Herşey Nasıl Başladı?
Francisco Alegre 1991 yılında Porto Alegre'de dünyaya geldi. Babası büyük bir kıyafet seyyarı idi. Babası Şili bölgesinden özel dokuma kıyafetleri ucuzdan satın alarak Brezilya'da halkı sıkmayarak az da olsa bir kâr yaparak satıyordu.
Ailesini kötü işlerden kazanarak değil de güzel ve alın teri ile kazanarak geçindiren baba yani Eduargo Alegre çocuklarına eşine ve kendisine güzel bir hayat veriyordu.
Daha 5 yaşında iken Francisco babası ile beraber çalışmaya başladı, küçük Francisco insanlara kıyafetlerin ücretlerini söyleyerek kıyafet satıyordu, babası Francisco'nun okula gitmesini sağlayamadı lakin kendisinin orta düzey eğitim seviyesinde olduğu için ona belirli şeyleri öğretmişti.
Brezilya'daki her çocuk için
futbolun yeri ayrıdır. Brezilya'lılar futbolu bir oyun değil bir gelenek olarak görür. Küçük Francisco da bir futbol futbol Brezilya'da meşhur olan ve büyük dünya futbolcularının çıktığı bir ülkeydi, her gün sokaklarda çocuklar bezden futbol topu yapıp oynardı ve kendini geliştirirdi, babası Francisco'nun futbol oynamasını istemiyordu çünkü küçükken futbol yüzünden kendisinin bacağı kırılmıştı.
Francisco kaçamak yaparak arkadaşları ile askeri alanların arkasında futbol oynuyordu ve her defasında babasına yakalanıyordu, Francisco'nun babası merhametli ve iyi bir babaydı, bugüne kadar hiçbir zaman çocuklarına bir tokat bile atmamıştı, Francisco hiçbir zaman baba şefkatinden uzak büyümemişti.
Francisco'nun annesi Flavia günlük olarak evlere temizliğe gidiyordu. Genellikle asker evlerine gidiyordu çünkü o zamanlar Brezilya'da eşitlik ve benzeri eylemleri çok fazla yapıyordu ve askerler her zaman tetikteydi. Flavia Alegre ailesi için en iyi şekilde çalışıp az da olsa para kazanıp evine harcayan iyi bir kadındı.
Francisco, Gustavo ve Canciana üç kardeşlerdi, Francisco ve Gustavo kız kardeşine çok düşkün iki ağabey idi. Kız kardeş Canciana annesine ev işlerinde yardım edebilecek yaşta değildi, üç kardeşde bugüne kadar hiçbir şekilde okula gitmemişlerdi.
Seneler yıllar geçtikten sonra bu üç kardeş de ergenlik çağlarını atlattılar, sene 2006, Brezilya'da olaylar karışık, belirli çeteler evleri basıp insanların mülklerine el koyup canlarına kast ediyordu.
Saqueadores adında bir çete tüm Brezilya topraklarına namını duyurmuştu, insan katledip devleti korkutmaya çalışan bu çete gün geldi ve Francisco'nun evini bastı, Francisco ve kardeşleri evin belirli bölümlerine saklandılar. Gelen bu çete Francisco'nun annesini ve babasını katletti.
Francisco ve kardeşleri henüz on üç ya da en fazla on beş yaşlarında iken sokakda kaldılar, Saqueadores çetesi evlerine ve mülklerine el koydu, Francisco ve kardeşleri evden kaçarak sokakta yaşamaya başladılar.
Yaklaşık bir ay sokakta kaldılar ve kardeşleri Canciana açlıktan hayata gözlerini yumdu, ağabeyleri Gustavo ise bir çetenin gasp sırasında yaralanması sonucunda öldü.
Francisco iç sıkıntılar yaşayan, çetelerin el kol gezerek ellerinde silahla dolaştığı bir ülkede, bir şehirde, bir dünyada yalnız kalmıştı. Bir çok defa intihar etmeyi denedi ama korkusundan dolayı hiçbir zaman, hiçbir şekilde başarılı olamadı.
Hayata karşı yenilmek yerine hayatı yenmeye karar alan Francisco üç sene sokakda yaşadıktan sonra 18 yaşına ayak bastı, sokakta yaşayan genç erkek çocuklarından topladığı bir oluşum kurdu, kurduğu bu oluşum kimseyi sokakta aç ve susuz veyahut rezil bir şekilde bırakmadan onlara sahip çıkmayı ve kardeş edinmeyi benimseyen bir oluşumdu.
