S T AN L E YPartilerin çocuğu, ortamın vazgeçilmezi, spotların hedefi. Rock müziği bağımlısı, İrlanda genleri taşımasına karşın Rammstein hastası. Evrenin popüler çocuğu, arzulanan kişilik, sempatik, komik, saftirik. Halkın adamı, kapitalist düzenin düşmanı; canayakın, sempatik- dur iki kere sempatik oldu. Ne diyorduk? Sempatik -üç-, dert ortağı, sırdaş, kardeş. Pieter Bruegel'in kankası, Daidalos'un sözünü dinlemeyen, yüksekten uçan Icarus. Olympos Dağı'nın on ikilisinin on üçüncüsü. Zeus'un paratoneri, Poseidon'un barajı, Afrodit'in yasak aşkının meyvesi, Dionisos'un içki arkadaşı, Apollon'un en sevdiği ölümlü Fitzgeraaaald. Yan yana duran ateşle barut, ver-kaç ve vur-kaç tekniklerinin yasal olmayan sahibi, Barney Stinson'un takım elbisesiz efs -wait for it- anevi hâli. Olası kavgaların arkadan laf atan elemanı, yüzüne yumruğu yedi mi deli cesaretine kapılan, ha- yok yemediyse topukları kıçına çarpan adam. Adam, adam. Adam gibi adam. Heineken'imi ver Finlay.
Tek tekersin çok şekersin kafam güzel sen daha güzelsin heeeeey.