Merhaba, bu rehberi son zamanlarda artan hukuki işlerin aktifliği sebebiyle oluşturmak istedim. Dilim döndüğünce kısa çaplı bir rehber oluşturmak istedim. Umarım işinize yarar ve rollerinize katkısı olur.
Avukat nedir?
Tabii ki bu soruyu basit çerçevede yanıtlamayacağım. Hepimiz avukatın ne olduğuna hakimiz. Ben biraz detayına gireyim. Avukat mesleğini yapan kişiler genel olarak hayatlarında net kararlar vermiş, özgüven sahibi, zevkleri olan, sosyal anlamda sağlam ilişkilere ve aynı kalitede özel hayata sahip olan insanlardır. Avukat rolü yapmadan önce karakterinizin detaylı bir profilini çıkartmalısınız. Nelerden hoşlanır, neleri yapmayı sevmez, nereye gitmeyi sever gibi. Bu listeyi çıkarttığınızda mesleğinizi gerçekleştirirken rolleriniz önemli ölçüde gerçekçilik kazanacak, insanlar sizinle olan iletişimlerinde prensip sahibi bir tip olduğunuzu fark edecekleri için size ayrı bir özen gösterecekler.
Avukatlar dış dünyayla nasıl iletişim kurar?
Tebrikler, artık bir avukatsınız ve işinizde büyümek istiyorsunuz. Ancak bir şey eksik: yol yordam bilmiyorsunuz. Yeni mezun olan hukuk öğrencileri eğitimleri esnasında zorunlu olarak staja tabii tutulurlar. Dolayısıyla mezun olan hukuk öğrencilerinin neredeyse hemen hemen tamamı deneyimli birer avukattırlar. Yasalara hakimlerdir, müvekkil ile konuşmasını, güvenlik güçleriyle ve onların yöntemleriyle nasıl uğraşacaklarını bilirler. Bunlara aşağıda değineceğim, konudan sapmayalım. Yeni mezun bir avukat tabii ki öncelikle iyi bir hukuk bürosu bulmalıdır. Günümüzde ancak gerçekten iyi paraya ve çevreye sahip olan yeni mezunlar direkt olarak büro açabilirken bunun bir tık altı dediğimiz kesim kendine büro aramaya başlıyor. Büroların bu konuda seçici olduklarını düşünmek yanlış olmaz. İşte, aynı biçimde yeni avukatlarımız da aynı ölçüde seçici olmalıdır. Siz artık lisanslı bir avukatsınız ve kirli işlere sahip, departmanda repütasyonu olmayan, tercih edilmeyen bir hukuk bürosunu tercih etmeniz: adalet savaşçısı maceranızın başlamadan sona ermesi anlamına gelebilir. İyi bir hukuk bürosu bulduktan sonra İnsan Kaynakları'na ulaşırsınız. Kariyer.net gibi değildir bu tarz yerlere başvuru yapmak. Birebir görüşme gerektirir. Büroyla alakalı muhatap olduğunuz neredeyse herkesi etkilediğinizde insanlar size ayrıcalıklı davranmaya başlayacaklardır. Bu da rollerinizde 1-0 önde olmanız anlamına gelir. Unutmayın, klas bir avukat her zaman kazanır.
Avukatların sivil etkileşimleri nasıl olmalıdır?
Artık iyi-kötü bir büroya girdiniz ve çalışmaya başladınız. Büro başkanıyla konuşuyorsunuz, diğer büro üyesi avukatlarla öğle aralarında çay içiyorsunuz, tüttürüyorsunuz ve daha bir sürü şey. Evet, güzel bir işe sahipsiniz ancak oturduğunuz koltuk alevden yapılma, bunu unutmayın. Eğer yeterli performansı göstermezseniz sizi yakar, bitirir. Büronuz size bir noktada kendinizi göstermeniz için şans verecek. Bu şansı görüp değerlendirmeniz gerekiyor. Bunun da ilk adımı sivil iletişiminden geçiyor. Belki bir sorguda, belki de büronuza gelen sözleşmeli bir müşterinizde ilk etkiyi yıldırım gibi göstermelisiniz. Öncelikle ilk adımda kesinlikle resmi davranın. Ne vali kadar resmi ne de çaylak bir polis memuru kadar samimi olun müvekkilinizle. Adını öğrenin, onu gerçekten dinlediğinizi ona hissettirin, ona çözüm yolları sunun. Yetersiz hissettiğiniz noktada ona bir hedef göstererek o noktaya odaklanmasını sağlayın. Eğer konuyla alakalı bilginiz yoksa acemi olduğunuzu asla hissettirmeyin. Siz, onun karşısında son çaresiniz. Büyük bir otorite olarak onunla görüşüyorsunuz. Eğer o adamı bağlarsanız var olan sözleşmeyi devam ettirebilir veya yeni yeni büyük sözleşmelere isminizin imzası altında devam edebilirsiniz. Anlaştığınız müvekkilleriniz ile iletişiminizi asla ama asla kopartmayın. Arayın, ziyaret edin, bir sorun var mı diye mutlaka sorun. Bunu yapmanız adamın size verdiği paranın boşa gitmediğini ona kavratacak ve sonraki sözleşme için onu hevesli kılacaktır.
