• Tarihçe - 1940 ° Yıl... 4 Haziran 1940 ° Konum... Fransa ° Birim... 1. Tabur 2. Alay 2. Bölük Deniz piyadeleri 2. Dünya savaşının en büyük, can alıcı hamlelerinden olan tam bir vahşetin yaşandığı, döneminin kaos tablosuna önderlik eden Nazilerin Paris çıkarması. Evlatlarımızı Hitler denen iblisten korumak için orada tam olarak yaşananları anlatayım sizlere; Alman Nazi güçleri 1940 yılının Haziran ayında 4’ü gösterdiğinde Fransa’ya çıkartma yaptı. 10 Mayıs 1940 günü ise 110 yedek tümen tarafından desteklenmekte olan 190 tümenden meydana gelen koskoca bir Nazi ordusuyla Hitler, Fransa’nın 91 tümeni 12 Belçika tümeni, 12 Britanya tümeni, 1 Polonya tümeni ve küçük bir Hollanda ordusunun savunmakta olduğu batı cephesine taarruza geçti. Aylarca süren direniş sonucu takvimler Şubat ayını gösterdiğinde Hitler’in planı belli olmuştu; Önce limanları ardından ise Paris’i düşürmek. Paravan olan bu taarruz sürerken asıl taarruz güneyde Arden ormanlarında yapılıyordu. Hitlerin tuzağına düşen Britanya ve Fransa güçleri, arkasında ise dost tümenler Kuzey’de en iyi askerleri ve zırhlılarıyla cephelerini hiçbir şeyden habersiz savunmaktaydı. Paraşütçü birliklerin göz açtırmayan hücumları sayesinde ise Alman birlikleri gün gün hızla cepheleri aşıyor, eş zamanlı olarak Fransa kuvvetleri ise aynı hızda geriliyordu. Bu hücumlar sonucunda Eben Emael kalesi başta olmak üzere bir çok liman Almanların eline geçmişti bile. Bunlar sürerken Güney kuvvetleri Lüksemburg üzerinden geçmiş Meuse nehrine varmıştı. Fransa’nın Sedan hareketi takvimler 15 Mayıs’ı gösterdiğinde tam bir bozgun tablosu haline gelmişti. Takvim yaprakları bir bir eksilirken Britanya 235.00, Fransa 115.000 kişiye varan askeri kuvvetlerini Almanların Stuka uçaklarıyla yaptıkları bombardımanlar üzerine büyük zorluklarla Dunkerque limanından deniz yoluyla tahliye edebildiler ancak bütün silah cephane ve mühimmatlarını kaybetmişlerdi. Fransa güçlerini büyük bir hezimete uğratan Alman güçleri 4 Haziran’da Paris’e adımlarını attılar, tam anlamıyla ise 14 Haziran’da Paris’e girdi. Paris’e girmeden 4 gün önce, 10 Haziran’da ise Almanya; İtalya, Birleşik krallık ve Fransa’ya resmi olarak savaş ilan etti. Bu sırada Almanya ise tümenleriyle birlikte İsviçre sınırına doğru marşlıyordu, Fransa çöküyordu… Fransa’nın başkanı Reynaud tarihler 16 Haziran’ı gösterdiğinde istifa etti. Bunun akabinde hemen ertesi gün Mareşal Petaln İspanya aracılığı ile Almanya’dan teslim olma şartlarını bildirmesini istedi. 22 Haziran 1940’ta Fransa ateşkes anlaşmasını Almanya ile resmen imzaladı. Sonuç olarak Fransa topraklarının üçte ikisi Alman kontrolüne girmiş oldu. Alman kontrolünde olan bölgelerde çocuk, kadın ne kadar masum insan var ise Nazi işkencelerine ve eğlencelerine alet ediliyor, her geçen gün masum binlerce insanın hayatı Nazi güçleri altında bir hiçmişçesine yok olup gidiyordu. - Tümamiral Robert Litchfield‘ın günlüğünden | (https://i.resimyukle.xyz/1LWIVR.jpg) Şimdi Çek Cumhuriyeti olan bölgedeki bir kadın 1942-1945 yılları arasında, halkının yıkılışında ağlarken Nazi Alman kuvvetlerini selamlıyor. |
