Vivienne Blaire
1995 yılının yaz bitiminde dünyaya geldi. Dünyaya gözlerini Kanada'da açtı. Doğduğu gün babası, annesinin yanında değildi. Babası şehir dışında bir iş için seyahat halindeydi. Annesi borsada özel bir şirkette finans danışmanı olarak çalışıyordu. Babasının ise işletmekte olduğu bir araç galerisi bulunuyordu. İhale gereğince çoğu zaman farklı şehir veya eyaletlere yolculuk eder, ucuz araçları kapıp kendi galerisine naklettirirdi. Lisa -ki bu annesi oluyor- hamilelik zamanlarında bile çalışmıştı. Son on beş güne girildiğinde çalışmayı bırakmış, ev istirahatine geçmişti. Borsa piyasasında çalıştığı için izin bile yapamamıştı.
Özel bir hastanede doğdu Vivienne. İsmine komşusu karar vermişti aslında. Fikir vermişti daha doğrusu. Bu isim Lisa'nın çok hoşuna gitmişti. Lisa kızı için Chloe ismini düşünüyordu. Ama Vivienne'i daha çekici bulmuştu. Babası , annesinin kararına saygı duymakla yetindi. Bu işlerde pek de kafası çalışan bir adam olmadığından ve bunun farkında olduğundan karar mekanizmasına güvendi karısının.
Vivienne 'in çocukluk yılları bakıcılarla geçti, doğal olarak. Pahalı bakıcılarla. Yunan bir kadınla beraber büyüdü Vivienne. Altı yaşına kadar annesinden ve babasından daha çok gördüğü insan Arabella isimli bir kızdı. Mülteci olarak ülkeye gelmiş, gri pasaport edinmiş ve sonrasında da bakıcılık işini yapan paravan bir şirket sayesinde tutunabilmişti. Ve şimdi altı senedir bu minik kız çocuğuna bakıyordu.
Vivienne - altı yaşındayken
İlkokula başladığında - ki pahalı bir ilkokuldu bu- arkadaşlarıyla anlaşmakta güçlük çekmedi Vivi. Bakıcısı ona böyle sesleniyordu. Bazen onunla Yunanca konuşuyordu, annesinin görmediği zamanlarda. Vivienne bu yolla Yunancayı daha çocukken öğrenmeye başlamıştı. Güzel bir ilkokulda eğitimini alan Vivienne, sayısal zeka bakımından çok da parlak sayılmazdı. Çok sosyal ve muzur bir çocuktu. Arkadaşlarına şaka yapmaya bayılır, kahkaha atmayı ve gülmeyi çok severdi. Bazen öğretmenlerine Yunanca konuşur, sorularına Yunanca cevap verirdi. Lise çağına gelene dek her şey mükemmel ilerledi Vivi için. Annesiyle çok sıkı bağları yoktu, açıkçası. Yine aynı şekilde babasıyla da. Ama annesinden olduğundan bir tık daha iyiydi babasıyla. Onu büyüten şey bakıcıları ve çevresi olmuştu esasında. Kanada vatandaşı olduğundan kar ve soğuğa çok alışkındı Vivienne. Oynamaya da bayılırdı dışarıda. Arkadaşlarında kalmayı severdi.Onları eve çağırır ve babasının koltuğuna kurularak onlara yukarıdan bakıp kurabiyesini yerdi. Oyun konsollarıyla arası hiç olmadı. Daha çok vaktini ve zamanını biraz ders biraz dedikodu biraz da sohbet için ayırırdı. 
Vivienne'in favorisi , motor kulübünün Lady konumundaki insanı
Erin Pzalachki
Vivienne liseye geçtiğinde artık bir ergen olmuştu. Hormonları çalışmaya başlamış , göğüsleri çıkmış ve ergin bir kız haline gelmişti. Yine iyi çaplı bir okuldaydı. O zamanlar liseye başladığında deli gibi makyaj yapar, push-up sütyen giyer ve ilgiyi üstüne çekmeyi severdi. Kırmızı-siyah ekoseli okul eteği onun istediği boyda olmazsa olay çıkarırdı. Ailesi bu konuda ona hiç bir zaman tam olarak karışmadı. Çok da istemediler zaten. Parasını verip eğitimini alması için okula göndermek onlara yetiyordu. Bu süre zarfında babası işlerini büyütmüş ve eski yeri kapatıp daha büyük bir galeri açmıştı. Marka haline gelerek şehirde tanınır olmuştu. Annesi de bir kaç rütbe atlamış ancak marka olmaktan çok uzak kalmıştı. Belirli paralara birilerine daha çok paralar kazandırıyordu.
