(https://i.hizliresim.com/m8R2JT.png) (https://hizliresim.com/m8R2JT)
" Tabanca Kullanma Talimatları "
"Sökme-takma"
Silah sahibinin, kullanımdan önce silahını sökme ve takmasını öğrenmesi gerekir. Zira her silah atış öncesinde ve sonrasında mutlaka temizlenmelidir. Bunun için de mekanizmanın tamamen sökülmesi gereklidir. Sökme ve takma sırasında namluda mermi olmadığından emin olunmalıdır.
Her silahın farklı bir mekanizması olması sebebiyle sökülmesi ve takılması değişik şartları içerir. Bu bilgileri, silahı aldığımız kişi veya kurumdan öğrenebileceğimiz gibi, Emniyet Teşkilatından veya Silah Atış Poligonları yetkililerinden de öğrenebiliriz. Bu hususta yardım almak için mutlaka ehliyetli kişi veya kurumları aramak gerekir. “Ben bilirim” diyen kişilerden de uzak durulmalıdır. Bu da bir eğitim ve disiplin işidir.
"Şarjörlü tabancalarda doldurma - boşaltma"
Dikkat edilmesi gereken en önemli husus, şarjörün tıka basa doldurulmamasıdır. Şarjörün alabildiği kadar mermiyle doldurulması, mermileri itecek olan yayın sıkışması anlamını taşır. Uzun süre bunca baskı altında duran bir yayın bir de sonuna kadar sıkışması, mermilerin rahat hareket etmesini önleyebilir. Kullanım sırasında namluya yeni mermi yüklemesine engel teşkil edebilir. Bu sebeple şarjöre konulacak mermi sayısı, kapasitesinden en az 1 eksik olmalıdır.
"Toplu (Revolver) tabancalarda doldurma - boşaltma"
Topun bütün gözlerinin dolu olmasında teknik açıdan bir sakınca yoktur. Ancak silah üzerimizde değilken, topun yana açılmış olarak ve içinde mermi olmaksızın bırakılması güvenlik açısından gereklidir.
Toplu silahlarda emniyet mandalı olmadığından, bazı kişiler bir mermi eksik koyarlar ve boş olan yuva, tetik çekildiğinde namlunun önüne gelecek şekilde topu ayarlarlar. Bu şekilde, tetiğin ilk çekilmesinde silahın ateş almasını önlerler. Böylece kısmi bir emniyet sağlanmış olduğu düşünülür.
"Silah boşken tetik çekilmez"
Silahı yeni aldığımızda, ve silah boşken, merak ve heyecanla hemen tetik çekeriz. Hem de peş peşe... En büyük hatayı burada yaparız. Zira horoz düştüğünde iğneye vurur. İğne ise karşısında merminin kapsülünün bulunduğu yumuşak bir pirinç parçayla karşılaşmak ister. Halbuki silah boş olduğundan, iğnenin horozdan aldığı darbe tek taraflı kalacak ve iğnenin ucu boşta kalmanın etkisiyle kırılma riskine girecektir. Yumruk attığımızda, karşımızdakinin çekilmesi halinde yumruğumuzun boşta kalmasıyla geçirdiğimiz sarsıntı ve omzumuzun acıması gibi... Silahımızın zarar görmesini istemiyorsak, boş silahla tetik çekmemeliyiz. Elbette birkaç denemeyle bir şey olmaz ama sakıncalıdır.
"Kulaklık"
Silah ateş aldığında meydana gelen patlama sesi, özellikle kapalı alanlarda, kulaklara telafisi mümkün olamayacak zararlar verir. Bu bakımdan, atış sırasında kulaklık takmak şarttır. Açık alanda ses etkisi daha az olmasına rağmen kulaklar zarar görmeyecek anlamı taşımaz. Dolayısıyla, atış ortamının kapalı veya açık olmasına bakılmaksızın kulaklık takılmalıdır. Kulaklıkların da çeşitleri vardır. Kulak içine girebilen, küçük silikon veya lastik parçalarından yapılmış olanlar, taşıma kolaylığı sağladığından tercih edilebilirse de kulağı tam olarak kapatan büyük kulaklıklar daha güvenlidir.
"Gözlük"
Atış sırasında, barutun patlamasıyla meydana gelen anî gaz basıncının küçük bir kısmı namlunun arkasından da kaçar. Bu sırada, tam yanmamış küçük barut parçacıklarını da namlunun arkasından atabilir. Bu, sadece bir ihtimaldir. Ama her ihtimale karşı, bu parçacıkların ve gazın göze gelmesini önlemek amacıyla gözlük kullanımı bir disiplin gereği olarak uygulanmaktadır.
"Taşıma kılıfı"
Şayet silah taşıyacaksak, bunu usulüne göre yapmamız gerekir. Yani bir kılıf almamız... Pantolonun kemerine silah sıkıştırmak ciddiyetten uzak olunduğunu gösterir. Böylesine bir davranış, en hafif tabiriyle görgüsüzlüktür. Daha sert ifadeler kullanılması da yersiz sayılmaz. Bu bakımdan bir taşıma kılıfı edinmemiz gerekmektedir.
Taşıdığımız silahın, çevre tarafından görülmesine engel olacak bir tarz seçmemiz gerekir. Aksi halde saygınlığımızı yitiririz. Esasen hukuken de taşınan silahın çevreye gösterilmesi, teşhir edilmesi suç teşkil eder. Bu bakımdan seçilecek kılıfın kıyafetimizle uygun olması, silahın üzerimizde görünmesini mümkün olduğu kadar engellemesi şartı aranır. Yazlık ve kışlık kıyafetle kullanılacak kılıflar farklıdır. Bu bakımdan, yaz ve kış, devamlı silah taşıyacaksak, birden fazla kılıfımız olması gerekecektir.
Silah kılıflarının; pantolonun bel kemerine, gömlek altına, ceket altına takılan çeşitleri vardır. Ceket giyeceksek; omuzdan atkılı, koltuk altı kılıfı seçilebileceği gibi, pantolon kemerine takılacak kılıf da seçilebilir. Ceket giymeyeceksek; iç çamaşırı üstüne, askısız, vücuda sarılan, yelek şeklinde kılıf kullanabileceğimiz gibi, gene pantolon kemerine takılan kılıfı da seçebiliriz. Ancak, pantolon kemerine takılacak kılıfı seçersek, bu kılıf, pantolonun iç kısmında duracak şekilde takılmalı ve mutlaka gömleğimiz dışarı sarkarak silahı örtmelidir. Yani bu durumda gömlek, pantolon içine sokulmamalı.
"Temizleme takımı"
Daha önce de değindiğimiz gibi, her atıştan önce ve sonra silahın temizlenmesi gerekir. Bu temizleme işlemleri bazı basit araçlarla yapılmaktadır. Her silahın çapına göre temizleme takımı vardır. Bir çapa göre olan temizleme takımı, diğer bir çaptaki silahı temizlemeye yaramaz. Her çap için ayrı bir temizleme takımı gerekir. Temizleme takımı genellikle namlunun içini temizlemek için fırçalardan oluşur. Bu fırçalar, saplarına bağlı olduğu noktada sağa sola dönebilmelidir. Namlunun içinde ileri ve geri hareket ettirilirken, yiv ve setlerin döngülerine uyum sağlayarak dönebilmelidir. Fırçalar kıl ve sarı (pirinç) malzemelerden yapılmışlardır. Normal olarak kıl fırça kullanımı temizlik için yeterlidir. Sarı fırçalar, kıl fırçayla yapılan temizliğin yeterli olmaması halinde kullanılırlar.