Luciana’nın beyazı ve siyahı...
Beyaz ve siyah... İkisi de birbirine kör kütük aşıktı aslında. Deliler gibi yaşıyorlardı, herkesten farklı olarak. Kim ne derse desin, diğer hiçbir şey umurunda değildi ikisinin de. Siyah, bir yıldız misali aşıktı galaksi olan beyaza. Ona bağlı, ona aşık. Beyaz ise, galaksisini aydınlatmak için siyahı istiyordu. Karanlık korkutuyordu beyazı. Kim karanlıkta yaşamak ister ki? Siyah ise, her türlü bağlıydı beyaza. Her gün, başka bir gezegene gidiyorlardı o güzel düşlerinde. Kimse bir şey demeden el ele geziyorlardı. Birbirinden başka kim umurunda ki onların? Birisi birine bakar, diğeri ise hayranlıkla izlerdi. Gezegenlerden bahsetmişken, dünya asıllıydı ikisi de. Aynı yöre ve aynı kültürden geliyordu ikisi de. Ne tesadüf, sanki birbirleri için yaratılmış gibilerdi. Beyaz, minnetle onun olduğu için tanrıya dua ediyordu. Siyah ise, her zaman beyaza hayrandı. Onlar birbirine kenetlenmişti aslında, kim ne derse desin birbirlerine tutunuyorlardı. Siyah, beyazın gülüşüne muhtaç. Beyaz ise, siyaha muhtaçtı. İkisi için her şey çok iyiydi aslında, sadece küçük sorunlar. Her şey elbet bir gün geçer tabiki, onlar da böyleydi. Siyah, trip atarken o kadar tatlıydı ki, beyaz ise ona her saniye daha çok aşık oluyordu. Trip işin tuzudur aslında, bazen ekşitir, bazen ise heyecanlandırır. Gezegenleri ikisi canlandırıyor aslında, aşkıyla ve sıcaklığıyla. Gittiği her yere, beslediği aşkı saçıyordu. İkisi birleştiğinde, aşk kokuyordu. Beyaz o kadar seviyordu ki siyahı, kokusuna bile müptela olmuştu. Yani, kokusuna muhtaç olmuştu. Siyah ise, beyazın saçının bir teline muhtaçtı. Aslında ikisi de birbirine muhtaçtı. Beyaz siyahın, siyah ise beyazın açıklarını tamamlıyordu. Her şey, onların aşk-ı üzerine kuruluydu... Tüm her şey iyi gidiyor, ikisi de birbirine hala kör kütük aşık. Derken, siyah karanlığa bürünüyor. Beyaz, siyaha bakınca tek gördüğü karanlık. Siyah, resmen bir karanlık oldu. Beyaz, onu karanlıktan kurtarmak için elinden geleni yapıyor. Bu ise, beyazı da karanlığa sürüklüyor. Beyaz siyaha o kadar aşık ki, karanlık umurunda değil. Tek istediği siyahın mutlu olması. Bunun üzerine, karanlık beyazın aşkını gördükten sonra, siyahı bir kapan içine sarmaktan vazgeçti. Siyah eskisi gibi olmasa da, biraz aydınlanmaktan dolayı mutlu. Beyaz ise, karanlığı yendi. Artık tek istedikleri mutluluk ve huzur. Siyah beyaza öyle bir bakıyor ki, dile gelmez, cümleye sığmaz. Hayranlığını, gezegenlerde cirit atarak dağıtıyorlar adeta. Herkesin hayatının bir yerinde vardır bir siyah beyaz anısı, bazılarının dönüp dönüp arkasına bakmak istedikleri bazılarının ise geçmişine bir sünger çekmek istedikleri. Siyah bir gecede beyaza doğru güvercinler uçurdu, kalbinde ki beyaza olan aşkını rüzgarlara fısıldadı. Siyah ile beyaz birbirine zıt renkler gibi dururlar ama siyah beyazsız, beyaz da siyahsız yapamazlar. Her zaman siyahtan korkarsanız beyazı göremezsiniz. Beyazın kaderidir kirlenmek, siyahın kaderi ise suçlanmaktır. Aslında, beyaz o kadar kötü ki dile gelmez. Çığlıklarını ise kimse duymaz olmuş. Artık beyaz, siyah ile mutluluğun peşinden gitmeye çalışıyor. Ama ne yapsa olmuyor, siyah mı onu istemiyor yoksa kader mi böyle istemiyor... Beyaz artık hiçbir şeyden zevk alamıyordu, siyahtan bile. Siyah ise, beyazı ip gibi değil, saç teli kadar ince bir şeyle tutuyordu. Hayat bu, seveni de bitiriyor, sevmeyeni de. Her şeyden farklı olarak, beyaz artık bıkkın. DVM