(https://i.resimyukle.xyz/5CGAA5.jpg) “Ölümün Çenesine - müttefik birlikler, su ve Nazi silah sesleri arasında dolaşıyor.” 1944 yılı U.S.A, Britanya, Fransa ve müttefikleri Fransa'nın Normandiya'da ki Omaha sahilindeki D-Day işgali. | • Nihai Kurtuluş Normandiya - 1944 ° Yıl... 6 Haziran 1944 ° Konum... Fransa ° Birim... 1. Tabur 2. Alay 2. Bölük Deniz piyadeleri Dünya tarihinin en acı ve kanlı olayı olan II. Dünya Savaşı’nın sonlanmasına önderlik edecek olan Normandiya çıkarması… Almanlar ezici bir güçle Fransa’yı ele geçirip halka ve şehre zülüm eden Almanya çıkarmasından neredeyse 4 yıl geçti. Bu 4 yıl boyunca Nazi güçleri Fransa’da hakimiyetini sağlamış hatta yayılmaktaydı. Önüne çıkan her gücü bir hiçmiş gibi def ediyor gücüne güç katıyor ve Dünya tarihini değiştirip koca bir soyu yanında ise yüz binlerce masum insanı kıyıma sürüklüyordu. 2. Dünya süre zarfında Tümamiral rütbesinde Deniz piyadelerinden 1. Tabur 2. Alay 2.Bölük’ü komuta ediyordum. Çıkarma gemilerimizin Normandiya kıyılarına yaklaştığını hatırlıyorum, demir kayıklar içinde tümen-tümen ayrılmıştık. Kayığımız Normandiya kıyılarına yaklaşırken bir yandan emrim altındaki denizcilere sözlerimle moral veriyor, destek çıkıyordum. Bir yandan ise kafamı geriye doğru çevirip kıyıda bizi bekleyen canavarları düşünüyor, bütün ümidimi kaybedip dehşete kapılıyordum. Normandiya kıyılarına yaklaştığımızda, çok değil 4-5 dakikalık bir mesafe kaldığında sahili izliyorduk ben ve askerlerim. Bomboş görünüyordu ve piyadeler kendi aralarında goygoy yapıyor, Almanlar ile dalga geçiyordu. Er Zussman’ın kahkahasından çok değil, yaklaşık 3 saniye sonra giderek yükselen bir ıslık sesi duymaya başladık. Göklere ve sahile baktığımızda hiçbir şey gözükmüyordu fakat yer ve gök bu ıslık sesiyle adeta yankılanıyordu. O an anlamıştım ölümün yaklaştığını... Islık sesinden birkaç saniye sonra onlar gözüktü; Alman harikası taarruz uçakları Stuka, hem de onlarcası. Stuka’lar dost birlikleri bombardımana tutmaya başlamıştı bile. Birkaç saniye sonra ise çelikten seken kurşun sesleri yankılanmaya başladı. Alman birlikleri sahilde bize bir karşılama hazırlamıştı bile. Ölüm korkusu ve telaşıyla emrimdeki genç kahramanlara eğilmelerini emredip çelik kayığın siperine geçtik. Keskin nişancı birlikleri nokta olarak gözüken kafaları hiç es geçmiyor, aman vermiyorlardı. Görüşümüz tamamen kesilmişti, sağımızdan solumuzdan Stuka’nın ıslık sesleriyle birlikte bombaların dost kayıklarıyla buluşması sonucu onlarca, yüzlerce kahraman er ve askerin çığlıklarına Alman ordularının çelik kayıklara isabet ettirdiği mermilerin sıyırma sesleri eşlik ediyordu. Birkaç dakika sonra kayığımız ani bir şekilde durdu, kıyıya çarpmıştık. Dost bildiğim adamların, komutanların, kahraman erlerin savaş çığlıklarını duyduğumda ise bir an bile tereddüt etmeyip kayığın siperini indirdim. Emrimdeki askerlerle birlikte bizi bekleyen düzinelerce Nazi gücüne üstüne üstlük göğü yaran Stuka’lara rağmen ilerledik, hiç durmadan siperden sipere ilerledik... Gece olduğunda, hava karardığında kimsenin tahmin edemeyeceği bir sonuçla