: 18 Ocak 2024, 12:12
Toplam oynama: 2 gün, 5 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Meksikan
Son giriş: 18 Ocak 2024, 12:12
Toplam oynama: 0 gün, 0 saat
Birlik: *JNG
ULAN GERİ GELDİK ULANNN
1
1

Çevrimdışı Emre II

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 04 Eylül 2023, 16:20
Toplam oynama: 222 gün, 4 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: İngiliz
Son giriş: 06 Mayıs 2023, 20:43
Toplam oynama: 10 gün, 7 saat
Birlik: **** **** 13
Cinsiyet: Erkek
Köken: İngiliz
Son giriş: 20 Mayıs 2023, 22:38
Toplam oynama: 0 gün, 23 saat
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 05 Nisan 2023, 00:20
Toplam oynama: 0 gün, 13 saat
Sağlam birlik, başarılar.
2

Çevrimdışı Bittersweet

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 14 Eylül 2024, 16:26
Toplam oynama: 302 gün, 13 saat
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 02 Haziran 2023, 04:15
Toplam oynama: 0 gün, 0 saat
Birlik: (Yok)
Mark Whitman Lv.33
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 24 Haziran 2023, 00:55
Toplam oynama: 0 gün, 21 saat
Selam biz geldik
1
1

Çevrimdışı Kelder

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Daniel Haro Lv.14
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 14 Mayıs 2024, 00:23
Toplam oynama: 46 gün, 2 saat
ne çapası dayı
1

Çevrimdışı suikast

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Fransız
Son giriş: 18 Ekim 2024, 18:21
Toplam oynama: 103 gün, 5 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 18 Nisan 2024, 18:28
Toplam oynama: 43 gün, 6 saat
hoş geldiniz  :afro: :fire:
1
1