(https://cdn.discordapp.com/attachments/713849855574802947/1037812392874213386/slide1.png)
Alman polisi seri halinde bir dizi örgüt karşıtı baskın düzenleyerek Saxony bölgesinde Dresden iç ve dışında düzinelerce şüpheliyi tutukladı. Yasadışı uyuşturucular, silah kaçakçılığı, gasp, sözleşmeli cinayetler, siyasi rüşvet, fuhuş, sanat hırsızlığı. Suçların listesi uzun olmakla berâber bu insanlar kim?
İşin derinine inildiğinde 1960'larda iki ayrı çizgide başlayan bir evrimsel sürece işaret ediyor: komuta hatları veya net organizasyonel birimler geliştirmeden dikey ve yatay farklılaşma. Öte yandan, Almanya'nın içinden veya dışından faaliyet gösteren ve yeraltı şebekesi tarafından sindirilmiş yabancı grupları kendine bağlayan otoriter bir hiyerarşiye sahip görünüşte uyumlu birimler olarak kendini gösterdi. Alman organize suç kavramının referans çerçevesi, yalnızca çoğunlukla yabancı üyelerden oluşan birbirine bağlı grupları değil, aynı zamanda çeşitli yapısal özelliklere sahip grupların bir işbölümü temelinde faaliyet gösterdiği kentsel yeraltı dünyalarına yayılan gevşek suç ağını da içerir. Bir suç politikası konusu olarak organize suçun başarısının büyük bir kısmı açıklanmış olsa bile, Almanya'da suçun kendine özgü doğasını hesaba katmak için gerekli olan yeniden tanımlama, organize suç kavramının kapsamını genişletti ve Mafya paradigmasının önemini azalttı.
Öde ya da yak
Dresden, Almanya - Bir eylül sabahı, Anton Schmitz, Doğu Almanya'nın elden ele geçmiş gettoları, Kiessee'a büyük bir doğa parkıyla beraber, vakti zamanında acımasız yerel örgütüyle tanınan bu bölgesinde, araba galerisinin ana kapının altında sıkıştırılmış imzasız bir mektup buldu. Mesaj içerisinde /onun/ güvende olması için 60.000$ ödemesi gerektiği söyleniyordu. Mektupta onun alışkanlıklarının ve ailesinin nerede yaşadığını bildikleri belirtildi, hayatında ilk defa böyle bir durumla karşı karşı kalıyordu. Bay Schmitz, 1987'de kurdukları bu aile şirketine yönelen tehditi kabul etmemeye ve polise bildirmeye karar verdi. Bunun ardından gelenler ise onun hayatını baştan sona değiştirmesine neden olacak etmenlerdi. 8 Aralık vaktinde, barutu çivi ve cıvatalarla harmanlanmış olan bir bomba, galerinin tüm penceleri patlatıldı. İçeride sergilenen altı araca ağır hasarlar verdi. Sadece onunla kalmamakla beraber caddenin diğer karşısında olan giyim mağazasının panjurlarında da delikler açtı. Schmitz'in sert tutumları ve bunu kabul etmemesi ardında bir dizi saldırıyı beraberinde getirdi. Şantajla mücadele derneğine göre bu yılın sonu yaklaşana kadar yedi işyeri bomba veya kundaklama saldırısına maruz kaldı. Kendine fazla güvenen Anton Schmitz ise bu saldırılardan bir ay kadar sonra Kiessee'de ölü bulundu. Bunu yapanların kim olduğu Alman polisi tarafından o zaman için bilinmese bile bu Erwin Luther'di.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/713849855574802947/1037812664526717118/3f75b6cf158f3758190d36fe7ab169a2.png)
Erwin Luther 90'lı yılların ortasında büyümeye başlayan ve çevresine güvendiği insanları dolduran, demir gibi iradeye sahip bir adamdı. Bir çok işe el attı. En başında uyuşturucuya el attığı ve ülke dışına çıkartabildiği kilolarca mallarıyla parasını katladı. Gasp, sözleşmeli cinayetler, siyasi rüşvet, fuhuş ise onun diğer alanlarındaydı. Elbette olay sadece onunla bitmiyordu çünkü bir çarkın kesintisiz işlemesi ve durmaması adına etrafında onun gibi güvenilir isimlerin bulunması gerekiyordu. Bunlar Karsten Schulze ve Gunter Fischer idi. Karsten Schulze, ailesiz büyümüş ve ailesini Luther'in çevresinde edinmiş birisiydi. Çocukluğundan itibaren ufak suçlardan içeri girip çıkmış, ıslahevlerinde kalmış fakat aklına koyduğunu almadan, onun peşini bırakmayan birisi olarak Dresden'de tanınmıştı. Luther'in peşinden ebediyete geleceği âşikardı. Patronu ve iş ortağı'nın işlerini sürdürmekte, fuhuş odaklı işlerini çevirmekteydi. Bunun nedeni kadınlara aşırı düşkün olması ve kendini arkaplanda tutamamasından kaynaklıydı. Kadınlara fazla düşkün olması onun elbette açık olmasına sebebiyet veriyordu. Vakti zamanı geldiğinde bu konudan yana başına büyük işler alacağı belliydi. Diğer isim ise Gunter Fischer, psikopat bir ruh hastası. İrade timsali, tanıştığı insanların yaşamlarının her detayını öğrenmeden rahat edemeyen bir isim. Bu paranoyak tavırları onun güvende olmasını sağlasa da zihnen onu fazlasıyla yormaktaydı fakat o bundan asla şikayetçi olmadı. Çevresine her zaman kuşkuyla bakar bundan dolayı da Luther'in yeraltında güvendiği isimlerden biri haline gelmişti..