Francisco Hayatı Karşısına Alıyor.
Francisco 20 yaşına ayak bastığında çok kalabalık bir çetesi olmuştu, çetesindeki en büyük kişi en fazla 24 yaşındaydı, bu çete yoksul ve sokakta kalmış insanları benimseyen bir çeteydi. Belirli çeteler ve başta Saqueadores çetesi olmak üzere bu küçük çeteye el koymak ve onları emirleri altına almak istedi.
Francisco bu tür çetelerle savaşacak kadar güçlü bir çete değildi çünkü daha bir tabancaları bile yoktu, sokakta bıçakla kendini savunan bu çete günlük olarak ağır gasp yüzünden çok fazla can veriyordu. Francisco en doğru kararın bu şehirden gitmek olduğuna karar verdi ve kaçak tırların arkasına atlayarak tüm çete olarak bu şehirden ayrıldılar.
Çok zengin bir iş adamı vardı, São Paulo şehirinin en büyük araç satıcısıydı, araç işini en iyi bilen o idi, çok fazla parası ve mekanı olan bu adam Francisco ve çetesinin bu şehire ayak bastığını duyduğu gibi onları huzuruna çağırdı.
Francisco ve bu adam yani Paulo Santiago Jula yüz yüze geldikleri gibi kanları birbirine ısındı. Paulo Francisco ve çetesine bir hayat vermeyi, silah ve para vermeyi teklif etti, bunun karşılığında onun için çalışmalarını istedi.
Francisco hiç düşünmeden bu teklifi kabul etti. São Paulo şehirinin en zengin adamının alt çetesi olarak görev yapmayı çok kişi yapamazdı. Bu adam çok da zengin olduğu kadar tehlikeli birisi idi, o zamanlar Brezilya halkı para için kendi öz kardeşini öldürebilecek kadar gözü dönmüş bir halktı.
São Paulo'da parayı veren düdüğü çalar sözü çok fazla işliyordu, Paulo'nun bir düşmanı olduğunda kendisi uğraşmazdı, sokak çetelerini onun üstüne salardı ve çetelere ödemesini yapardı. Francisco bu çetelerden birisi olacağını biliyordu ve bu görevi en iyi şekilde değerlendirip para kazanıp bir an önce göç etmek istiyordu.
Bir gün Paulo Francisco'ya bir banka soygunu görevi verdi, Francisco için çok zor bir görevdi. Francisco ilk başta irkilse de alacağı para miktarını duyunca hiç düşünmeden kabul etti. Francisco ve çetesi silahlanıp hazırlandı ve banka soygunu için en iyi şekilde hazırlanmışlardı.
Banka soygunu için uygun vakitte silahlı bir şekilde bankaya daldılar, bankaya daldıkları gibi hepsinin yerle yeksan olması bir oldu. Banka açılış gününde olduğunu ve bir çok polisin orada olduğunu bilmiyorlardı. Paulo bunu bilerek yapmıştı çünkü Francisco'nun çetesine pek güvenmiyordu.
Francisco ve çetesi ağır yaralanmışlardı. Çete resmen yok olmuştu. Polisler bu çetenin ellerinde silah olduğunu bildiği için onları etkisiz hale getirdikten sonra da bir iki mermi saplamışlardı. Çete yok olmuştu. Francisco'nun çetesi tamamen öldürülmüştü.
Francisco ağır yaralanmıştı, polis ve asker gözetiminde hastaneye kaldırıldı ve orada uzun süre tedavi gördü. Tedavisi bittikten sonra polis görevlileri tarafında cezaevine nakledildi. Francisco tam tamına 5 sene cezaevinde kaldı.
Normalda banka soygunu gibi şeylerde memurun canına kast ve sivilin canına kast olduğu için çok ağır süre içeride kalırlardı ama Francisco kendisine bunun zorla yaptırıldığını silahların kime ait olduğunu ve belirli depoların yerini öttüğü için ceza süresi çok indirilmişti ve hayat sinemasının yokolmasından kurtulmuştu.
Anciãos Corona Ticaretleri.
Silah Ticareti.
Uyuşturucu Ticareti.
Araba Ticareti.
Emlak.