Ziyaretçi

Selam ziyaretçi, Rina Roleplay forumuna hoş geldin. Rina Roleplay, Grand Theft Auto: San Andreasın multiplayer istemcisi "SAMP"ın, Türkiyedeki en büyük sunucusudur ve en büyük roleplay platformudur. Eğer Rina Roleplay forum üyeliğin varsa lütfen Giriş Yap veya üyeliğin yoksa hemen Kayıt Ol.

Jenny Doe


Başlatan Trinity, 09 Ağustos 2018, 22:55:49
Okunma sayısı 75799 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Trinity

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Rus
Son giriş: 25 Haziran 2024, 04:10
Toplam oynama: 8 gün, 23 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Kadın
Köken: İtalyan
Son giriş: 30 Mayıs 2024, 18:22
Toplam oynama: 124 gün, 10 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Kadın
Köken: Amerikan
Son giriş: 25 Haziran 2024, 04:16
Toplam oynama: 3 gün, 1 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Jessica Napolia
« Yanıtla #360 : 22 Kasım 2020, 20:06:32 »
Tekrardan hoş geldin.
Hoş bulduk! @Petitbeurre

aga rol iyide ya çözünürlükte sıkıntı var ya da fontsize çok büyük, 0 veya -1 çeksen daha iyi olabilir, tekrardan başarılar
Üzerinde çalışıyorum. Teşekkürler. @emrerv

Çevrimdışı Zosgne

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: İtalyan
Son giriş: 08 Nisan 2021, 23:43
Toplam oynama: 105 gün, 6 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Jessica Napolia
« Yanıtla #361 : 22 Kasım 2020, 20:25:11 »
hmmmm...

Çevrimdışı w0xic

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: Alman
Son giriş: 13 Şubat 2024, 22:47
Toplam oynama: 235 gün, 17 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 02 Mart 2023, 19:10
Toplam oynama: 0 gün, 0 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Kadın
Köken: İspanyol
Son giriş: 15 Temmuz 2023, 23:33
Toplam oynama: 45 gün, 6 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Jessica Napolia
« Yanıtla #362 : 29 Kasım 2020, 15:20:12 »
başarılar.

Çevrimdışı Likyα

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: Alman
Son giriş: 12 Ağustos 2024, 01:36
Toplam oynama: 13 gün, 9 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Kadın
Köken: Amerikan
Son giriş: 07 Haziran 2024, 14:15
Toplam oynama: 7 gün, 22 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Fransız
Son giriş: 14 Ocak 2025, 01:46
Toplam oynama: 9 gün, 15 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Jessica Napolia
« Yanıtla #363 : 29 Kasım 2020, 21:29:13 »


Bir gün teselli yerine içki vermeyi deneyin F**ck the Peace!

Çevrimdışı Trinity

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Rus
Son giriş: 25 Haziran 2024, 04:10
Toplam oynama: 8 gün, 23 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Kadın
Köken: İtalyan
Son giriş: 30 Mayıs 2024, 18:22
Toplam oynama: 124 gün, 10 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Kadın
Köken: Amerikan
Son giriş: 25 Haziran 2024, 04:16
Toplam oynama: 3 gün, 1 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: NAPOLIA
« Yanıtla #364 : 02 Aralık 2020, 01:37:49 »

Çevrimdışı Lauraa

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: Fransız
Son giriş: 22 Aralık 2024, 16:59
Toplam oynama: 411 gün, 9 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: NAPOLIA Family
« Yanıtla #365 : 09 Aralık 2020, 18:26:38 »
Yeni karakterin ile keyifli roller dilerim, şimdiden başarılar.   :hugging-face_1f917:

Çevrimdışı OnlyWord

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: Amerikan
Son giriş: 05 Mayıs 2023, 21:14
Toplam oynama: 297 gün, 19 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Erkek
Köken: Japon
Son giriş: 15 Eylül 2023, 19:21
Toplam oynama: 1 gün, 12 saat
Cinsiyet: Erkek
Köken: Amerikan
Son giriş: 02 Haziran 2024, 22:05
Toplam oynama: 48 gün, 7 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Kadın
Köken: Amerikan
Son giriş: 15 Eylül 2023, 19:20
Toplam oynama: 0 gün, 23 saat
Ynt: Jessica & Ernesto Napolia
« Yanıtla #366 : 16 Aralık 2020, 16:35:28 »
NC sebebiyle K&A.