karşı karşıyaydık; Almanları geri püskürtmüş, taarruzun ilk etabını kazamıştık. Her ne kadar görüp bilsek de inanamadık, tuzak olduğunu düşünüp her saniye tedirgin bir şekilde Almanların saldırmasını bekledik fakat gerçekleşmedi. Daha sonrasında karargahlar oluşturup siperleri ilerletmeye devam ettik. Her gün dost birliklerle birlikte binlerce yeni takviye kuvveti geçtiğimiz yollardan getirdik. Amerika’nın desteğiyle taraflar değişmişti. Ezici bir güçle kazanıyor, Almanları her defasında hezimete uğratıyorduk… Tarihler Temmuz ayını gösterdiğinde ise Almanları Fransa’dan def etmiş, savaşı kazanmakla kalmayıp Alman güçlerini yoksulluğa ve çaresizliğe sürüklemiştik. Bu günden sonra Alman güçleri eski gücüne kavuşamadı, sonucunda 2. Dünya savaşı Haklının zaferiyle sonuçlanmış ve Hitler mağlup edilmişti. - Tümamiral Robert Litchfield‘ın günlüğünden |
• Refah¿ - 1947 ° Yıl... 3 Ağustos 1947 ° Konum... Fransa Dünyanın görüp görebileceği (?) en vahşet dolu ve kanlı savaşı; 2. Dünya savaşının üzerinden yaklaşık 3 sene geçti. I. Dünya savaşında ölen 9.5 milyon insanın %95’i askerdi, Hitler oyuna girince ne mi oldu? II. Dünya savaşında ölen 65 milyon insanın %33’ü asker %67’si sivildi. 6 yıl süren bir savaş ve o süre zarfınca siperden sipere koşturan, masum insanların ve kahraman askerlerin birer birer öldüğünü gören bir Tümamiral’ı düşünün. İçim bir yandan kan ağlıyor bir yandan da nefret kusuyordu. Savaş sırasında ve sonrasında milyonlarca insan aklı dengesini, kendisini kaybetti ve delirdi. Kafanı çıkaramadığın bir siperde olduğunuzu düşünün ve üstünüze tanklar, Stuka’lar ve düzinelerce Tiger tankı yürüyor. Çaresizliğin resmiydi bu, çaresizliğin delirmesi. Eve döndüğümde bu milyonlarca insanın arasından sıyrılabilenlerden birisi de bendim, yani kısmen. Savaş bittikten sonra böyle kanlı bir dönemden kurtulan insanlık büyük bir şenliğe geçmişti... Verdiğimiz masum insan zayiatını sanki savaş bittikten 1 gün sonra unutmuşlar gibilerdi, umursamıyorlar gibiydi... Hiçbir savaşın kazananı yoktur, her zaman insanlık kaybeder. Ve bu savaşları her zaman liderler verir, emrindeki masumlar canından olur daha sonrasında o liderler ise taşıyamadığı kadar altın madalya ile halkına bir kahraman olur. Vatanın müdafaası mecburiyeti olmadıkça savaş bir cinayettir…Arkamda o kahraman askerleri ve hatıralarını bırakıp vatanıma, Londra’ya dönmüştüm. Ama omuz omuza çarpıştığım hiçbir adamın ismini unutmadım, unutmayacağım. Her biri bu dünyada gördüğüm, görüp görebileceğim en cesur ve kahramanlardandı.Savaşın üstünden 3 sene geçmiş, bütün savaş geçirmiş ülkelerde şenlikler kutlanmış sanki bu olay hiç olmamış gibi insanlar normal hayatına eninde sonunda dönmüştü. Ben ise o hatıraları, komutam altındaki erlerin çığlıklarını, birer birer gidişini asla aklımdan çıkartamıyordum. Böylesine bir savaş görüp hala suç işlemeye, cinayet işlemeye devam edenleri gördükçe II. Dünya savaşında kaybetmediğim aklımı yitirmek üzereydim, bir şeyler yapmak zorundaydım… - Tümamiral Robert Litchfield‘ın günlüğünden | (https://i.resimyukle.xyz/428xOx.jpg) Japonya'nın teslim olmasının kutlanmasında, bir ABD Donanma denizcisi 14 Ağustos 1945'te New York'taki festivaller sırasında bir kadını öpüyor. |
