ÇocuklukEvander'ın büyüdüğü kasaba, sessizliğiyle ünlüydü ama bu sessizlik huzurdan çok bastırılmışlıktan gelirdi. Herkes birbirini tanır, herkes herkesi izlerdi. Kurallar yazılı değildi ama nettir: Kim olacağın, nasıl yaşayacağın, neyi gizleyeceğin belliydi.
Evander bu düzenin içine doğdu, ama hiçbir zaman onunla uyumlanamadı. Çocukluğundan itibaren bedenini bir ev gibi değil, ödünç alınmış bir oda gibi hissetti. İçinde yaşamak zorundaydı ama kendine ait değildi. Aynalar Evander için bir yüzleşme alanıydı. Her bakışta aynı soru tekrar ediyordu: "Bu kişi gerçekten ben miyim?"
Başkaları onda bir "erkek çocuk" görürken, Evander aynada eksik bir hikâye görüyordu. Aynalar yalan söylemiyordu; sadece gerçeğin tamamını göstermiyordu. Bu eksiklik, zamanla bir huzursuzluğa, sonra sessiz bir acıya dönüştü. Evander konuşmadı, anlatmadı. Bunun yerine yazdı. Defterler, geceleri saklanan cümlelerle doldu. İşte orada, kelimelerin arasında ilk kez Eva ismi belirdi.
Bu isim bir kaçış değil, bir tanımaydı. Eva, Evander'ın olamadığı şey değil; her zaman olduğu şeydi. Sadece henüz söylenmemişti.
Los SantosKasabadan ayrıldığı gün, Evander yalnızca bir yerden değil, bir kimlikten de uzaklaştı. Büyük şehir, anonimliğiyle güvenliydi. Kimse geçmişi sormuyor, kimse neden farklı olduğunu kurcalamıyordu.
Burada Eva yavaş yavaş görünür oldu. İlk başta sadece kendi içinde, sonra küçük adımlarla dış dünyada.
Günümüzİsmini değiştirmek bir kelime meselesi değildi. Bu, geçmişe karşı verilen bir karardı.
Evander resmî kayıtlarda, eski fotoğraflarda, bazı insanların ağzında yaşamaya devam etti. Ama Eva, her kendini tanıttığında biraz daha gerçek oldu. Her seferinde korku vardı, ama geri dönüş yoktu. Geçmiş silinmedi. Bazı geceler Evander geri döndü; korkularla, öğretilmiş utançla, alışkanlıklarla.
Ama Eva artık kaçmadı. Onu inkâr etmedi. Evander, onun geçmişiydi; düşmanı değil. Kabul edildikçe gücünü kaybeden bir hayalete dönüştü. Artık o bir trans bireydir. Eva Yellow, başkalarının anlamasını bekleyerek var olmadı; kendini inkâr etmeyi bıraktığı anda zaten vardı. Artık saklanmıyor. Görünür olmak cesaret değil, ihtiyaçtı. Eva, kendi bedeninde kalmayı seçti. Bu seçim bir meydan okuma değil, bir hayatta kalma biçimiydi. Eva, doğumda erkek cinsiyetiyle dünyaya gelmiş olsa da, hormon replasman tedavisiyle (HRT) bedeninde yaşanan dönüşüm onun dış görünüşünü tamamen kadınsı bir noktaya taşımıştır.