- K R A U S -
"Dikkat, bu bir adamın sıfırdan yükselişinin hikayesidir!"
Uzun yıllar önce
Lewis Kraus sokaklarda birkaç çete gurubunun bulunduğu bir şebekenin alt isimlerinden biriydi, asıl işleri hırsızlıktı. Lewis önü parlak bir genç olarak görülüyordu. O zamanlarda gözünü en yükseklere dikmişti ve bunun için çalışıyordu. Çete gurubunun büyümesiyle
Lewis kendini yukarlara attı, temelden girdiği oluşumda liderin sağ kolu konumuna kadar yükseldi. Bu zamanlarda Almanya'ya işleri rahattı çünkü
WERNER FAMILIE tüm Almanya'dan yabancı mafyaları temizlemiş ve mutlak bir Alman hakimiyeti kurmuştu.
Lewis zeki bir adamdı ve çok çalışıyordu, şebekesiyle beraber büyük riskler alıyordu, amacı kendilerini
Werner'e belli etmekti. Aktif olarak bulunan şebekenin sahibinin gece vakti evinde ölü bulunmasıyla beraber Lewis şebekenin başına geçti. Eski liderin neden öldürüldüğü bilinmiyor, bazı rivayetler
Lewis'in öldürdüğünü söylesede tam olarak bilmiyoruz, belli ki hiç bilemeyeceğiz.
Lewis en dibinden başladığı şebekenin başına geçti fakat ona bu kadarı asla yetmezdi.
Yetmedi de, ilk olarak bir işyeri açtı, gece kulübü, iyide iş yaptı. İşlerin tutmasıyla ikinci ve üçüncü şubelerini de açtı fakat bu da
Werner'in gözüne çarpmasına yeterli değildi, bu yüzden büyük bir risk aldı. Evet tahmin ettiğiniz şeyi yaptı, bir kumarhane açtı...
Tabii ilk başlarda işleri iyi gidiyordu, adını Almanya'ya duyurmuştu cebide doluyordu yanında ki insanlarda, iyice kalabalıklaşmış ve şımarmıştı. Evinden kumarhanesine dört eskort araçla gider bir vaziyet aldı. Tabii bu kadar şımarıklık ona pahalıya patladı, Alman polisi gene acımadı...
Lewis'in adını duyurmasıyla birlikte Alman hükümetinden tokat yemesi bir oldu, kumarhanesi bir gece polis tarafından basıldı. Lewis şımarık olsada aptal değildi, suçu en yakın adamı olan Thomas tarafından üstlendi ve Thomas hapise girdi. Lewis artık birşeylerin farkına varmaya başladı çünkü insan kaybediyordu, en yakın adamını kaybetmişti, tabii bu da gücünü kırdı. Artık bu şekilde Werner'e yaklaşamayacağının farkındaydı. O zamanda Werner'in Rusya'da kendisine bağlı önemli bir oluşumu vardı,
Nikolai Petrovich'in başında olduğu bir organize suç örgütü...
Nikolai Petrovich'e yakın olmak istiyordu, en yakını, onun üzerinden yükselmek istiyordu. Petrovich'i sadece bir basamak olarak görüyordu, tabii buraya sızmak kolay olmayacaktı, büyün hayatı değişecekti. Onu o yapan birşey ile tanışacaktı, UYUŞTURUCU....
Tüm düzeni satarak Almanya'dan çıkması gerekiyordu, zaten elde tutabilecek hiç adamı kalmamıştı. Düşündüğü gibi yaparak herşeyi sattı ve Rusya'nın kazan şehrine geldi. Nikolai'yi haftalarca araştırdı ve onu nerden vurabileceğini öğrendi. Nikolai'nin kızı Lena, Lena Petrovich...
O zamanlar Lena üniversite okuyordu, muhasebe bölümünde. Lewis orada ufak bir gurup kurup onlara para verdi, görevleri Lena okuldan çıktığı zaman onu sarkıntılık edecekler, Lewis'de gidip onu kurtaracaktı, güzel plan değil mi, birazda klişe sanırım. Ne sorduğunuzun farkındayım, koskoca Lena Petrovich korumasız mı geziyor, evet öyle korumasız geziyor. Hatta korumalardan nefret ediyor, uzun uğraşlar sonucu babasını da ikna etmiş sanırım. Beklenilen oldu, Lena okuldan çıktı, Lewis'in adamları etrafını sardı ve o an TAK... Uzun boylu sakallı, iri, uzun saçlı birisi çıktı meydana, Lewis... Lewis kendi adamlarına saldırarak kızı kendi adamlarından kurtardı ve orada tanıştı. Kavga esnasında Lena'nın kitapları düşmüştü, Lewis ve Lena kitapları toplamak için eğildi ve gözgöze geldi. Plan tıkır tıkır işliyordu. Lena Lewis ile yakın arkadaş oldu, fakat Lewis'e aşıktı. Lewis ise içeriye girmek için an kolluyordu.
