LOS SANTOS

İnsanlarla tanışın, hikayenizi yaşayın.

Etkileşim, eğlence ve daha fazlası burada.

Jaci Percy

Başlatan ghostlyy, 09 Şubat 2026, 22:14:36

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

VIP+

Lv.27

Cinsiyet:

Kadın

Son Giriş: 26 Mayıs 2026, 19:16
Toplam Oynama: 0 gün, 0 saat
Birlik: (Yok)

   
       
            JACI PERCY
           
Brezilya'nın güneşinden Sao Paulo ışıklarına...
       
   

   

       
            O TOZLU YOLLAR: "TIAGO"
       
       
       
            Jaci aslında 10 Mart 2006'da Brezilya'nın o güneşten kavrulan, her yerin toz toprak olduğu mahallelerinden birinde doğmuş işte. Tabi o zamanlar kimse Jaci demiyor, herkes Tiago diye sesleniyor. Evimiz her zaman çok gürültülüydü, babamın o eski radyosu hiç susmazdı, sürekli bi samba sesi falan gelirdi içeriden. Babam tam bi "sert erkek" takıntılısıydı, benimde öyle olmamı bekledi hep. Ama ben o kalıba hiç girmedim, girmek istemedim. Diğer çocuklar o sıcakta asfaltın üstünde çıplak ayakla top peşinde birbirini yerken, ben hep gölgelik bi köşe bulup kaçardım onlardan. Futboldan falan hep nefret ettim zaten, o meşin topun sesi bile bana hep bi baskıyı, sanki yapmam gereken bi zorunluluğu hatırlatırdı.

            Bi keresinde karnaval zamanı ablamın o simli, ucuz plastik tacını çalmıştım gizlice. Günlerce yatağımın en dibinde sakladım onu, kimse bulmasın diye ödüm kopardı. Geceleri herkes uyuyunca sessizce takardım başıma, aynada kendimi ilk defa "doğru" hissediyordum o karanlıkta. Ama babam bi gün o tacı bulup ayağının altında paramparça ettiğinde anladım; o mahallede, o evde bana huzur yoktu. O çatırtı sesiyle benim çocukluğumda bitti resmen. Babam her "Adam gibi ol, dişini göster!" diye bağırdığında ben biraz daha içime kaçıyordum.
       

       
            AYIN ALTINDAKİ SIR: "JACI"
       

       
            On üç yaşına gelince asıl bela başladı; ergenlik. Vücudum bana hiç sormadan değişiyordu resmen, omuzlarım genişliyor, sesim o iğrenç kalınlığa ulaşıyordu. Aynalara bakamaz oldum, yansımdaki o yabancıdan nefret ediyordum. Odama kapanıp saatlerce vantilatörün dönüşünü izlerdim, keşke yok olsam derdim hep. Annemse mutfakta hep sessizce fasulye ayıklardı, hiç bişeye karışmazdı, babamın bağırmalarına bile.

            Kurtuluşum, on altı yaşımdayken o köhne internet kafede bulduğum bi terimle oldu: Cinsiyet Disforisi. Okudukça ellerim titriyordu, yalnız değilmişim meğer, benim gibi birileri varmış. O gece kendime bi isim seçtimişim; Jaci. Bizim yerli dilinde "Ay" demekmiş, hayatımdaki o zifiri karanlığı aydınlatan tek şeydi çünkü. Ucuz makyaj malzemeleri alıp döşeme tahtalarının altına saklamaya başladım. Geceleri yüzünü boyayıp camdaki o soluk yansımama bakınca Tiago'yu değil, Jaci'yi görüyordum artık.

            On sekizime bastığım gün herşeyi göze alıp Sao Paulo otobüsüne bindim, valla arkama bile bakmadım. Mutfak masasına tek bi not bıraktıydım; "Tiago burada öldü, Jaci yaşamaya gidiyor" yazdım. Otobüsün camından o tozlu yollar geride kalırken ağlıyordum ama korkudan değil, sonunda kurtuldum diyeydi hepsi.
       

       
            NEONLAR VE ÖZGÜRLÜK: "HAKİKAT"
       

       
            Sao Paulo'un o kocaman neon ışıkları ve hiç bitmeyen gürültüsü benim için gerçek hayatın başladığı yer oldu. İlk zamanlar çok zordu tabi; barlarda bardak yıkadım, sokaklarda broşür dağıttıydım, ne iş bulsam yaptıydım yani. Kazandığım her kuruşu kendimi inşa etmek için biriktirdim. Hormonlar falan derken vücudum yavaş yavaş asıl sahibine teslim oldu, ruhumda düzeldi sanki. Artık sabahları aynaya bakınca iğrenmiyordum kendimden.

            Yirmi yaşına gelince o beklediği büyük ameliyatımı olduydum sonunda. Gözlerimi hastane odasında açtığımda dışarıda kornalar çalıyordu ama benim içim... Benim içim hayatında ilk defa bi katedral kadar sessiz ve huzurluydu işte. Artık saklanmıyordum, artık rol yapmıyordum. Bugün Jaci Percy olarak o büyük şehrin caddelerinde topuklarımın sesiyle, başım dik yürüyorum. Geçmişin o tozunu üzerimden silkeleyip attım resmen. Her sabah aynada kendime göz kırpıp fısıldıyorum; "Bak Tiago, sonunda eve döndük" diyorum. Artık o korkak çocuk geride kaldı, şimdi kendi hayatımın başrolündeyim ve her nefesimi özgürce alıyorum.
       

   

   
       
            KART: 10/03/2006 Brezilya doğumlu. Sao Paulo'da yaşayan, tırnaklarıyla kazıyarak var olmuş Jaci Percy. Eski adı Tiago'ydu işte.
       
       
       
            Karakter hakkında kötü bişey yazmayın valla, forum kuralları falan biliyorsunuz işte. Herkes kendi hayatını yaşıyor sonuçta.
           
Forum Kuralları Md. 2