Lochlan Sternreich, Ağustos ayının, üçünde, gece 03:15 saatleri sularında, 2000 yılında, Almanya, Leipzig'de bir devlet hastanesinde hayata gözlerini açtı, gayet geçimleri yerinde ve maddi durumlarında eksik bir durumları yoktu. Annesi ve babası onun çocukluğunla işlerinden dolayı fazla ilgilenemeyen bir ikiliydi, bu yüzden Lochlan çocukluğunun kalan kısımlarını genellikle tek geçirdi ve kendi kendine büyüdü, neredeyse 13 yaşlarına geldiğinde, evde tek başına oturmuş, kaset oyunu oynarken, arka bahçelerinden bir ses gelmesiyle irkildi, soğuk bir kanlılıkla kendini sakinleştirip hızlıca polisi aradı, böylece polisin evlerine gelmesiyle, arka bahçelerinde olan bir sesin, uzun zamandır aranan bir katil ve hırsız olduğu ortaya çıktı, bu soğukanlılık onun hayatını kurtarmıştı ve böylece kendini çocukluğunda gayet soğukkanlı olarak geliştirdi, polisler onun için neredeyse bir kahraman ve kurtarıcı olarak gözünde canlanmıştı, o katile polis birimlerinin nasıl davrandığı ve üstünde baskı kurduğunla hayranlık yaşamıştı, bu yaşlarından sonra aklını polis olma hayali sarmıştı, o da buna karar verdi. Lise yıllarında derslerine özenle çalışan Lochlan, iyi bir üniversite okuyup polis departmanında işe başlamak istiyordu. Memur anne babanın çocuğu olmak kolay değildi, aldığı eğitimler ve girdiği sınavlarda daima başarılı olması gerekiyordu. Lise yıllarını güzel bir şekilde, başarıyla ve sıkı bir azim ile geçiren Lochlan, yaşadığı şehrin iki şehir ötesindeki bir üniversiteyi kazandı ve ailesinin yanından ayrılıp üniversite okumak için üniversite kazandığı şehrin yolunu tuttu. Ailesi Lochlan için ayrı bir stüdyo daire ve bolca para ayırmışlardı. Lochlan üniversite zamanlarında maddi açıdan zorluk çekmedi ve yalnız başına kalmıştı. Üniversiteden yeni tanıştığı bir kız ile yakın zamanda yakınlaştı, onunla iyi vakit geçirdikten sonra beraber olmaya karar verdiler. Lochlan için bu oldukça kötü zamanlar doğuracaktı fakat Lochlan bunların farkında değildi. Birkaç ay kız arkadaşı Angela ile güzel vakit geçiren Lochlan bir akşam ders çıkışında eve uğradı ve Angela'yı yataklarında sınıf arkadaşı Edward ile bastı. Lochlan karşılaştığı manzara karşısında sinir krizi geçirerek Edward'ın suratını yumruklamaya başladı. Angela'yı kolundan tutup çekiştirerek ikisini de evinden kovdu ve o gece birkaç şişe bira içti. Bu kötü durum onun mental sağlığını kötü yönde etkilemişti. Üniversite zamanlarında bunun yaşanması onun derslerine de etki etmişti çünkü Lochlan'ın sürekli kız arkadaşları olmuyordu ve uzun zaman sonra ilk defa kız arkadaşı olmuştu.