Gel zaman git zaman beklenen oldu, Lena Lewis'e çıkma teklifi etti. Lena zengin ve görgülü biriydi, Lewis ise hayatında eline kız eli değmemiş bir genç, Lena Lewis'i babasıyla tanıştırmak için malikanelerine götürdü. Lewis'in ağzı iyi laf yapardı, Nikolai'ye kendini sevdirdi, iş beklediğinden daha iyi gitmişti.
Nikolai ile Lewis'in ilişkileri arttı, Nikolai babacan bir adamdı. Üst perdeden insanlara bakmazdı, çünkü kendisi de en dipten gelmişti. Lewis'i sevdi ve kızını vermeyi kabul etti. Fakat işler Lewis'in beklemediği gibi gidiyordu ve planı alt-üst olmuştu çünkü, çünkü Nikolai'yi babası gibi görüp, kızı Lena'ya aşık olmuştu...
Lewis - Karar Günü
O an Lewis bir karar verecekti, ya planını unutmayıp gözünü en tepeye dikecek, yada gerçekten ilk defa baba şevkati gördüğü bir adamın çıkarlarını gözecekti. Evet tahmin ettiğiniz gibi, baba gibi gördüğü adamın çıkarlarını seçti. Çünkü onun babası genç yaşta bir trafik kazası kavgasında pompalı tüfek ile vurularak öldürülmüştü. Bu yüzden kendi kendinin babası oluyordu, ta ki bu ana kadar. Lena ve Lewis evlendi,
Lewis yaşadıklarını babasına anlattı, babası zaten onun önü parlak bir genç olduğunu biliyordu, zaten damadı olduğu için işleri ona bırakmayı düşünüyordu. Çünkü onun erkek çocuğu yoktu. İki kız çocuk, Elena ve Lena...
Evet Lewis'in birde baldızı vardı, neyse oralara girmeyelim, bilirsiniz baldız baldan tatlıdır...
İlk olarak genel işleyişin başına Lewis geçti, görevi genel düzeni sağlamaktı. Petrovich sadece uyuşturucu işine bakardı, silaha asla karışmazdı. Genelde Rusya için değil, Rusya dışı sevkiyat yapardı. Kalabalık bir oluşum değildi, bu yüzden çıkacak bir savaş onları bitirirdi, tabii Werner desteği olmasa, fakat her destekte bir yere kadar, kişi kendinden bilir işi, büyük risk yıkım doğurur.
Lewis'in genel işleyişe baktığı bir zamanda, 15 Mayıs 1980 tarihinde bir olay oldu, çok tatlı bir olay. Bir çocuk doğdu, Lena ve Lewis'in büyük oğlu Alois Kraus...
Bunu duyunca, daha doğrusu dede olunca çok sevinen Nikolai, damadını uyuşturucu işine de soktu. Kraus'u kraus yapan olay tam olarak buydu. Git gide güçleniyordu.
Yeraltı Dünyasına alışık olan Lena anne olunca korkmaya başladı, sürekli çocuğunun başına birşey gelecek diye şüpheleniyordu. Onu bu işlere sokmak hiç istemiyordu fakat Lewis'in oğlu Alois, ormana kral olarak doğmuştu bile, artık dönüşü yoktu.
Alois zeki bir çocuktu. Çocuk yaşlarında çok kavgacı olduğu için babasından sürekli dayak yerdi.
Fakat Alois bu dayakları hak ettiği için babasına asla kinlenmezdi. Gün geçtikçe hergün eve belayla gelen Alois'i dizginlemek için yatılı okula gönderen babası, bu sefer adam olacağını düşünür. Tabii Alois buradan kaçmaya çalışır, kaçamaz...
