Ali, akşam iş çıkışında arkadaşlarıyla buluştuğu kafeden ayrılmak üzereydi. Tam arabasına binip gitmek üzereyken telefonu çaldı. Arayan kişi, Ali'nin uzun zamandır görmediği eski bir arkadaşıydı. "Ali, nasılsın? Uzun zaman oldu görüşmeyeli. Seni bir yere davet etmek istiyorum, ne dersin?" dedi arkadaşı. Ali, eski arkadaşını özlemişti ve teklifi kabul etti. "Tabii, nereye gitmek istiyorsun?" diye sordu. Arkadaşı, "Yemeğe gitmeyi düşündüm, sen de gelir misin?" dedi.
Ali, eski arkadaşıyla yemeğe gitmeyi kabul etti ve orada birlikte keyifli bir akşam geçirdiler. Ancak yemek sonrası eski arkadaşı, Ali'ye bir sürpriz yaptı. "Ali, seni uzun zamandır göremiyordum, seni evime götürmek istiyorum ve orada birkaç arkadaşım daha var. Birlikte zaman geçiririz." dedi. Ali, ilk başta şüpheliydi ama eski arkadaşına güveniyordu ve teklifi kabul etti.
Eski arkadaşının arabasına binip yola koyuldular. Ali, bir süre sonra yolda uyuya kalmıştı ve uyandığında tanımadığı bir yerdeydiler. Arabada başka insanlar da vardı. Ali, paniklemeye başladı ama etrafına baktığında arabada tanıdığı kişiler de vardı. O sırada eski arkadaşı, "Sürpriz, seni bir partiye getirdim!" diye bağırdı.
Ali, bir süre sonra partiye alıştı ve eğlenmeye başladı. Ancak, sonunda yorgun düştüğünde evine gitmek istedi. Eski arkadaşı, onu eve bırakmayı kabul etti ve arabasına doğru yürümeye başladılar.
"Napıyorsun sen hala orda? Gel katıl bana, bin arabama." dedi eski arkadaşı.
Ali, yorgunluğuna rağmen eski arkadaşının teklifini kabul etti ve arabasına binip birlikte eve gitmek üzere yola koyuldular. Bu sırada Ali, arkadaşının ona güvenilir bir ortam sunması ve eski günleri hatırlatması nedeniyle kendisini iyi hissetti. Birlikte geçirdikleri keyifli zamanı düşünerek evine mutlu bir şekilde vardı.
Napıyorsun sen hala orda? Gel katil bana, bin arabama.