Her ne kadar acımasız mafya örgütlerinin en önemlilerinden olsa da Yakuza’nın bir diğer önemli özelliği ise geleneksel kültüre oldukça bağlı olmaları. Bunun en önemli kanıtı ise Yakuza üyelerinin neredeyse tüm vücutlarını kaplayan dövmeleri. İrezumi adı verilen bu dövmeler, her ne kadar karışık gibi görünse de aslında Yakuza’nın bağlı olduğu kültüre ait bazı semboller ve imgeler içermekte. Farklı sembollerin veya imgelerin bir araya geldiği bu dövmeler yaptıran kişinin tüm vücudunu kaplamakta.

Örgüt içindeki bu kültüre bağlılık o kadar yüksek seviyedeydi ki örgüte dahil olan tüm üyelerin bu dövmeleri yaptırmaları zorunlu tutuluyordu. Aksi halde üyelerin örgüte tam olarak bağlı olduğu düşünülmezdi. Her ne kadar geçmiş zamanlarda bu, grubun en büyük kurallarından biri olsa da ilerleyen dönemlerde üyelere koşulan İrezumi şartı biraz daha seyrekleşti. Bunun en büyük sebebi ise üyelerin vücutlarını kaplayan fazlaca dövmeler yüzünden çok fazla dikkat çekmeleriydi. Dövmesiz olduklarında toplum içine karışmaları daha kolay oluyordu.
Yakuza’nın kendi içerisinde bir şart olarak belirlediği İrezumi, zaman geçtikçe seyrekleşse de zamanında dövme tasarımları için büyük bir etkiye sahipti. Dövmelerdeki tasarımlar, dövme sanatçılarını ve dövme yaptırmak isteyen insanları oldukça etkiledi. Bu tasarımlara benzer dövmeler Yakuza harici insanlar tarafından da rağbet gördü. Peki, Japonya’nın en ünlü suç örgütü üyelerinin vücutlarında bulunan bu dövmeler ne anlama geliyor? Vücutlarına işlettirdikleri bu devasa dövmeler, örgütün bağlı olduğu kültürün hangi esintilerini taşıyor?

Yakuza üyelerinin vücutlarında bulunan en yaygın motif, Koi Balığı olarak kabul ediliyor. Japonya geleneklerinde de önemli bir yere sahip olan Koi Balığı, Yakuza dahilindeki üyelerin de çoğunlukla yaptırdığı dövme motifleri arasında bulunuyor. Koi Balığı’nın anlamı ise iyi şans ve kader olarak kabul ediliyordu. Japon mitine göre Koi Balığı, şelalelerden bile tırmanabilen bir balık. Bu sebeple Koi Balığı, aynı zamanda azim ve motivasyon anlamına da geliyor. Ayrıca Koi Balığı’nı vücuduna dövme yaptıran kişilerin yaşadığı bu tecrübe de oldukça çetin geçiyor. Motifin yapılışı da anlamı kadar güçlü ve oldukça acı verici.
Koi Balığı kadar Japon kültüründe önemli yeri olan bir diğer efsanevi varlık ise ejderha… Öyle ki ejderha, Japonya’nın farklı bölgelerinde farklı şekillerde bile yorumlanıyor. Ancak en genel tabir ile ejderha, Japonya için bir korku unsurundan ziyade koruyucu ve hayırsever olarak yorumlanıyor. Yakuza örgütü için ise ejderha; bilgelik, güç ve cesaret gibi özellikleri bir araya getiriyor. Yine de Yakuza dövmelerinde bulunan ejderha motiflerinin farklı versiyonları da bulunuyor. Bu versiyonlar ise ejderha motiflerinin renkleri sayesinde farklılık gösteriyor. Örneğin, siyah motifler tecrübeyi gösterirken yeşil motifler doğayı, altın renkli motifler ise değeri temsil ediyor.