Çevrimdışı Trinity

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: Rus
Son giriş: 25 Haziran 2024, 04:10
Toplam oynama: 8 gün, 23 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Kadın
Köken: İtalyan
Son giriş: 30 Mayıs 2024, 18:22
Toplam oynama: 124 gün, 10 saat
Birlik: (Yok)
Cinsiyet: Kadın
Köken: Amerikan
Son giriş: 25 Haziran 2024, 04:16
Toplam oynama: 3 gün, 1 saat
Birlik: (Yok)
Ernesto Napolia
« Yanıtla #367 : 16 Aralık 2020, 21:06:37 »
   
ERNESTO NAPOLIA
Top Secret
Adı Soyadı: Ernesto Napolia
Doğum Tarihi: 28/10/1985
Milliyeti: İtalyan
Doğum Yeri: Venedik/İtalya
Cinsiyeti: Erkek
Dini İnancı: Katolik/Hristiyan
Medeni Hali: Bekâr (İlişkisi yok)
Kardeş: Jessica Napolia
Kuzen: Nicolo Valachi (İtalya'da), Sergey Lombardi, Joseph Lombardi
Boy - Kilogram: 180 cm (5,9 feet) - 68 kg (149 lbs)
Eğitim: Liceo Scientifico Venezia (Lise), Los Santos Police Academy (Üniversite)
Diller: İtalyanca (Ana Dil), İngilizce (C1)
Vücuttaki İzler: Sağ kol, alt kısım (İtalyanca aile yazısı ile anne ve babasının doğum tarihleri)
                           


      Kariyer
Spoiler:
08.12.2020 - Polis Akademisi'ne öğrenci olarak kaydolmak için başvuru yaptı.
15.12.2020 - Bir polis olarak devam edeceği kariyerinde, ilk gününü geçirdi.
30.12.2020 - İlk terfisini aldı. ( Officer I   <  Officer II )
       
Gençlik Yılları 1985 - 2004 / Venedik
  Ernesto on beş, on altı yaşlarına kadar sıradan, herkes gibi normal bir çocukluk geçiriyordu. On yedisini devirdiğinde ise sokaktan şikayetler, karakoldan çağrılar gelmeye başlamıştı. Bunun sebebini kimse bilmiyordu. Ergenlik mi, ailevi sorunlar mı? Ernesto gasp, hırsızlık, yaralama... Duruma ve olaya göre o, her şeyi yapabilirdi. Tüm bunlar olurken bir yandan okuluna da devam ediyordu. Ne de olsa eğitim önemliydi, haydutların bile eğitimli olması gerekirdi Venedik'te. Takvim 13 Ocak 2009'u gösterirken balıkçı Adrojan, sahil kenarında yine Ernesto'yu arıyordu. Doğru ya; Adrojan... Macar asıllı, yıllardır İtalya'da yaşayan, kimse tarafından sevilmeyen sevimsiz herifin teki. Fakat son zamanlarda nedense Ernesto ve balıkçı Adrojan epey vakit geçirmeye başlamıştı. Ernesto 19 yaşını doldurmuştu. Ailesi onu evlatlıktan reddedeli tamı tamına iki yıl oluyordu. İki yıldır kimi zaman bir kayıkta, kimi zaman huzurlu hissettiği deniz kenarında bir kum birikintisinde kıvrılıp yatıyordu. Günleri Macar balıkçının yanında geçiyordu. Telefonları dahi onun ismi ile doluydu. Bir gün bir telefon daha! Adrojan, Ernesto'yu aradı; yanına gelmesini istediğini söyledi. Balıkçıyı seviyordu Ernesto, belki de hayatta en çok saygı duyduğu kişiydi o şu sıralar. Belki de aslında saygı duymadığı, sadece sığınacak birilerini aradığı için yanında takıldığı herhangi bir adamdı. Saatlerce sohbet ettiler, gülüp eğlendiler birlikte. Bu esnada Venedik açıklarında balık tutmakla meşgullerdi. Bir an Adrojan gözlerini Ernesto'ya dikti ve sessizce baktı. Sonrasında Ernesto'ya; ondan bir şey istediğini söyledi. Ernesto hiç bir şey söylemeden öylece bakıyordu onun suratına. Adam birkaç saniye sustu, derin bir nefes aldı ve konuşmasına devam etti; ondan akıl almaz bir şey istemişti. O... O, Ernesto'dan birisini öldürmesini istemişti. Ernesto başta şiddetle karşı çıktı bu fikre, fakat sadakat, güven ve para ümidi her şeyi değiştirmeye yetmişti belli ki.
   
