yaklaşık beş-altı ay önce bir görme engelli abimizle karşılaştım. istanbul bahçelievler'de oturuyorum, kuleli üzerinden metrobüse doğru yürürken görme engelli abiyle denk düştüm, yanına yaklaşıp selam verdim. Yürüyorken aynı zamanda sohbet ettik, koluna girdim ve metrobüse doğru birlikte yürüdük. Kendisi yanlış hatırlamıyorsam boğaziçi üniv. çalışıyor ve aynı zamanda okuyor. evli ve üç çocuk babası, arta kalan zamanlarında ek iş olarak metroda gitar çalıyor. okumuş, bilgili birisi ama verdiği emeği yiyemeyen birisi. gerçekten bu ülkede okumayacaksın, ticarete atılacaksın. üç üniversite okuyup araştırma geliştirme müdürü olarak görev yapan tanıdığım var, yaptığı iş onu nasıl strese sokuyor... sorsan müdür! kötü imlam için özür dilerim, özen göstermeden yazdım çünkü kalbim kırık gönlüm buruk