Anka Kuşu, çoğu kültürde ateşle ilişkilendirilen ve kendi küllerinden doğan mitolojik bir varlık olarak nitelendiriliyor. Çin mitinde doğan Anka Kuşu, tıpkı her kültürde olduğu gibi Japon kültüründe de bir yere sahip. Japon kültüründeki anlamı ise genel bilinenle aynı. İrezumi olarak bilinen Yakuza dövmelerinde de Anka Kuşu motifini görmek mümkün. Yakuza dövmelerindeki Anka Kuşu; zafer, günahlardan arınma ve yeniden doğuşu simgeliyor. Anka Kuşu’nun yeniden doğan bir varlık olarak kabul görmesi Yakuza üyeleri adına da oldukça önemli olarak değerlendiriliyor.
Yakuza dövmelerindeki yılan motifinin anlamı ise bazı düşüncelere göre farklılık gösterebiliyor. Kimilerine göre yılan motifi, iyi sağlığı ve iyileşme gücünü temsil ederken kimileri de yılanın kader, bilgelik ve gücü temsil ettiğine inanıyor. Bazı kesimlerde de yılanın kötü şans ve lanet anlamına geldiği kabul ediliyor.
Samuraylar Japon kültüründe önemli yere sahip. Eski Japonya’da soylu asker olarak nitelendirilen samuray, Yakuza’nın dövmelerinde de kendine yer bulmuş vaziyetteler. Yakuza dövmelerindeki samuray motifleri bir savaşçı olmanın yolu anlamını taşıyor. Japon kültüründe Bushido, samurayların yaşama amacı olan onurun ve idealin şifresi anlamına geliyor. Yakuza üyeleri de Bushido’nun ilkelerine bağlı olduğundan samuray motifini vücutlarında dövme olarak taşıyorlar. Ayrıca Yakuza üyeleri, kendilerini Japon geleneklerinin en eski savunucuları olarak görüyorlar. Nitekim geçmişteki bazı kayıtlarda Yakuza’nın samuraylarla düşman olduğu da belirtiliyor.
Japon kültüründe Oni adı verilen iblisler, lanetli yaratıklar olarak görülüyorlar. Her ne kadar lanetli olduklarına inanılsa da aynı zaman da zeki olarak da nitelendirilen bu iblislerin, besin olarak insan eti tükettiklerine inanılıyor. Yakuza’ya göre ise Oni maskesi motifi, cezalandırmayı temsil ediyor. Köyleri yağmalayan ve günahkar insanları kötüleyen olarak kabul edilen Oni motifi, bir şekilde Yakuza’nın hayat tarzını da yansıtıyor.
Japon kültüründe kaplan figürü tıpkı ejderha gibi kötülüklere karşı koruyucu olarak nitelendiriliyor. Aynı şekilde şeytanlara ve kötü şansa karşı da koruyucu etkiye sahip olan kaplan, aynı zamanda sonbaharın habercisi olarak da görülüyor. Bu sebeple kaplanın rüzgarı kontrol ettiğine inanılıyor. Ayrıca Japon kültüründe kaplan, 4 elementi temsil eden hayvanlardan biri olarak da biliniyor. Japon kültürü açısından önemli bir yerde olan kaplanı Yakuza dövmelerinde de görmek mümkün. Yakuza, kaplanı cesaret ve güç olarak kabul ediyor.
Genel tabirle ölümü ilk akıllara getiren kuru kafa motifi ise Japonya’da ölümün yanında farklı bir anlam daha taşıyor. Zugaikotsu olarak da nitelendirilen kuru kafa, Japon kültüründe ve Yakuza’da değişim ve atalara duyulan saygı anlamına geliyor. Kuru kafanın bu kültürdeki bir diğer özelliği ise insanın hayat döngüsünün bir sembolü olması. Ölüm ise bu döngünün en önemli faktörü olarak görülüyor.
Budizm’e göre Lotus çiçeği, insanın hayatlarındaki zorlukları ifade ediyor. Yakuza için de Lotus, aynı anlamı taşıyor. İnanışa göre insanın tamamen iyi bir potansiyele ulaşması da hayatında karşılaştığı zorluklara dayanıyor. Bir çiçeğin toprağın altında doğup uzun zaman sonunda toprak üstünde serpilmesi, insanın da hayatındaki zorluklara inat uzun vadede en iyiye ulaşması ile ilişkilendiriliyor. Nasıl bir çiçek, toprak üstüne çıkıp sürekli olarak uzuyorsa bir insan da hayatındaki zorluklar sayesinde her geçen zaman daha da olgunlaşıyor.
Japon kültüründe yaşamın yeri oldukça büyük. Özellikle hayati değişimler ve adaptasyonlar, Japon kültürü açısından oldukça önem taşıyor. Buna bağlı olarak suyun önemi de Japon dövmeleri adına büyük anlam barındırıyor. Japon kültürüne su, doğanın en büyük gücü olarak kabul ediliyor. İnanışa göre su, insanoğlu tarafından alt edilemediği için bu kadar önemli bir konumda bulunuyor.