(https://i.hizliresim.com/lQaDlJ.png)
1900’lerde olan Amerika göçüne katılan tek çocuklu bir çekirdek aile, Magliaro. Amerika’nın yaşadığı ekonomik çöküşte olduğu dönemde Amerika’ya taşındılar. Ailenin 20 yaşındaki çocuğu Luciano Magliaro, 1930’da Los Santos’un İtalyan mafyalarından olan Arcari Suç Örgütü’nün kaptanlarından birine ait restoranda çalışmaya başladı. Luciano Magliaro, zamanla ailenin yeminli üyelerinden biri olan Vito Lumia’nın gözüne girdi. Vito birisine kefil olmak istiyordu ve onu da bulmuş gibiydi. Luciano, Vito ile iki sıkı arkadaş gibiydiler, tabii ki Luciano Vito’nun işlerinden habersizdi. Zamanla Vito, Luciano’nun gözüne parayı soktukça soktu, parayla Luciano’nun gözünü boyadı. Verdiği hafif işler ile onu yasa dışı işlere çekmeye çalışıyordu. Luciano kaçak sigara satışlarıyla ilgilenmeye başlayarak yavaş bir şekilde Vito’nun yanına sokuldu, ona çalışmaya başladı. Elde ettiği gelir ona fazlasıyla yetiyordu. Ailesini doyurabiliyordu. Vito da kendisine çalışabilecek bir adam bularak aileye kazandırdığı parayı arttırmıştı.
Aileye gençken gösterdiği performans ile para kazandırmaya başlayan Luciano üstlerin dikkatini üstüne çekti. İlk ciddi işini yine Vito’dan aldı. Belki de geleceğini çok da etkilemeyecek bir işti. İşin detayına inmeden önce, Arcari ve Montello ailelerinden bahsedelim.
(https://i.hizliresim.com/VQq7dZ.png)
Dönemin Santos’unda konuşma hakkı için kapışan iki aile, Arcari ve Montello aileleri. San Andreas eyaletinde piyasa kızışıyordu, arada bir savaşın çıkacağı kesindi ama bunun nasıl olacağı merak ediliyordu. Uyuşturucu piyasasının hareketli olduğu dönemde en çok geliri kesinlikle Arcari elde ediyordu. Santos’taki köklü ailelerden birisi olması ile beraber güven sağlıyordu. Montello ise muhalif bir şekilde Arcari’yi geçmeye çalışıyor, sözünü geçirmeye ve Cosa Nostra tarafından kabul görülen bir aile olmaya çalışıyordu.
Arcari ailesinin yöneticisi olan Sicuro Arcari, Montello tarafından yapılan propagandalara tek bir yanıt vermek istiyordu. Montello için “kara el” yola çıkmıştı bile. Arcari, Montello’nun itibarını çizdiğini düşünüyordu. Savaş yanlısı birisi olarak karşı tarafla savaş çıkarmak için wiseguylardan birinin ölüm emrini verdi. Hah işte…
(https://i.hizliresim.com/odDmvb.png)
Vito’nun Luciano’ya verdiği iş tam olarak da buydu. Wiseguylardan birini öldürmesini istemiş, onun eline silah tutuşturmuştu. Luciano endişeli bir şekilde silahı almış, defalarca ve defalarca bir insanı öldürmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyordu. Korkuyordu. Ama işin sonunu biliyordu. Geleceğini çok da etkilemeyecek bir işti demiştim. Çünkü, o wiseguy öldürülse de, öldürülmese de Luciano’nun ölmesi muhtemeldi.
Mafya tarafından korunabileceğine inanan Luciano, tarafını seçti. İlk cinayetini işlemek üzere hazırlıklarını yaptı. Bunu yapmadan önce kendisini sürekli sorguladı, doğru kararı verdiğine emin oldu. Gece sularında, Montello’nun restoranının kapanışında kapıdaydı. Kapıdan çıkan Vidiano’ya baktı, ona seslendi. “Üzgünüm, arkadaş!”
Luciano, Vidiano’yu öldürdü, bir wiseguyı öldürdü, iki aile arasındaki bir savaşın fitilini yaktı. Hepsinden de öte, Luciano birisini öldürdü. Ölen kişinin kim olduğu veya kimle kim arasında bir savaş çıkacağı Luciano’nun sikinde değildi. O gece Vito, Luciano’ya büyük bir kutlama hazırladı. Luciano tüm gece içti, içti, içti ve içti. Montello’nun adamı olan Vidiano’yu öldürerek aileye sadakatini kanıtlayan Luciano, ertesi gün şaşalı bir tören ile Arcari’nin ailesine dahil edildi. Luciano’nun hayatındaki dönüm noktasıydı bu.
Montello ile Arcari arasında çıkan savaş yıllarca devam etti. Kazananın olmadığı savaşta her iki taraf da maddi manevi zarara uğradı.
1950’lere geldiğimizde, Arcari ve Montello ailesi birleşti. Luciano 40 yaşına gelmişti, ona ekip oluşturma yetkisi verilmişti. O artık bir kaptan olmuştu. Montello ve Arcari’nin birleşmesinden rahatsızlık duyuyordu. Hayatını değiştiren bir şeyi Arcari için feda etmişti ve Arcari, yıllarca ezeli dostluk yaşadığı bir isimle birleşiyordu. Birleşmeden rahatsızlık duyan aile üyelerini ekibine dahil etti. Bir süre sonra ise Arcari’ye ret çekti, Santos’ta Arcari’ye rakip olarak kendi ailesini oluşturdu. Magliaro.
(https://i.hizliresim.com/va1D1z.png)
Savaşlar hakkında fazla derine inmeyelim. Magliaro kurucusu ve kurulma sebebini anlattığımıza göre, 1962’ye gelelim. Bu tarih önemli bir tarih. Şu açıdan önemlidir ki, Magliaro köklü Arcari ailesini bozguna uğratmış, günümüz Magliaro yöneticisi Luciano’nun çocuğu Duilio dünyaya gelmişti. 80’lerde, Duilio bir şeyleri kavramaya başladığında doğrudan babasının yanında çalışmaya başladı. Doğduğu günden itibaren babasını idol alan, ilham kaynağı olarak gören bir çocuktu Duilio. 2000 yılının ilk günlerinde Luciano Magliaro vefat etti ve ailenin yönetimini Duilio devraldı. Günümüzde, Magliaro ailesi Santos’ta faal göstermeye devam ediyor.