(https://cdn.discordapp.com/attachments/713849855574802947/1037812791412805643/a0037d63ec9a81acb11a711cd017eb21.png)
Luther Suç Örgütü'nün zirvesi ve silkelenmesi
90'lı yıllardan 2015'li yıllara kadar Luther suç örgütü yerini korudu ve işlerini büyütmeyi sürdürdü. Bu aralıkla birçok üyeyi kendi bünyelerinde barındırmış ve çiftesel büyümeler kaçınılmaz olmazdı. Elbette burada görev dağılımının ve statünün iyi sağlanması gerekliydi. Bu ilk başlarda zorlayıcı olmadı fakat 2010'dan itibâren ekip içinde huzursuz durumlar ve kendini devlete satanlar oldu. 2010'a kadar fuhuş, çek-senet, siyasi şantaj, uyuşturucu kaçakçılığı gibi alanlarda kendini gösterdi. Arnavutluk üzerinden aktarımlarını yapıp avrupaya kendi ürünlerini saldılar. Kilolarca uyuşturucu Dresden'dan tırlarla çıkmış ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerine dağılmıştı. Temel para kaynakları uyuşturucu ve fuhuştu. Uyuşturucu şüpheci paranoya düşüncelerine sahip olan Gunter Fischer'in elinden yürütülüyordu. Bu şüpheciliği sayesinde kilolarca uyuşturucunun yakalanmasını engellemiş ve işini sürdürmüştü. Fuhuş işi ise kadınlara düşkünlüğüyle bilinen Karsten Schulze'nin işiydi. Burada da Dresden dışlarına kadar açılmış, çeşitli striptiz kulüpleriyle kendisini yükseltmiş, adını altın harflerle bu sektöre yazdırmıştı. Kadınların kimisi Brezilya'dan kimisi Rusya'dan kimisi ise yerel çalışanlardan oluşuyordu. Kadınlar genellikle borçları karşılığında burada çalışmaya başladıklarından itibâren Luther'in altında çalışanlar onları bu sektöre tamamiyle sokuyor ve bir daha da çıkmamalarını sağlıyorlardı. İşte bu döngü kesintisiz sürüyor ve işlerin devamlılığını sağlıyordu.
2010'lu yılların başlarında örgüt içerisinde karmaşa kendini göstermeye başladı. Bunun nedeni ayakçı takımının kendini kanıtlayamaması, korkuyla işlere yönelmesi ve 2000'li çocukların cesaretsiz yaşamlarının yanısıra örgüte sokulan muhbirlerden dolayıydı. İlk hamle 2011'in aralığında geldi, her ne kadar ayakçı olup işlerin içinde olmasalar bile araç parçalama alanında iş tuttukları ve ufak işlerde destek verdikleri alanlarda başlarında onların kaptanı olarak duran Gunter Fischer'i fişlediler. Yeterli delilleri topladıktan itibâren zaten istihbarat tarafından göz önünde olan ve örgütün içine sızdırılmış şahıslarca deliller sonrasında istihbarata sızdırılarak onun tutuklanması için zemin hazırlanmış oldu. Dresden baş savcısı Weber, Fischer'in on bir yıl hüküm giymesine karar verdi ve karar çıktı. Böylece Luther en güvendiği adamını hapse göndermiş ve kan kaybetmeye başlamıştı. Kendine çok güvenen ve iradesiyle tanınan Erwin Luther bunun örgütün içerisinden yapıldığını biliyordu. Bu nedenle şüphe duyduğu, Muller'in şüphe duyduğu tüm ayakçıların gözlerini oydurup kulaklarını kestirdi. Sekiz ayakçı kendi evlerinde duvara ölü halde asılmış olarak bulundu. Ayakçıların kendi hayaları midelerinden çıktı. Diğer tarafa gözsüz, kulaksız ve erkek organları olmadan gönderildi. Bu tüm şehre ve ona kafa tutacaklara bir mesaj niteliğindeydi. Fakat bu hamle mantıklı bir hamle değildi çünkü ondan korkulmasını sağlasa bile gözleri daha fazla üzerine çekmişti. Fuhuş alanının kolları Dresden'e uzanmıştı. Bu alanlara da yerel ve Almanya örgüt karşıtı kuvvetlerce baskınlar düzenlendi. Her türlü delil ve kanıt niteliği taşıyan düzinelerce eşya, para, kamera görüntüsü, aklanan paralar, yansıtılan yüksek faturalar ve vergi kaçakçılığı, kadınların beyannameleri sonrasında Karsten Schulze'de aynı cezaevine on beş yıl hüküm giymek üzere aynı baş savcı tarafından gönderildi. 