(https://cdn.discordapp.com/attachments/542393877559115776/543590563946037289/tnCPv_UjMP4.jpg)
Patrusheva ile hayat ayrı bir güzel. Değer veriyorum. Bana bir şey olursa onu arkada bırakma korkusundan dolayı her şeye geriden gidiyorum, gerçekten bir sevgi konusuna ilk defa bu kadar değer verdiğimi yeni fark ettim. Bana bağışladığı sevgisini karşılıksız bırakmayacağım.Kafasını dizime yerleştirip saçlarını okşadığım zamanları kimsenin bölmesini istemiyorum, kendi kendime rahatlıyorum. Her şey bir yere gidip sadece Patrusheva yanıma geliyor.
Tabii ki herkes gibi onun her zaman yanında olacağım. Nefes aldığım ve almadığım süre boyunca.
01.02.2019
Her şeyden bıkmış bir halde yaşıyorum. Depresiflik içerisinde kaybolmuş bir halde iken sevdiklerimi kaybetmem komik. Kendimi onlardan uzak tutmaya çalıştıkça başkaları tarafından onlara zarar geliyor, onları korumak isterken kendimi tehlikeye atıyorum, kendimi tehlikeye atınca geride durmam söyleniyor. Hayattan zaten bir şey beklemediğimi onlara anlatmak istediğimde daha olacak bir sürü şey olduğunu söylüyorlar. Ben sevdiğimi ve değer verdiğim bir insanı, insan dediğim bir kaç hafta sonra bana akşam yemeği hazırlayacak ve çocuklarımız olacak kişiyi kaybettiğim zaman yaşamayı bıraktım, ruhum zaten öldü sadece bedenim ayakta duruyor. İnsanların gözünde çok mutlu ve bir sorunu olmayan birisi gibiyim. Beni içeriden tanıdığında kendinden şüphe edecek kadar doluyum. İçeriden dokunulsa kendimi tutamayıp ağlayacak bir şekildeyim, ölen birisini tekrar hayata getirmek istediğimde bana öyle bir şey olmayacağını belirtiyorlar. Benim dünyamda Tanrıyım ve Tanrılar istediklerini yapabilirler, ama siktiğimin şeyini yapamıyorum. İstediğim kadar uğraşayım kafamı yorayım olmuyor. Patrusheva'nın ölümünden sonra tamamen değiştim, sadece hayatıma bakmayı düşündüm. Düşündüm ve denedim. Her denediğin şeyin olmadığını öğrendim, yere her düştüğümde bir şey öğreniyorum. Dostlarım bana onun mezarına gitmeyecekmisin diye sorduklarında gitmeyeceğim diye belirtiyorum, sebebini sorduklarında ise şunları tekrarlıyorum."Ölmeyen birisinin mezarına neden gideyim?"Çoğu günüm intihar etmeyi düşünmem ile geçiyor. Şuan rekor olarak iki kez intihar girişiminde bulundum. Birisi otomobilim ile aşırı hız yaptığımdan oluştu, aslında ben aşırı hız yapmadım. Ondan bir türlü yırttım. İkincisine gelecek isek Adler'in bana söylediği saçma salak şeyler. Bunları duyunca güldüm, bana dediği şey. "Patrusheva Tanrının yanına yolculuk etti." Tamamen saçmalıktı, gülerek karşıladım. Orada yanımda olan herkes bana bir şeyler olduğunu fark etmiştir. Bana bir şeyler olmadı, sadece değiştim. Tabancamı elime aldım, sürgüsünü çekip ateşledim. Nereye geldiğini önemsemedim bile, sadece öyle bir şey var ise onun yanına yolculuk edip bir ömür mutlu olmak istedim. Çok fazla şey istemiyorum, sadece onu. Kendime yeni bir yaşam oluşturmak için her şeyden bir süre uzaklaştım, geri geldiğimde çoğu dostumu kaybettiğimi öğrendim. Ya da bana öyle diyorlar, boynuma Patrusheva'nın kolyesini geçirdim. Kolyeyi taktıkça onu yanımda hissediyorum. Kadere inanmıyorum, hayatımı kendim yönetiyorum. Şehire dönünce Marsh ile yıkılmış bir motelde pinekledik, gece çaldığımız gitarlar, kendi aramızda döndürdüğümüz sigaralar. Her şey güzel gidiyordu, bana tekrar Patrusheva'yı hatırlattıkları güne kadar.
...
[!] Konu arşive alınmıştır, tekrar aktif etmek için forum üzerinden arşivden çıkarma isteği başvurusu yapabilirsiniz.[!]