Mia Beaumont, Fransa'nın Strasbourg şehrinde, Miguel Beaumont adıyla, ailesinin tek çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren oldukça katı kuralların ve baskıcı bir aile yapısının içinde büyümüştür. Yıllar geçtikçe kendini farklı hissetmeye başlamış, iç dünyasında kimliğini sorguladığı bir sürecin içine girmiştir. Henüz çocuk yaşlarda, evde yalnız kaldığı zamanlarda annesinin dolabını karıştırır, onun kıyafetlerini ve ayakkabılarını dener, aynanın karşısında makyaj yaparak kendini daha "doğru" hissettiği bir kimliğe yaklaşmaya çalışırdı. Bu durum uzun yıllar boyunca kimseye fark ettirilmeden devam etti, ancak on yedi yaşına geldiğinde bu sır tamamen ortaya çıktı. Bir gün yine aynı şekilde annesinin kıyafetlerini denerken babası tarafından yakalandı ve o an yaşanan öfke, utanç ve ağır sözler aile içindeki tüm bağları derinden sarstı. Bu olaydan birkaç ay sonra, henüz 18 yaşına yeni girmişken, bir valizle kapının önüne bırakıldı. Arkasında kapanan kapı, sadece bir evin değil, aynı zamanda geçmişinin de sonuydu; Mia o an geri dönüşü olmayan bir yola adım attı. Evden ayrıldıktan sonra bir süre Fransa'nın farklı şehirlerinde yaşayan birkaç dostunun yanında kalarak hayatını sürdürmeye çalıştı. Bu süreç onun için hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça yıpratıcıydı. |