Moises Aguila
(https://www.upload.ee/image/9982234/20190519_040407.jpg)
20 Ağustos 1993 Yılı'nda Meksika'nın güney kesiminde doğdu. Burada her bok vardı, ailesi fakir yaşam içerisinde iken tek amaçları oğullarını okutup, kendilerinin hayatını kurtarmasıydı. Babası ile annesi arasında oldukça yaş farkı vardı ve bu yüzden Moises'in babası henüz o sekiz yaşındayken ölmüştü. Moises ve annesi yoksulluk içerisindeyken, annesi onu 10 yaşında alıp, San Andreas, Los Santos'a annesi ve babasının yanına geldi.
Moises'in serüveni burada başladı. Anneannesi, annesi ve dedesi ile kalmaya başladı. Burada gittiği okulda çok sert, kabadayı ve gösteriş meraklısı bir kişiliği vardı. Her aldığı boku okulda hava atarak çocuklara artislik yapardı. Olgunluğunu her zaman sınıfa ve okula karşı koyardı. Onu çok zorlayan şey diliydi. Her konuşmasında arada İspanyolca karıştırıyordu, bunu geliştirmesi uzun bir zaman aldı. Okulda yediği/attığı dayaklar onu iyice bir serseri yapmıştı.
O, ortaokulun son sınıflarında bir gün çıkışta bir çocukla kavga edecekti. Kavga ettiği sırada çocuğun ağzını yüzünü dağıttı, onun arkadaşları gelip Moises'i sikip attı. Çocuk bulduğu peçete ile kanlarını silerek eve gidiyordu. Güney kısımlarından geçerken bir kaç kişi gördü. Çocuklar ondan üç dört yaş büyüktü, aralarında onunla yaşıt olanlarda vardı. Onların sıcaklığını fark etti, adamlarla göz göze gelince gözünü kaçırır, hızlı adımlarla yürümeye devam ederdi. Moises bu hız ile ilerlerken onu birisi tuttu ve köşeye çekti. Çeken adama herkesin saygınlığı vardı, o kişi gerçek çeteciydi. Ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor çocuğun gözünü boyamaya başlamıştı.
Moises adamın sıcaklığından etkilendi, adam onu sokağına çekip yaralarını peçete ile temizledi. Moises dönen olayı onlara anlattı. Etrafta tüm gözler kendisinin üstünde gibi hissediyordu. Çocuklar onun ile anlaşmıştı, yarın okul çıkışına geleceklerdi. Eve mutlu döndü. Büyük babası ve anneannesi ile kavga etti. Sürekli okuldan şikayet geldiği için artık bıkmış/bunalmışlardı. Moises kendini odaya attı ve yarını sabırsızlıkla bekledi.
Ve evet, sabah olmuştu! Moises o orospu çocuklarını haklamak için muhteşem bir gün olduğunu düşünüyordu! Okula gitti, stabil gününü derslerde uyuyarak geçirdi. Çıkış oldu, herkesten önce o çıktı, etrafta kimseyi göremedi ve kandırıldığını düşündü. Dün Moises'i haklayan çocuklar onu görmüşlerdi. Moises hızlı adımlarla yürümeye başladı. O sırada 17/18 yaşlarında dövmeleri olan ve mavimsi takılan bir kaç herifi gördü. Moises'i yanına çağırdılar. Onlarla hızlıca tanışıp dünki olayı anlattırdılar. Gelenler Moises'i doğruladıktan sonra onu takip eden çocukları gördüler, onları yanlarına çağırdılar. Çocukları ortalarına alıp öldüresiye dövdüler. Moises'in götü kalktı. Her okul çıkışı o sokağa gidip takılmaya başladı.
Evde hep kısıtlıydı, sürekli ders yapılmasını söylüyorlardı, serseri bir kişilikten kurtarmaya çalışıyorlardı. Evde kavga ettikçe çıkar, güney yakasına gider vakit öldürürlerdi. Moises bu sokakta takılıp, vakit öldürmeye başladı. Bu sokakta dönen bokları, çatışmaları, düşmanlarını tanıdı. O artık çetede her boku biliyordu. Çete onu uyuşturucuya alıştırdı. Moises lise yıllarına geldiğinde bu bokları yanında götürüp okulda onları eritiyordu. Buradan gelen paraları sokaktaki taşşaklılara bağışlıyordu. Dostlarının kavgasına gidiyor, dayak atıyor/yiyordu. Sokakta aktifliği ile göze girdi ve sağlam bir dayak yedi(jump-in).
Moises lise çağına geldi, ortalarında sokakta takılmaya devam etti, bu o büyüyene kadar devam etti. Lise çağından sonra okulu bıraktı. Sokağa gelen Meksikan Mafyası vardı. Onlara uyuşturucları bu mafya sağlıyordu. Bir süre sonra büyük bir baskın oldu ve güney yakası dedektifler tarafından tamamen temizlendi. Çetenin önde gelenleri hapis yedi, hapisleri bitince sınır dışı edildiler. Moises 20'li yaşlarına geldi. Büyük annesinin ölümü ile evi terk etti. Bir süre sonra büyük babası da öldü. Annesi kendine iş bulmuş, gününü orada geçiriyordu. Her gün eve farklı adamlarla giriyordu ve bu Moises'i rahatsız ediyordu. Terk etmesini kendince haklı buluyor, kendini rahatlatıyordu.
Sokakta halen aktif olarak takıldığı bir kaç çocuk ile ayaklanmayı hedeflediler. Başlarında olan büyük adam, Sotel setini kurup güney yakasını tekrardan haraketli hale getirmeyi planladı. Çete Moises 23 yaşına geldiğinde, liderlerinin markette kuzeyliler tarafından öldürülmesi ile yıkıldı. Meksikan Mafyası'na düzenli olarak haraç ödeyen adamın öldüğü haberini alınca mafya, sokağa geldi ve önde gelen sokak askeri gerçek çeteci Moises'in yeterince bilgili olduğunu, ne yapması gerektiğini biliyor ve olgunluğuna güveniyordu. Güney yakasının ele başı olan mafya Moises'i bu çetenin başına geçirdi. Moises sokağı idare ediyor, sokakla gerçek çeteciler ve sokak askerleri dışında kimseyi siklemiyordu. Gelen paraları gerçek çeteciden alıp vergisini ödüyordu.
Moises bir süre sonra annesinin ölümü üzerine başka şehire gitti. Orada işlemlerle uğraştı. Gerçek çeteci olan Oscar'daydı tüm işler. Sokağı tam iki ay idare etti. Oscar ve bir kaç kişi, kuzeye saldırı yaparlarken yaka paça içeri alındı. Moises bu haberi alır almaz sokağa damladı. Olayları çözmek için harekete geçiş yaptı.
Aha bu daha hoş
tamam kardesım, bizi daha fazla yunanlı sanmayın
Denize dökmedik daha dur
tm, seni sansürliyeyim 2 dk
Kayıtlarına iyi bak varmiyim kanka neyse bu muhabbet çok uzar kalsın