
1-BEYAZ IRKÇILAR: ARYAN IRKAmerikan okullarında Abraham Lincoln zenginlere özgürlük veren başkan olarak anlatılır. Gerçekte Abraham Lincoln beyaz ırkın üstünlüğüne inanan biriydi. Lincoln 1858’de Charleston’da verdiği demeçte beyaz ve siyah ırk arasında hiçbir şekilde sosyal ve ekonomik eşitliği, zencilere siyasi haklar vermeyi, beyazlarla siyahlar arasında evlenmeyi istemediğini ve herkes gibi kendisinin de beyazların üstün pozisyonunu desteklediğini söylemiştir. Abraham Lincoln ve etrafındakiler Güneyde pamuk tarlalarında köle olarak çalışan zencilere özgürlük verilmesini istediğinde, gerçekte konuşan Kuzeyde hakim olan kapitalizmin sesiydi: Kapitalist endüstri ucuz işgücünü ancak işsizliğin yaygın olduğu bir ortamda garanti edebilirdi. Bu da ancak Güneyin kölelerinin serbest bırakılmasıyla en kısa zamanda gerçekleşebilirdi. “Zencilere özgürlük” çağırısı gerçekte kapitalizmin feodalizme “senin devrin geçti, şimdi benim devrim başladı, sömürmek için senin kölelerine ihtiyacım var, senin elinden alacağım” diye meydan okuyup dişini göstermesi ve ardından da ısırmasıydı.
Amerikan sisteminin kendisi ırkçı bir sistemdir. Bunu ört bas etmek için de ırkçı beyaz örgütlere yüklenilir ve kişiler suçlanır. Amerika’da çeşitli ırkçı örgüt ve siyasi partiler vardır. KKK, White Power, Arian Irk gibi sloganların ardından giden bu ırkçıların amacı zencileri ve yabancıları Amerika’dan defetmekten, Amerika içinde ayrı bir devlet kurarak beyaz ırk olarak yaşamaya kadar çeşitlenir.

2-Neo NazizmNeo-Nazizmin siyasal felsefesi, genel bir bakış açısıyla bakıldığında Adolf Hitler'in doktrinindeki gibidir: Anti-komünist ve anti-kapitalist ekonomik sosyalizme dayanan radikal milliyetçilik, antisemitizm, ırkçılık, popülizm ve şovenizm. Neo-Naziler, 1945 öncesi nasyonal sosyalizminden farklı olarak Alman ırkının üstünlüğü savunmamaktadırlar, bunun sebebi II. Dünya Savaşı sonrasında nasyonal sosyalizmin yalnızca bir Alman ideolojisi olmaktan çıkmış olmasıdır. Neo-Nazizm "devrimci" sayılabilecek bir fikriyata sahiptir ve bu devrimcilik anlayışı marksist görüşten çok farklı bir anlayış sunmaktadırlar. Neo-Nazilerin düşünceleri "sağ devrimcilik" veya "ulusal devrimcilik" olarak nitelendirilebilir çünkü amaçları nasyonal sosyalist devrimi gerçekleştirmektir. Örneğin Alman neo-Naziler günümüzdeki Almanya Federal Cumhuriyeti devletine karşı muhalif bir tavır sergileyerek mevcut sisteme karşı olan bir görüş benimsemişlerdir. Neo-Naziler arasında "yoldaşlık" kavramı çok sıkıdır ve örgütlenmenin temelini oluşturur. Kullandıkları semboller, bayraklar ve giyim tarzları ortaktır. Toplumdan ve devletten gelen baskılara rağmen fikirlerini savunmaktan çekinmezler, bazı zamanlarda yürüyüşler yaparlar. Neo-Naziler düşünsel savunmanın dışında fiziksel şiddete de başvurabilmektedirler. Yaptıkları yürüyüşler esnasında ideolojik rakipleri olan komünistler ve anarşistlerle karşılaşmaları durumda genelikle sözlü tartışmalar ve laf atmalar yaşansa da, kavga da çıkabilmektedir.

828 Aryan HordeFrank, lise okuduğu dönemlerde yakın arkadaşının ısrarı üzerine dazlak çocuklarla dolaşmaya başlamıştı. Götünü kollayan birilerinin olması, sıkı çocuklar ile takılmak ona iyi hissettiriyordu. Takıldığı çete Las Colinas bölgesinde aktif faaliyet halindeydi. Kalabalık gruplar halinde geziyorlar, alkol ve uyuşturucu tüketiyorlardı. Ev partileri onun vazgeçilmeziydi. Kendinden büyük çocukların sürekli olarak verdikleri 14/88 selamı, şımarık tavırları ve sürekli olarak akıl karıştıracak ve kanına girecek şekilde üstün ırkı anlatan konuşmaları ona işliyordu. Kısa bir süre sonra kendini onların arasında yabancı hissetmemeye, onlardan birine dönüştüğünü kabul edebildi. Yapılanma içerisinde kendine yakın gördüğü Cody ile sıkı takılıyordu. Çete ile daha çok vakit geçirmeye çalıştığında okulu asıyor, uzun süre gitmediği oluyordu. Okul müdürünün annesine gönderdiği kağıt ile okuldan atıldığını öğrenen Frank, evden de atılmıştı. Artık çete evinde kalıyordu. Para kazanması gerektiğini ve çetenin hapishaneye haftalık olarak gönderdiği paraya faydalı olması gerekliydi. İlk paketleri cebine yerleştirip, köşe başında beklemeye başladığında on sekiz yaşındaydı. Cody ile beraber günlük kazandıklarını yapının en büyüğüne paslıyor, kendilerine düşen payı harcıyorlardı. Birgün çeteden birinin, siyahi bir grup tarafından dövülerek öldürülmesi üzerine çete Las Colinas bölgesinde toplandı. Yanlarına kesici, muşta, mınçıka vb. şekilde aletler alarak siyahi grubun takıldığı bölgeye saldırdılar. Frank ve Cody fazla hasar görmeseler de, her iki tarafında büyük kaybı vardı. Polisin gelmesi üzerine herkes dağıldı. Sonra ki günün gazetesinde, kendi olaylarının haberleri vardı. Çete içerisinde gün geçtikçe tutuklanmalar fazlalaşıyordu ve sayılarında azalma vardı. Frank yirmi iki, Cody ise yirmi dört yaşlarına gelmişti. Yapılan toplantı ve buluşmalarda söz sahibi oluyorlar, gerektiğinde 8 Yemin'i kendileri gruba ettiriyordu. İdeoloji ve fikirlerini duyurmak için daha çok faaliyet yapmaları gerekiyordu. Bir süre sonra liderleri tutuklandı. Artık sokak yapılanmasını yönetmek Frank'e kalmıştı.