| (https://i.resimyukle.xyz/QLB70G.png) | 1. BÖLÜM: RÛYALAR ŞEHRİ'NE GELİŞ Bay Yang'ın, kişisel gezileri için kullandığı gemisinin alt katında, en küçük kamarada, saklanıyor; sabah olmasını bekliyorduk. İki gündür, bir nevî, kaçak hayatı yaşadığımızdan dolayı bir heyecan üzerimizde, bir yandan da karnımızın aç ve saatlerdir de susuz olmamızın getirdiği hâlsizlik sebebiyle ranzalarda, bir ölüden farkımız yokmuşçasına, uzanıyorduk. Salt bir bütün olarak okulun, bana, bir şeyler katmadığı gerçeğini kavradığımda üniversiteye gitmeme kararı almıştım; fakat Ian ve Soo benim gibi değildi, onların bir kariyer plânı vardı... en azından babaları Bay Yang'ın. Bay Yang, Çin'in en büyük mafyalarından bir tanesinin lideriydi; kaçakçılık ile uğraşıyor, insanları borç verip; yüklü miktarda faiz ile geri alıyordu. Ian'ın, aramızda, en mantıklı insan olduğunu bildiğimden dolayı, onun, bu olaylardan haberinin olduğunu düşünebiliyordum -- hoşnutsuzluğunu da görebiliyordum fakat; Soo, Ian gibi değildi, daha çok arkadaşları ile nerede olur ise olsun, partiden partiye koşuşturuyordu. "Belki de kaçmak bir çözüm değildir, sence de öyle değil mi Ian?" dedi Soo, sessizliği bir bıçak gibi yırttı. Kafamı hiç kaldırmadan, hemen yan tarafımdaki ranzada yatan Ian'a, göz ucuyla, baktım; sonra gözlerimi tekrardan tavana çevirdim. Ian'ın söze girmesini beklemeden: "Nedir peki, salak?" dedim, ve ekledim: "Babanın beni öldürmesi mi bir çözüm, senin için?" Soo, düşünmeden söylediği sorusunun ne kadar saçma bir soru olduğunu ancak anlamış olacak ki suratını astı, telefonu eline aldı; şarjının dolu olduğunu gördü, ve telefonu şarjdan çıkardı. Ne ara uykuya teslim olduğumuzu bilmiyorum; fakat, geminin üst kısmından ayak sesleri duyduğumda gün henüz ağarmamıştı. Yarı-uykulu olduğumdan dolayı, ayak seslerini duyduğum gibi gözlerimi açtım, hemen doğruldum ve ayaklarımı ranzadan aşağıya sarkıttım, atladım. Hemen Ian'ı ve Soo'yu uyandırdım. | (https://i.resimyukle.xyz/450fxV.png) |
| (https://i.resimyukle.xyz/6eQIGe.png) | "Sanırım kaptan geldi, babanızın bu sabah bir gezisi vardı, fırsat bu fırsat... hazır mısınız?" dedim. Ian, kendinden emin bir şekilde başını onaylarcasına salladı; Soo ise, sesi titreyerek: "Ta-tamam!" diye bağırdı. Tam o esnada, geminin üst kısmından gelen ayak sesleri kesildi. Çıt çıkarmadan kapıya doğru yaklaştık ve Ian, kulağını, kapıya dayadı. Ayak seslerinin aşağıya inen merdivenlerden geldiğini söyledi, apar topar elimi eşofmanımın cebine attım ve bıçağımı çıkardım; ayak ucuma basa basa merdivenlerin önündeki erzak kutusunun arkasına, eğilerek, saklandım. O esnada Ian ve Soo, kamaradaki ışığı yaktılar ve içeride beklediler. Kaptan merdivenlerden temkinli bir şekilde, yavaşça, indi. Kamaradaki ışığın açık olduğunu görünce, kendi kendine söylenerek, kamaraya doğru ilerledi. Kaptan tam önümden geçerken, ânî bir hareket ile bıçağı boğazına dayadım: "Anahtarları yere at, sikik, bir daha tekrar etmeyeceğim!" Kaptan, ne olduğunu anlayamadan, boşta duran bir elini kemerinin askısına götürdü ve anahtarı kavradı, yere fırlattı. Anahtarın yere çarpmasından dolayı bir ses çıktı ve bu sesi duyan Ian ve Soo, kamaradan çıktılar; Soo, hızlı bir hareketle anahtarı yerden aldı. Kaptan, Ian ve Soo'yu görünce önce şaşırdı, sonra da gülmeye başladı: "Babanız... Bay Yang... sizi asla affetmeyecek!.." dedi. Kaptanı kolundan tuttum, yüzünü merdivenlerin olduğu tarafa çevirdim ve bıçağı tam arkasına çektim, sırtına dayadım: "Yukarı!" diye bağırdım. Yukarı çıktığımızda, kaptanı bir şekilde denize attık ve Soo, Ian'a anahtarı verdi; Ian gemiyi çalıştırdı. "Rûyalar şehrine gidiyoruz, bu mükemmel!" dedi Soo. Ne ben ne de Ian, Soo'ya katılmıyorduk... | (https://i.resimyukle.xyz/7LaJ8L.png) |