Bu yüzden iyice sinirlenen velet gizlice içeriye soktuğu bir çakmak ile tuvalette sigara içtikten sonra, sigarayı söndürmeden çöpe atar. Bununla beraber çöp yanınca tüm herkes tuvalete koşar, tabii bu planın bir parçasıdır, herkes tuvalete gidince meydan boşalır ve velet odaları yakmaya başlar.
Tüm okulun yandığını gören görevliler adeta kudurur. Zorlukla yangını söndürürler ve kamera kayıtlarını inceleyip Alois'in okulu yaktığını görürler, bununla beraber Alois'i yakalayıp müdür odasına götürürler. Orada müdürden büyük azar yiyen velet çıldırır ve müdüre küfür eder. Bu konudan iyice bıkan görevli kadrosu Lewis'i arar ve Alois'i okuldan attığını söyler, artık Alois'in okumak istemediği aşikardır.
Bitmek bilmeyen bir enerjisi vardır, zaten okuluda bıraktığı için babası Alois'i Muay-Thai sporuna başlatır, velet orada ilk gün sağlam bir dayak yer. Eve geldiği gibi direkt uyur, bu babasının hoşuna gider. Velet hırs yapar ve çalışamalara yoğunlaşır. Geliştikçe olgunlaşır olgunlaştıkca büyür.
Alois bu spor dalında iyice gelişir, o ara babasıda uyuşturucu işinde göklere çıkarak Petrovich'i en yüksek konumuna getirir ve Nikolai artık zamanının geldiğini düşünerek WERNER ile yaptığı bir görüşmeye Lewis'ide çağırır ve Lewis
Adolf WERNER ile tanışır.
Adolf belli etmese de Lewis'te ışık olduğunu görür ve elinden tutmak için an kollar
(Gay değil tabii ki, yükseltmek manasında) görüşme güzel bir şekilde gerçekleşir.
O zaman diliminde Nikolai daha da güçlenmek adına silah işine girmeye hazırlanır, tabii bu ona yasaklanmıştır fakat Nikolai söz dinlemez. Rusya'nın dengelerinde Petrovich sadece uyuşturu olarak barınır, silah işinde barınamaz. Büyük babalar kabul etmez. Nikolai'nin bu işe girmesiyle diğer şebekeler Nikolai'ye savaş ilanı verir, bir gece vakti Nikolai'nin KAZAN şehrinde ki malikanesi basılır, Nikolai öldürülür, Alois, Elena, Lena esir alınır fakat evden çıkarılmaz, tam o zamanda eve giren Lewis, onları bırakın beni vurun demesiyle, Nikolai'nin damadı iki kurşun yer, adamlar evden çıkarak uzaklaşır, çünkü Lewis'i öldü zannederler.
Ancak Lewis ölmemiştir...Lena'nın ambulansı aramasıyla Lewis kurtulur, tüm bunlar Alois'in gözünün önünde olduğu için, o da olgunlaşır, artık çocuk olmadığını anlar. Rusya'da büyük adamlarından birinin ölmesiyle sarsılan Adolf Werner, malikane de olanları duyar, Lewis'in kendini ailesi için feda etmesi onu duygulandırır, Lewis ve ailesini Almanya'ya çağırır ve artık ona çalışması teklif eder, yani Nikolai'nin yerine geçecektir, ancak Petrovich olarak değil, çünkü Petrovich yıkılmıştır, artık sadece
Lewis Kraus vardır.
Evet, Lewis senelerdir hayalini kurduğu mevkiye gelir, artık Rostock'tadır, artık Werner'in bir numaralı adamlarından biridir. O zamanlarda, yani Almanya'ya ilk geldiği zamanlarda bir çocuğu daha olur, ismi Kurt, Kurt Kraus. Artık Alois'in bir kardeşi vardır. Alois ise o zamana kadar Muay-Thai alanında iyice gelişmiş, madalyalar alarak hedefini milli olmaya kilitlemişti. Tek hayali milli sporcu olmaktı. Adolf ve Lewis'in yaşları yakındı, o zamanlar Adolf'da gençti, Lewis'e yüklü bir miktar sermaye sağladı. Lewis tekrardan uyuşturucu işine girdi, güzel işler başarıyordu, her geçen gün Adolf ile dostluk ilişkileri artıyordu, bir zaman sonra kardeş gibi olmuşlardı.
