Torrie küçüklüğünden beri hep günlük tutmuş, hayatının farklı dönemlerinde farklı günlük defterleri edinmiştir. Polisliğe atanması ve farklı bir şehire gelmesiyle yeni defterini edindi ve ilk iş günü biter bitmez defteri doldurmaya başladı.
01.04 İlk iş günüm... Çok gergindim, yine de beklediğimden iyiydi. En ufak bir fikrim yok ama bir şeyleri görerek fikirlerin yavaşça kafamda belirmeye başlayacağını düşünüyorum. Departman fazla güleç geldi, şakalar havada uçuşuyor. Yargılamak için bir hiç kimseyim ama bu sanki biraz disiplinsizlik yaratmış gibiydi. Böyle olunca söz sahibi tarafın hafif toleranslı oldukları fikrine de kapıldım, bu hoşuma gitti çünkü beceriksizlik edersem insanların sabrını taşırmak istemiyorum.
Bir şeyleri öğrenmem açısından son derece verimsiz bir gündü, üç devriye atmış bulundum ama bunların toplamı sanki bir tane bile etmiyordu. Bir tanesi benden kaynaklı olarak üç kez yarıda, hatta yarıda bile değil çeyrekte, kaldı.
Gün sonunda yapacağım meslek ile alakalı kafamdaki tüm soru işaretleri duruyor. Tanrı beni korusun!
Uuh, bu arada... Ailemle birlikte olsaydım kesin okulun ilk gününü bitirmişim gibi ''Günün nasıl geçti, arkadaş edindin mi?'' gibi sorularla yüzleşirdim. Hayır, edinemedim. Her açıdan verimsiz bir gündü ama yeniliğin heyecanından mı bilemem keyifliydi de.
02.04 İkinci iş günüm verimli ve aksiyonlu geçti sanırım, yani ilk güne göre kesinlikle öyleydi. Devriyemde Subay Stanley ile birlikteydim ve dünkülerin aksine bu devriye uzun sürdü. Baltimore'dan gelen ufak bir kız olarak Los Santos'da kayboldum resmen. Şehirde yeniliğimden kaynaklanan neredeyse hiçbir yeri bilmemem beni mahçup etti. Sorun çıkardığını hissediyorum, Subay Stanley ne kadar hoşgörülü davranmış olsa da. Bunun için de minnettarım gerçekten. Yüzde sekseninde aracı ben sürdüm ve elimin alıştığını hissediyordum kii, tümsekten hafif bir takla attırdım.... Büyük rezillikti. Araçtan indikten beş saniye sonra da aracın biri beni geldi ve adeta yola fırlattı. Üzerine düştüğüm sol kolum bir saat felan uyuşuk kaldı ve yine minnettarım ki Subay sayesinde iyileşti. Evet, verimli ve aksiyonlu bir iş günü olmuş.
Daha sonraki iş günlerimde daha büyük problemlerimin olduğunu fark edene dek en büyük problemim harita bilgisi sanırım. Bunu gidermeliyim.
07.04 Çıkan omzum üzerine kendimi içinde bulduğum ilk, totalde ise üçüncü iş günümde bu sefer zorlayıcı bir Subay olan Memur O'Conner ile birlikteydim. Zorlayıcıdan kastım şu ki yanına gelen memuru kesinlikle daha iyi olmaya teşvik ediyor ve onu itiyor. Bu her ne kadar iyi bir şey olsa da, bana gerçekten bir şeyler öğrenmem adına yardımı dokunsa da, biraz korkmama da sebep olmadı değil. Mesleğini icra edişi kesinlikle şu ana kadar denk geldiğim diğer memurlara kıyasla çok farklıydı. O memurlara alıştıktan sonra bu devriyemde yüzüstü yere düştüğümü hissediyorum. Fakat güneş tepede olmaya, rüzgarlar esmeye devam edecek.
Bugün mesleğim hakkında öğrendiğim şey biraz hayatta da geçerliliği olan bir şey: Her insan başkalarından farklılık gösterir ve bunu göz önünde bulundurup ezbercilikten kaçınmamız gerekir.
09.04 Bugün açık ara en kazanımlı geçen iş günümdü. İlk raporunu dolduracak olan Subay Carter ile birlikteydim ve söylemeliyim ki onun da mesleğinde kendi doğruları doğrultusunda çizdiği başka bir işleyiş tarzı vardı. Geçen günden yanıma aldığım dersle kendimi tamamen ona teslim ettim ve ona uyum sağladım. Bu devriye, raporda hiç boş bir yer kalmayana kadar devam eden öğretme ve öğrenileni sorgulama üzerine oldukça pratiklik odaklı bir devriyeydi. Devriye boyunca beni sınav yaptı, bilmediğim şey varsa da açıkladı ve aklımdan çıkmaması üzerine öğretti. Bu durumda motive oldum ve öyle ya da böyle mesleğimde bazı şeyleri yapabildiğimi hem kendim gördüm hem de ona gösterdim. Bugün aslında mesleğimi iyi-kötü yerine getirebildiğimi ve belki de en önemli şeyin motivasyon olduğunu öğrendim.
-
-
-