Hiçbirini tanımasam da burada kenevir yetiştiren çook kişi var. Cami altındaki kahvede bile bir esrar satış ağı olduğunu biliyorum. Bazıları kafayı bulup camiye çıkıp "sen nası hocasın!" gibisinden sorun çıkartıyorlar. Geçtiğimiz ay o kahvenin camlarını indirdiler, birini vurdular. Sivil polis kol geziyor son bir aydır burada. Esrarı çocuklara sattıran birisi de şuan iki bacağı topal geziyor.
İçmeyin, güzel değil. Yetiştiren ve satanların da çok büyük paralar kaldırdığı âşikar, sigaradan sapmayalım.
ayrıca porçayın cezası hakkında yazılmış çok güzel bir entry
ilk etapta "yine hayatsız bir boomer okuduğunu anlamayarak porçay'ın hayatını karattı" şeklinde düşünüp sinirlenebilirsiniz. bu kısmen doğrudur da. fakat problemin asıl kaynağı sistem ve sistemin içinde hayatta kalabilen insanlarda gizli.
insan, 89 iq lu bir primat olarak şartlar onu zorlamadıkça, mevcut düzeninde rahat olduğunu hissettikçe insiyatif almaz, riskli oynamaz. ancak çok çok idealist ve prensip sahibi yetişmiş insanlar sisteme karşı insiyatif alıp işin doğrusunu yapmaya çalışırlar. üstüne bir de sistem insanları bu biatçı ve "adam sende"ci duruma iterse işte o zaman porçay'ın durumu gibi durumlar ortaya çıkar.
artık türkiye ve dünyada sistemin hemen her noktasında bu durum görülüyor. zaten haddinden fazla olan konformist insan sayısı, ister istemez sistemlere o sistemlerin içinde kilit noktalarda rol alan insanlara da sirayet ediyor, hatta o kilit noktadaki insanlar artık çoğunlukla bu anlayıştalar. ters olanlar eleniyor, sistemin dışına itiliyor ya da sistemde yükselmesine izin verilmiyor.
askeriye gibi bireysel özelliklerin en fazla ön planta tutulması gereken, savaş esnasında sahada kritik kararlarla muharebenin seyrini değiştirmesi için yetiştirilecek kurmay ve subay kadrosunun bile nasıl bu konformist çürümüşlüğe terk edildiğini çok güzel anlatmış. ben bir sivil olarak sadece sivil hayatta görüldüğünü zannettiğim bu çürümüşlüğün, laik türkiye cumhuriyeti için en hayati kurum olan askeriyede de aynı şekilde zuhur ettiğini gördüğümde çok şaşırmış ve hayal kırıklığına uğramıştım. sonrasında zaten ergenekon, balyoz, kozmik oda gibi olaylarda askeriyenin neden askeriye refleksleri göstermek yerine, herkesin bir sonraki alacağı rütbenin derdine düşerek, türkiye cumhuriyeti devletini, islamcılara teslim ettiklerini daha iyi anlamıştım.
gelelim porçay'ın durumuna. porçay'ın attığı videoda bu sürecin 4 yıldır içinde olduğunu söylüyor. emniyet amirliğine ilk gittiği anda yaşadığı şok ve kendini anlatma çabasının karşılık bulamayışını görüyorsunuz.
burda işte yukarıda saydığım kariyerist ve konformist sistemin rolü çok büyük. çünkü bir noktada illaki birisi bu kişinin parodi yapıp, aslında uyuşturucu kullananları ve buna özendirenleri eleştirdiğini anlamıştır. bu noktada düşündüğü şu olmuştur. ben bu dosyaya beraat mi versem daha az sıkıntıya girerim, yoksa ceza mı versem? kararını ise "ceza versem daha az sıkıntıya girerim" şeklinde verip, önündeki dosyayı şeklen ele alıp cezayı verip geçmiş. öyle olmadığına inansa bile belki o dosyada imzası bulunan savcı ile belki geçmiş hakimlerle, onların kararlarına şerh düşerek ters düşmek istememiş, "nasıl olsa üst mahkeme var onlar uğraşsın" diyerek ceza verme ihtimali oldukça yüksek bir durum.
çünkü aksi olsa kendini çok zor bir duruma sokacak. zaten sistemin her köşesinde yuvalanmış egosantrik bir üst makam ile sürtüşme yaşayacak. ilk etapta dava kararını verip soruşturma açan kişi bunu ego meselesi haline getirip "ne yani ben gerizekalımıydım da anlamadım" diyerek, beraat kararı veren kişinin üstüne gelecek, ters düşecek, bir sürü sıkıntı yaşayacak.
ceza kararını veren hakim bilseydi ki "ben bu dosyada ironi yapıldığını anlamayıp buna göre ceza verirsem daha çok sıkıntıya girerim" işte o zaman porçay ceza almazdı. ama sistemlerin iyice çürüdüğü günümüz dünyasında kimse tanımadığı ya da değer görmediği sıradan bir kişi için bu tarz olası riskler almaz.
işte devlet benim kafamda tezahür eden şekliyle zaten budur. cumhuriyet en çok kimsesizlerin kimsesidir. yanlış anlaşılan parlak bir evladını bu 89iq çomarlara ve onların kurguladığı 2 geri 3 daha geri giden bu sisteme yem etmeyecek bir devlet yapısı ancak benim ideal devletim olabilir. aksi zaten insanları kendi haline bıraktığınız zaman ortaya çıkan ultra verimsiz bir organizasyonsuzluk abidesi oluyor.