Vivienne lise çağlarında ilerlerken Zek diye bir çocukla tanışmıştı. En azından lakabı buydu. Esasında adı Hezekiel'dı. Ama tam ismini sevmiyordu. Zek denmesi onun için yeterliydi. Çok zengin bir aileden gelmiyordu bu çocuk. Eski model bir chopper sahibiydi. Çok da eski sayılmamakla birlikte bazen sol sinyali yanmıyor, arka farın kırmızı buğulu camı bazen yolda düşebiliyordu. Vivienne ile karşılaşmaları kışın olmuştu. Soğuk günlerden birinde Vivienne'in içmeye yaşının yetmediği zamanlarda bir pubda olmuştu. Hatır gönül ile içeriye giren Vivienne, Zek'i burada tanıdı. Gelip kendini tanıtan Zek ona motorundan bahsetti. Vivienne bira alamasa da Zek'in birasından otlanıyordu. On altı yaşlarında olan Vivienne, ondan çok daha büyük olan Zek'i ilgi çekici bulmuştu. Hem büyüktü hem yaşıtlarının aksine motoru vardı ve sakalları da gürdü. Başka özelliklerini de merak ediyordu. Biraz takıldıktan sonra daha sık görüşür oldular. Vivienne'de para boldu ve seksi bir kızdı. Zek'in tam isteyeceği gibi. Zek bir motor kulübüne üyeydi. Bu motor kulübünde üye patchine sahip olan Zek onu artık kulüple tanıştırma zamanının geldiğine inanıyordu.Yaklaşık bir buçuk aydı bu takılma süreci. Bol seks, alkol ve partilemeler Vivienne'i mutlu ediyordu. Zek üstünde baba figürünü oluşturmuş, onu hayatının esas otoritesi kabul etmişti. Kulüp ile tanıştırılan Vivienne ortamı sevmişti. Herkes taşaklı ve yerinde otoriterdi. Onu iyi karşılamışlardı. Kulübün diğer kızları - bunlar Vivienne'den biraz büyük- ona kötü kötü bakmışlardı başta. Ama motorcular arasında yaş farkı olup da ilişki yaşayan insan sayısı da az değildi. Zek ile bir süre takılmaya devam etti Vivi. Üniversite ikiye kadar.

Özel üniversite, Vivienne burada okudu
Zek ile arasındaki ilişki toksikleşmişti. Zek onunla beraber oluyor, bazen diğer kızlarla takılıyordu. Vivienne bu süreçte şımarıklığını yitirmemiş ancak kendisine olan özsaygısından bihaberdi. Gözlerini bu duruma kapatıyor, Zek'in onunla sevgili derecesinde olduğu sürece ne yaptığını umursamıyordu. Zek'e çok fazla aşıktı. Çocukluğundan beri Zek onu yetiştirmiş, yanında olmuş, kanatları altına almıştı. Lisede ona bulaşan , asılan çocuklardan bir kaçının kolunu - bacağını kırmıştı. Ancak şiddet asla değişmez. Hedefi yoktur. Çıkarları tersine düştüğünde veya büyüsünü kaybettiğinde hedefi haline en yakınındaki insanı getirir. Zek son zamanlarda Vivienne'e şiddet uygulamaya başlamıştı. İlk uyguladığı şiddet, Vivienne motoru yere düşürdüğündeydi. Zek, Vivienne'in çenesine yumruk atmıştı. Vivienne ne olduğunu anlamamış, ağlayamamış, şok içerisinde Zek'e bakmıştı. Bağıramamıştı bile. " KALDIR ŞU A*INA KOYDUĞUMUN MOTORUNU , APTAL SÜRTÜK ! " diye bağırmıştı Zek bir de bunun üstüne. Vivienne zorla motoru kaldırırken tekrar düşürmüş, sol bacağını vites pedalının ucu sıyırmış ve açmıştı. Zek, Vivienne'i sertçe itip motoruna bindi ve gazladı. Kanayan bacağı, sızlayan çenesiyle arkasından bakakalmıştı.
Ertesi gün Zek, Vivienne'i evinden alacağını ve hazır olmasını söyledi. Vivienne anne ve babasına düştüğünü, yuvarlandığını ve bu yaraların oradan olduğunu söyledi. Yalanlar, şiddet ve buna dahil tüm durumlar bir süre daha devam etti. Bu sırada Vivienne liseyi parayla bitirebilmiş -rüşvet- , üniversiteye geçiş yapmıştı. Zek bu sıralarda uyuşturucu kullanıyordu. Vivienne'i başlatmak istediği ancak Vivienne kabul etmediğinden başlatamadığı için onu bazen dövüyordu. Böyle karman çorman bir hayat yaşarken bir gece bir partide olaylar patlamıştı. Zek'i kesen bir kız ona göz kırpıyordu. Zek'in kafası çok güzeldi, Vivienne'e seslendi:
" Şuradaki piliç bana göz kırpıyor. Bu gece onu çok fena becereceğim. "
Vivienne kafa sallamayla yetindi. İçkisine döndü. Mekanik bir ses duydu. Oraya baktığında Zek sustalı çakısını açmış ve ona uzatmıştı.