Bir çok işte Lewis'e destek çıkan Adolf, Lewis'in uyuşturucu işinde daha çok büyümesini sağladı. Lewis, Rostock içerisinde bir çok mekana uyuşturucu dağıtımına başladı. Lewis işinde başarılı bir adamdı. Hayatı boyunca uğraşları şimdilerde kendini gösteriyordu. Her halükarda işine devam eden Lewis'in yanına Alois'de katıldı.
Alois, babasının gittiği yoldan gitmeyi düşünen biriydi. Her işinde başarılı olmaya çalışan Lewis gün geçtikçe yaşlanıyordu ve bir zamandan sonra işlerini Alois'e devretmeyi düşündü. Lewis, hasta bir adamdı. Hastalığı gün geçtikçe daha da artıyor, Alois'e daha çok iş düşüyordu.
Alois Kraus, gece kulübünde emir verdiği adamlarına gençlere uyuşturucu satmaya yöneldi. Bu süre zarfında Lewis ne kadar dayansa da bir zaman sonra hastaneye gitti ve Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) yakalandığını öğrendi. Alois, babasının bu durumundan ne kadar üzülse de onun kurduğu düzeni devam ettirmeyi düşünüyordu. Babasının zor durumunda kendisini parçalamak yerine, daha da güçlenmeyi seçti. Lewis Kraus evinde özel doktorlar eşliğinde, yanında karısı Lena var iken son nefesini verdi. Alois, işlerin başında olduğundan babasının ölüm anını göremedi. Lewis, hayatındaki son nefesini vermiş olup tüm varlığını büyük oğlu Alois'e bıraktı. Kazandığı güç ve şöhret Alois'e geçti. Alois Kraus, artık çocuk değildi. Hayatın tüm işleyişini çözdü.
Alois güçlendi, yanında bir çok adam barınıyordu. Aynı masada oturan bir çok adam ve arkalarındaki güç.
Adolf ve Lewis'in dostluğu, Alois'e sıçradı. Adolf, sıkı dostu Lewis'in oğlu Alois'e desteğine devam etti.
Alois, arkasındaki bu gücün farkındaydı. Alois, Werner'e bir vefa borcu olduğunu biliyordu ve onlara asla ihanet etmemekte kararlıydı. Kraus arkasındaki bu güç ile uyuşturucu işlerini daha da büyüttü, babasının kurduğu bu düzeni iki katının fazlasına çıkarttı. Alois, edindiği çevre sayesinde Kolombiyalı adamlarıyla beraber üretim işine girdi. Depolarının içine üretim masalarını yerleştirdi, kısa sürede büyük bir bina içerisinde sarsılmaz bir düzen kurdu. Babasının işleriyle birleştiği esnada Alois, anımsanamaz bir güce ulaştı.
İlk adımlar, Rostock.
Kraus' Drug Kingdom, ilk işletmesi Rostock'da bulunan
Kurt Kraus ile kuruldu. Senelerce hizmetlerini esirgememiş, sonuna kadar çabalanmış ve bu birikimleri sayesinde alınan işletme ile birlikte ilk adımlar atılmaya başlanmıştı.
Başlangıçta normal olarak hizmetini vermeyi hedefleyen Kraus, zaman geçtikçe kim olduğunu daha iyi anlamaya başladı. İşleyişin devam etmesiyle farklı insanlar ile tanışmaları bir oldu.
Farkında olmadan, bilinçsiz ve soylarına güvendiklerinden dolayı hiç ummadıkları bir topluluğun içinde yer aldılar. Yapmış oldukları ödemeler, tutumları ve bağlılığa doğru emin adımlarla yürümeleri sayesinde
Kraus' Drug Kingdom içerisinde sağlam bir yer edinmeye başlandı.
Sıradan bir işletme zamanla yerini derin ve sonuçlarının ciddi olduğu bir dünyaya doğru itekledi.
Kraus' Drug Kingdom'un Patronu olan
Alois Kraus'n ün, şan ve şöhreti olduğundan fazla istemesi üzerinde de bu adımlar atılmış olabilirdi, kim bilir, zenginliklerin içerisinde yaşamayı ve sözünün geçmesini istemeyen kaç kişi olabilirdi ki?
Eğer bir ekibe sahipseniz ve sorumluluklarınız var ise bu düşüncelere sahip olmanız, bahsedilen dönem için muhtemel düşüncelerdi. Küçük bir işletme içerisinde, büyük hayaller ile kurulan ve zamanla değişen sistem ile birlikte kendilerini uyuşturucu yoluna sokmaları bir oldu.