| (https://i.resimyukle.xyz/JWAL1R.png) | 2. BÖLÜM: KENDİMİ KANITLAMAK "Kendini kanıtlamak istiyorsan, küçük kız, büyük bir kapkaççılık yapmalısın!" dedi Bay Yang. Benim de tek amacım buydu zaten; kolay yoldan para kazanmak istiyordum ve bir de başıma bir belâ geldiğinde, beni savunabilecek nüfuzlu birilerinin olmasını... İş insanlarının parti verdiğini öğrendim; saçımı kestirdim, kendime güzel bir kıyafet aldım ve partiye gittim. Partinin sonlarına doğru güzel ve alımlı bir kadın içeriye girdi; her ışık vurduğunda parlayan ve gözü kamaştıran bir altın kolye takıyordu; o kadını gözüme kestirmiştim. Belli bir süre sonra kadının tuvalete gittiğini gördüm, peşine takıldım. Kadın lavaboda ellerini yıkarken, bıçağımı çıkardım ve "Sakın ses çıkarayım deme tatlım, yoksa olacaklardan sorumlu değilim" dedim. Ânî bir hareket ile boynundaki altın kolyeyi aldım, ve mekândan koşarak uzaklaştım. Aradan bir hafta geçti ve ben de Bay Yang'ın şirketine gittim, alt kata indim ve altın kolyeyi kendilerine sunacaktım ki alt katta bulunan iki görevlinin bana silah doğrulttuğunu gördüm: "Çabuk buraya gel, seni orospu!" diye bağırdılar ve ben de koşmaya başladım. Nereden bilebilirdim ki altın kolyesini çaldığım kaltağın Bay Yang'ın eşi olduğunu... Mahâlleye geri döndüm, Ian ve Soo'yu buldum. Onlara her şeyi açıkça anlattım ve Ian'ın aklına bir fikir geldi: "Ben babamın bu işlerini sevmiyorum, annemin de ondan bir farkı yok. Mademki böyle, o hâlde buralardan gidelim!" dedi. Soo'da onaylarcasına: "Amerika'ya... Amerika'ya gidelim!" diye bağırdı -- neden hep bağırmak zorunda bu kız? O an için, kaçayım da nereye kaçarsam kaçayım, düşüncesinde olduğumdan dolayı bu fikre oldukça sıcak baktım... keşke bakmasaydım. | (https://i.resimyukle.xyz/AM3P34.png) |
| (https://i.resimyukle.xyz/6aCeyK.png) | 3. BÖLÜM: TANIŞMA "Siz niye aynı elbiseleri giyiniyorsunuz?" dedim, oldukça imrenerek. "Çünkü biz ikiziz!" diye bir ağızdan bağırdı Ian ve Soo. "Sizin aileniz zengin mi?" dedim, onları baştan aşağıya süzdükten sonra. "Evet, babamız ve annemiz bir iş insanı." dedi Soo ve ben de yumruğumu sıktım, tam suratının ortasına patlattım. "Sizin babanız bizim evimizi yıktı, ve biz de bu yüzden yıkık-dökük bir yerde kalıyoruz... hepsi sizin yüzünüzden!" diye söylenirken, yumruğun etkisiyle Soo yere düştü; Ian da ağlamaya başladı. * Çin'de, orta hâlli ailelerin çocuklarını gönderdiği bir okula gönderildim. Ian ve Soo ile aynı sınıftaydım ve onlar ile, en başta, konuşmuyordum. Çok sonraları, Ian benden özür diledi ve babası ile annesini sevmediğini de ekledi. Ian'ı kendime çok yakın hissetmiş olacağım ki sürekli teneffüslere onun ile çıktım, oyunlar oynadım; Soo'dan, oldum olası, nefret ediyordum -- hâlâ da ediyorum. * "Büyüyünce ne olacaksın Lin?" dedi Ian. "Bilmem, baban ve annen gibi olmayacağım kesin!" dedim, kaşlarımı çatarak. "Ben de" dedi Ian ve ekledi: "Avukat olacağım, ve onlara dava açacağım, süründüreceğim!" dedi. Birden Soo lâfa atladı: "Ben çok ünlü bir insan olacağım, herkes benim peşimde olacak ve hiçbirine yüz vermeyeceğim" dedi kahkaha atarak. | (https://i.resimyukle.xyz/8SSVbT.png) |
| (https://i.resimyukle.xyz/U38L9c.png) (https://www.rina-roleplay.com/forum/index.php?topic=68504.msg759296#msg759296) | (http://) |
GOV'u bu kadar kısa sürede aktif hale getiren adam kendi birliğine neler yapmaz ki.. Korkutucu.
başarılar güzel hikaye
Başarılar Haydarım. :) Rollerde görüşmek dileğiyle.
harbi hoşuma gitti, rollerinde başarıyı yakalayacağını biliyorum
güzeeeeeel
MAHÂLLE/EV
(https://i.resimyukle.xyz/3OfPxH.png)
(https://i.resimyukle.xyz/BO8Vdz.png)
(https://i.resimyukle.xyz/HIM1PI.png)
(https://i.resimyukle.xyz/yed069.png)
Kolay gelsin başarılar dilerim.
Başarılar arkadaşlar, umarım güzel roller döner (:Teşekkür ederiz. :)
Başarılar.Teşekkür ediyoruz. :)
Mazula çok iyi şeyler başardı, bunun da altından kalkacağından eminim. takipte olacağım, iyi eğlenceler :)Çok teşekkürler, bir ara OOC ve IC tanışmak dileğiyle. :)
Tanıtım hoşuma gitti gerçekten, başarılılırlar.Yorumunuz için teşekkür ediyoruz. :)
Kolay gelsin
Kolay gelsin
Kafanızda bir büyük hedef belirleyip ve bu hedefe giden küçük yollar çizerseniz başarılı olabilirsiniz, kolay gelsin.Böyle kadın üzerine konsept görmek beni mutlu etti :D
ROL GÜNLÜĞÜ
(Resimlere tıklayarak ulaşabilirsiniz).
(https://i.resimyukle.xyz/U38L9c.png) (https://www.rina-roleplay.com/forum/index.php?topic=68504.msg759296#msg759296) (http://)