Birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmek lazım. His boşluğu ve iç burkulması diye bir şey varmış, çok sevince anladım. Hayat; "o evde yerin yok" diyor "yerini bil." Evdeki ve sokaktaki tüm savaşları kaybettiğim yerdeyim. Hala güzel olduğunu bilmeden, güzel duranı seviyorum. Ellerini takip ediyorum, hala. Elin ısısıyla kalbin ısısı birbirine ne yakınmış. Kalp sıkışıyor, el buz. Yüzümü yağmura uzatsam geçecek diyorum. Geçmiyor. Ev buz. Anlamaktan yoruldum. Sarılmaktan. Sen, o evde - sarılmaktan korkanların en uzağında dur, olur mu? Öyle birine aşık ol ki...