İrezumi Dövmeleri Ve Anlamları
Ejderha
Ejderhalar bir hayli ülkede “havalı” olarak kabul ediliyor. Japonya’da ise ejderhalar; bir yılanın esnek vücudunun güçlerini, koinin dayanıklı pullarını, kartalın korkunç pençelerini ve kuvvetli geyik boynuzlarını bir araya getiren çok güçlü yaratıklar. Tüm bu güçleriyle vahşi hayvanlar olarak değil, insanlığın bilge savunucuları olarak betimleyorlar. Ejderha dövmeleri, kişiyi kötü ruhlara ve kötü insanlara karşı savunmak için daha çok yoldaş olarak görülüyor. Çoklukla siyah renkte yapılıyorlar. Ancak değişik renklerde de olabiliyorlar. Japon ejderhalarının, dört veyahut beş olan Çin ejderhalarının aksine, çoğu kez üç pençesi vardır.
Koi Balıkları
Nishikigoi’nin kısaltması olan Koi, her şeyden önce enfes desenleriyle ünlenen bir sazan balığı türü. Refah ve iyi bir servet getirdiklerine inanılıyor, bu yüzden hanelerde çoklukla evcil hayvan olarak bakılıyor. Ancak fiziksel güzelliğinin ötesinde, çok kuvvetli ve dirençli yaratıklar olup, dalgalı akıntılarda akıntıya karşı yüzebilirler. Koi, zorlukların üstesinden gelme gücüne sahip olmayı temsil ediyor. Koi çoğunlukla yukarıya veya yükselen bir pozisyondadır ve su direnci ve hayat dalgasını dile getirdiği için dalgalara eşlik eder.
Yılan
Yılan olarak adlandırılmak kulağa çok hoş gelmese de, Japonlar yılanları çok bilge yaratıklar olarak görüyorlar. Bu vaziyette da, listedeki hemen hemen tüm motiflerde ortak bir tema olan Çin inançlarının bir tesiri bulunuyor. Çin burç takvimine göre, yılan seneninde doğan insanlar son derece entelektüel ve felsefidir. Ek olarak, yılanlar periyodik olarak cilt döktüğü için şifa, yenilenme, sıhhat ve hem de ölümsüzlük mananına da gelir.
Phoenix
ir başka popüler dövme, ölümsüz bir döngüde küllerden yükselen anka kuşudur. Batı ülkelerindeki sembolizmine benzer şekilde yine doğuş, yeniden uyanış ve yeni başlangıçlarla ilişkilendirilir. Alternatif isimi olan fushichou, kelimenin tam manasıyla ‘Ebedi Kuş’ mananına gelir.
Samuray
Samuray dövmeleri, tam anlamıyla savaşçının (bushi) yolu olan Bushido’nun kodunu temsil eder. Şeref, cesaret ve sadakati vurgular, Budist ve Konfüçyüsçü fikirlere dayanır. Yakuza, Bushido’dan birçok prensip benimsedi ve kendilerini eski Japon geleneğinin koruyucuları olarak kabul etti. Yakuza tarihinin yakından okunması, bunun yanlış olduğunu gösterir; erken yakuza samurayın düşmanıydı ya da en azından onlarla pek de iyi bir ilişkisi yoktu.
Bununla birlikte, samuraylar Edo ve Meiji dönemlerinde topluma girdiğinde, bazıları yakuzaya katıldı ve bir kimlik ve miras işareti olarak samuray dövmeleri yaptı.
Kıraz Çiçeği (Sakura)
Kiraz çiçekleri “Sakura” Japon kültüründe son derece önemlidir. Geçici doğaları ve çok kısa ömürleri, geleneksel Japon inancında hızla akan bir derede yüzen otlardan biraz daha fazla olan yaşamın kendisini sembolize eder. Sakura ağaçtan düştükten sonra, rüzgar ve yağmur tarafından dağıtılmış ve yeryüzünden kaybolmuşlardır.
Yani sakura dövmeleri hayatın geçici olduğunu, ancak renk ve güzelliklerle dolu olduğunu gösterir.
Oni Maskesi
Oni, kötülere korkunç bir ceza veren şeytandır. Genellikle kırmızı veya mavi cilt, beyaz saçlar ve dişlerle tasvir edilen uzun boylu ve dehşet verici bir şeytandır. Büyük, çivili sopalar kullanırlar, uygun gördükleri kişilere hastalık, delilik ve ölüm getirebilirler. Zeki ve son derece kötüdürler. En sevdikleri yiyecek insan etidir.
Böylece, oni maskesi dövmesi cezalandırılmayı temsil eder. Oni, köyleri terörize eden, sosyal bozulmaya neden olan ve yakuza yaşam tarzıyla güzel eşleşen özellikle kötü insanların reenkarnasyonları olarak kabul edilir.