Görünmeyen Bataklık
  2005 Yılının kışında, o nefesleri kesen hava gelip çatmıştı yine, Sicilya'da dondurucu bir soğuk hissediliyordu. Ernesto başlarda sadece bir zanlı olmaktan öteye geçmemişti. Fakat son bir aydır birinci dereceden sanık muamelesi görüyordu. Doğal olarak bu durum, yakalanma izninin çıkarılmasına, onun ülke çapında didik didik aranmasına neden olmuştu. Ernesto çok sevdiği şehirden, güzel Venedik'ten bile ayrılmak zorunda kalmıştı. Şehir şehir, sokak sokak kaçıyordu insanlardan. En nihayetinde her şey olacağına varıyordu.   
   "Corrispondente corrispondente!" (Kalk kalk!) sesleri kulağında bir kilise çanı gibi yankılanıyordu sanki günlerdir. Bu, gardiyanların sabah cıvıltısıydı. Mahkumları sabahın altısında uyandırır, direkt çalışmaya götürürlerdi. Mahkumlar, kimi zaman taş taşır, kimi zaman toprak kazarlardı. Derken günler günleri, yıllar yılları kovaladı. Ernesto hapse girdiğinden bu yana tam 8 yıl, 11 ay geçmişti. Zaten günleri hesaplamak mümkün bile değildi; ancak yıllar ve aylar...


Özgürlüğe İlk Adım 2013 / Sicilya
   Tahliye günü yaklaşıyordu, Ernesto özgürlüğüne kavuşacaktı sonunda. Görevliler kendisine kapıyı açtı, Ernesto yıllar sonra ilk kez dışarıya adım attı. Gerçek manada dışarıya... Etrafına baktı, kimseler yoktu. Hoş, hapishanede onu ziyarete gelen de yoktu, mektup yazan da... Ne balıkçı Adrojan, ne annesi, ne babası, yahut kardeşi... Bu durumun pek üzerinde durmadı, Napolia. Doğru ya, ona yıllardır kimse ismi ile hitap etmemişti. O soğuk, buz tutmuş izole yerde herkes ona Napolia diyordu. Hapishanenin önünde öylece bekleyip düşüncelere daldı. Hayatta kimsesi, bir tek tanıdığı dahi yoktu. Ya ailesi... Ailesi acaba onu yıllar sonra kabul edebilir miydi? Ne var ki Venedik'e gitmek için gereken bilet parası bile Ernesto'nun cebinde yoktu. Birkaç gün sokaklarda yattı, oradan buradan yiyecek bularak yaşamını sürdürdü. Sonunda kendisine göre bir iş buldu; garsonluk yapacaktı. Bir ay kadar Sicilya'da garsonluk yaptı, ay sonunda aldığı parayla da Venedik'in yolunu tuttu. Çocukluğunun şehrine uzun zamandan sonra ilk kez ayak bastığı an derin bir nefes aldı. Fakat nedense eskisi gibi huzur vermiyordu bu şehir ona, gökyüzünde lanetlenmiş bir karamsarlık vardı.