Avukatlar departmanlar ile nasıl iletişime geçmeli, nasıl ilerletmelidir?
Eliniz güçlü bir avukatsınız. Müvekkilleriniz var, size saygı duyan insanlar şehirde sizi görünce kornayla selam veriyor veya yanınıza geliyor. Ancak departmandaki repütasyonunuzu yani şöhretinizi olumlu çerçevede tutmazsanız farkında olmadan tüm müvekkilleriniz size karşı sırt çevirmeye başlayacaktır. Memurlar ile olan ilişkileriniz çok önemli. Size ulaşıldığı andan departmana gelişinize, sorguya girişinizden memurla olan sohbetinize kadar her şey sizin şöhretinizi belirleyecektir. Memurlara kesinlikle belirli bir çizgiden yaklaşın. Üst perdeden davranıp kendini lord zannetmek departman arasında adınızı çıkartacak ve bu belki de büronuzun tercih edilirliğine etki edecektir. Aynı şekilde fazla laubali davrandığınızda " Bu ne biçim avukat ya? " sorusunu akıllara getirecek ve yine size olan saygıyı bitirecektir. Memur kişiler ile diyaloğa geçmeden önce isimlerini öğrenin, unutmayın karşınızdaki da bir insan. Siz iş aşkıyla müvekkilinizi kurtarmak için yanıp tutuşurken karşınızdakine önem vermezseniz bunun etkisi sorgunun ilerleyen saatlerinde kesinlikle hissedilir. Sorguyu tamamladınız, artık memurla iletişime geçerek işbitiriciliğinizi göstermeniz gereken vakit geldi. Bu noktada kendinizin de eyaletin bir çalışanı olduğunuzu unutmadan savunma sunmanız gerekiyor. Buna bağlı olarak memur kişisine karşı üslupsuz cümlelerden, hadsiz tavırlardan, aşırı özgüvene sahip hareketlerden mutlaka kaçının. Onları da destekler yönde davranırsanız: iyi niyetlerini kazanarak kendi cennetinizi sağlamış olursunuz.
Sorgu sonrasında ne yapmalıyız?
Müvekkille işiniz bitti, müvekkiliniz salındı veya indirimli/indirimsiz Department of Corrections'a teslim edildi. Bu, sizin eve giderek kendinizi yayıp dinlenebileceğiniz anlamına ne yazık ki gelmiyor. Kendinize mutlaka mesai saatleri ve büronuza göre vardiya düzeni belirlemelisiniz. Avukatlık özel sektörde çokça makyaja ihtiyaç duyan bir iş olduğu için müvekkilleriniz, sözleşmeli firmalar size her zaman ulaşabilmeli. Onlara vereceğiniz hizmeti nasıl geliştirebileceğinizi her saniye düşünerek hareket etmelisiniz. Unutmayın, hukuk kazanması zor, bitirmesi daha zor ama işsiz kalması çok kolay bir bölümdür. Deniz balıklarla dolu, doğru oltayı kullanarak yakalamazsanız aç kalırsınız. Büro başkanınıza veya sizden sorumlu personele bilgi aktarmanız işinizle ilgili olduğunuzu gösterecektir. Sorgu başarısız bile geçse bırakın sizin elinizden geleni yaptığınızı bilsinler!
Rehber şimdilik bu kadar. Eğer eklemeyi düşündüğüm bir şey olursa buraya ek olarak gelecek. \m/