(https://i.resimyukle.xyz/OCIdAb.jpg) 1944 yılı Paris cephelerinden birisi. Sırasıyla soldan sağa; Asteğmen Joe Murphy - Yüzbaşı Connor Red - Asteğmen Jack Hurray - Binbaşı Damian Smith - Tümamiral Robert Litchfield | • Kuruluş - 1947 ° Yıl... 17 Eylül 1947 ° Konum... Britanya, Londra Her köşe başında gencecik ruhları zehirleyen zehir tacirlerini, kendisini riske atmamak için çaresiz evsiz çocukları suçlarına alet eden kansızları, gerçek bir çatışmaya dahi girmemiş kendi aralarında resmen oyun oynar gibi birbirleriyle çatışan satılmış ruhları, geçmişini adeta umursamadan ailesine vatanına ve kendisine ihanet eden beş para etmez insanları, gerçek şiddeti ve vahşeti görmeyip kendini kral sanıp eşlerine çocuklarına eziyet eden ürkekleri gördükçe kanımda bir şeyler hareket ediyor, her defasında komutam altında bir bir solup giden çiçekleri hatırlıyordum. En sonunda bu olay kafama tak etti ve II. Dünya savaşından kardeşim gibi güvendiğim başta Yüzbaşı Connor Red, Astsubay Teğmen Jack Hurray ve Binbaşı Damian olmak üzere birkaç gazi arkadaşımı toplayıp planımı anlattım; Faşist düzende yönetilen, yürütülen bir örgüt; 611 az önce kelimelere döktüğüm bu ruhsuzlara karşı açılmış bir savaşın ipini çekecek, hümanist bir motto ile insanlığın refahı için mücadele verecek, bu doğrultuda masumlara hizmet edecektik. Daha önceden alışık olduğumuz ve yaptığımız bir durum olduğundan yapmakta zorluk çekmeyeceğimiz bir durum olduğu aşikardı. Az önce saydığım 3 dostum ile birlikte yaklaşık 13 askeri daha toplamayı başarmıştım. Karargah olarak terkedilmiş bir bölgedeki eski bir evi kullanıyorduk. Cebimizdeki birkaç sterlini toplayıp amacımız doğrultusunda birkaç parça mühimmatı bir araya toplayabilmiştik. İlk başlarda bu işlerden uzak olduğumuz ve sonuç odaklı askerler olduğumuzdan bu bahsettiğimiz adamları gördüğümüzde takibe koyuluyor, tenha bir yere geçtiklerinde ise hayatlarına son veriyorduk. Birkaç ay geçtikten sonra tecrübe edinmiş, dostlarımızı çoğaltmakla birlikte düşmanlarımızı hem çoğaltmış hem de bir araya getirmiştik. Birbirleriyle hiçbir alakası olmayan suç örgütünden insanlar tek tek yok olup gitmek yerine bize karşı birleşip bir savaş açma kararı almıştı. Bizim içinse bu bir dezavantaj değil tam tersi avantajdı. Savaş açtığımız bu insanları tek bulmakta zorluk çekiyorduk, bir araya geldiklerinde ise topluluk oluşturdular, daha da göze batmaya başladılar ve daha kolay bir hedef haline geldiler. Fakat eski yöntemimizle devam edersek bu avantaj bize dezavantaj olarak geri döneceğini biliyorduk. Revizyona gitmemiz gerekiyordu, gittik de. Bize yeni katılan erler ile birlikte tanınmıyorduk, birer ruh gibiydik sanki. Artık tenhalarda dolaşıp adamları kıstırmak yerine onların adına dosyalar açıyorduk. Yoğunlaştığımız kişiler üstünde bilgiler ediniyor, onları takip ediyor ve birer birer dosyaya not alıyorduk. Onlarla sahte birer arkadaşlık kurup bize en güvendiği anlarda, en kusursuz anlarda aldıkları masum canların intikamını onlardan çıkartıyorduk. |