   Önce ailesinin yanına gitmek istedi, ayrılan parçaları birleştirmek, bozulan mutlu aile tablosunu tamir etmek istiyordu. Evin büyük, tokmaklı, çelik kapısına vurdu. Kapı açıldığında karşısında ihtiyar bir adam belirdi. Bu, onun tanıdığı birisine benzemiyordu. Ernesto Napolia selam verdi, kendisini tanıttı. Ufak bir konuşmanın ardından ailesini sordu ihtiyara. İhtiyar, ailesinin uzun bir zaman önce taşınmış olduğunu, nerede olduklarını bilmediğini söyledi. Ernesto yerinde öylece kalakaldı, dakikalarca içinde coşkun fırtınalar koptu. Nihayetinde kendisini toplamaya bir nebze de olsa muvaffak olabildi. Balıkçının yolunu tuttu. Her zaman teknesini sahilin aynı yerine koyardı balıkçı. Uzaktan bir tekne görünüyordu; Adrojan'ın teknesiydi bu. Ernesto yaklaştı ve "Maestro!" (Usta) diye bağırdı. Beyaz gömlekli, üzerinde uzunca bir paltoyla, çizmeli bir adam çıktı karşısına. Bu, Macar Adrojan'a hiç benzemiyordu. Gemisini bu şık giyimli adama satmıştı belli ki. Birkaç dakikalık diyaloğun ardından bunun böyle olduğu, tıpkı bir güneş gibi günyüzüne çıktı. Ernesto ne yapacağını bilmiyordu. Şehrin her tarafında günlerce gezindi, gezinmeye de devam ediyordu; tek amacı, kaybettiği ailesini tekrar bulmaktı. Geçen birkaç haftanın ardından eski aile dostlarından birisiyle, eski mahallesinde karşılaştı; Claudia. Claudia görmeyeli az da olsa ihtiyarlamış gibiydi, hemen hemen altmışına yaklaşmıştı. Neşeli bir sohbet, içten bir gülümsemenin ardından konuya geldi Ernesto; ailem... Fakat aldığı cevap karşısında şok olmuştu. Ailesi Amerika'ya, San Francisco'ya taşınmıştı. En azından Claudia böyle söylüyordu. Ernesto'nun hayatta hiçbir amacı, hiçbir isteği kalmamıştı adeta. Olamazdı da... Hayat boyu hüsrana uğramış, kimsesi olmayan yalnız adamın tekiydi. Tek yapması gerekenin bir miktar para biriktirmek, ardından bir uçağa atlayıp Amerika'ya gitmek olduğunu biliyordu. Ailesini bulacak, onlardan af dileyecek ve ölene dek birlikte huzur içinde yaşayacaklardı. Birkaç hafta iş aradı, nihayetinde Casino di Venezia'da işe girdi. Uzun süre çalıştıktan sonra kazandığı para, yalnızca bir uçak bileti almaya sonunda yetebilmişti. Nihayetinde yolculuk yaklaştı, ailesine giden yolda kendisi için yeni bir maceraya atılma vakti gelmişti.

Bitmeyen Arayış & Amerikan Rüyası San Francisco / Birleşik Devletler
   2013'ün haziranında, takvimler ayın 21'ini gösterdiğinde yeni bir macera başlıyordu. Doğru ya; 21 haziran... Bugün kardeşi Jessica'nın dünyaya geldiği gündü. Belki de onun doğum gününü son kutladığından bu yana on yıldan fazla zaman geçmişti. Ernesto sabahtan beri bilmediği bu büyük, görkemli şehirde deli gibi gezinip duruyordu. Fakat ne fayda? Ne yapması gerektiğinden haberi bile yoktu. Onun için bu koca şehirde ailesini bulmak, samanlıkta iğne aramak gibiydi. Saatler saatleri kovaladı, nihayetinde akrep, akşam dokuz civarını gösterdi. Ernesto acıktı, üşüdü; fakat ne gidebileceği bir yer biliyordu, ne de yemek alacak parası vardı. Kendisine söz vermişti, artık iyi bir insan olacaktı. Fakat çaresizlik... Sadece biraz para bulmayı ümit etti, elbet yoldan geçen birisi olacaktı. Belki de kendine verdiği sözü bir kez olsun bozabilirdi. Cosa Nostra kültürüne göre verilen sözün bozulmasının tek bir yolu vardı; bir şey feda etmek. Ernesto elini cebine götürdü, keskin, parıldayan çakısını çıkardı. İçinde bulunduğu dar geçite bakındı ve sol elini hafifçe kaldırdı. Bir an duraksadıktan sonra sol elinin bütün parmaklarını içine doğru kapatarak yalnızca baş parmağını açtı, elini o şekilde duvara yasladı. Bir an için duraksadıktan sonra hızlı bir şekilde bıçağı parmağının üzerine yasladı, tıpkı bir kasap gibi elindekini, parmağının üzerinde hızlıca hareket ettirmeye başladı. Dişlerini sıkmış, acıdan gözlerini açamıyordu. Derken bir anda bir çığlık sesi duyuldu.

