| Los Santos'a İlk Adım
İşimden sıkılınca başka bir şey düşünmeye başladım. Evde dört kişi yaşıyorduk. Pierlugi hastalığından dolayı pek fazla işte çalışamıyordu. Barda bir adamla karşılaştım, kadın pazarlıyordu. Benden gelip bir Heineken istedi, verdim. Konuşmaya başladık, yaklaşık bir saat kadar konuştuk. Bana iş teklifi sundu kızların birkaçını bana bırakıcak ve kazandığımın %30’u benim olacaktı. Pierlugi ve Andrea’dan habersiz bu işi yürüttüm. Kazandım, büyük kazandım. Andre ise barmen olarak çalışmaya devam ediyordu. Yakın zamanda yaptığım bu kötü işler başıma dert açtı ve iki kardeşimi Andre’ye emanet edip başka bir ülkeye gitme gibi düşüncelere kapıldım. Andre ile gece evde konuştuk, anlaştık. Gidecektim, hemde Los Santos’a. Yirmi dört yaşımda yeni girmiştim, doğum günümden tam bir hafta sonra uçak biletimi ve eşyalarımı toplayıp Los Santos’a yolculuğa çıktım. Takip Kardeşlerime elveda ederken bir miktar para bıraktım. Los Santos’a ilk iniş yaptığımda elimde bavullarım ile etrafa boş boş bakınıyordum. Karşımda eski bir taksi aracı bulunuyordu, taksici bavullarımı aldı ve nereye gidiyorsun diye sordu. Düşündüm biraz, Star Caddesi üzerinde İtalyan bir bar olduğunu söyledi. Oraya sürmesini istedim. Oraya gittiğimde akşam olmuştu, barda otururken Edna adlı kız bana Massaro seni çağırıyor dedi. Ofise gittim ve Massaro’ya bakarken soluğum kesildi. İçeride oturan kişilere teker teker bakındım. Biraz iş hakkında konuştuktan sonra bara inip birkaç kişiyle tanıştım. Edna’nın gözü sürekli benim üzerimdeydi. Barda çalışmaya başladım, kendimi başladığım yere dönmüş gibi hissediyordum. |

Çok fazla geçmeden tekrar kötü yollara saptım. Massaro ailesinde gittikçe değerli konumlara geliyordum. İş hayatımın dışındaysa birçok kadınla birlikte oldum. Bir gün Velma’ya aşık olmuştum beni etkilemişti fakat son zamanlarda kendinden soğuttu, birkaç kez kavga ettik. İşime ve aileme önem veriyordum, ailem için kurşunlar yedim ve bitmeyen hapis cezaları yedim. Barda deskin arkasında duruyorken iki bayan geldi, birisinin ismi Lola diğerinin ismini tam bilmiyordum. Sohbet ettik, Lola’dan gözlerimi alamıyordum. Gözlüklerim olmasa kendisine nasıl baktığımı anlayacaktı. Numaralarımızı bıraktık birbirimize, ardından içeriye Velma daldı. Kıskançlığından kuduruyordu, bana o Lola ile konuşacağını ve tehdit edeceğini söyledi. Ben eğer bunu yaparsan benim yüzümü bir daha asla göremezsin diyerek uyardım. Lola’yı aramak için cesaret topluyordum ki, tam o sırada beni aradı. Buluştuk takıldık biraz, Velma sürekli beni arıyordu, mesaj atıyordu.

Fakat o an umrumda olan tek şey Lola’ydı. Şehir dışına çıktık, temiz hava ve orman. Yalnızdık, kimse yoktu. Lola’yı hiç bırakmadım, sonsuza kadar onunla birlikte olabilirdim. Bana birden gideceğini söyledi, öylece kaldım. Keşke şaka olsaydı, iskelede gün batımında vedalaştık. Son bir kez dudağına bir buse kondurdum. Gidişini öylece seyrettim. Yalnız kalmıştım, en yakın arkadaşım arabamdı. Kimse için iyi bir arkadaş değildim. Birkaç gün sonra kardeşlerim Los Santos’a geldi. Abim Andre, küçük kardeşim Andrea ve Pierlugi. Andrea’ya hayatı öğreticeğim, daha on yedi yaşında ve ona bir iş bulmam gerekiyor. Lise sonda okulu bıraktı. Andre Monarch Bar’da benimle birlikte ailenin önemli konumlarına geldi.
Gözlerim Lola’yı arıyor, kim bilir belki bir gün çıkıp gelir. Artık yok. Son günlerde işler değişti artık Petretti ile çalışıyordum eski işlerimi bırakıp yeni bir kirli sayfa açtım. İşler tahminimce eskisi gibi devam edecek, neler olacağını ben bile bilmiyorum..
Devamı gelecek..