2014 yılında Erwin Luther büyük bir saldırıya maruz kaldı. Evi yüksek kalibreli tüfeklerce taratılmış ve eşinin vefatına sebep olunmuştu. Bunun nedeni ise elbette aynı pastadan pay almayı isteyen ve güç kaybettiğini gören diğer aileler/klanlar tarafından yapılmıştı. Bu onun için fazlasıyla etkili bir hamle olmuş ve neredeyse yıkılmasına sebep olmuştu fakat bu gerçekleşmedi. İki sağlam ismini de kaybettikten sonra yerini başka üyeler aldı ve Luther Suç Örgütü varlığını korumaya devam etti. Eşinin kaybından sonra ise dört aylık bir sürede bunu yapanlara ibret olacak şekilde cezalarını kesti.
Lothar Geithner ve Henry Richter'n sahneye çıkışı
Her iki isim de farklı yetimhaneler de büyüyerek birbirlerini yirmi ikili yaşlarına kadar tanımadan varlığını korumuş isimlerdi. Çizdikleri yol ve kaderlerinin benzerliği bu dünya'nın inanılmaz bir tesadüfü onlara sunmasından ibaretti. Her ikisi de küçüklü yaşlarından itibaren suçlara karışmış, ceplerini doldurmaya çalışmış ve ailesiz bir şekilde Almanya'ın soğuk sokaklarında hayatta kalmaya çalışmışlardı. Lothar'ın 23, Henry'in ise 22 yaşından itibâren ikisi de Luther'in en alt kademelerinde sokakta iş görmeye başlamış, onlara sunulan fırsatları akıllı hamlelerle karşılamış ve para kazandırarak kazanmayı amaçlamışlardı. İnsanların gözünde merdivenleri tırmanmaları bu nedenle pek zor olmadı, biri düşerse diğeri kaldırır biri yükselirse diğeri de onunla yükselirdi. Birbirlerini kardeş gibi gören bu iki dost Luther suç örgütü'nde aynı süreçte zirveye oynamaya çalışacaklardı. Aile içine girene kadar uyuşturucu, silah, kara para, evrakta sahtecilik, yeraltı dövüşleri gibi birtakım il-legal olaylara dahil olmuşlardı. İsimleri kuvvetlendikçe aldıkları paylar artmış ve bu oranla da ünleri şahlanmıştı. 2011'n kıyımlarından itibâren sarsılmalarla beraber ortalıkta çok fazla dedikodu dönmekteydi. Süreç bitmiş miydi? Yeni bir yükseliş yaşanacak mıydı? Alman polisi her an enselerinde bitecek miydi? Bunlar gibi tonla sorular akıllarda gezerken Luther gibi bir adamın düşmesi ön görülemezdi. Kendini fazlasıyla sağlama alan bu isim iki yakın dostunun içeri girmesinden sonra sahneye yenilerini sürmüş ve kendini çoktan aklamıştı. Bu kısa sürede de Dresden içerisinde yayıldı. Richter ve Geithner artık söz sahibi olmaya başladıkları yıllardan sonra onlara etkili bir teklif sunuldu. Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde gösterilen faaliyetin dağılması, Amerika'a da taşınması gerekmekteydi. Yüzeysel olarak elbette Amerika sınırlarında işler tutulmaktaydı fakat orada Luther'in varlığını koruyabileceğini düşündüğü isimler yoktu. Bu nedenle bu iki isim sahnede olacak olan isimlerdi ve Santos'un yeraltı dünyasına adımlarını atmaları için şansın kapıları onlar için aralandı.
(https://cdn.discordapp.com/attachments/1049317761001730059/1066039971733053490/altbannerkaiser.png)