S, siz... Siz napıyorsunuz?
Git buradan!
Ama siz... B, ben... Hayır, gitmiyorum. 
Dio! (Tanrım!)
İtalyan, bu, bu İtalyanca.
Evet evet. Git buradan!
Sono anche İtaliano. (Ben de İtalyan'ım.)
Cos'è per me, cos'hai che non va? Tutto quello che devi fare, è andare? (Bana ne bundan, derdin ne senin? Tek yapman gereken, gitmek.)
Apetta un minuto. Mi chiedo se ti conosco? (Durun bir dakika. Acaba ben sizi tanıyor muyum?)
Non vuoi sapere, non provarci più. (Tanımak istemezsin, daha fazla deneme.)
Come ti chiami? (Adın ne?)
Penso che la tua fortuna sia finita. Ora tu... Ok, lo dirò e te ne andrai. Va bene? (Sanırım şansın tükendi. Şimdi seni... Tamam, söyleyeceğim ve sen de gideceksin. Tamam mı?)
D'accordo, vado. (Anlaştık, gideceğim.)
Sono Ernesto, Ernesto Napolia. (Ben Ernesto, Ernesto Napolia.)

   Zor olsa da Sophia üzerine düşeni yapmıştı. Doğru ya; Sophia... O, Ernesto'nun kardeşi Jessica'nın işyerinden arkadaşıydı. Fakat belki de böyle bir tesadüf hiç yaşanmamalıydı. Büyük, dokuz, belki de on katlı bir apartmanın önüne geldiklerinde Sophia zile bastı. Ses seda yoktu. Fakat ona, evde olacaklarını söylemişlerdi. Sophia telefonunu çıkardı ve Jessica'yı aradı.

Ciao! (Selam!)
Ciao ciao! Cos'è questo rumore, cosa stai facendo? (Selam selam! Bu gürültü ne ya, napıyorsunuz?)
La festa di compleanno è la mia festa. O l'hai dimenticato? (Doğum günü partisi, benim partim. Yoksa unuttun mu?)
Mi dimentico mai? Ho anche una grande sorpresa per te. (Unutur muyum hiç? Hatta senin için büyük bir sürprizim var.)

   Ernesto ile Sophia salona girdiğinde etrafta büyük bir sessizlik oluştu, yüzler özellikle Ernesto'ya döndü ve herkes ona meraklı şekilde bakıp onu baştan aşağı inceledi. Bu sessizlik daha büyük bir gizeme dönüşürken Ernesto'nun gözleri, özellikle birisini bulmaya çalışıyordu. Gözlerini dik bakışlarla birisi üzerinde sabit tuttuğunda gülümsedi, ona doğru bir adım attı. Jessica da kendisine bakan bu gizemli adamı sessizce, meraklı bir ifade ile inceliyordu.

Sono venuto, fratello. (Ben geldim, kardeşim.)
M, ma... Ma tu, quel suono, fratello? (A, ama... Ama sen, bu ses, kardeşim mi?)
Ernesto, sono io. (Ernesto, benim.)
Stai, mi, mio... Fratello! (S, sen... Ağabey!)