Kaplan
aplan “Tora” Japon dövme kültüründe şeytanlara, hastalıklara ve kötü şansa karşı koruma olarak kullanılır. Japon folklorunda kaplan sonbaharı temsil eder ve rüzgarı dört kutsal hayvandan biri olarak kontrol edebilir. Aynı zamanda cesaret ve gücü temsil eder.
Kafatası
Japonca “Zugaikotsu” olarak adlandırılan kafatası dövmeleri, değişimi, yaşam döngüsünü ve atalarına saygı göstermeyi temsil eder. Ölüm de yaşam döngüsünün bir parçası olarak görülüyor, bu yüzden kafatası yaşamın da bir sembolü.
Foo Köpeği
Buda Aslanları olarak da adlandırılan Foo köpekleri, Budist tapınaklarının koruyucularıdır. Daha önce bir Japon tapınağını ziyaret ettiyseniz, şüphesiz komainu olarak da bilinen foo köpekleri heykelleri görmüşsünüzdür. Yaratık aslında bir aslan ve takma adını köpeklere benzemesinden alıyor. Popüler bir yakuza dövmesi olan foo köpeği, tehlikeye ve kötülüğe karşı koruma sağlar.
Kesik Baş
Kesilmiş kafa dövmesi veya namakubi, cesaret, korkusuzluk ve garip bir şekilde düşmana saygı anlamına gelebilir. Ayrıca bir uyarı olarak da kabul edilebilir, “benimle uğraşma” der gibi. Motif, samurayların savaşta kafa avcılığı geleneğinde tarihsel kökene sahiptir.
Şakayık
Şakayık çiçeği, zenginliği, zarafeti ve refahı temsil eder. Fiziksel güzelliğine ve zarafetle ilişkisine karşılık, erkeksi tutumu sembolize eder.
Kasımpatı
Japonya’da kasımpatı, İmparatorluk ailesinin bir simgesidir. Güneş çiçeği olarak kabul edilir, yaprakları alevler gibi dışa doğru yayılır. Çiçeğin merkezi, her şeyin ortasında imparatorun sosyal statüsünü temsil eder. Dövme, uzun ömürlülüğü ve sevinci temsil eder.
Akçaağaç Yaprağı
Akçaağaç yaprakları “momiji” zamanın geçişinin simgesidir. Dövmeler genellikle rüzgara yakalanan veya suda yüzen yaprakları gösterir, bu da zamanın akışına yakalanan insanları temsil eder. Yaşam döngüsü, mevsimlere göre değişen yapraklarla da temsil edilir.
Lotus
Lotus, Budist dinine sıkı sıkıya bağlıdır. Japonya’da çiçek, yaşamın güzel potansiyeline ulaşma mücadelesini temsil eder. Çiçek, bir havuzun dibinde hayata başlar ve yavaş yavaş çiçeklenecek yüzeye gider. Böylece, çiçek açan lotus dövmesi ruhsal uyanışı ve yaşam öpücüğüyle daha yüksek bir varoluş düzlemine mecazi bir yolculuğu temsil eder.
Yakuza'nın tarihi-Yakın Tarihte Yakuza
Yakuza'nın Tarihi
Günümüzde Yakuza’nın kaç gruptan oluştuğu ile ilgili kesin bir bilgiye sahip olmanın oldukça zor olması gibi, Yakuza’nın orijinleri ile de ilgili oldukça çeşitli teoriler bulunmaktadır. Yakuza bünyesinde çalışma yürüten gruplara dair resmi bir sayı bulunmamasına rağmen; bazı kaynaklarda 3,000 grubun varlığından söz edilirken, aşağı yukarı 2,000 adet farklı oluşum olduğu tahmin edilmektedir. Bu grupların bir kısmı kendilerinin orijinal organizasyon olduğunu ve diğer tüm Yakuza gruplarının kendilerinden evrimleşerek geliştiğini iddia etmektedir. Yakuza gruplarının ve araştırmacıların hepsinin de ortak bir tarihi teoride buluştuğunu söylemek doğru olmayacaktır. Yakuza üyelerinin bir kısmı köklerinin bir grup kumarbaza, bir diğer kısmı ise dolandırıcı bir oluşuma dayandığını savunmaktadır. Bunların yanında aynı zamanda Yakuza’nın tarihinin çok daha asil bir köke dayandığını, aslında bütün Yakuza’nın şehirleri ve yerleşim yerlerinin güvenliği ile sorumlu olup bu yerleşimleri koruyan gruplardan geliştiğini savunanlar da bulunmaktadır. Yakuza’nın çok büyük bir kısmının köklerini Ronin’lere (efendisiz Samuray’lara) kadar takip etmek mümkündür.