Görev ve hizmet, Kraus' Drug Kingdom, Rostock.
Kurt Kraus'un işletmeciliğini yaptığı iş yerinde işler artık farklı bir yol üzerinden işlemeye başlamıştı. Yasal ve faturalandırılmış olarak geçimlerini bir süre devam ettirmeyi başardılar. Zamanla bu paranın daha da fazlasını kazanabileceğini, bağlılığını yerine getirip yükseleceğini de biliyordu.
Alois emin tavrı ve Rostock'da edindiği dostluklar ile de zaten yeteri kadar kaynağa sahipti. Sıradan bir şekilde açılmış olan işyerinin kasası zamanla kirli paralar ile dolmaya başladı.
Hafta sonları düzenlenen özel partiler, kumar geceleri, bahisli dövüşler, çalıntı mücevher pazarı ve dahası... Alois'in yapamayacağı pek fazla şey yoktu. Konu para, ün, şan veya şöhret ise isminin geçmesini istiyor ve dolaylı yoldan kendini yüceltmeye çalışıyordu.
Bahsi geçen olaylar neticesinde düşünceleri değişmekte olup her geçen gün gözünü bir basamak yükseğe dikiyor ve ailesiyle daha az zaman geçiriyordu.
Kurt Kraus, abisinin yolundan gitmedi ve uyuşturucudan uzak durdu. Bunun aksine
Alois, o işlere sıkı sıkıya yapıştı.
Kardeşinin işletmesi üzerinden bir çok genç insana uyuşturucu satan
Alois, bu işi zamanla kendi değil adamlarına yaptırmaya başlamıştı.
Yeni Düzen - Santos
Adolf Werner'in öldüğünü duyan
Alois adeta yıkıldı,
Werner'in başına Bertal'ın geçtiğinin farkındaydı, artık işlerini Bertal ile ortak yapıyordu. Babalarının arasında olan kardeşlik bağı Bertal ile Alois'in arasında hiç olmadı. Onların arasında sadece alt-üst ilişkisi vardı. Fakat gün geçtikçe
Werner büyüdükçe ekibe yeni kişiler katıldı.
Bertal, silah işini Rusya'da
Alois'in deyimiyle bir takım serserilere vermişti. Bu da
Alois'e yeni bir rakip çıktığının göstergesiydi.
Alois, bulunduğu mevkiden düşmemek adına Bertal'a yakın olmak için Santos'a geldi. Artık işlerini Santos'ta yönetecekti.
 | - Rostock Şehri -
Dünyanın en eski üniversitelerinden birine ev sahipliği yapan Rostock, Almanya'nın kuzeyinde yer alan bir şehirdir. 1419 yılında kurulan Rostock Üniversitesi'nin yer aldığı şehir, bulunduğu eyalet Mecklenburg-Western Pomerania'nın en büyük kentidir. Kuzey Almanya'nın ekonomi ve ulaşım merkezi olan Rostock, turistik açıdan popüler bir noktadır. Rostock, deniz kıyısındaki konumu sayesinde yaz tatili için tercih edilen bir şehirdir. Almanya'nın en çekici plajlarından birine sahip olmasının yanı sıra Rostock, aynı zamanda önemli bir liman şehridir. Şehirde 200 binden fazla kişi yaşamaktadır. |
Rostock 1400 yıl önce, Almanların terk etmesinin ardından sahipsiz bir haldeyken, Slav kabileleri tarafından işgal edilmiştir.
Slavlar, henüz şehir olmayan bölgeye, Warnow Nehri'nin doğu kıyısına yerleşim kurmuşlardır.
Yerleşimlerini düşmanlardan korumak için buraya bir de kale inşa etmişlerdir. Ve bu küçük köye, "her yöne akan nehir" anlamına gelen
"roztoc" ismini koymuşlardır.
Danimarka kralı
I. Waldemar'ın 1161 yılındaki işgaliyle birlikte Slavların bölgedeki varlığına son verilmiştir. Birkaç yılın ardından, Alman tüccarlar ve zanaatkârlar da köye göç etmeye başlamıştır.
Bu gelişmelerin açtığı yollarla birlikte, Kuzey Avrupa'nın en eski üniversite şehri, sahil ve liman kenti, tarihteki renkli yolculuğuna başlamıştır.
Erken endüstriyel gelişme dönemi, Otuz Yıl Savaşı şehirde izler bırakan önemli gelişmelerdir.