   Yıllarca süren ayrılık, yerini büyük bir coşkuya bırakmıştı. Bütün salon ikiliyi alkışlıyordu, kimilerinin gözleri bile yaşarmıştı. Mutluluk sesleri, bütün bir apartmanda yankılanıyordu adeta. İki kardeş, birbirleri ile uzun uzun sohbet ettiler, özlem giderdiler. Saatler saatleri kovaladı, nihayet gün, güneş ile birlikte parıldamaya başladı. Ernesto kardeşine, ailesini sordu. Fakat aldığı cevap, beklediğinin çok ötesindeydi. Ailesi Amerika'ya taşınmamıştı, hatta Amerika'ya hiç gelmemişlerdi bile. Halen Venedik'te yaşıyorlardı, sadece yeni evleri, eskisi gibi ufak bir kulübeden ibaret değildi. Artık onlar, şehrin merkezinde, görkemli bir evde oturuyorlardı. Ernesto düşündü, kalbi nefretle doldu. İhtiyar Claduia ona yalan söylemişti. Ama neden? Durdu, düşündü; belli ki Claduia, Ernesto'nun ailesine zarar vermek için onları aradığını düşünmüştü. Ne de olsa Ernesto'nun kötü şöhreti, Venedik halkı tarafından çocuklara, onları korkutmak için anlatılıyordu.

Gizemli Ölüm 2013 Temmuzu - Venedik / İtalya
   Başucunda sinir bozucu bir alarm çalıyordu. Başını hafifçe kaldırdı, alarmı güçlükle de olsa kapatmayı başardı. Bir dakika dahi geçmemişti ki "Sono bello!" (Yakışıklım!) diye bir ses işitildi. Bu, annesi Liliana'dan başkası değildi. Ernesto kalktı, yüzünü yıkayıp üzerini giydi. Evin merdivenlerinden indiği esnada babası Roberto'ya bakarak "Buongiorno, padre!" (Günaydın, baba!) dedi. Sonrasında evin üç ferdi beraberce masanın etrafına kuruldu, birlikte sohbet ederek kahvaltıya başladılar. Kahvaltı bitince Ernesto annesine sarıldı, daha sonra babası ile birlikte ailenin lüks, siyah aracına binerek evden ayrıldı. Saatler saatleri kovalarken Roberto'ya bir telefon geldi ve adamlarından bir tanesi, imalathanelerin birinde problem çıktığını, gelip müdahale edilmesi gerektiğini söyledi. Babası Ernesto'ya işaret etti, bunun üzerine Ernesto, mekandan ayrılıp yola koyuldu. Vakit geçti, saatler akşama doğru altı civarını gösteriyordu. Ernesto'nun telefonu çaldı, arayan; kuzeni Nicolo'dan başkası değildi.

Cugino! (Kuzen!)
Cosa c'è, Nico? Sono per affari. (Ne var, Nico? İş üzerindeyim.)
Mia zia Liliana e zio Ricardo; tua madre e tuo padre... Sono, sono morti. (Liliana Teyzem ile Ricardo eniştem; annen ve baban... Onlar, onlar öldü.)
Non essere sciocco! Di cosa stai parlando? Sii consapevole di quello che stai dicendo! (Saçmalama! Ne diyorsun sen? Ne dediğinin farkına var!)
Ernesto, mi piacerebbe scherzare con te adesso. (Ernesto, şuan şaka yapmayı herkesten çok ben isterdim.)

   Bütün aile üyeleri, adamları ve aileyi sevenler, birlikte mezarlıkta toplanmıştı. Ernesto, Jessica ile yan yana, boş gözlerle yere bakıyordu. Ağlamamaya çalışıyordu, fakat gözünden süzülen yaşlara engel olamıyordu. Kardeşinin kendisine masumca bakıp içten bir şekilde "Fratello!" (Ağabey!) demesi üzerine kendisini tutamadı, iki kardeş birlikte hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladılar.