Yakuza kültürünün ortaya çıkışı ile ilgili en çok rağbet gören fikir ise 1603 ve 1868 yıllarını kapsayan Tokugawa Dönemi’nde iki farklı gruptan evrimleşerek günümüze kadar gelmiş olma olasılığıdır. Bu gruplardan ilki yashi veya tekiya olarak adlandırılan tüccarlardır. Bu tüccarlar, köyden köye gezerek festival ve pazarlarda düşük kalitede mallar satıyorlardı. Bu tüccarlar feodal dönem Japonya’sında sosyal statü olarak en altta bulunmaktaydılar. Zaman geçtikçe, festival ve etkinliklerde sadece ticaret yapmaktan öteye geçerek, koruma ve güvenlik karşılığında para almaya ve yasadışı işlere yatırım yapmaya başlamışlardır. Yakuza’nın tarihinde yeri olan bir diğer grup ise Bakuto olarak adlandırılan kumarbazlardı. Hem günümüzde hem de Tokugawa Dönemi’nde kumar sert bir şekilde yasaklanmıştır. Bakuto’lar, kart ve zar oyunları üzerine bahis alıyor ve vücutlarını renkli dövmeler ile dekore ediyorlardı. Bakuto geleneği olan renkli dövmelerin günümüzdeki Yakuza dövmelerinin orijinleri olduğu düşünülmektedir. Bakuto’lar kumar üzerine başlamış oldukları işlerini zamanla tefecilik ve diğer illegal işlere doğru geliştirerek Yakuza’nın temellerine katkıda bulunmuşlardı
Yakın Tarihte Yakuza
Feodal sistemin dünyanın birçok yerine göre Japonya’da çok daha geç son bulmuş olduğu bir gerçektir. Japonya sınırları içerisinde 1869 yılında gerçekleşen Meiji Restorasyonu’na kadar hızlı bir sanayileşme görülmemiş, Japon toplumu 19. yüzyılın sonlarına yaklaşırken hızlı bir sanayileşme sürecine girmiş, bu süreç Yakuza’ya, diğer mafyalara da yansıdığı gibi büyük bir etkide bulunmuştur. Japonya’nın tarım toplumu kimliğinin zayıflaması ve sanayileşme sürecine girmesi, modern bir mafya olarak Yakuza’nın temellerini atmıştır. Yakuza’nın işleyişinde tefecilik, kumar, fuhuş gibi sektörlerin yeri azalırken, inşaat sektöründeki yeri ve işgücü üzerindeki kontrolünde artış yaşanmıştır. Yakuza uzun bir zaman boyunca Japon devleti ve polis tarafından oldukça büyük bir oranda tolerans görmüştür. Bazı dönemlerde Yakuza polis için istihbarat toplama işini üstlenmiş, politikacılarla yakın bir ilişki içerisinde olmuştur. Ancak son yıllarda mafya karşıtı kanuni düzenlemeler ve denetlemelerin üst seviyede uygulanmaya başlaması karşısında, Yakuza faaliyetlerinde azalmalar görülmüş, Yakuza’nın polis ve devletle kurmuş olduğu ilişkilerden sağladığı verimde ciddi bir düşüş yaşanmıştır.
Yakuza, İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar süren geçici bir sessizlik dönemi sonrası 1945 yılından itibaren tekrardan aktiflik kazanmıştır. Japon devleti 2007 yılında açıklamış olduğu raporda güncel olarak 2,500 grupta faaliyet gösteren 102,000 üyenin varlığından bahsetmiştir. 150 yıl kadar önce Tekiya’ların mensup olduğu düşük sosyal sınıfa yapılan ayrımlara rağmen, hala Yakuza üyelerinin çok büyük bir kısmının kökleri burakumin olarak bulunan bu sosyal sınıfa dayanmaktadır. Üyelerin bir diğer büyük kısmı ise, onlara karşı yürütülmüş olan fark gözetmeye rağmen etnik Korelilerden oluşmaktadır.Günümüzde faaliyet gösteren en büyük Yakuza grubu (bir diğer adı ile ailesi) Kobe merkezli çalışma gösteren Yamaguchi-gumi’dir. Bu aile güncel olarak bir Yakuza üyesi olan popülasyonun yarısını kapsamaktadır. Aynı zamanda Osaka merkezli ve 20,000 üyesi bulunan Sumiyoshi-kai ve Tokya ile Yokohoma’nın hemen dışında 15,000 üyesi ile varlığını devam ettiren Inegawa-kai aileleri de önde gelen Yakuza grupları arasında yer almaktadır.