BAŞLANGIÇ
1919 doğumlu olan Bernhardt Helbig Berlin'de hayata gözlerini açtı. İyi bir eğitim alan Bernhardt iş hayatına atılacağı sırada Almanya'nın başına Hitler geçti. Hitler'in agresif politikaları, gençleri askere almasıyla devam etti. Her Alman gibi Bernhardt da orduya katıldı, denizaşırı ülkelerde görev aldı. Denizcilikle ilgili tecrübelerini aklına kazıyan Bernhardt bunları ileride ticaret hayatında kullanacaktı. Savaş sırasında babasını kaybetti, iş aramaya koyuldu. Babasından yüklü bir miras kalmadığı için ticaretle uğraşan bir adamla tanıştı, kendini ticarete adadı. 1945-1960 yılları arasında tüccar ile beraber çalıştı, gerekli sermayeyi topladı. Bernhardt yeterli tecrübeyi topladığını düşündüğü an tüccarın yanından ayrıldı. Kafasına kendi şirketini kurma düşüncesini koydu ve bunun için çalışmalara başladı. O sırada Batı Almanya'da bulunduğu için liberal poliitikalardan iyice faydalandı. Orduda donanmada görev aldığı için ithalat konusunda adımlar attı ve kendi ticaret hattını kurdu. Küçük bir tüccarken servetini ticaret hattı sayesinde kısa sürede yüzlerce kat arttırdı. Bu büyümesi hükümetin dikkatini çekti ve ticaret bakanlığı tarafından soruşturma başlatıldı. Bunun imkansız olduğunu düşünen uzmanlar Bernhardt Helbig'in işlerini incelemeye koyuldu ve araştırmaları sonucunda Bernhardt Helbig'in servetini bu düzeyde büyütmesinin imkanı olmadığını ortaya koydular. Bernhardt bir süre hapis yattı, soruşturma bitince yeterli kanıtlar toplanamadığı için serbest kaldı. Bernhardt Helbig bundan tecrübelenerek daha dikkatli olması gerektiğini anladı. Hükümetin içindeki insanlarla bazen rüşvetle, bazen de kurduğu güçlü ilişkilerle bağlantılar sağladı. Yurt içi ve yurt dışından önemli iş adamlarıyla anlaşmalar imzaladı.

Bütün işlerinin yanı sıra Bernhardt 1960 yılında kendisiyle çalışan bir arkadaşının yangın sebebiyle ölümünde derin üzüntü yaşamıştır. Bu ailenin yangından arda kalan bebeklerini evlatlık edinir. Çocuğun ismini babasının ismi olan Reiner koyar. Çocuğun bolluk içinde ve üst düzey bir eğitimle büyümesini sağlar. Kendisi gibi en iyi okullara gitmiş, en iyi eğitimi almıştır. 16 yaşından sonra sık sık toplantılara, şirkete katılımını sağlar. Böylece Reiner şirket yönetimi konusunda Bernhardt'tan birinci dereceden eğitim alır.
REINER'İN DÖNEMİ
Yıl 1975, Bernhardt Helbig geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeder. Diğer çocuklarının yüksek bir ücret karşılında şirket haklarından vazgeçmesiyle bütün yönetim Reiner Helbig'ye kalmıştır. Reiner Helbig babasının bıraktığı yerden daha yükseklere çıkmayı amaçlar. Bunun için çeşitli Avrupa ülkelerine yatırım yapar, ilişkiler kurar. Ülke içinde de çeşitli sorumluluklar almayı amaçlar. Bunun adına bir parti kurup iktidar olmayı kafasına koyar. 1985 yılına gelindiğinde partisini kurar, örgütlenme çalışmalarına başlar. Yaptığı bu çalışmalardan ötürü iş hayatında gerilese de vazgeçmeye niyeti yoktur. İlk seçime kadar her eyalette mitingler düzenler, insanlara ulaşmaya çalışır. Verdiği büyük vaatler halkın bir kısmını etkilese de seçimde istediği sonucu alamaz. Ezici bir farkla seçimi kaybeder.