47 senesinde kurulup Faşist düzenle insanlığa hümanist bir şekilde hizmet veren ve il-legal adının geçtiği her yere ve herkese düşman kesilen asker birliği 6.1.1'de kurulduktan daha sonrasında ne oldu? Tümamiral Robert Litchfield‘ın 1966 senesinde denizcilik sürecinden sonra yaşadığı bu çalkantılı yaşamın ardından aldığı onca yara sonucu 24 Şubat gecesi dünyaya bir daha geri dönmemek üzere veda etti. Arkasındaysa denizcilik süreci ve 6.1.1 örgütü boyunca yaşadığı neredeyse önemli her şeyi not aldığı bir günlük ve en az kendisi kadar dişli bir evlat bıraktı. 61 senesinde dünyaya gelen o evlat gün geldiğinde babasının adımlarını izleyip bir denizci oldu. 6.1.1 ne oldu diye soracak olursanız aile bağları olan bizler bile bilmiyoruz... Robert'ın çocuğuna geri dönecek olursak babası kadar dişli olduğunu söylemiştik, denizcilik kariyerine devam edip bir bir rütbe aldı ve görevine sadık bir şekilde devam etti... Ta ki takvimler 19 Eylül 2005'i gösterene kadar. 20 Mart 2003 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik krallık önderliğinde oluşturulmuş Çok uluslu Koalisyon Kuvvetleri askeri harekatla Irak'a girdi. Başçavuş Damian Litchfield ise 04 Eylül 2005 tarihinde Irak sahillerine istihbarat birliği olarak çıkarma yapılan bir gemideydi. 19 Eylül 2005 günü yabancı ülkede istihbarat toplamak adına Başçavuş Damian ve birliği taktiksel önem taşıyan bir üsse sızma görevindeydi. Neredeyse kusursuz geçen bir operasyon oluyordu, görevli korumaları bir bir sessizce indirip ana hedeflerine emin adımlarla ilerliyordu. Gerekli istihbaratı en hızlı ve en temiz şekilde ele geçirdiklerinde çıkışta onları bir sürpriz bekliyordu; Düşman ek kuvvetleri. Üzerlerindeki ekipman ve şarjör özel harekat içindi, gelen ek kuvvetlere karşı koyacak kadar mühimmatları ve onlara göre ekipmanları bulunmuyordu. 7 kişi bir siperin arkasında düşmanın 20-30'a varan ek kuvvetlerine karşı sıkışmıştı. Düşmanın taciz ateşleri üzerine kafalarını dahi kaldıramıyorlardı fakat onlar için görev vatandan dahi önce geliyordu, bir yolunu bulup canları pahasına ellerindeki istihbaratı üslerine götürmeleri gerekiyordu. İstihbaratı elinde bulunduran birlik komutanı Üsteğmen Charlie'ydi. İçeriye geri dönüp dağılarak mekanı kendi lehlerine kullanıp düşman kuvvetlerini bölmeyi düşünüp hızlı bir hareketle içeri girdiler ve herkes tek başına ayrıldı. Saatler gece 3:17'yi gösteriyordu; 3:45'te daha önceden planladıkları güvenli buluşma bölgesinde buluşacaklardı. O gece orada atılan mermilerin haddi hesabı yoktur. Dakikalar boyunca her iki tarafta ecele göz kırpıp duruyordu. Saatler 3:45'i gösterdiğinde güvenli bölgede 7 kişiden yalnızca 3 kişi bulunuyordu. İçlerinde birlik komutanı da dahil 2 Çavuş vardı fakat Damian ve diğer yürekli subaylar maalesef görev yerinden sağ çıkmayı başaramamışlardı.. | (https://i.resimyukle.xyz/zzW5Va.jpg) MI6 Unit Soldan sağa sırasıyla; Başçavuş Damian, Teğmen Jacob |
