Bir insan, asla kendini kaybedip bir insanı öldüremez. Duygu, vicdan yok mu? Yok. Bunların sebebi ülkemizi yöneten kişinin zamanında, "Kadın-erkek eşitliğine inanmıyorum. Kadın ile erkek nasıl eşit olabilir?" demesi. Ek olarak dönemin ülke yöneticilerinin:
"Tecavüz ettiyse erkek haklıdır",
"Toplum içinde kadınlar kahkaha atamaz, erkeğin nefsi kabarır, haklıdır.",
"Tecavüze uğrayan kadınlar gerekirse doğursunlar devlet bakar.",
"Kürtaj yaptıran kadın, tecavüz eden erkekten daha günahkardır.",
demesi yüzünden, insanlar artık çekinmez, korkmaz. Ülke yöneticileri serbest kılmış, dine o kadar bağlılar ki. Dinimiz sözde kadınları dövmemizi emir ediyor, kadınlar, eşleri kendilerini dövsünler diye yalvarmalıylarmış.
Başlarım öyle dine ulan, öyle bir din varsa dinsizim ben. Kimse kusura bakmasın, artık vatan ve din diye bir şey kalmadı. Herkes kendi kafasına koyduğunu okumaya çalışıyor, ama sadece bunu -ÜLKE-mizin güzel (!) yöneticileri yapabiliyor.