Chapter One – Aizen and His Parents
Babası Rus, annesi İspanyol olan Aizen Morrison 1993 yılının Haziran 9’unda doğdu.
Babası ailesini terkettikten sonra annesiyle fakir bir hayat sürdü, sürekli savaşıp hayatını kazanmak zorunda kaldı. Sekiz yaşına kadar babasından Rusca öğrenmiştir. Los Santos’da yaşadıkları için zaten İngilizceyi öğrenmek zorundaydı.
Annesiyle hiçbir zaman anlaşamadılar. Aizen fakir yaşamayı kendisine yediremeyen gözü yukarılarda olan bir çocuktu. Daha küçük yaşlarda okula yırtık elbiseleriyle gittiğinde onunla dalga geçen herkesi döverdi, eve döndüğündeyse annesi çocuğu döver “Yine okulda kavga ettin dimi!” derdi. Günler böyle geçmeye devam etti. On altı yaşındayken, mahallesinin düzenini sağlamak için abilerine yardım ederdi. Latinleri takip edip takıldıkları yerleri yaptıkları işleri rapor ederdi. Onlardan mal çalardı, lastiklerini patlatır camlarına taş atardı. Annesi bu olanlardan haber aldığında Aizen'ı yaka paça evden attı. “Eşkıya bir oğlum yok benim!!”
Chapter Two- How Aizen Become SANSAR
Aizen bir süre kendine gelemedi. Annesinin sözleri ağır gelmişti. Çuvallamış gibi hissediyordu. Tek yapabildiği içmek, kendini ölüme sürüklemekti.
Bu olaydan sonra Aizen hayatını kazanmak için daha çocuk yaşta pek çok pis işe bulaştı. İnsanlarla iyi anlaşan şeytan tüyüne sahip biriydi. Mahallenin gençleri onu koruyup kollardı; evden atıldığında takıldığı gangstaların evinde kalır onlarla ot çekip Latinlere karşı beraber savaşırlardı. Takıldığı adamların saygısını kazanmıştı. Latinlerinse düşmanlığını. Herkes onu SANSAR olarak tanımaya başladı.
Herşeye rağmen highschoola devam eden Aizen sınıftaki arkadaşları arasında da SANSAR olarak ün yapmıştı. Okuldaki arkadaşlarına yaptığı iyilikler, okul çıkışı sınıflar arasındaki kavgalarda, okul tuvaletindeki sigara ticaretinde bile her yerde SANSAR olarak biliniyordu.
Chapter Three – Aizen The Gangsta!Aizen yaşı ilerledikçe daha derin işlere battı. 20’li yaşlarında kendi bölgesindeki çetelerle takılıyordu. Uyuşturucu ve silah kaçakçılığının içindeydi. Mafyadan aldıkları malı şehrin farklı yerlerinde satıyordu. Latinlerle çıkan kavgalara karışıp kendi sokaklarının huzurunu korurdu. Daha 25 yaşına gelmeden beş kişiyi öldürmüştü. Bunların üçünü çete işlerinden dolayı, diğer ikisini ise kişisel sebeplerden öldürmüştü. Yine de henüz sicili yoktu. Çevresi onun leşlerini gizlemişti. Çete için yaptıkları, sokaktaki insanlara yardımları, cana yakın kişiliğiyle sevilen birisiydi.
Chapter Four – Impressive AizenŞeytan tüyü vardı çocukta, her ay farklı bir kızla takılırdı ama hiç birine ümit vermezdi. Hiçbir zaman İnsanların duygularıyla oynayacak kadar alçak birisi olmadı. Yine de kızlar Aizen’nin peşinden ayrılmazdı. Rahat kişilikte birisiydi, espritüel ve eğlenceli bir karakteri vardı. İçki içilecek parti verilecekse Aizen olmalıydı. Bir baskına mı gidilecek Aizen’nin numarayı arayın. Araç mı lazım? Aizen’i ara. anlayacağınız ortamlarında çocuğuydu aynı zamanda.
Chapter Five – Respect for Aizen (Today’s SANSAR)Aizen şimdilerde şehirde herkesle irtibatını kesmiş bir köşeye çekilmiş ve sadece olan biteni izliyordu. Eski düşmanlıklarının körelmesi adına piyasada fazla gözükmemeye çalışıyordu. Fakat hayata tutunabilmesi için bir şeyler yapmak zorundaydı-...
FEDEROVNA AİLESİ
Aizen Hayata tutunmaya çalışırken yollarının bir kız ile Alycia Federovna ile kesişmesi sonucu yeni bir aile ile tanışıyor. Ve bu aile Aizen'in yeni ailesi oluyor, ilk başta yakın korumalık için aile ile iş görüşmesine gitmesine rağmen ilk görüşte aile lideri PAKHAN makamında olan Borislav Federovna, Aizen'in gözlerinde o güveni ve sadakati gördükten sonra ailesine ve evinin kapılarını Aizen'e sonuna kadar açıyor ve kendi ailesindenmiş gibi öz yeğeni gibi yanına alıyor..
Bir süre sonra güzel işler başaran Aizen, ailenin yeni işlerinde büyük bir rol oynuyor.