(https://i.hizliresim.com/Rg84B1.jpg) Gizli Haber Alma Servisi bilindiği ismiyle MI6 Askeri istihbaratın bir birimi olarak örgütlenmesinden gelir. Birleşik Krallık'ın haber alma, istihbarat kuruluşlarından biridir. | Her baba çocuğunun gözünde kahramandır; Ülkesine, vatanına uzun süre hizmet ettikten sonra yine ülkesine hizmet ederken hayatını kaybeden ailenin babası Damian'ın ardından evlatları büyük bir boşluğa düşmüştü, hayatın bir anlamı yoktu. Kahramanlarını kahramanca bir şekilde kaybeden bu gençler boşlukta bir süre süzüldükten sonra yeniden dirilişi babalarının, atalarının adımlarını izlemekte buldu. Charlie ve Shelton Military Intelligence Section 6 servisine katıldı. Bir süre ülkelerine babalarının adımlarını takip ederek hizmet eden Litchfield evlatlarına Almanya'dan bir misafir geldi. 80'li yaşlarında bu ihtiyar 611'in Almanya şubesinden gelen Teğmen Friedrich Weber'di. Teğmen Weber 2000'li senelerde aynı teklifle ailenin babası Damian'a da gelmişti fakat Damian bu teklifi reddetmişti, teklif ise; 611'in kendisiydi. Damian'ın kabul etmemesi üzerine geçici vekillik yapan Teğmen Weber Damian'ın öldüğünü duyunca çocuklarına aynı teklifle gitmekle yükümlüydü ve bu yükümlülüğünü de yerine getirmişti. Kardeşler Teğmen Weber'in tarihi anlatması üzerine kendi arasında 1 saniye bile düşünmeden hiç konuşmadan bu teklife balıklama atladılar. Gençlere hazırlık için bir süre mühlet verdikten ve vekilliğini teslim ettikten sonra Teğmen Weber ailenin büyüğü Charlie'ye emaneti olan Tümamiral Robert Litchfield'ın günlüğünü teslim etti. Bu günlüğü birlikte okuduktan, atalarının geçmişini öğrendikten sonra bu işe girişmek için daha fazla heyecanlanan gençler tanınan mühlet süreci boyunca servisten ayrılıp bir bavula sığdırabildikleri eşyalarını alır almaz görev yerlerine; Suç şehri Santos'a yerleştiler. |
DOSYALAR• Stanislav'sMia Stanislav / Kod adı: Bahar(https://i.hizliresim.com/M18vp6.jpg)2:15(https://i.hizliresim.com/jqrR2L.jpg)2:24(https://i.hizliresim.com/vaA7R4.jpg)(https://i.hizliresim.com/P7299v.jpg)
Konsepti anlamadım ama tanıtım hoş rollere bakıcazileriki raddelerde biz kimiz ve misyon eklenince anlaşılır bir hale gelir, yorum için teşekkürler.
Burnuma veteran rolleri kokusu geliyor.Her iki anlamıyla da veteran roller geliyor ekip olarak bunun garantisini sizlere verebiliriz, beklemede kalın
güzele benziyor
Başarılar
Başarılar yauv.
Güzel güzel...Değerli yorumlarınız için teşekkürler.
Konsepti anlamadım ama tanıtım hoş rollere bakıcazKuruluş tarihi ve kurulduğunda ne yaptığıyla ilgili bilgi verdik güncel tarihte ne işle uğraştıkları hakkında bilgilendirilecektir.
Başarılarteşekkürler(https://resmim.net/f/nrr3NA.jpg)
Başarılar(https://resmim.net/f/nrr3NA.jpg)
pp ndeki adam dizide ölüo 8)adamlara spoiler vermesene olm kaldır onu kaldır
hoş konsept başarılar
Başarılar dilerim
tanıtım çok iyiprofil fotoğrafın kadar değil kral
mafya açam, 2. dünya savaşını baz alam, millete sıkam, mafya babası olam, yargı dağıtam, eğeğeğeğeğeğeğeğeğemetagaming olmaması adına rolleri paylaşmıyoruz paylaşınca tekrar bak kankam ^^
mafya açam, 2. dünya savaşını baz alam, millete sıkam, mafya babası olam, yargı dağıtam, eğeğeğeğeğeğeğeğeğeBir çapulcudan bunu duymak...