" Git ve kes şuradaki sürtüğü. Erkeğine göz kırpıyor, biraz taşaklı ol! "
Vivienne kabul etmedi. Sinirlenmişti. Uzun süredir süren sessizliği cesaretinin eksikliğinden değil Stockholm sendromu aşkındandı. Zek bira şişesini kavrayarak Vivienne'in dizine indirdi. Acıyla inledi, Vivi.
" YAP DEDİM! "
Vivienne sol yumruğunu tüm gücüyle Zek'in burnunun tam ortasına savurmuştu. En son dışarıya çıkarken arkasına baktığında Zek'in burnu çeşme gibi kanıyordu.
Bu dakikadan sonra Vivienne kendini daha serbest ve özgür hissetti. Yalnız artık aynı şehirde kalamazdı. Tehlikeliydi Zek, vururdu onu. Belki daha da kötüleri olurdu. Annesi ve babasıyla görüşüp üniversite kaydını şehir dışındaki hatta eyalet dışındaki bir yere yapacaktı. Temiz bir hayata geçecek ve bunu yaşamaya başlayacaktı. Bir kaç gün evden çıkmadı. Bir kaç akşam sonra evinin önünden çok yüksek bir motor gürültüsü geldi, sürerli olan. Dışarıya çıkıp baktığında bunun Zek olduğunu gördü. Muhtemelen bir uyuşturucu almış ve kapısına gelmişti. Burnu sargıdaydı. Vivienne ona yaklaştığında içi tuhaf oldu. Zek'in ne yaptığını veya nasıl biri olduğunu biliyordu. Yine de... gidip sarılmak istiyordu. Zek arkasında bir şey tutuyordu. Vivienne çiçek olduğunu düşündü, Zek iki eliyle tutuyordu arkasında bir şeyi. İkisi de birbirlerine yaklaştı. Vivienne yaklaştıkça gülümsedi, gülümsemesi arttı. Ta ki yıldırım çarpmasına kadar. En azından öyle hissettirdi.
Zek kriket sopasıyla Vivienne'in kafasına sertçe vurmuştu. Ailesi dışarıya çıkmıştı, Zek belinden bir kırk beşlik çekerek onlara doğrulttu. Herkesi vurmakla tehdit etti. Vivienne yalvarıyordu, bir darbe daha yedi. Bu sefer topuğuyla suratına vurmuştu. Bu sırada bir kaç motor sesi duymuştu ancak anlam veremedi Vivi. Bir kaç yüksek sesli bağrışma, konuşma. Sersem gibiydi. Kafasını kaldırıp baktığında sesler kesilmiş, birileri birisini dövüyordu. Zek gitmişti. İyice odaklandığında bunun kulüpteki çocuklar olduğunu, Erin'in -kulübün lady konumundaki baş hatunu- onları izlediğini görmüştü. Erin, Vivi'e yaklaşarak ona elini uzattı ve kaldırdı.
" Tatlım, Zek'i topluyorlar ancak durmayacaktır. Ölmeden durmaz. Ben de bunu yapamam. Dediklerimi anlıyor musun Vivienne? "
Başını salladı Vivienne. O gece ve sonraki geceler tedirgin yattı. Erin onun uzun bir süre gelmeyeceğini garanti etse bile. Zek'in kolunu bacağını kırmışlardı, o yüzden. Üniversite geçişi yapacaktı.
Geçişini yaptı da. Geriye kalan üniversite hayatını gözden uzak bir şekilde geçirdi Kanada'dan. USA'e yerleşti.
Burada yasalara göre yaşamaya, düzgünce kira vermeye ve hayatını idame ettirmeye başladı. Bir süre sonra karşısına bir el broşürü çıktı. Şehrin polis departmanının polis olmaya davet broşürüydü. Genel olarak bilgiler bulunuyordu. Zaten okuduğu üniversiteyi çok benimseyememiş ve doğru bir iş bulamamış olan Vivienne memur hayatını tercih etti. Konuyu ailesine anlattığında ailesi durumu yine onayladı. Sorun yoktu.
Sınavlara, fiziksel antremanlara çalışarak Vivienne akademiyi kazandı. Bir süre şehrinde hizmet veren Vivienne daha sakin bir yere tayinini istedi. Los Santos'a. Burada apoletli bir memur olarak görevine başladı.
- Saha Eğitiminin Tamamlanması
- İleri Düzey Hizmet Ödülü
- Toplumsal Güven Ödülü
- Suçla Savaşma Ödülü
- Temel Yaşam Desteği Sertifikası
- Dedektiflik sınavlarını başarıyla tamamlayıp Dedektif I rütbesine yükselmeye hak kazananlara verilir.
- Çete ve Narkotik birimine katılım ile verilir.