Tanıtım güncellendi, hikayenin devamı getirildi. Hikaye karakter öldüğünde geride bırakılacak bi mektup şeklindedir.
((Evet, SOA'dan aldım temsiliyi dostum. Sebebi ise başka samimi MC temsilisi yok böyle, Abel ile rollerini yapmaktayız.)) Tanıtım
Moe
Hayat Çizelgesi Pete adını dedemden almaktaydım, ailemin en küçük çocuğuyum. Kolluk kuvvetleriyle dolu aile ağacımda kaderim de belirlenmişti. Ailemin aksine ben askeriye yerine polisliğe yönelmeyi seçtim. Ablam savaş pilotluğunda "Master Sergeant" rütbesine kadar yükseldi. Ailemizde ki üç çocukta yuvadan ayrıldı, yalnızca ben ailemlerle kalıyordum. Babamın da emekliliği ile New York'dan ayrıldık. 13'lü yaşlarda Los Santos'a taşındık. Los Santos şehrinin Santa Maria kısmında yaşıyorduk, Kayle isminde bi kızla ve John isminde bi erkekle tanışmıştım. Bu üçlü olarak şehirin kumsalında eğlenirdik. Onlarda kolluk kuvvetleri bi aileye sahipti. Ailelerimiz yakınlaşıp komşu oldular, bizi polis-asker kıyafetleri giydirerek sosyal medya da şımarttılar. Kayle ile aramızda duygular olmaya başlamıştı, 17'li yaşlar da saklambaç oynarken Kayle ile saklandığımız kuytu köşelerde romantik anlar yaşardık. Kayle beş yıl sonra aramızdan ayrıldı, çöküntü duygusuna girdim. 19'lu yaşlarda Kayle'a ulaşmaya çalıştım ancak ondan haber alınamıyordu ve ailesi ile ölüm haberi gelmişti. Ucuz bi trafik kazasıydı ama hayatım bi an duraksamıştı, John ile sokakta eğlenmek yerine ağlar olmuştuk. Günler günleri, aylar ayları kovaladı. John ile 20'li yaşlara geldiğimizde o askeriyeyi ben ise polisliği tercih ettim. Askeri mülakatları başarı ile tamamlayan John sevinçle mahalleye gelip evleri şenlendirmişti. LSPA sonuçları başarısız gelince Jessica adında bi kadın sayesinde MC ile tanıştım. Onunla uzun bi aşk ve bi MC kariyeri yaşadım, Road Captain olarak hayatımı sürüyordum. Yıllar sonra Jessica ile evleneceğimiz sırada ayrıldık...ChapterII; Jessica'nın gidişi ile boka dönen hayatımı Abel'a dayanarak sürdürdüm. Kulüp içerisinde Abel ile meşgul olarak yaşamımı sürmeyi denerken aniden gelen telefon haberi ile gözlerim perdelendi. Tek hatıraldığım şey Hurda Glide'ım ile otobanda son hız gittiğimde. Telefonda söylenen hastaneye vardığım da karşılaştığım manzara beni tekrar öldürmüştü. Hayatımı şekillendiren kadın beyazlar içinde kıpırdamadan yatıyordu, hayatımın nasıl bu kadar bok olduğunu sorgulamaya vaktim bile olmadı. Hayatımı duygusuz, tatsız yaşayıp ilerliyordum. Sadece ilerliyordum...
Devam edecektir.
. . . . . . . . . . . . .
Roller baltalanmasın diye, yarım edit!