(https://a2-images.myspacecdn.com/images03/17/725ff8379a974d9e8fa56f29b6b8773d/300x300.jpg)
Alkol yasağı döneminde, birçok Leh-Amerikan çetesi kaçak alkol satışı yoluyla para kazanma fırsatından yararlandılar. Chicago'da Joseph Saltis ve Jake Guzik, Al Capone'nin Chicago Outfit adlı suç örgütü ile müttefik oldular. Ancak, büyük bir kısmı İrlandalı-Amerikan olan ve Al Capone ile mücadele eden Kuzey Yakası Çetesinde'de oldukça büyük bir Leh unsur bulunmaktaydı, çetenin liderleri Bugs Moran ve Hymie Weiss Leh asıllıydı. Fred Goetz ise Aziz Valentine (Sevgililer) Günü Katliamında yer almıştı. Philadelphia'da, asıl ismi Wiliam Michael Cusick olan Mickey Duffy tarafından yönetilen suç örgütü, Mickey Duffy Ağustos 1931'de öldürülene kadar Delaware Vadisindeki en büyük kaçak içki çetesiydi. Oldukça kötü bir şöhrete sahip bir gangster olan Meyer Lansky, sözde Ulusal Suç Sendikası liderlerinden birisiydi ayrıca aslında bir Leh Yahudi olan Lucky Luciano'nun ortağıydı. Joseph Filkowski ise Joseph Stazek adlı bir gangster ile Cleveland Ohio'da çoğunlukla Lehlerden oluşan bir kaçak içki çetesi yönetiyordu. İlk zırhlı araç soygununu gerçekleştiren Paul Jarwarski'de bu çetenin önemli figürlerinden birisiydi.
Leh Mafyası, ABD'de diğer suç örgütleri gibi alkol yasağı döneminde ortaya çıkmıştır. Alkol kaçakcılığında daha çok boy gösteren Leh Mafyası, farklı işlerde de faliyet göstermiştir. Günümüzde New York, Philadelphia, Chicago, Detroit, Pittsburgh, Cleveland, Buffalo gibi bölgelerde varlığını devam ettirmektedir. (https://i.hizliresim.com/LvAXPG.png)
Basit Leh JargonuSlavlarda genel olarak insanlar birbirlerine "sen" şeklinde hitap etmez. Fakat bu durum diğer Slav ülkelerinin aksine Polonya'da çok daha belirgindir. Kişi ailenizden bir akraba bile olsa Pan(Beyefendi) ya da Pani(Hanımefendi) şeklinde hitap etmelisiniz. Bu tarz hitaplar kullanmadığınız durumlarda Polonyalılar durumu yanlış anlayabilir. Bir diğer kelime ise meşhur bir küfür olan "Kurwa" kelimesidir. Dürüst olmak gerekirse Lehler için "Kurwa" demek bir yaşam felsefesidir. Hiçbir Polonyalı gününü "Kurwa" demeden kolay kolay bitiremez.Neonaziler ve Irkçılığa Karşı TutumPolonyalılar Holocaust'dan sonra Nazilere karşı içlerinde bitmeyecek bir nefrete, öfkeye sahip oldular. Günümüzde Neonazilere karşı ABD'de ki Leh lobisini aktif şekilde çalışmaktadır. Bir Polonyalı'nın yanında Swastika dövmeniz ya da Nazileri öven bir tutum ile durursanız rahatsız olup ya oradan uzaklaşacaktır ya da agresif bir tutup sergileyip kavga çıkaracaktır.(https://i.hizliresim.com/lQj8Yb.png)
Husaria, faaliyetlerini Chicago'da, başka bir Polak mafyasıyla yürütüyordu. Babanın ölümüyle Zach Greiner'in önderliğinde, en azından öyle düşünülüyor, örgütlerini Los Santos'a taşıdılar. Bu örgütün içinde kendi yasalarıyla çelişmeyecek şekilde hristiyanı, yahudisi, ırkçısı, dindarı, anarşisti veya kültürel farklılıklar taşıyan insanlar barınıyor. Örgütte sadakat önemli bir yer kaplıyor ve örgüte, sadece örgütten olan birinin aracılığıyla katılmak mümkün. Jefferson'da örgütün birkaç mensubu faaliyette görünse de örgüt hala harekete geçmiş değil. Örgütün mottosu "Kan içeri, kan dışarı." Yani örgüte kan dökmeden katılamazsın, kanın dökülmeden, yani ölmeden örgütten çıkamazsın. Örgütten ayrılan ölür. Chicago'da akla gelebilecek her türlü işi yaptılarsa da, Los Santos'da henüz faaliyete geçmediler. Onların, Husaria'dan başka gidecek yerleri yok. Onlar dünyanın ortanca çocukları, onlar inanıyorlar, onlar büyük makamlara gelme hayali kuran küçük insanlar.