Büyük Savaş & Beyaz Bir Sayfa 2013 - 2018 Venedik / İtalya
   Baba Roberto'nun intikamı alınmıştı, De Luca ailesi bütün bireyleriyle beraber tamamen yok edilmişti. Kelimenin tam anlamıyla bütün bireyleri ile... Ernesto'nun sevdiği kız, belki gelecekte eşi olacak olan güzeller güzeli Alessia, De Luca ailesine mensuptu. Belki de büyük De Luca ailesinin tek masum, temiz kalpli olanıydı. Fakat bu aylar süren savaşta aile, bunu koz olarak kullanmış ve en nihayetinde kendi ailelerinden olan Alessia De Luca, Ernesto'nun gözleri önünde infaz edilmişti. Ernesto savaşın başından bu yana, bu savaşın biteceği günü bekliyordu. Bu iş bittiğinde Alessia'yı da yanına alacak, birlikte San Francisco'ya, kardeşinin yanına gideceklerdi. Fakat artık yapayalnızdı, hayatta kalan tek değer verdiği insan, kardeşi Jessica'dan başkası değildi. Onu hayatının sonuna dek koruyacak, yanında olacaktı. Tüm bu karanlık işler, kirli siciller aslında hiçbir zaman ona göre değildi. Ernesto bütün bunları kendisi istememişti, tek suçu; böyle bir hayatın içine doğmuş olmaktı.
   Kardeşinin, Amerika'nın San Andreas isimli eyaletinde küçük bir şehir olan Los Santos'a taşındığını öğrendiğinde, direkt olarak oraya gitmeye karar verdi. Bütün hayatını, yaşananları geride bırakmak istiyordu. Geçmişten kalan bütün kazancını Birleşik Devletler'e yatırdı, bu sayede ülkede vatandaşlık almaya hak kazanabildi. Fakat halen geçmişi, peşini bırakmıyordu. İtalya'da yaptıkları, kirli sicili halen günyüzündeydi. Bütün bunlardan kurtulmak için yapabileceği tek şey, İtalya vatandaşlığından ayrılmaktı. Bu sayede bundan sonra belki normal bir yaşantısı olabilirdi. Düşündüklerini detaylandırdı, bunlar için çaba sarfetti. Artık eski Ernesto gitmişti. Artık o, Birleşik Devletler'in küçük bir şehrinde yaşayan, hayatını insanları korumaya adamış olan sıradan bir adamdı.

                                                                                                                                                                                                                                     

Çevrimdışı Lauraa

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Kadın
Köken: Fransız
Son giriş: 22 Aralık 2024, 16:59
Toplam oynama: 411 gün, 9 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Ernesto Napolia
« Yanıtla #368 : 16 Aralık 2020, 21:40:43 »
İlk sıradan yerimi alayım, buralar değerlenecek eminim. Şimdiden başarılar diliyorum.  :dft009:
Heyecanlı bir şekilde rollerini bekliyor olacağım.  ^^

Çevrimdışı Demircan

Oyuncu
Instagram:
Discord:
RockstarTR:
Facebook:
Youtube:
Twitter:
Twitch:
Spotify:
Cinsiyet: Erkek
Köken: İngiliz
Son giriş: 24 Aralık 2023, 01:17
Toplam oynama: 330 gün, 15 saat
Birlik: (Yok)
Archie Major Lv.38
Cinsiyet: Erkek
Köken: İngiliz
Son giriş: 02 Kasım 2023, 17:15
Toplam oynama: 9 gün, 20 saat
Birlik: (Yok)
Archie Allen Lv.38
Cinsiyet: Erkek
Köken: Rus
Son giriş: 24 Aralık 2023, 01:10
Toplam oynama: 5 gün, 12 saat
Aurelia Gray Lv.38
Cinsiyet: Kadın
Köken: İngiliz
Son giriş: 02 Kasım 2023, 17:12
Toplam oynama: 3 gün, 1 saat
Birlik: (Yok)
Ynt: Ernesto Napolia
« Yanıtla #369 : 16 Aralık 2020, 21:50:04 »
Ben hatırlıyorum ya seni. En son kelebek su parkında görüşüyorduk biz.