mafya açam, 2. dünya savaşını baz alam, millete sıkam, mafya babası olam, yargı dağıtam, eğeğeğeğeğeğeğeğeğe
Böyle arkadaşlar illa ki olacaktır, kendilerine göre haklı da olabilirler. Fakat biz böyle arkadaşlara yaptığımız rol kalitesiyle karşılık vermek istiyoruz. Değerli desteğin için teşekkür ederiz.mafya açam, 2. dünya savaşını baz alam, millete sıkam, mafya babası olam, yargı dağıtam, eğeğeğeğeğeğeğeğeğe
isteyen istediğini yapar sanane dm olmadıkca sana katılmıyorum
mafya açam, 2. dünya savaşını baz alam, millete sıkam, mafya babası olam, yargı dağıtam, eğeğeğeğeğeğeğeğeğeSizin gibi zihniyetlere karşı savaşıyoruz aslında, polis diye güvendiğiniz laf kondurmadığınız inasanlar BADCOP yapıp bugün asistanımı kaçıyor polisin elinden kızı gene biz alıyoruz siz devlete güvenin sokaktaki çetelere güvenin onlar size sıksın mafya babası olsun bir kurşun bile sıkmadan sadece emotelerle gün içinde bir sürü sivil kurtaralım etrafa sıkıp mafya babası eğv eğv olalım yinede sen bilirsin be kardeşim Low Level Roleplay klasmanında devam tam destek sizin gibilerede ihtiyaç var :)
mafya açam, 2. dünya savaşını baz alam, millete sıkam, mafya babası olam, yargı dağıtam, eğeğeğeğeğeğeğeğeğeSizin gibi zihniyetlere karşı savaşıyoruz aslında, polis diye güvendiğiniz laf kondurmadığınız inasanlar BADCOP yapıp bugün asistanımı kaçıyor polisin elinden kızı gene biz alıyoruz siz devlete güvenin sokaktaki çetelere güvenin onlar size sıksın mafya babası olsun bir kurşun bile sıkmadan sadece emotelerle gün içinde bir sürü sivil kurtaralım etrafa sıkıp mafya babası eğv eğv olalım yinede sen bilirsin be kardeşim Low Level Roleplay klasmanında devam tam destek sizin gibilerede ihtiyaç var :)
Mükemmel laan..teşekkürler cnm
Stanislav's Folder 1/3
(https://i.hizliresim.com/M18vp6.jpg)
ya normalde ayarı vardı da fontu değiştireyim dedim elimde patladı. Bir sonraki rol ss'inde telafi edeceğim fakat teşekkürler.Stanislav's Folder 1/3(https://i.hizliresim.com/M18vp6.jpg)
aga genişliği 1000'den üstü olmasa daha iyi olur
Fazla kaliteli heeeeeedimi
evet malesef öyle oldu
Kanka Glamira 2 vakası geliyor sanırım ilk hedef her zaman biz oluyoruz. :)
Birlik kaliteli, enb kullanmayın ((kendi görüşüm)) ssleri okuyamıyorum ve konturu 1 yapsanız daha iyi olacaktır.Dikkate alacağız teşekkürler.
Başarılar <3
Bahsi geçen kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Çünkü hedeflendikten sonra onlarda yok:)Kanka Glamira 2 vakası geliyor sanırım ilk hedef her zaman biz oluyoruz. :)
Kendinizden çok emin gibisiniz umarım başarılı olursunuz diyecek başka bir şeyim yok. Ava giderken avlanmayın :)Bahsi geçen kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Çünkü hedeflendikten sonra onlarda yok:)Kanka Glamira 2 vakası geliyor sanırım ilk hedef her zaman biz oluyoruz. :)
Tamamen spontane gelişen bir rol sonucu targetlandınız. Dala konan kuşun dal kopacak diye korkusu yoktur, kuşun güveni dala değil, kanatlarınadır. Eğer bir ava çıktıysak sonuçlarını da göze almışızdır. Sonunu düşünen kahraman olamazKanka Glamira 2 vakası geliyor sanırım ilk hedef her zaman biz oluyoruz. :)
Birlik kaliteli, enb kullanmayın ((kendi görüşüm)) ssleri okuyamıyorum ve konturu 1 yapsanız daha iyi olacaktır.İlk ss'te biraz sıkıntı oldu bir sonraki Multimedia'larda bu sorunu düzelteceğim yorumun için teşekkürler.
Başarılar <3
Başarılar dilerim, devamının gelmesi dileğiyle.Sen çok iyisin tşkler
ben yapamadım, sen denersin be mamişş sesin çıqarma
**lezmami**
Güzel tanitim basarılar.
ss'ler hoş devamı gelir inşallah
Tanıtım gayet hoş. Başarılar dilerim.güzel yorumlarınız için teşekkürler
Başarılar dilerim, devamının gelmesi dileğiyle.:)
b a ş a r ı l a r
Başarılar.teşekkürler cnm
Dosya adı: Stanislav's / Kod adı: Bahar
(https://i.hizliresim.com/7Bd765.jpg)
fazla mal göz çıkarmaz bakarsın aradan sıyrılırız? :)Dosya adı: Stanislav's / Kod adı: Bahar
(https://i.hizliresim.com/7Bd765.jpg)
Kanka bu edit bu sunucu için fazla bu kadar kasmayın.