Rostock, "Historic Highligts of Germany" adlı, orta büyüklükteki on iki Alman kentinin bir üyesidir. Şehirdeki tarihî geçmiş, onu ilginç ve deneyimlenmesi gereken bir grup şehir arasında belirlenmesine sebep olmuştur.
11 bin civarında öğrencinin yaşadığı Rostock, enerjik atmosferinin yanı sıra tatil imkanları ile de ziyaretçileri cezbetmektedir.
"HİYERARŞİ"
der Präsident: Patrondur ve ekibin en kıdemli kademesidir. Ekibi yönetir, sorunları çözer. Son söz sahibidir.
Vizepräsident: der Präsident'in yardımcısı konumundadır, o şehirde olmadığı zaman ekibi yönetir kararları alır.
Buchhalter: Bu rütbedekiler ekonomiden sorumlu kişilerdir. Ticareti yönetir, bütçeyi hesaplar ve kazancı der Präsident'e aktarır.
Hélfer: Ekibin yardımcılarıdır, Schútz ve Anwärter hariç diğer kademelerin yardımcılarıdır, önemli bir kademedir.
Verántwortlich: Bu rütbedekiler Schútz ve Anwärter ekibinden sorumludur. Onları eğitir ve gözetim altında tutar. Bu rütbedekilerin asıl görevi Schútz ve Anwärter ekibini eğitmektir.
Schútz: Bu rütbedekiler Anwärter rütbesinde olduklarında davranışları gözetlenir ve Verántwortlich tarafından özenle seçilmiş kişilerdir. Bu birimde olan kişiler ekibin korumasıdır. Genel olarak sıcak çatışmaya girer, mekan ve bölge korurlar.
Anwärter: Ekibe yeni katılmış kişilerden oluşur, ekip için çalışan ve ayak işlerini yapan takımdır. | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | Alois Kraus - Özet
Alois Kraus (15 Mayıs 1980 doğumlu), Rostock şehrinde kendi işlerini sürdüren Alman uyuşturucu üreticisidir. Babası Lewis Kraus'un temin ettiği uyuşturucuları, Rostock şehrinde bulundurup, gizli yollarla tüm şehire temin eden ve kara para aklayıp, sözde şehrin büyük iş adamlarından birisi haline geldi. 9 Haziran 2005'te Alois Kraus, Rostock'da bir otel baskını sırasında Alman Polisi tarafından tutuklandı. Polis bir kaç gün önce oteli aradığında, otelin alt kısmında depo olduğunu fark etti. İçi boş olan depodaki dolaplarda Alois Kraus'un sakladığı uyuşturucular tespit edildi ve Alman Polisi tarafından el konuldu. Alois Kraus, 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı, 5 yıl 4 ay sonrasında tahliye oldu. Alois Kraus, işlerine devam etti. Babasının kurmuş olduğu uyuşturucu ağını tekrardan yükseltme çalışmalarına başladı. Bu dönemde Almanyanın önemli yargıçlarından birisine suikast girişiminde bulunuldu. Suikasti yapabilecek olan kişiler arasında Alois "Sohn eines Teufels" Kraus olarak bilinen, uyuşturucu baronuda vardı. Uyuşturucudan aldığı güç ile Almanya - Avusturya mafyalarına karşı durdu ve Avusturya Devletine karşı girişimlerde bulunan Gjoni ailesine karşı Avusturya Devletine yardım ederek Gjoni Ailesine karşı savaşa girdi. Alois Kraus'un Gjoni Ailesine karşı yaptığı savaşta Avusturya Devletinden desteğini aldı. Alois Kraus'un tek amacı dünya üzerindeki uyuşturucu ağını ele almaktı. Bir çok aileye ve suç örgütlerine karşı duran Kraus gücünü pekiştiriyordu. 29 Mart 2012'de Alman devletine karşı yaptığı girişimler doğrultusunda gelen haberler, Frankfurt Merkez İstasyonunda patlamanın gerçekleştiği, çok sayıda memurun ölü bulunduğu medyada yankılandı. |
Bu Oluşum İç Politikada Bağımsız, Dış Politikada Werner FAMILIE'ye Bağlıdır. Rollerimiz bu şekilde gerçekleşecek.
Lewis ölünce oğlu babasını, ben kardeşimi toprağa verdim...
- Adolf Werner -