Yıl 1990, Reiner'in Adelbert ismini verdiği bir çocuğu olmuştur. Halkın ve iş adamlarının ilgisi yeterince üstündedir ancak sevmeyeni de çoktur. Çocuğunu bunlardan arındırmak adına partisinin başkanlığından istifa eder. Yaşadığı serüven yüzünden itibar kaybı yaşamış, ülkesindeki ilişkileri gerilemiştir. Bunu fırsat bilen Reiner Helbig aklında olan yatırımları Asya ve Amerika üzerine yapar. Geçmişte rakibi olduğu için mevcut hükümet tarafından rahat bırakılmaz, sürekli denetimler ve sıkıntılar ile karşılaşır. Reiner Helbig bunun üzerine eşini ve çocuğunu alır, mevcut yatırımları üzerine Amerika'ya taşınır. Amerika da Drei Farben Industries'i kurarak inşaat sektörüne girmesi gerektiğini düşünür, buna yönelik adımlar atar. Tüm bunların yanı sıra oğlunun iyi bir eğitim alması ve sosyal açıdan gelişmesi adına çaba sağlar. Bir gün Reiner Hollanda'dan Amerikaya silah ve uyuşturucu sokmak isteyen bir gruptan mallarını ülkeye sokması için teklif alır. Grup bu iş için Reiner'e yüklü miktarda para önerir. Reiner başlarda karşı olsa da elde edeceği kazancı düşünerek bu işe girişir, limandan malların başarıyla giriş yapmasını sağlar. Reiner bu anlaşma sayesinde bu tür işleri halledebilecek bir insan olarak anılır. Çeşitli teklifler alır, bunların çoğunu başarıyla bitirir. Bazı tekliflerde başarı sağlayamayıp polisleri şüphelendirse de çeşitli bahanelerle yargılanmaktan kurtulur.

LOS SANTOS VE YÜKSELİŞ
Yıl 2017, Reiner Helbig hayatını kaybetmiştir. Bütün işler tek çocuğu olan Adelbert'e kalmıştır. Reiner Helbig babasının kaldığı yerden devam eder. İş yaptığı insanlar tecrübesiz olmasından dolayı ona çeşitli dayatmalarda bulunur. Reiner Helbig babasının bulaştığı işten çekilmeye karar verir. İnşaat sektörü üzerine yatırımlarını arttırır. Downtown'da açtığı bar ile tanınmaya başlar. Bar genelde elit insanların uğradığı, çeşitli anlaşmaların yapıldığı bir mekan haline gelmiştir.
Adelbert Helbig her ne kadar çekilmiş olsa da silah ve uyuşturucu nakliyesi konusunda iş yapmak üzere fırsat kollar. Kısa sürede inşaat sektöründe yükselir, babasının bağlantılarıyla Amerika'nın neredeyse bütün eyaletlerine yatırım yapar. Almanya'da yaşayan kuzenleri sayesinde ülkesinde yatırımlarına devam eder, büyük gelir sağlar.
Yıl 2020, Almanya'da sistem kurulmuştur. Şirket Amerika'da inşaat konusunda da yükselen yıldız konumundadır. Adelbert Helbig şehrin illegal ticaretinden de pay almak ister, bunun üzerine bir ekip kurmak adına yola koyulur. İlk düşündüğü Almanya'da sistemi kurmuş olan kuzenleridir. Kuzenleri ile görüşme sağlayıp Los Santos'a yerleşmelerini ister. Bu teklifi düşünmeden kabul eden kuzenleri ülkeye giriş sağlar ve Adelbert Helbig'nin yanında şirket yönetimine katılır.
İŞLEYİŞ
Her şeyden önce Alman milliyetçiliğinin ön planda olduğu bir grup olarak bilineceğiz. Bu milliyetçilik Alman olmayan herkesin düşman olduğu anlamına gelmemektedir. Sadece kendi aramızda aynı ırkı paylaştığımız kişilerin öncelikleri vardır. Milliyetçiliğin yanı sıra sadakat ve bağlılık da ön planda olacaktır. Her ikisini bulundurmayan ve bulundurma belirtisi göstermeyen kişiler aramız da ise uzaklaştırılacak değilse de aramıza alınmayacaktır.
Grup arasında bireysel menfaatlerden ziyade grubun menfaatleri gözetilecektir. Bunu yapmanız sizin daha da saygınlık kazanmanızı sağlayacaktır. Kazandığınız saygınlık grup içerisinde size bazı IC avantajlar sağlayacaktır. Kazandığınız avantajlar hiçbir zaman en üst yetkili ((R6)) izni olmadan hareket etmenizi sağlamayacaktır.
Ast üst ilişkisi olacaktır. Grup içerisinde samimiyet oluşmasına engel değildir fakat grup dışındaki kişilerle olduğumuzda ast üst ilişkisi sıkı bir şekilde gözetilecektir. İçerimizde samimi bir ortam olsa da dışarıya karşı disipline edilmiş bir tavır sergileyeceğiz. Gerek söylemlerinizle gerek IC'de sergileyeceğiniz tavırlarla bunu yansıtmanız gerekmektedir.